| |
| Fasil |
: |
HUDUD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Zina
Haddi |
| Ravi |
: |
Ebu
Hüreyre |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) hür kimseye terettüp eden haddin
bölünebilen çeşidinin yarısını köleye hükmetti. Sözgelimi zina yapan bakirenin
haddi, iftira (gazf) haddi ve şürbu`l-hamr (içki) haddi böyledir. (Bunlar
bölünebilen haddlerdir, köleye hep yarısı tatbik edilir). [Rezin
ilavesidir.] |
| HadisNo |
: |
1594 |
| |
| Fasil |
: |
HUDUD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Zina
Haddi |
| Ravi |
: |
İbnu
Ömer |
| Hadis |
: |
Cariyelerinden birine hadd tatbik etmiş, bu maksadla
ayaklarına ve bacaklarına vurmaya başlamıştı. Bunu gören Salim (rahimehullah)
kendisine: "(Sen niye böyle yapıyorsun?) Cenab-ı Hakk`ın "Bunlara Allah`ın
dinini tatbik hususunda acıyacağınız tutmasın." (Nur 2) sözü nerede kaldı?" der.
Abdullah İbnu Ömer (ra) de: "Beni ona şefkatli davranıyor mu buldun? Her halde
Cenab-ı Hakk onu öldürmemi emretmedi" cevabını verir. [Rezin
ilavesidir.] |
| HadisNo |
: |
1595 |
|
| |
| Fasil |
: |
HUDUD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Zina
Haddi |
| Ravi |
: |
Vail İbnu Hucr
İbni Rebia |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav)`ın sağlığında, namaz kılmak
maksadıyla bir kadın evinden çıkmıştı. Yolda ona bir erkek rastladı. Kadına
çullanıp ihtiyacını giderdi. Kadın bağırdı, adam ise sıvıştı gitti. (Çığlığı
üzerine) kadına bir erkek uğramıştı. Ona başından geçeni anlatıp, bir adam bana
böyle böyle yaptı dedi. Sonra, bir grup muhacire rastladı, başından geçeni
onlara da anlatıp: "Bir adam bana böyle yaptı!" dedi. Hep beraber yürüyüp,
kadının kendisine tecavüz ettiği kimseyi yakalayıp kadına getirdiler. Kadın:
"Evet bu odur?" dedi. Sonra adamı Hz. Peygamber (sav)`in yanına götürdüler.
Resulullah adamın recmedilmesini emrettiği sırada, kadına tecavüz etmiş olan
kimse kalkıp: "Ey Allah`ın Resulü, suçlu benim!" diye itirafta bulundu.
Resulullah (sav) kadına: "Git. Allah günahlarını affetti" dedi. Zan altında
kalmış olan kimseye de güzel sözler söyleyip (gönlünü aldı). Mütecavizin
recmedilmesini emretti ve recmedildi. Sonra Resulullah şunu söyledi: "Bu adam
öyle bir tevbe ile tevbe etti ki, böyle bir tövbeyi Medine ahalisi yapsaydı
kabul edilirdi." (Tirmizi şu ziyadede bulunmuştur: Vail (ra) Hz. Peygamber
(sav)in kadına mehir takdir edip etmediğini zikretmedi.") |
| HadisNo |
: |
1596 |
|
| |
| Fasil |
: |
HUDUD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Zina
Haddi |
| Ravi |
: |
İbnu
Abbas |
| Hadis |
: |
Hz. Ömer (ra)`e, zina yapmış olan deli bir kadın
getirildi. (Recm edilip edilemeyeceği hususunda) halkla istişare ederek
recmedilmesine hükmetti. Kadına Hz. Ali (ra) uğradı. (Hazırlığı görünce): "Bunun
hali nedir?" diye sordu. Kendisine: "Falanca kabileden deli bir kadındır, zina
yapmıştır. Hz. Ömer (ra), recmedilmesine hükmetmiştir" dediler. Hz. Ali (ra):
"Kadını geri götürün!" dedi, sonra Hz. Ömer`e uğrayıp: "Ey müzminlerin emiri!
Bilirsin ki, Resulullah (sav): "Kalem üç kişiden kaldırılmıştır (artık onlar
yaptıklarından sorumlu değildirler): Buluğa erinceye kadar çocuktan, uyanıncaya
kadar uyuyandan, şifa buluncaya kadar bunamıştan." Bu biçare kadın falanca
kabilenin bunağıdır. Ona tecavüz eden, muhakkak ki akli noksanlığı sırasında
tecavüz etmiştir" dedi. |
| HadisNo |
: |
1597 |
|
| |
| Fasil |
: |
HUDUD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Zina
Haddi |
| Ravi |
: |
Habib İbnu
Salim |
| Hadis |
: |
Abdurrahman İbnu Huneyn denen bir adam karısının
cariyesine temasta bulundu. Hadise, Kufe emiri Nu`man İbnu Beşir (ra)`e
götürüldü. "Ben, dedi, hakkınızda, Resulullah (sav)`ın hükmüyle hükmedeceğim:
Eğer zevcen, cariyeyi sana helal ederse, yüz deynek yiyeceksin, helal etmezse
recmedileceksin." Sonra (tahkik etti) karısının cariyeyi adama helal ettiğini
görünce, emir yüz deynek vurdu. |
| HadisNo |
: |
1598 |
|
| |
| Fasil |
: |
HUDUD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Zina
Haddi |
| Ravi |
: |
Seleme İbnu
Muhabbak |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav), hanımının cariyesine temas eden
bir adam hakkında şöyle hükmetti: "Eger, adam cariyeyi zorladı ise, cariye
hürdür, adam, cariyenin efendisine (yani karısına) mislini borçlanmıştır, cariye
rıza göstermişse, cariye adamın olur, cariyenin efendisine, onun bir mislini
borçlanır." |
| HadisNo |
: |
1599 |
|
| |
| Fasil |
: |
HUDUD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Zina
Haddi |
| Ravi |
: |
Bera
İbnu`l-Azib |
| Hadis |
: |
Dayım Ebu Bürde İbnu Niyar -beraberinde bir bayrak
olduğu halde- bana uğradı. Kendisine nereye gideceğini sordum. "Resulullah
(sav), bana babasının hanımıyla evlenen bir adamın kellesini getirmemi (ve
malına da el koymamı) emretti, ona gidiyorum" diye cevap verdi. |
| HadisNo |
: |
1600 |
|
| |
| Fasil |
: |
HUDUD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Zina
Haddi |
| Ravi |
: |
İbnu
Abbas |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) şöyle emretti: "Kim, nikahı haram
olan bir akrabasına cinsi temasta bulunursa -veya şöyle demişti; kim haram
yakını ile evlenirse- onu öldürün." |
| HadisNo |
: |
1601 |
|
| |
| Fasil |
: |
HUDUD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Zina
Haddi |
| Ravi |
: |
Enes |
| Hadis |
: |
Bir adam, Resulullah (sav)`ın ümmü veledine temas
etmekle itham edilmişti. Resulullah (sav), Hz. Ali (ra)`ye : "Git boynunu vur!"
diye emretti. Hz. Ali, adama geldiği vakit, onu bir kuyunun içinde (yıkanıp)
serinliyor buldu. "Çık dışarı!" diyerek elinden tutup kuyunun dışına çıkardı.
Hz. Ali, adamın mecbub (burulmuş) ve tenasül organından mahrum olduğunu gördü.
Artık ona dokunmayıp, durumu Hz. Peygamber (sav)`e haber verdi. Resulullah, onu,
davranışı sebebiyle takdir etti. (Bir rivayette şu ziyade gelmiştir: "Resulullah
(sav): "Şahid, gaibin görmediğini görür" buyurdu".) |
| HadisNo |
: |
1602 |
|
| |
| Fasil |
: |
HUDUD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Zina
Haddi |
| Ravi |
: |
Sehl İbnu
Sa`d |
| Hadis |
: |
Bir adam Resulullah (sav)`a gelerek ismini de
verdiği bir kadınla zina yaptığını itiraf etti. Resulullah (sav) kadına adam
göndererek meseleyi sordurdu. Kadın, zina ettiğini inkar etti. Bunun üzerine,
adama hadd celdesi tatbik etti, kadına dokunmadı. |
| HadisNo |
: |
1603 |
|
| |
| Fasil |
: |
HUDUD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Zina
Haddi |
| Ravi |
: |
İbnu
Abbas |
| Hadis |
: |
Bekr İbnu Leys kabilesinden bir adam, Resulullah
(sav)`a gelerek, bir kadınla (itiraf ederek) dört kere zina yaptığını söyledi.
Resulullah (sav) ona yüz sopa vurulmasına hükmetti. Zira adam bekardı. Sonra,
kadın aleyhine beyyine sordu. Kadın: "Ey Allah`ın Resulü! Vallahi yalan
söylüyor" dedi, bunun üzerine, Resulullah (sav) , adamı iftira (kazf) haddine,
yani seksen sopaya mahkum etti. |
| HadisNo |
: |
1604 |
| |
| Fasil |
: |
HUDUD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Resulullah
(sav)`ın Hadd Tatbik Ettikleri Kimseler |
| Ravi |
: |
Büreyde |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav)`a, Maiz İbnu Malik el-Eslemi (ra)
gelerek: "Ey Allah`ın Resulü, ben nefsime zulmettim, zina fazihasını işledim,
beni temizlemeni istiyorum" dedi. Resulullah (sav) onu reddetti (geri çevirip
meselenin üzerine gitmedi). Ancak Maiz ertesi gün tekrar geldi. Yine: "Ey
Allah`ın Resulü, ben zina fazihasını irtikab ettim!" diye ikinci sefer itirafta
bulundu. Adamı ikinci sefer geri çeviren Resulullah (sav) adamın kavmine
birisini yollayarak: "Onun aklında bir noksanlık biliyor musunuz, normal
bulmadığınız bir davranışına rastladınız mı?"diye tahkik ettirdi. Ancak hep
beraber: "Biz onu gördüğümüz kadarıyla, aramızdaki salih kişilere denk akıl (ve
feraset) sahibi biliyoruz" dediler. Maiz üçüncü sefer müracaatta bulundu. Hz.
Peygamber (sav) onlara yine birini göndererek adam hakkında sordurdu. Yine ne
kendinde, ne aklında bir kusur olmadığını söylediler. Adam dördüncü sefer
müracaat edince, ona bir çukur kazdırdı. Taşlanmasını emretti ve taşlandı. Ravi
der ki: Gamidiye adında bir kadın da gelerek: "Ey Allah`ın Resulü, beni niye
reddediyorsun. Görüyorum ki, beni de Maiz gibi geri çevirmek istiyorsun. Allah`a
kasem olsun ben hamileyim de!" dedi. Hz. Peygamber (sav) "Öyle ise hayır. Sen
git ve çocuğu doğurunca gel" dedi. Kadın gitti, çocuğu doğurunca, bir beze
sarılmış olarak çocukla geldi. "İşte çocuk, doğurdum!" dedi. Resulullah (sav):
"Git, sütten kesinceye kadar emdir, sonra gel!" buyurdu. Kadın gitti, o çocuğu
sütten kesince çocukla birlikte geldi. Çocuğun elinde bir ekmek parçası vardı.
"Ey Allah`ın Resulü, işte çocuk, sütten kestim, yemek de yedi" dedi. Resulullah
(sav) çocuğu alıp, Müslümanlardan birine teslim etti. Sonra bir çukur
kazılmasını emir buyurdu. Göğsüne kadar derinlikte bir çukur kazıldı. Bundan
sonra halka taşlamalarını emretti. Herkes taşladı. Halid İbnu Velid (ra) elinde
bir taş ilerledi, başına attı. Kan yüzüne fışkırmıştı, kadına küfretti.
Resulullah (sav) Halid`in kadına küfrettiğini işitince: "Ey Halid ağır ol!" dedi
ve ilave etti: "Nefsimi kudret elinde tutan Zat-ı Zülcelal`e kasem olsun, bu
kadın öyle bir tevbe yaptı ki, şayet alış-verişte sahtekarlık yapanlar aynı
tevbe ile tevbe yapsalardı, onların bile mağfiretine yeterdi." Sonra Resulullah
(sav) (tekfin) emretti. Kadının üzerine namaz kıldırdı ve defnedildi." |
| HadisNo |
: |
1605 |
|
| |
|
| |
| Fasil |
: |
HUDUD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Resulullah
(sav)`ın Hadd Tatbik Ettikleri Kimseler |
| Ravi |
: |
İmran
İbnu`l-Husayn |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav)`a Cüheyneli, zinadan hamile kalmış
bir kadın geldi ve: "Ey Allah`ın Resulü! Ben bir hadd cürmü işledim, cezasını
bana tatbik et" dedi. Resulullah (sav) da kadının velisini çağırıp: "Buna iyi
muamelede bulunun. Çocuğu doğurunca kadını bana getirin!" buyurdu. Velisi öyle
yaptı. (Doğumdan sonra gelince) Resulullah (sav) kadının elbisesini üzerine
bağlamalarını emretti. Sonra taşlamalarını söyledi ve taşlandı. Üzerine cenaze
namazı kıldırdı. (Bunu gören) Hz. Ömer: "Bu zaniye kadına namaz mı
kıldırıyorsun?" dedi. Aleyhissalatu vesselam Efendimiz: "Bu öyle bir tevbe yaptı
ki, onun tevbesi Medine ahalisinden yetmiş kişiye taksim edilseydi onların
hepsini rahmete bandırırdı. Sen Allah için canını vermekten daha efdal bir amel
biliyor musun?" diye cevap verdi. |
| HadisNo |
: |
1607 |
|
| |
| Fasil |
: |
HUDUD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Resulullah
(sav)`ın Hadd Tatbik Ettikleri Kimseler |
| Ravi |
: |
Ebu Hüreyre ve
Zeyd İbnu Halid el`Cüheni |
| Hadis |
: |
Bir bedevi, Hz. Peygamber (sav)`e gelerek: "Ey
Allah`ın Resulü, Allah aşkına, hakkımda Allah`ın kitabıyla hükmet!" diye yemin
verdi. Bundan daha fakih olan bir diğeri de: "Evet aramızda Kitabullah`la
hükmet, bana da izin ver!" talebinde bulundu. Aleyhissalatu vesselam Efendimiz:
"Meramını söyle! (seni dinliyorum)" dedi. Adam: "Oğlum bunun yanında işçi idi.
Karısıyla zina yaptı. Bana, "Oğlun için recm gerekir" dediler. Ben de hemen
oğlum namına yüz koyunla bir cariyeyi fidye verdim. Sonra bir de ilim adamlarına
sordum. Bana: "Oğluna yüz deynek ve bir yıl sürgün cezası gerekir; bu adamın
karısına da recm cezası icabeder" dediler" dedi. Resulullah (sav): "Ruhumu
kudret elinde tutan Zat`a yemin olsun ikinizin arasını Kitabullah`a uygun
şekilde hükme bağlayacağım: Cariye ve koyunlar sana geri verilecek. Oğluna yüz
sopa ve bir yıl sürgün tatbik edilecek" buyurdu. Sonra, Eslemli bir adama
seslendi: "Ey Üneys! Bu zatın hanımına git, eğer zinayı itiraf ederse onu recmet
gel!" Üneys, kadına vardı. O suçunu itiraf etti. Resululluh (sav) emretti, kadın
recmedildi. |
| HadisNo |
: |
1608 |
|
| |
| Fasil |
: |
HUDUD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Resulullah
(sav)`ın Hadd Tatbik Ettikleri Kimseler |
| Ravi |
: |
|
| Hadis |
: |
İmam Malik diyor ki: "Bana ulaştığına göre, Hz.
Osman (ra)`a evliliğinin altıncı ayında doğum yapan bir kadın getirildi. Derhal
recmedilmesini emretti. Ancak Hz. Ali (ra): Cenab-ı Hakk, Kur`an-ı Kerim`de
"(İnsanın anne karnında) taşınma ve sütten kesilmesi (müddeti) otuz aydır"
(Ahkaf 15) buyuruyor. Keza bir başka ayette de: "Anneler çocuklarını iki tam yıl
emzirirler. (Bu hüküm) emmeyi tamam yaptırmak isteyenler içindir..." (Bakara
233) buyurmaktadır. Bu durumda hamilelik müddeti altı aydır." Bu açıklama
üzerine Hz.Osman (ra) kadının geri gönderilmesini emretmişti, ancak kadın
recmedilmiş bulundu. |
| HadisNo |
: |
1609 |
|
| |
|
| |
|
| |
| Fasil |
: |
HUDUD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Resulullah
(sav)`ın Hadd Tatbik Ettikleri Kimseler |
| Ravi |
: |
Ebu
Hüreyre |
| Hadis |
: |
Yahudilerden bir kadınla bir erkek zina yaptılar.
Birbirlerine: "Bizi şu peygambere götürün. Çünkü bir kısım hafifletmeler getiren
bir peygamberdir. Bize recm dışında fetvalar verirse kabul eder, Allah indinde
O`nun hükmünü kendimize delil kılarız ve: "Peygamberlerinden bir peygamberin
bize verdiği fetvalarda amel ettik, hevamıza uymadık" deriz" dediler. Mescidde
ashabıyla birlikte oturmakta olan Hz. Peygamber (sav)`a gelerek: "Ey
Ebu`l-Kasım, zina yapan kadın ve erkek hakkında kanaatin nedir?" dediler. O,
onlara tek kelime söylemeden Beyt-i Midraslarına geldi. Kapıda durarak: "Hz.
Musa (a.s)`ya kitabı indiren Allah aşkına söyleyin, muhsan olan birisi zina
yapacak olursa bunun Tevrat`taki hükmü nedir?" diye sordu. "Yüzü siyaha boyanır,
eşek üzerine ters bindirilir ve dayak atılır." Hadiste geçen tecbiye: Zanileri,
enseleri birbirine bakacak şekilde bir eşeğe bindirilip, bu halde sokaklarda
dolaştırılmasıdır. Raivi devamla der ki: "Yahudilerden bir genç (bu cevaba
katılmayıp) susmuştu. Resulullah (sav) onun suskunluğunu görünce sualinde ısrar
etti. Bunun üzerine genç: "Madem ki sen bize Allah`ın adına yemin veriyorsun
(gerçeği söyleyeceğim): "Biz Tevrat`ta recm emrini görüyoruz" dedi. Resulullah
(sav): "Allah`ın emrini hafifletmenizin başlangıcı nasıl oldu?" diye sordu.
(Genç) şu cevabı verdi: "Krallarımızdan birinin bir yakın akrabası zina yaptı.
Kralımız, recmi ona tatbik etmedi. Sonra halka mensup bir aileden bir erkek zina
yaptı. Bunu recmetmek istedi. Ancak adamın kavmi buna mani olup: "Sen yakınını
getirip recmetmedikçe biz de adamımızın recmedilmesine müsaade etmeyeceğiz!"
dediler. Bunun üzerine, aralarında şimdiki cezayı vermek üzere anlaşıp sulh
yaptılar. (Bu açıklama üzerine) Resulullah (sav): "Ben Tevrat`taki ayetle
hükmediyorum!" dedi ve onların recmedilmelerini emretti ve recmedildiler. Zühri
(rh) der ki: "Bana ulaştığma göre şu ayet bunlar hakkında nazil olmuştur:
"Şüphesiz ki Tevrat`ı biz indirdik. Ki onda bir hidayet, bir nur vardır.
Kendisini (Allah`a) teslim etmiş olan (İsrail) peygamberleri, Yahudilere ait
(davalarda) onunla hükmederlerdi..." (Maide 44). Resulullah (sav) onlardan biri
idi." |
| HadisNo |
: |
1612 |
|
| |
| Fasil |
: |
HUDUD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Resulullah
(sav)`ın Hadd Tatbik Ettikleri Kimseler |
| Ravi |
: |
İbnu
Ömer |
| Hadis |
: |
Yahudiler, Resulullah (sav)`a gelip, kendilerinden
bir erkekle kadının zina yaptığınısöylediler. Resulullah (sav) onlara: "Recm
hakkında Tevrat`ta ne buluyorsunuz?" diye sordu. Onlar: "Teşhir edip rezil
ederiz ve dayak atarız" dediler. Abdullah İbnu Selam (ra): "Yalan söylüyorsunuz.
Zinanın Tevrat`taki cezası recmdir" dedi. Hemen Tevrat`ı getirip açtılar,
içlerinden (Abdullah İbnu Surya adında) biri elini recm ayetinin üzerine koydu.
Sonra, ayetten önceki kısımlardan okumaya başlayıp (kapadığı kısmı atlayarak
arka kısmını okumaya devam etti. Abdullah İbnu Selam (ra) müdahale edip: "Kaldır
elini!" dedi. Adam elini çekti, tam orada recm ayeti mevcut idi. Bunun üzerine:
"Ey Muhammed, Abdullah doğru söyledi. Tevrat`ta recm ayeti mevcuttur!" dediler.
Resulullah (sav) derhal o iki zaninin recmedilmesini emretti ve recmedildiler."
İbnu Ömer (ra) der ki: "Erkeğin, atılan taşlara karşı korumak için, kadının
üzerine eğildiğini gördüm." |
| HadisNo |
: |
1613 |
|
| |
| Fasil |
: |
HUDUD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Livata Ve
Hayvana Temasın Haddi |
| Ravi |
: |
İbnu
Abbas |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) buyurdu ki: "Kimin Lüt kavminin
sapık işini yaptığını görürseniz, faili de mefulü de öldürün." (Tirmizi, Ebu
Hüreyre`nin de böyle bir rivayette bulunduğunu belirtir. Ebu Davud`da İbnu Abbas
(ra)`tan yapılan bir rivayette: "Livata yaparken yakalanan bekar (yani muhsan
olmayan kişi) de recmedilir" denmiştir) |
| HadisNo |
: |
1614 |
| |
|
| |
|
| |
|
| |
|
| |
|
| |
| Fasil |
: |
HUDUD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Livata Ve
Hayvana Temasın Haddi |
| Ravi |
: |
İbnu
Abbas |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav): "Kim bir hayvana temas öderse onu
öldürün, hayvanı da beraber öldürün" buyurdu. İbnu Abbas`a: "Hayvanın günahı ne
(o niçin öldürülsün?)" diye soruldu. Şu cevabı verdi: "(Bu hususta
Resulullah`tan bir şey işitmedim). Tahminimce eti yenmesin veya ondan istifade
edilmesin diyedir. Zira ona, bu muamele yapılmıştır." (Ebu Davud ve Tirmizi`de
şu rivayet de gelmiştir: "Hayvana temas edene bir hadd takdir
edilmemiştir.") |
| HadisNo |
: |
1620 |
|
| |
| Fasil |
: |
HUDUD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Kazf (İftira)
Haddi |
| Ravi |
: |
Aişe |
| Hadis |
: |
Maruz kaldığım iftiradan beni temize çıkaran vahiy
indiği zaman, Resulullah (sav) minbere çıkıp, durumu hatırlattı ve ilgili ayeti
(Nur 11-23) tilavet buyurdu. Minberden inince iki erkek ve bir kadına kazf haddi
vurulmasını emretti. Ve derhal icra edildi. Burada hadd icra edilen şahıslar
Hassan İbnu Sabit, Mistah İbnu Üsase ve Hamna Bintu Cahş (ra) idi." |
| HadisNo |
: |
1621 |
|
| |
| Fasil |
: |
HUDUD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Kazf (İftira)
Haddi |
| Ravi |
: |
Ebu`z-Zinad |
| Hadis |
: |
Ömer İbnu Abdilaziz (ra) iftira sebebiyle bir köleye
seksen sopa vurdu. Ebu`z-Zinad der ki: "Bu hüküm hakkında, Abdullah İbnu Amir
İbni Rebia`ya sordum. Bana şu cevabı verdi: "Ben, Osman İbnu Affan ve arkadan
gelen diğer halifelerin zamanlarına yetiştim, hiç birisinin iftira sebebiyle
köleye kırktan fazla vurduğunu görmedim!" |
| HadisNo |
: |
1622 |
|
| |
| Fasil |
: |
HUDUD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Kazf (İftira)
Haddi |
| Ravi |
: |
İbnu
Abbas |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bir insan diğer bir
insana: "Ey Yahudi" diye hitab edecek olursa ona yirmi sopa vurun. "Ey muhannes
(kadınlaşmış)" diyecek olursa yine o kadar ceza verin. Nikahı haram olan birine,
bunu bilerek muvakaa (aşk-ı memnu) yaparsa öldürün." |
| HadisNo |
: |
1623 |
|
| |
| Fasil |
: |
HUDUD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Hadd-i
Sirkat |
| Ravi |
: |
Aişe |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) zamanında, hırsızın eli, bir deri
kalkanın değerinden daha düşük bir eşya için kesilmezdi. Kalkan, türs veya
hacefe diye iki çeşitti, ikisinin de belli bir değeri vardı." |
| HadisNo |
: |
1624 |
| |
|
| |
| Fasil |
: |
HUDUD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Hadd-i
Sirkat |
| Ravi |
: |
Ebu
Hüreyre |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) şöyle buyurdular: "Allah, bir
yumurta çalıp da eli kesilen, bir ip çalıp da eli kesilen hırsıza lanet etsin."
A`meş der ki: "Buradaki yumurtadan maksadın demir topağı olduğu, bazı iplerin de
üç ve daha fazla dirhem ettiği kanaatinde idiler." |
| HadisNo |
: |
1626 |
|
| |
| Fasil |
: |
HUDUD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Hadd-i
Sirkat |
| Ravi |
: |
Ümeyye
el-Mahzumi |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav)`a bir hırsız getirildi. Suçunu
itiraf etmişti. Ancak çaldığı eşya beraberinde bulunmadı. Resulullah (sav),
(hadden kurtarmak maksadıyla): "Senin çaldığını zannetmiyorum" dedi. Hırsız:
"Hayır çaldım" diye te`yid etti. (Resulullah) sözlerini aynı şekilde iki veya üç
kere tekrar etti. Sonunda, elinin kesilmesini emretti ve kesildi. Sonra hırsız
Resulullah (sav)`a getirildi. Efendimiz: "Allah`a tevbe ve istiğfarda bulun!"
diye nasihat etti. Adamcağız: "Allah`a tevbe ediyor, O`ndan mağfiret diliyorum"
dedi. Bunun üzerine Resulullah (sav) da: "Allahım, onu mağfiret et!" diyerek üç
kere duada bulundu." |
| HadisNo |
: |
1627 |
|
| |
| Fasil |
: |
HUDUD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Hadd-i
Sirkat |
| Ravi |
: |
Aişe |
| Hadis |
: |
Hırsızlık yapan Mahzumlu kadının durumu Kureyşlileri
fazlasıyla üzdü. "Bu kadın hakkında Resulullah (sav) nezdinde kim müessir bir
şefaatte bulunabilir?" diye adam aradılar. "Bu işe, sadece Resulullah (sav)`ın
çok sevdiği Üsame İbnu Zeyd (ra) cür`et edebilir" dediler. Üsame (huzura
çıkarak), Resulullah (sav)`a şefaat talebinde bulundu. Efendimiz: "Allah`ın
hududundan bir hadd hususunda şefaat mi taleb ediyorsun?" diye çıkıştı. Sonra
kalkıp cemaate şu hitabede bulundu: "Sizden öncekileri helak eden şey şudur:
İçlerinden şerefli birisi hırsızlık yaptı mı onu terkedip (ceza vermezlerdi).
Aralarında kimsesiz zayıf birisi hırsızlık yapınca derhal ona hadd tatbik
ederlerdi. Allah`a yemin olsun! Muhammed`in kızı Fatıma hırsızlık yapmış olsa
mutlaka onun da elini keserdim." (Ebu Davud ve Nesai`nin, İbnu Ömer (ra)`den
kaydettikleri bir rivayette şöyle denmiştir: "Mahzum kabilesinden bir kadın, mal
istiare ederdi." Nesai`de şu ziyade mevcuttur: "Mahzumlu kadın (tanınmış
komşularının) diliyle bazı malları ariyet olarak almıştı.") |
| HadisNo |
: |
1628 |
|
| |
| Fasil |
: |
HUDUD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Hadd-i
Sirkat |
| Ravi |
: |
Abdullah İbnu
Amr İbni`l-As |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav)`a dalındaki meyveden sorulmuştu. Şu
cevabı verdi: "İhtiyaç sahibi olmak kaydıyla, eteğine almaksızın, sadece yiyene
bir şey gerekmez." (Ebu Davud ve Nesai`de şu ziyade mevcuttur: "Kim ağaçtan
beraberinde meyve götürürse, aldığının bedelini iki katıyla borçlanır ve ayrıca
ceza da çeker. Kim de kurutma yerine getirilmiş olan meyveden bir şeyler çalar
ve bunun miktarı da bir kalkanın değerine ulaşırsa kolunun kesilmesi gerekir.
Kim de bu miktardan az çalarsa aldığı miktarın iki misli borç öder ve ayrıca
ceza çeker." Nesai`de şu ziyade vardır: "Meradan çalınan koyun için el kesilmez.
Eğer bu hayvan ağılda idiyse kalkan değerinde olanı için el kesilir.) |
| HadisNo |
: |
1629 |
|
| |
| Fasil |
: |
HUDUD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Hadd-i
Sirkat |
| Ravi |
: |
Cabir |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Hurma özü için,
ağacın başındaki meyve için, dağda otlayan (ağıla girmemiş) koyun için, ihanet
edilen emanet için, yağmalanılan için, kapıp kaçırılan için el kesilmez."[Rezin
ilavesidir.] |
| HadisNo |
: |
1630 |
|
| |
| Fasil |
: |
HUDUD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Hadd-i
Sirkat |
| Ravi |
: |
Cabir |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav)`a bir hırsız getirilmişti. "Öldürün
onu!" diye emretti. Kendisine: "Ey Allah`ın Resulü, bu adam sadece çaldı"
denildi. Bunun üzerine "Öyleyse (elini) kesin!" dedi ve derhal eli kesildi.
Sonra aynı adam ikinci sefer getirildi. Yine: "Öldürün onu!" diye emretti.
Kendisine: "Ey Allah`ın Resulü, bu adam hırsızlık yaptı" dendi. Bunun üzerine
"Öyleyse kesin!" dedi ve derhal (sol ayağı) kesildi. Sonra üçüncü sefer
getirildi ve hırsızlık yaptığı söylendi. Hz. Peygamber: "Öldürün onu!" diye
emretti. Kendisine: "Ey Allah`ın Resulü, bu adam hırsızlık yaptı" denildi. Bunun
üzerine: "(Sol elini) kesin!" diye emretti. Sonra aynı adamı dördüncü kere
getirdiler. "Öldürün onu!" buyurdu. Kendisine: "Ey Allah`ın Resulü, bu adam
hırsızlık yaptı" dediler. Bunun üzerine "(Sağ ayağını da) kesin!" diye emir
buyurdu. Aynı adam beşinci sefer getiririldi. Hz. Peygamber (sav): "Öldürün onu"
diye emretti. Hz. Cabir (ra) der ki: "Adamı götürüp öldürdük. Sonra sürüyerek
götürüp bir kuyuya attık. Üzerini de taşla doldurduk." |
| HadisNo |
: |
1631 |
|
| |
|
| |
| Fasil |
: |
HUDUD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Hadd-i
Sirkat |
| Ravi |
: |
Ezher İbnu
Abdillah el`Harazi |
| Hadis |
: |
(Yemenli) Kela` kabilesinden bir grubun malı
çalındı. Bunlar, bir kısım dokumacıları itham ettiler. Dokumacıları alarak Hz.
Peygamber (sav)`ın ashabından olan Nu`man İbnu Beşir`e getirdiler. Nu`man onları
bir kaç gün hapsetti, sonra salıverdi. (Şikayetçiler), Nu`man`a gelip: "Sen
onları dayaksız, azarsız salıverdin, olur mu?" dediler. Nu`man onlara: "Ne
istiyorsunuz? Onları dövmemi istiyorsamz döverim. Malınız çıkarsa alırsınız. Ama
dövdüğüm halde malınız çıkmazsa, onlara vurduğum kadar da size vururum" dedi.
"Yani hükmün bu mu?" dediler. Nu`man (ra): "(Hayır bu benim değil), Allah ve
Resulü`nün (sav) hükmüdür`" cevabını verdi. |
| HadisNo |
: |
1633 |
|
| |
| Fasil |
: |
HUDUD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Hadd-i
Sirkat |
| Ravi |
: |
Ebu
Zerr |
| Hadis |
: |
(Bir gün) Resulullah (sav) beni çağırarak:
"İnsanlara (kitleler halinde) ölüm gelip, ev, yani kabir köle mukabilinde temin
edilince halin ne olacak?" buyurdu. Ben: "Allah ve Resulü bilir- veya Allah ve
Resulü benim için neyi (uygun bulup) seçerlerse olur-" diye cevap verdim.
Resulullah (sav): "Sana sabır tavsiye ederim -veya sabret-" buyurdu." Hammad der
ki: "Nebbaşın (yani mezarları açarak kefenleri çalanların) eli kesilmelidir"
diye hükmedenler bu hadisle amel ettiler. Çünkü, nebbaş ölünün evine girmiş
olmaktadır". |
| HadisNo |
: |
1634 |
| |
|
| |
| Fasil |
: |
HUDUD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Hadd-i
Sirkat |
| Ravi |
: |
Üseyd İbnu
Hudayr |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) şöyle hükmetti: "Kişi çalınan
malını, hırsızlık ittihamı yapılmayan kimsenin elinde görünce dilerse malını
hırsıza ödemiş olduğu bedeli ona ödeyerek alır, dilerse, hırsızın peşine düşer".
Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer ve Hz. Osman (ra) böyle hükmettiler. |
| HadisNo |
: |
1636 |
|
| |
| Fasil |
: |
HUDUD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Hadd-i
Sirkat |
| Ravi |
: |
Cünade İbnu
Ümeyye |
| Hadis |
: |
Büsr İbnu Ertat (ra) demiştir ki: "Resulullah
(sav)`ı dinledim: "Seferde eller kesilmez" diyordu." (Tirmizi`deki rivayette
"gazvede..." denmiştir.) |
| HadisNo |
: |
1637 |
|
| |
| Fasil |
: |
HUDUD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Hadd-i
Sirkat |
| Ravi |
: |
Şa`bi |
| Hadis |
: |
İki kişi, üçüncü bir şahsın hırsızlık yaptığına dair
şahitlikte bulundular. Bunun üzerine Hz. Ali (ra) adamın kolunu kesti. Bu iki
kişi gidip bir müddet sonra diğer bir adamı getirip: "Biz hata etmişiz,
hırsızlığı yapan o değilmiş (bu imiş)" dediler. Hz. Ali (ra) bunların
şahidliğini iptal ederek (getirdikleri bu şahıs aleyhinde kabul etmedi. Ayrıca)
onlara, önceki adamın diyetini yükledi ve: "Bilsem ki siz bu işi bilerek
yaptınız, kollarınızı keserdim" dedi. |
| HadisNo |
: |
1638 |
|
| |
| Fasil |
: |
HUDUD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Haddü`l
Hamr |
| Ravi |
: |
Enes |
| Hadis |
: |
Resullullah (sav), hamr için, hurma dalları ve
nalınlarla hadd vurdu. Hz. Ebu Bekir (ra) kırk darbeyle hadd vurdu |
| HadisNo |
: |
1639 |
|
| |
| Fasil |
: |
HUDUD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Haddü`l
Hamr |
| Ravi |
: |
Sevr İbnu Zeyd
el-Dili |
| Hadis |
: |
Hz. Ömer (ra), hamr için uygulanması gereken haddin
miktarı hususunda (Ashabla) istişarede bulundu. Hz. Ali (ra): "Seksen sopa
vurulmasını uygun görüyorum" dedi. "Çünkü kişi, içince sarhoş olur, sarhoş
olunca hezeyana düşer (saçmalar), hezeyana düştü mü iftira atar. (İftiranın
cezası ise 80 sopadır)." Böylece Hz. Ömer (ra) içki içenler için haddi 80 sopa
takdir etti. |
| HadisNo |
: |
1640 |
|
| |
| Fasil |
: |
HUDUD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Haddü`l
Hamr |
| Ravi |
: |
Abdurrahman
İbnu Ezher |
| Hadis |
: |
Huneyn`de iken Hz. Peygamber (sav)`e şarap içen bir
adam getirildi. Resulullah (sav) (tahkiren) yüzüne toprak saçtı. Sonra Ashab`a
emretti, ayakkabılarıyla ve ellerinde bulunan (deynek, çubuk vs) başka şeylerle
adama "Yeter, çekin ellerinizi deyinceye kadar vurdular. Resulullah (sav)`ın
vefatından sonra Hz. Ebu Bekir (ra) de içki içenlere kırk darbe vurdurdu.
Arkadan Hz. Ömer (ra) de halifeliğinin başlangıcında kırk sopa vurdurmaya devam
etti. Ancak, hilafetinin sonunda (insanlar azıp fısk artınca) seksen sopa
vurdurdu. Hz. Osman (ra) ise iki kere hadd uyguladı: Birini kırk, diğerini
seksen yaptı. Hz. Osman`dan sonra Hz. Muaviye (ra) haddi seksende sabit
kıldı. |
| HadisNo |
: |
1641 |
|
| |
| Fasil |
: |
HUDUD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Haddü`l
Hamr |
| Ravi |
: |
Ali |
| Hadis |
: |
İçki haddi için, Resulullah (sav) kırk, Hz. Ebu
Bekir kırk, Hz. Ömer (ra) seksen sopa vurdular. Hepsi de sünnettir. (Bu bana
daha hoş geliyor). |
| HadisNo |
: |
1642 |
|
| |
| Fasil |
: |
HUDUD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Haddü`l
Hamr |
| Ravi |
: |
İbnu
Ömer |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim (ısrarla) içki
içerse dördüncü sefere kadar kamçılayın, sonra (devam ederse) öldürün." (Ebu
Davud`un, Kabisa İbnu Züeyb (ra)`den yaptığı bir rivayette şöyle denmiştir:
"Resulullah (sav)`a şarap içmiş bir adam getirildi. Hemen celde yapıldı, sonra
tekrar getirildi, yine celde yapıldı, sonra tekrar getirildi, yine celde
yapıldı, sonra tekrar getirildi yine celde yapıldı ve öldürme kaldırıldı. Artık,
ölüm cezası bir ruhsat olarak kaldırılmıştı.") |
| HadisNo |
: |
1643 |
|
| |
| Fasil |
: |
HUDUD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Haddü`l
Hamr |
| Ravi |
: |
İbnu
Abbas |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) hamr hususunda kesin bir hadd
takdir etmedi. Bir adam içmiş, sarhoş olmuştu. Caddede yalpa yaparken kendisine
rastladı. Adamı hemen tutup Resulullah (sav)`a getirmek için harekete geçtiler.
Adam, Abbas (ra)`nın evinin hizasına gelince boşanıp kaçtı ve Abbas`ın evine
girerek ona iltica etti. Durum Resulullah (sav)`a anlatılmıştı. Güldü ve: "Yani
o bunları (kaçma, girme ve iltica) yaptı mı?" dedi. Hakkında herhangi bir emir
vermedi. |
| HadisNo |
: |
1644 |
| |
| Fasil |
: |
HUDUD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Haddü`l
Hamr |
| Ravi |
: |
Umeyr İbnu Said
en-Nehai |
| Hadis |
: |
Hz. Ali (ra)`yi dinledim, şunu söylemişti: "Ben hadd
vurduğum kimselerden biri ölecek olsa, içimde üzüntü duymam, ancak içki
sebebiyle hadd vurduğum ölürse onun üzüntüsünü hissederim. Çünkü o ölecek olsa
(yakınlarına) diyet öderim. Zira Hz. Peygamber (sav) içkinin haddi ile ilgili
(kesin bir miktarı) sünnet kılmadı, içki haddiyle ilgili miktarı biz takdir
ettik." |
| HadisNo |
: |
1645 |
|
| |
| Fasil |
: |
HUDUD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Haddü`l
Hamr |
| Ravi |
: |
İbnu
Şihab |
| Hadis |
: |
Raviye "Köle içki içecek olursa ona tatbik edilecek
haddin miktarı nedir?" diye sorulmuştu, şöyle cevap verdi: "Bana ulaştığına
göre, ona, hüre verilen cezanın yarısını uygulamak gerekir. Hz. Ömer, Hz. Osman
ve İbnu Ömer (ra) içkide, kölelerine, hürlere tatbik ettikleri haddin yarısını
tatbik ederlerdi." |
| HadisNo |
: |
1646 |
|
| |
| Fasil |
: |
HUDUD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Haddü`l
Hamr |
| Ravi |
: |
Said İbnu`l
Müseyyeb |
| Hadis |
: |
Hz. Ömer (ra), içki sebebiyle Rebia İbnu Ümeyye`yi
Hayber`e sürdü. Oradan kaçıp Herakliyus`a giderek Hıristiyanlığa geçti. Hz. Ömer
(ra) bu hadise üzerine: "Bundan böyle hiçbir Müslümanı sürmeyeceğim"
dedi. |
| HadisNo |
: |
1647 |
|
| |
| Fasil |
: |
HUDUD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Haddü`l
Hamr |
| Ravi |
: |
Ömer |
| Hadis |
: |
Lakabı Hımar olan bir adam vardı. Bu zat zaman zaman
Resulullah (sav)`ı güldürürdü. Hz. Peygamber bu adamı, içki sebebiyle
dövdürmüştü. Bir gün yine içki suçuyla getirildi. Resulullah emretti, celde
uygulandı. Cemaatten birisi: "Allah`ım şu adama lanet et! Kaç sefer içki
sebebiyle getirildi, bir türlü ıslah olmuyor" diye beddua etti. Resulullah ş
(sav): "Ona lanet etmeyin. Allah`a yeminle söylüyorum, bu adam hakkında bildiğim
bir şey varsa o da Allah ve Resulü`nü (samimiyetle) sevmiş olmasıdır" buyurdu.
(Ebu Davud`da, Ebu Hüreyre (ra)`den kaydedilen bir rivayette: "Böyle söylemeyin,
fakat şöyle deyin: "Ey Allahım, ona rahmet et, onun taksiratını affet!"
buyurmuştur.) |
| HadisNo |
: |
1648 |
|
| |
| Fasil |
: |
HUDUD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Haddlerde
Şefaat Ve Müsamaha Hakkında |
| Ravi |
: |
Yahya İbnu Ebi
Raşid |
| Hadis |
: |
İbnu Ömer`den naklettiğine göre, İbnu Ömer (ra)
Resulullah (sav)`ın şöyle söylediğini işitmiştir: "Kim şefaat ederek, Allah`ın
haddlerinden birinin tatbik edilmesine mani olursa Aziz ve Celil olan Allah`a
muhalefet etmiş olur. Kim bilerek batıl bir davayı kazanmaya çalışırsa ondan
vazgeçinceye kadar Allah kendisine buğzeder. Kim mü`mine onda olmayan bir
kötülüğü nisbet öderse, bundan tevbe edinceye kadar cehennemliklerin
vücudlarından çıkan irinlerden hasıl olan çirkefin içine iskan eder. Kim haksız
bir davaya yardımcı olursa, Allah`ın gazabını kazanmış olarak döner." |
| HadisNo |
: |
1649 |
|
| |
| Fasil |
: |
HUDUD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Haddlerde
Şefaat Ve Müsamaha Hakkında |
| Ravi |
: |
Zübeyr
İbnu`l-Avvam |
| Hadis |
: |
Anlattığına göre, hırsızı yakalayıp sultana
götürmekte olan bir adama rastlar. Zübeyr adamı salıvermesi için lehinde
şefaatte bulunur. Adam: "Hayır, sultana ulaştırıncaya kadar onu salmam" der.
Zübeyr (ra) şu açıklamayı yapar: "Şefaat, sultana ulaşmadan önce caizdir.
Sultana ulaştı mı, ondan sonra şefaat yapan da, şefaati kabul eden de
mel`undur." |
| HadisNo |
: |
1650 |
|
| |
| Fasil |
: |
HUDUD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Haddlerde
Şefaat Ve Müsamaha Hakkında |
| Ravi |
: |
Saffan İbnu
Ümeyye |
| Hadis |
: |
Mescide uyumak üzere ridasını yastık yaparak
uzanmıştı. Uyurken bir hırsız gelip ridasını aldı. Ama Saffan (uyanarak) hırsızı
yakaladı, doğru Hz. Peygamber (sav)`e götürdü. Resulullah (sav) derhal elinin
kesilmesini emretti. Saffan: "Ey Allah`ın Resulü, ben bunu istememiştim, ridam
ona sadaka olsun!" dedi. Resulullah (sav): "Onu bana getirmezden önce niye
yapmadın?" diyerek, teklifi reddetti." |
| HadisNo |
: |
1651 |
|
| |
| Fasil |
: |
HUDUD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Haddlerde
Şefaat Ve Müsamaha Hakkında |
| Ravi |
: |
Aişe |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) dedi ki: "Elinizden geldikçe hadd
cezalarını Müslümanlardan defedin. (Muteber) bir özrü varsa hemen salıverin.
Zira imamın yanlışlıkla affetmesi yanlışlıkla ceza vermesinden daha
hayırlıdır." |
| HadisNo |
: |
1652 |
|
| |
| Fasil |
: |
HUDUD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Haddlerde
Şefaat Ve Müsamaha Hakkında |
| Ravi |
: |
İbnu`l-Müseyyeb |
| Hadis |
: |
Eşlem kabilesinden Hezzal denen bir adam, bir
başkasını Resulullah (sav)`a zina isnad ederek şikayet etti. Bu hadise: "Namuslu
ve hür kadınlara (zina isnadıyla) iftira atan, sonra (bu babda) dört şahit
getirmeyen kimselerin her birine de seksen deynek vurun." (Nur 4) ayetinin
nüzülündan önce idi. Resulullah (sav) adama: "Ey Hezzal, onu ridan ile
örtseydin, senin için daha hayırlı idi" dedi." |
| HadisNo |
: |
1653 |
|
| |
| |
|
| |
| Fasil | : | HUDUD BÖLÜMÜ |
| Konu | : | Haddlerde Şefaat Ve Müsamaha Hakkında |
| Ravi | : | Ebu Ümame İbnu Sehl İbni Huneyf |
| Hadis | : | Resulullah (sav)`ın Ensari bazı sahabelerinden naklen anlatıyor: "Ensar`dan bir adam hastalandı ve çöktü, öyleki bir kemik bir deriye döndü. Bir ara Ashab`dan birine ait bir cariye hastanın yanına girmişti. Adam, ona müncezib oldu ve temasta bulundu. Bu sırada, kavminden kendisine geçmiş olsun ziyaretine gelenler oldu. Yaptığı işi onlara haber verdi ve: "Benim için Resulullah (sav)`a sorun, ben yanıma giren bir cariyeye temasta bulundum" dedi. Durumu Hz. Peygamber (sav)`e anlattılar ve ilaveten: "Hiç kimsede hastalığın bu derece şiddetlisini de görmedik. Adamı sana getirmeye kalksak kemikleri kırılıp dağılacaktır, bir kemik bir deriden başka bir şey değil!" dediler. Resulullah (sav) "Yüz tane hurma çubuğu alın, (bunları tek bir sopa halinde bağlayıp) adama bir kere vurun!" diye emretti. |
| HadisNo | : | 1656 |
|
| |
| Fasil | : | HUDUD BÖLÜMÜ |
| Konu | : | Haddlerde Şefaat Ve Müsamaha Hakkında |
| Ravi | : | Ali |
| Hadis | : | Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim bir hadd cürmü işler de, cezası dünyada verilirse, Allah`ın adaleti kuluna ahirette ikinci sefer ceza vermeye müsaade etmez. Kim de bir hadd cürmü işlemiş, Allah da onun günahını örtmüş ve affetmiş ise, Allah`ın keremi affettiği şeyden dolayı ona dönüp ceza vermeye müsaade etmez" |
| HadisNo | : | 1657 |
|
| |
| Fasil | : | HUDUD BÖLÜMÜ |
| Konu | : | Haddlerde Şefaat Ve Müsamaha Hakkında |
| Ravi | : | Ali |
| Hadis | : | Resulullah (sav) buyurdular ki: " Kalem üç kişiden kaldırılmıştır: Uyanıncaya kadar uyuyandan, ihtilam oluncaya kadar çocuktan, aklı erinceye kadar mecnundan." [Ebu Davud, diğer bir rivayette şu ziyadeyi kaydetmiştir: "...yaş sebebiyle aklı fesada uğrayandan..."] |
| HadisNo | : | 1658 |
|
|
|
|
|
|
|
|
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder