| |
| Fasil |
: |
İDDET VE
İSTİBRA BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
İstibra |
| Ravi |
: |
Ebu`d-Derda |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) seferlerinin birinde, bir çadırın
kapısında, doğumu yakın olan hamile bir kadın gördü. Kadın hakkında sual etti:
"Falancanın cariyesi!" dediler. Aleyhissalatu vesselam: "Herhalde o, cariyeye
temas etmek istiyor" buyurdu. Muhatapları "Evet!" deyince: "Ona, kabre kadar
onunla beraber olacak bir lanetle lanet etmek içimden geldi. O nasıl olur da
kendine helal olmadığı halde (kadının karnındaki çocuğu) kendine varis kılar
veya nasıl olur da kendine helal olmayan (bebeği) hizmetçi kılar?"
buyurdular. |
| HadisNo |
: |
4201 |
| |
| Fasil |
: |
İDDET VE
İSTİBRA BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
İstibra |
| Ravi |
: |
İbnu
Ömer |
| Hadis |
: |
Temas edilmiş bulunan bir cariye hediye edilir veya
satılır veya azad edilirse onun rahmi bir hayız müddetince istibra edilsin.
Bakirenin istibrası aranmaz. [Rezin tahric etmemiştir. Buharı, bu rivayeti
muallak olarak zikretmiştir. (Büyu 111).] |
| HadisNo |
: |
4202 |
|
| |
| Fasil |
: |
İDDET VE
İSTİBRA BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Sükna Ve
Nafaka |
| Ravi |
: |
Fatıma Bintu
Kays |
| Hadis |
: |
Anlattığına göre, kocası kendisini talak-ı bette ile
boşamıştır. Kocası ortalıkta olmadığı halde, vekilini (bir miktar) arpa ile
Fatıma`ya göndermiş, Fatıma da bunu pek az bulmuştu. (Veya vekile kızmıştı.)
Vekil: "Vallahi bizim üzerimizde (nafaka hakkı olarak) bir şeyin yok!" demiştir.
Fatıma da Resulullah (sav)`a gelerek durumu anlatmış. Aleyhissalatu vesselam da
: "Senin onun üzerinde nafakan yok" buyurmuş ve Ümmü Şerik el-Ensariyye (ra)`nin
yanında iddetini geçirmesini emretmiştir. Sonra, Fatıma`ya: "Bu kadın, ashabımın
çokça uğradıkları birisidir. Sen iddetini İbnu Ümmi Mektum`un yanında geçir.
Zira o, ama birisidir, örtünü de (onun yanında) çıkarabilirsin. (İddetin bitip)
helal oldun mu bana haber ver!" buyurdu. (Fatıma der ki): "Helal hale geldiğim
zaman, Resulullah (sav)`a gelip Muaviye İbnu Ebi Süfyan ve Ebu Cehm (ra)`in
benimle evlenmek istediklerini haber verdim. Aleyhissalatu vesselam buyurdular
ki "Ebu Cehm, sopasını omuzundan indirmez. Muaviye ise fakirdir, parası yoktur.
Sen Üsame İbnu Zeyd (ra) ile evlen!" Üsame hoşuma gitmedi. (Resulullah (sav)
bunu seçmiş olacak ki tekrar): "Sen Üsame`yle evlen!" buyurdu. Ben de onunla
evlendim. Allah Teala Hazretleri onu bana hayırlı kıldı. Onunla mes`ud
oldum. |
| HadisNo |
: |
4203 |
|
| |
| Fasil |
: |
İDDET VE
İSTİBRA BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Sükna Ve
Nafaka |
| Ravi |
: |
Nafi` |
| Hadis |
: |
Said İbnu Zeyd`in kızı Abdullah İbnu Amr İbnu
Osman`ın nikahı altında idi. Kadını, kocası talak-ı bette ile boşadı. Kadın,
kocasının evini (iddeti dolmadan) terketti. Onun bu davranışını Abdullah İbnu
Ömer (ra) hoş karşılamadı. |
| HadisNo |
: |
4204 |
|
| |
| Fasil |
: |
İDDET VE
İSTİBRA BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Sükna Ve
Nafaka |
| Ravi |
: |
Cabir |
| Hadis |
: |
Teyzemi kocası [üç talakla] boşamıştı. Teyzem
hurmalarının meyvesini kesmek istedi. Bir adam onu evden çıkmaktan men etti.
Teyzem de Resulullah (sav)`a gelip durumunu arzetti. Aleyhissalatu vesselam:
"Tabii, hurmalarını devşir, ondan dilersen tasadduk eder, dilersen ma`ruf üzere
tasarruf edersin!" buyurdu. |
| HadisNo |
: |
4205 |
|
| |
| Fasil |
: |
İDDET VE
İSTİBRA BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Sükna Ve
Nafaka |
| Ravi |
: |
Mücahid |
| Hadis |
: |
"İçinizden ölenlerin bırakmış olduğu eşler kendi
kendilerine dört ay on gün beklerler" (Bakara 234) mealindeki ayetle ilgili
olarak demiştir ki: "Kadının, bu iddeti, kocasının yanında beklemesi vacibtir.
Bunun üzerine Allah Teala Hazretleri şu ayeti inzal buyurdu: "İçinizden ölüp,
eşler bırakacak olanlar, evlerinden çıkarılmaksızın senesine kadar eşlerinin
geçimini sağlayacak şeyi vasiyet etsinler. Eğer kadınlar çıkarlarsa kendilerinin
meşru olarak yaptıklarından dolayı size sorumluluk yoktur" (Bakara 240). Mücahid
devamla der ki: "Allah Teala Hazretleri böylece kadına tam bir yıl (iddet)
kıldı, bunun yedi ay yirmi günü vasiyet yoluyla tanınacak. Kadın dilerse bu
vasiyet müddetinde kocasının evinde kalacak, dilerse terkedecek. Ayette geçen
"evlerinden çıkarılmaksızın... Eğer çıkarlarsa... size sorumluluk yoktur"
ibaresinin ma`nası budur. Esas iddet ise, onu beklemesi kadına vacibtir." İbnu
Abbas (ra) der ki: "Bu ayet, kadının kocası yanında iddet geçirme mecburiyetini
neshetmiştir, kadın dilediği yerde iddetini geçirir." Ata der ki: "Sonra miras
ayeti geldi, o da, süknayı neshetti. Böylece kadının, koca yanındaki süknası
kalktı, artık dilediği yerde iddetini geçirir." |
| HadisNo |
: |
4206 |
|
| |
| Fasil |
: |
İDDET VE
İSTİBRA BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Sükna Ve
Nafaka |
| Ravi |
: |
Yahya İbnu
Said |
| Hadis |
: |
Bir kadın, İbnu Ömer (ra)`e gelip kocasının öldüğünü
ve kendilerinin (Medine`nin) Kanat nam mevkiinde bir ekinlerinin olduğunu
söyledi ve geceyi orada geçirmesinin kendisi için caiz olup olmadığını sordu."
İbnu Ömer (ra) kadını bundan nehyetti. Bu sebeple kadın, erkenden oraya gider,
orada gölgelenir, sonra aksama Medine`ye döner, evinde gecelerdi. |
| HadisNo |
: |
4207 |
|
| |
| Fasil |
: |
İDDET VE
İSTİBRA BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
İHdad
(Matem) |
| Ravi |
: |
Humeyd İbnu
Nafi` |
| Hadis |
: |
Bana Zeyneb Bintu Ebi Seleme şu üç hadisi haber
verdi: Dedi ki: "Babası Ebu Süfyan İbnu Harb vefat edince, Resulullah (sav)`ın
zevce-i pekleri Ümmü Habibe`nin yanına girdim. (Ben yanında iken) Ümmü Habibe
içerisinde sarı renk bulunan bir sürünme maddesi (tiyb) getirtti, bu haluk veya
bir başkası idi. Ondan bir cariyeye sürdü, sonra da yanaklarına süründü. Sonra
dedi ki: "Vallahi benim sürünüp süslenmeye ihtiyacım yok. Ancak Resulullah
(sav)`ın şöyle söylediğini işittim: "Allah`a ve ahiret gününe inanan bir kadına,
bir ölü üzerine üç geceden fazla matem tutması helal olmaz. Fakat kocası
müstesna, ona dört ay on gun matem tutar." Zeyneb dedi ki: "Kardeşi öldüğü zaman
Zeyneb Bintu Cahş (ra)`nın yanına girdim. O da bir tiyb istedi ve ondan süründü.
Sonra dedi ki: "Doğrusu, vallahi sürünmeye bir ihtiyacım yok. Ancak Resulullah
(sav)`ın şöyle söylediğini işittim: "Allah`a ve ahiret gününe inanan bir
kadına..." diye başlayan önceki hadisi aynen zikretti." Zeyneb (üçüncü
rivayetinde) dedi ki: "Annem Ümmü Seleme`yi işittim, diyordu ki: "Bir kadın
Resulullah (sav)`a, gelerek: "Kızımın kocası öldü. Gözünden de hasta, gözüne
(ilaç niyetiyle) sürme çekebilir miyiz?" diye sordu. Aleyhissalatu vesselam:
"Hayır!" dedi. Kadın iki veya üç sefer aynı talebte bulundu. Aleyhissalatu
vesselam her seferinde "Hayır!" dedi ve sonuncuda ilave etti: "Onun matem
müddeti dört ay on gündür. Cahiliye devrinde sizden biri, sene başına mayıs
atardı." [Ravi Humeyd der ki: "Zeyneb`e "Senenin başına mayıs atma" nedir?" diye
sordum] Zeyneb (ra) dedi ki: "Kocası ölen bir kadın hıfş (denen hücre)`ına
çekilir, en kötü elbisesini giyer, üzerinden bir yıl geçmedikçe tiyb sürünmez
(yıkanmaz, tırnak kesmez, hiçbir temizlik ameliyesinde bulunmaz, sonra bir yıl
tamam olunca berbat bir manzara ile çıkar)dı. Sonra ona bir hayvan getirilirdi.
Bu eşek veya koyun veya bir kuş olabilirdi. Bu (hayvanı önüne sürmek suretiyle
iddet halini) kırardı. İddetini kırmada kullandığı hayvan hemen hemen ölürdü.
Sonra (iddetten) çıkardı, kendisine mayıs verilirdi, o da bunu [önüne] atardı.
(Böylece evlenmeye helal olurdu.) İşte bundan sonra tiyb ve diğer (süslenme ve
başka) şeylere müracaat ederdi." |
| HadisNo |
: |
4208 |
|
| |
| Fasil |
: |
İDDET VE
İSTİBRA BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
İHdad
(Matem) |
| Ravi |
: |
Ümmü
Atiyye |
| Hadis |
: |
Biz, kocalarımız hariç, herhangi bir ölü üzerine üç
günden fazla matem tutmaktan men edilmiştik. Kocalarımız için dört ay on gün
matem tutmalıydık. Bu esnada ne sürme çekerdik, ne tiyb sürünürdük, ne de boyalı
elbise giyerdik. Giyebildiğimiz, sadece asb (denen daha dokunmazdan önce
boyanmış kumaşlardan mamul) elbise idi. Matemli kadına, hayız halinden çıkıp
temizlik dönemine girince, yaptığı yıkanmada azıcık koku kullanmasma izin
verildi. |
| HadisNo |
: |
4209 |
|
| |
| Fasil |
: |
İDDET VE
İSTİBRA BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
İHdad
(Matem) |
| Ravi |
: |
Ümmü
Seleme |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kocası ölen kadın
sarıya boyanmış veya kırmızıya boyanmış elbise giymez, zinet takınmaz, kına
yakınamaz, sürmelenemez, başını tararken kokulu madde kullanamaz, başını sidre
ile kaplar." |
| HadisNo |
: |
4210 |
|
| |
| Fasil |
: |
İDDET VE
İSTİBRA BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
İHdad
(Matem) |
| Ravi |
: |
İbnu`l Müseyyeb
ve Süleyman İbnu Yesar |
| Hadis |
: |
Tuleyha el-Esediye, Reşid es-Sakafi`nin nikahı
altındaydı. Reşid, Tuleyha`yı boşadı. Kadın, iddeti içerisinde iken evlendi. Hz.
Ömer (ra), ona da kocasına da değnekle çokça vurdu ve aralarını ayırdı. Sonra
şunu söyledi: "İddeti içerisinde hangi kadın evlenirse, onun evlenen kocası,
gerdek yapmamış bile olsa araları ayrılacak ve kadın, önceki iddetinden geri
kalan kısmı tamamlayacak. Sonra ikincisi, taliblerden bir talib olacak. Eğer
erkek; kadınla gerdek yapmış idiyse, araları ayrılır, kadın önceki iddetini
tamamlar. Sonra ikinciden dolayı yeniden iddet bekler. Bunlar ebediyyen
evlenemezler." İbnu`l-Müseyyeb der ki: "Erkek, kadını kendine helal addettiği
için ona tam mehir öder." |
| HadisNo |
: |
4211 |
| |
| Fasil |
: |
İDDET VE
İSTİBRA BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
İHdad
(Matem) |
| Ravi |
: |
Nafi` |
| Hadis |
: |
Safiyye Bintu Ebi Ubeyd, kocası İbnu Ömer`den iddet
beklerken gözlerinden hastalandı. Gözleri nerdeyse çapaklanıyordu, yine de sürme
çekmedi. |
| HadisNo |
: |
4212 |
|
| |
| Fasil |
: |
İDDET VE
İSTİBRA BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
İHdad
(Matem) |
| Ravi |
: |
İbnu
Mes`ud |
| Hadis |
: |
Kendi anlattığına göre, şu ayeti okumuştu (Mealen):
"Boşanan kadınlar, kendi kendilerine, üç aybaşı hali beklerler..." (Bakara 228).
Ve şu ayeti (mealen): "Ey peygamber! Kadınları boşayacağınızda, onları,
iddetlerini gözeterek boşayın ve iddeti sayın. Rabbiniz olan Allah`tan sakının.
Onları, apaçık bir hayasızlık yapmaları hali bir yana- evlerinden çıkarmayın,
onlar da çıkmasınlar. Bunlar, Allah`ın sınırlarıdır. Allah`ın sınırlarını kim
aşarsa, şüphesiz, kendine yazık etmiş olur. Bilmezsin, olur ki, Allah bunun
ardından (gönlünüzde sevgi gibi) bir hal meydana getirir. Kadınların iddet
süreleri biteceğinde, onları ya uygun şekilde alıkoyan, ya da uygun bir şekilde
onlardan ayrılın; içinizden de iki adil şahid getirin, şahidliği Allah için
yapın. İşte bu, Allah`a ve ahiret gününe inananan kimseye verilen öğüttür. Allah
kendisine karşı gelmekten sakınan kimseye kurtuluş yolu sağlar, ona beklemediği
yerden rızık verir. Allah`a güvenen kimseye O yeter. Allah buyurduğunu yerine
getirendir. Allah her şey için bir ölçü var etmiştir. Kadınlarınız içinde ay
hali görmekten kesilenler ile, henüz ay hali görmemiş olanların iddetleri
hususunda şüpheye düşerseniz, bilinki, onların iddet beklemesi üç aydır..."
(Talak 1-4). Ve dedi ki: "Bu, boşanan kadınların iddetleridir. Allah Teala
hazretleri bundan henüz temas edilmemiş olan kadınları, "Ey iman edenler, mü`min
kadınlarla nikahlanıp, onları, temasta bulunmadan boşadığınızda artık onlar için
size iddet saymaya lüzum yoktur. Kendilerine bağışta bulunarak onları güzellikle
serbest bırakın" (Ahzab 49) mealindeki ayetle istisna etmiştir. Yine Allah Teala
buyurur ki, (mealen): "İçinizden ölenlerin bırakmış olduğu eşler, kendi
kendilerine dört ay on gün beklerler; müddetleri sona erdiğinde, onların kendi
haklarında uygun şekilde yaptıklarından dolayı size sorumluluk yoktur" (Bakara
234). Sonra Allah Teala Hazretleri, kadınlardan hamile olanların ruhsatını şu
ayetle indirmiştir. (Mealen): "(Boşanan veya kocası ölen kadınlardan) gebe
olanların iddeti doğumları ile tamamlanır..." (Talak 4). [Rezin tahric
etmiştir] |
| HadisNo |
: |
4213 |
|
| |
|
| |
| Fasil |
: |
İDDET VE
İSTİBRA BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Mutallaka Ve
Muhteleanın İddetleri |
| Ravi |
: |
İbnu
Abbas |
| Hadis |
: |
Allah Teala Hazretleri: "Boşanan kadınlar kendi
kendilerine üç aybaşı hali beklerler" (Bakara 228) buyuruyor. Yine Allah Teala
hazretleri: "Kadınlarınız arasında ay hali görmekten kesilenler ile ay hali
görmemiş olanların iddetleri hususunda şüpheye düşerseniz, bilin ki, onların
iddet beklemesi üç ay dır... (Talak 4). (Önceki ayet) bu ikinci ile neshedilmiş
oldu. Keza Allah Teala hazretleri (birinci ayetten bazı hükümleri neshederek)
buyurmuştur ki: "Mü`min kadınlarla nikahlanıp, onları, temasta bulunmadan
boşadığınızda, artık onlar için size iddet saymaya lüzum yoktur. Kendilerine
bağışta bulunarak onları güzellikle serbest bırakın" (Ahzab 49). |
| HadisNo |
: |
4188 |
|
| |
| Fasil |
: |
İDDET VE
İSTİBRA BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Mutallaka Ve
Muhteleanın İddetleri |
| Ravi |
: |
İbnu
Abbas |
| Hadis |
: |
Boşanan kadınlar kendi kendilerine üç aybaşı hali
beklerler, eğer Allah`a ve Ahiret gününe inanmışlarsa, rahimlerinde Allah`ın
yarattığını gizlemeleri kendilerine helal değildir, kocaları bu arada barışmak
isterlerse, karılarını geri almakta daha çok hak sahibidirler" (Bakara 223)
ayeti için der ki: "Bu ayete göre, erkek hanımını üç kere de boşasa ona dönmeye
hakkı vardı. Bu hüküm şu ayetle neshedildi. "Boşanma iki defadır (Ondan sonrası)
ya iyilikle tutmak, ya güzellikle salmaktır" (Bakara 229). |
| HadisNo |
: |
4189 |
|
| |
| Fasil |
: |
İDDET VE
İSTİBRA BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Mutallaka Ve
Muhteleanın İddetleri |
| Ravi |
: |
Süleyman İbnu
Yesar |
| Hadis |
: |
el-Ahvas, hanımını boşamıştı. Hanımı üçüncü hayızın
kanama müddetinde iken Şam`da öldü. Hz. Muaviye (ra), Zeyd İbnu Sabit (ra)`e
yazarak bunun hükmünü sordu. Zeyd cevaben şöyle yazdı: "Eğer kadın, üçüncü
hayz`ın kanama devresine girmiş idiyse, kocadan tamamen ayrılmış, koca da ondan
ayrılmıştır. Ne kadın, kocaya, ne de koca, kadına varis olamaz." |
| HadisNo |
: |
4190 |
|
| |
|
|
|
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder