| |
| Fasil |
: |
MUHTELİF NEV`E
GİREN HADİSLER |
| Konu |
: |
Muhtelif Nev`de
Hadisler |
| Ravi |
: |
Ebu
Saidil-Hudri |
| Hadis |
: |
Bir gün Resulullah (sa) bize ikindi namazı kıldırdı.
Sonra bir hutbede bulundu. Bu hutbede, kıyamet vaktine kadar olacak her şeyi
bize haber verdi. Bunu belleyen belledi, unutan unuttu. Söyledikleri arasında şu
da vardı: "Dünya caziptir, tatlıdır. Allah sizi buraya halife olarak
göndermiştir, nasıl amel edeceğinize bakmaktadır. Aman uyanık olun! Dünyadan
hacının, kadından hacının. Aman uyanık olun! Kimseyi, insanların korkusu,
bildiği bir hakikati söylemekten alıkoymasın!" Ravi der ki: "(Bunu söyleyince)
Ebu Said merhum ağladı. Sonra sözlerine devam etti: "Vallahi öyle şeyler gördük
ki, korktuk. Resulullah`ın söyledikleri arasında şu da vardı: Haberiniz olsun!
Kıyamet günü, her bir vefasız için vefasızlığı nisbetinde bir bayrak
dikilecektir. Baş imamın (devlet reisinin) vefasızlığından daha büyük bir
vefasızlık olmayacaktır. Onun bayrağı kıçının yanına dikilir." O günkü
bellediklerimiz meyanında şu da vardı: Haberiniz olsun! İnsanoğlu çok çeşitli
tabakalar halinde yaratılmıştır: Kimisi vardır, mü`min olarak doğar, mümin
olarak yaşar, kafir olarak ölür. Kimisi vardır, kafir olarak doğar, kafir olarak
yaşar, mü`min olarak ölür. Kimisi vardır, kafir olarak doğar, kafir olarak
yaşar, kafir olarak ölür. Haberiniz olsun kimisi vardır yavaş öfkelenir,
(öfkesinden) çabuk döner; kimisi vardır çabuk öfkelenir, çabuk döner; kimisi
vardır, yavaş öfkelenir, yavaş döner. İşte bunlar birbirlerini dengeler.
Haberiniz olsun onlardan bir kısmı vardır; çabuk döner, çabuk kızar. Bilesiniz
bunların en hayırlısı ağır öfkelenen, çabuk dönendir; en erlileri de çabuk
öfkelenip yavaş dönendir. İnsanlardan borcunu iyi ödeyen, (başkasındaki
alacağını) iyi talep eden vardır. Kimisi de kötü öder, iyi talep eder; kimi de
kötü talep eder, iyi öder, bunlar birbirlerini dengeler. Bilesiniz bir kısmı
vardır kötü öder, kötü talep eder. Bilesiniz bunların en hayırlısı iyi ödeyen,
iyi talep edendir; en kötüleri de kötü ödeyen, kötü talep edendir. Bilesiniz!
Öfke ademoğlunun kalbinde bir kordur. Gözlerinin kızarmasını, avurtlarının
şişmesini görmüyor musunuz! Kim, öfkeden bir başlangıç hissederse, yere
yaslansın, (öfkesi geçinceye kadar öyle kalsın)." Ebu Said dedi ki: "Biz (bu
sırada) gündüzün aydınlığı devam ediyor mu diye güneşe bakmaya başladık. Bunun
üzerine Aleyhissalatu vesselam: "Haberiniz olsun! Dünyanın ömründen geçmiş
kısmına nisbeten geri kalan kısmı, şu gününüzden geçen kısma nazaran geri kalan
kısmına nisbeti gibidir." |
| HadisNo |
: |
5935 |
|
| |
| |
| Fasil |
: |
MUHTELİF NEV`E
GİREN HADİSLER |
| Konu |
: |
Muhtelif Nev`de
Hadisler |
| Ravi |
: |
Cabir |
| Hadis |
: |
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Karanlık çöktüğü
zaman çocuklarınızı dışarı salmayın. Çünkü şeytanlar bu esnada her tarafa
yayılırlar. Yatsı vaktinden bir müddet geçince, onları serbest bırakın. Kapını
kapa, Allah`ın ismini zikret. Kandilini söndür, Allah`ın ismini zikret. Yemek
kabının ağzını kapa ve Allah`ın ismini zikret, (kapayacak birşey bulamadığın
takdirde [çubuk gibi] herhangi bir şeyi üzerine uzatıp koymak suretiyle de olsa
(bunu yap)! Zira şeytan, kapalı kapıyı açamaz. Kandilleri söndürün, zira
fasıkçık (fare), olur ki, fitili çeker de ev halkını yakar." |
| HadisNo |
: |
5945 |
|
| |
| Fasil |
: |
MUHTELİF NEV`E
GİREN HADİSLER |
| Konu |
: |
Muhtelif Nev`de
Hadisler |
| Ravi |
: |
İbnu
Abbas |
| Hadis |
: |
Bir fare gelerek çektiği bir fitili Resulullah
(sa)`ın önüne, üzerinde oturmakta olduğu hasır minderin üstüne bırakıp gitti.
Fitil, hasırdan bir dirhem kadar bir yer yaktı. Bunun üzerine Aleyhissalatu
vesselam: "Uyuyacağınız zaman kandillerinizi söndürün. Zira şeytan, böylelerine
rehberlik edip böylesi işler yaptırarak sizi yakar" buyurdular. |
| HadisNo |
: |
5946 |
|
| |
| Fasil |
: |
MUHTELİF NEV`E
GİREN HADİSLER |
| Konu |
: |
Muhtelif Nev`de
Hadisler |
| Ravi |
: |
Ebu
Musa |
| Hadis |
: |
Medine`de bir ev, geceleyin aile halkı içinde olduğu
halde yandı. Durumları Aleyhissalatu vesselam`a haber verilmişti: "Bu ateş var
ya! Sizin düşmanınızdır. Uyuduğunuz zaman onu söndürün de size zarar vermesin."
buyurdular. |
| HadisNo |
: |
5947 |
|
| |
|
| |
| Fasil |
: |
MUHTELİF NEV`E
GİREN HADİSLER |
| Konu |
: |
Muhtelif Nev`de
Hadisler |
| Ravi |
: |
Rafi İbnu
Hadic |
| Hadis |
: |
Resulullah (sa) Medine`ye geldiğinde Medineliler
hurma telkih ediyorlardı: "Ne yapıyorsunuz?" diye onlara sordu. Medineliler:
"Bu, eskiden beri yapmakta olduğumuz bir şey!" deyip (açıkladılar).
Aleyhissalatu vesselam da: "Eğer bunu yapmasanız belki de sizin için daha iyi
olur!" buyurdular. Bunun üzerine Medineliler o işi bıraktılar. Hurma ağaçları (o
yıl çağla) döktü (ve meyve tutmadı). Durum Aleyhissalatu vesselam`a haber
verilince şöyle buyurdular: "Bilin ki, ben bir beşerim. Size dininizle ilgili
bir emirde bulunursam onu derhal alın. Eğer kendi re`yime dayanan bir şey
emredersem, bilin ki ben bir insanım!" |
| HadisNo |
: |
5949 |
|
| |
| Fasil |
: |
MUHTELİF NEV`E
GİREN HADİSLER |
| Konu |
: |
Muhtelif Nev`de
Hadisler |
| Ravi |
: |
Ebu
Hureyre |
| Hadis |
: |
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Horozların öttüğünü
işittiğiniz vakit, Allah`tan lütuf ve ikramını talep edin. Zira onlar bir melek
görmüştür. Merkebin anırmasını işittiğiniz zaman şeytandan Allah`a sığının.
Çünkü o da bir şeytan görmüştür." |
| HadisNo |
: |
5950 |
|
| |
| Fasil |
: |
MUHTELİF NEV`E
GİREN HADİSLER |
| Konu |
: |
Muhtelif Nev`de
Hadisler |
| Ravi |
: |
Cabir |
| Hadis |
: |
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Geceleyin köpeklerin
havlamasını ve merkeplerin anırmasını işittiğiniz zaman, şeytandan Allah`a
sığının. Çünkü onlar, sizlerin görmediklerinizi görürler." |
| HadisNo |
: |
5951 |
|
| |
| Fasil |
: |
MUHTELİF NEV`E
GİREN HADİSLER |
| Konu |
: |
Muhtelif Nev`de
Hadisler |
| Ravi |
: |
İbnu
Ömer |
| Hadis |
: |
Resulullah (sa) buyurdular ki: "İyne usulüyle
alış-verişte bulunur, sığırların peşine düşer, ziraate razı olur ve cihadı da
terkederseniz, Allah size öyle bir zillet verir ki, dininize tekrar rücu
etmedikçe o zilleti kaldırmaz." |
| HadisNo |
: |
5952 |
|
| |
|
| |
| Fasil |
: |
MUHTELİF NEV`E
GİREN HADİSLER |
| Konu |
: |
Muhtelif Nev`de
Hadisler |
| Ravi |
: |
Enes |
| Hadis |
: |
Resulullah (sa) Kisra`ya ve Necaşi`ye -bu Necaşi,
üzerine cenaze namazı kıldığı Necaşi değildir- ve bütün inatçı cebbarlara,
onları aziz ve celil olan Allah`a davet eden mektuplar yazdı. |
| HadisNo |
: |
5954 |
| |
|
| |
| Fasil |
: |
MUHTELİF NEV`E
GİREN HADİSLER |
| Konu |
: |
Muhtelif Nev`de
Hadisler |
| Ravi |
: |
Üsame İbnu
Zeyd |
| Hadis |
: |
Resulullah (sa), üzerinde semer bulunan bir merkebe
bindi, altında Fedek kadifesi vardı. Üsameyi de arkasına aldı. Beni`l-Haris
İbnu`l-Hazrec`te oturan Sa`d İbnu Ubade (ra)`ye, Bedir Savaşı`ndan önce geçmiş
olsun ziyaretine gitti. Beraberce giderken, aralarında Abdullah İbnu Ubey İbnu
Selül`ün de bulunduğu bir cemaate rastladılar, oturuyorlardı. Abdullah İbnu Ubey
o sırada henüz Müslüman olmamıştı. Cemaatte Müslümanlar, müşrikler, putperest
olanlar, Yahudiler, Müslümanlar karışık vaziyette idi. Bu cemaatte Abdullah İbnu
Ravaha (ra) da vardı. Onlara Resulullah`ın bindiği merkebin kaldırdığı toz
isabet edince, Abdullah İbnu Ubey burnunu örtüsüyle sarıp: "Bizi toz içinde
bırakma!" diye homurdandı. Resulullah (sa) cemaate selam verip durdu. Merkepten
inip onları Allah`a davet etti, onlara Kur`an okudu. Abdullah İbnu Ubey,
Aleyhissalatu vesselam`a: "Be adam! Bundan daha güzel birşey yok. Eğer
söylediğin hak ise, bizim cemaatimizi rahatsız etme, evine dön! Kim sana gelirse
ona anlat!" dedi. Bunun üzerine Abdullah İbnu Ravaha da: "Evet ey Allah`ın
Resulü! Sen bizim toplantılarımıza gel! Zira biz bunu istiyoruz!" dedi. Bundan
sonra Müslümanlar, müşrikler ve Yahudiler aralarında atıştılar. Nerdeyse
birbirleriyle kapışacaklardı. Resulullah (sa) onları yatıştırmak için gayret
sarfetti ve sustular. Resulullah da bineğine atlayarak yoluna devam etti ve Sa`d
İbnu Ebi Vakkas`ın yanına gelip evine girdi. Aleyhissalatu vesselam ona: "Ey
Sa`d! Ebu Hubab`ın ne dediğini işittin mi?" dedi. Ebu Hubab`la Abdullah İbnu
Ubey`i kastediyordu. "Şöyle şöyle söyledi" buyurdu. Sa`d İbnu Ubade: "Ey
Allah`ın Resulü! Onu affet, Sana Kitab`ı gönderen Zat-ı Zülcelal`e kasem olsun,
Allah`ın sana indirdiği Hak geldiği zaman, bu beldenin ahalisi, ona taç
giydirmeye, sarık sarmaya ittifak etmişlerdi. Allah Teala hazretleri sana
verdiği bu hakikatla onun başa geçmesini engelleyince, bu onun boğazına takıldı.
İşte, şahid olduğun densizliği ona yaptıran da budur!" dedi. (Bu açıklama
üzerine) Resulullah onu bağışladı. Resulullah (sa) ve ashabı, müşrikleri ve
Ehl-i Kitabı Allah`ın emrettiği üzere bağışlıyorlar, onların eza ve cefalarına
sabrediyorlardı. Allah Teala hazretleri şöyle buyurmuştu: "Muhakkak siz,
malınızda ve canınızda imtihan olunacaksınız ve sizden önce kendilerine kitap
verilmiş olanlardan ve Allah`a ortak koşanlardan pek çok incitici sözler
işiteceksiniz. Eğer sabreder ve takvaya sarılırsanız, işte bu, uğrunda azim ve
sebat edilmeye değer işlerdendir" (Al-i İmran 186). Rab Teala bir başka ayet-i
kerimede de şöyle buyurmuştur: "Kitap ehlinden çoğu, imanınızdan sonra sizi
tekrar inkara döndürmek isterler. Bu, kendilerine hak iyice belli olduktan sonra
nefislerinde duydukları kıskançlık yüzündendir. Allah`ın emri gelinceye kadar
onlara aldırış etmeyin ve onları kınamayın. Muhakkak ki, Allah her şeye hakkıyla
kadirdir" (Bakara 109). Resulullah (sa), Allah`ın buradaki emrini afla te`vil
ediyordu. Bu hal Allah`ın onlarla (savaşa) izin vermesine kadar devam etti.
(İzin gelince) Aleyhissalatu vesselam Bedir Gazvesi`ni yaptı. (Bu savaşta) Allah
Teala hazretleri Kureyş`in ileri gelenlerinin canlarını aldı. Aleyhissalatu
vesselam ve ashabı zafer ve ganimet elde ederek ve Kureyş`in ileri gelenlerini
de esir alarak döndüler. Abdullah İbnu Ubey İbni Selül ve beraberindeki
putperest müşrikler: "Bu (islam) hadisesinin artık talihi döndü!" dediler.
Resulullah (sa)`a islam üzere biat ettiler ve Müslüman oldular. |
| HadisNo |
: |
5956 |
|
| |
| Fasil |
: |
MUHTELİF NEV`E
GİREN HADİSLER |
| Konu |
: |
Muhtelif Nev`de
Hadisler |
| Ravi |
: |
Halid İbnu
Ma`dan |
| Hadis |
: |
Muaviye İbnu Ebi Süfyan (ra)`a (hilafeti esnasında)
Mikdam İbnu Ma`dikerb, Amr İbnu`l-Esved ve Kınnesrin ahalisinden Beni Esedli bir
adam bir heyet halinde geldiler. Hz. Muaviye, Mikdam`a: "Hasan İbnu Ali (ra)`nin
vefat ettiğini biliyor musun?"dedi. Haberi işiten Mikdam "İnna lillah ve inna
ileyhi raciun!" diyerek (üzüntüsünü ifade etti.) Ona falan (Muaviye): "Bunu bir
musibet mi addediyorsun?" dedi. Mikdam: "Niye musibet addetmiyeyim? Resulullah
(sa) onu kucağına almış "Bu bendendir. Hüseyin ise Ali (ra)`dendir!" buyurmuştu
dedi. Beni Esed`den olan adam da (Hz. Muaviye`ye yaranmak için, Hz. Hasan`ın
ölümünü bir fitnenin sönmesine teşbihen): "Allah bir ateşi söndürdü!" diye söze
karıştı. Mikdam: "Bugün ben, seni kızdırmaya ve hoşlanmadığın şeyleri sana
duyurmaya devam edeceğim!" dedi. Sonra şöyle seslendi: "Ey Muaviye! Eğer doğru
söylersem beni tasdik et, yalan söylersem beni tekzib et!" Hz. Muaviye (ra):
"Pekala öyle yapacağım" dedi. Mikdam: "Allah aşkına söyle! Resulullah (sa)`ın
altın takınmayı yasakladığını işittin mi?" dedi. Hz. Muaviye: "Evet!" dedi.
Mikdam: "Allah aşkına söyle! Resulullah`ın ipek giymeyi yasakladığını biliyor
musun?" diye sordu. Hz. Muaviye: "Evet biliyorum!" dedi. Mikdam tekrar sordu:
"Allah aşkına söyle! Resulullah (sa)`ın vahşi hayvan derisini giymeyi,
üzerlerine binmeyi yasakladığını biliyor musun?" Muaviye yine: "Evet biliyorum!"
diye cevapladı. Hz. Muaviye`nin bu sözü üzerine Mikdam dedi ki: "Allah`a kasem
olsun ey Muaviye, bütün bunları ben senin evinde gördüm." Hz. Muaviye şu cevabı
verdi: "Ey Mikdam, anladım ki senin elinden bana kurtuluş yok (söylediklerinin
hepsi doğru)!" Halid (İbnu Velid) der ki: "Hz. Muaviye, Mikdam (ra)`a diğer iki
arkadaşına (Amr İbnu`l-Esved ve Esedli adam) nazaran daha çok ihsan ve atada
bulunulmasını emretti. Ayrıca (Mikdam`ın) oğluna (beytü`l-malden) iki yüz
(dirhem) tahsisatta bulundu. Mikdam ise (Hz. Muaviye`nin verdiği) ihsanları
arkadaşlarına dağıttı. Esedli ise aldıklarından kimseye birşey vermedi. Bu durum
Hz. Muaviye`ye ulaşınca: "Mikdam kerem sahibi cömert birisidir. Elini açmıştır.
Esedli adam ise malik olduğu şeyi iyi tutan birisidir" dedi. |
| HadisNo |
: |
5957 |
|
| |
| Fasil |
: |
MUHTELİF NEV`E
GİREN HADİSLER |
| Konu |
: |
Muhtelif Nev`de
Hadisler |
| Ravi |
: |
Abdullah İbnu
Amr el-Huzai |
| Hadis |
: |
Abdullah İbnu Amr el-Huzai, babası (ra)`ndan
naklediyor: "Resulullah (sa), Fetih`ten sonra beni çağırdı ve benimle, Mekke`ye
Ebu Süfyan`a, Kureyşliler arasında dağıtması için, biraz mal göndermek istedi.
Bana: "Kendine bir arkadaş ara!" buyurdu. Derken bana Amr İbnu Umeyye ed-Damri
geldi ve: "Duydum ki, sen Mekke`ye gidecekmişsin ve yanına bir arkadaş
arıyormuşsun!" dedi. "Evet!" dedim. "Ben sana arkadaşım!" dedi. Ben hemen
Resulullah (sa)`a gelip: "Kendime bir arkadaş buldum!" dedim. "Kim?" buyurdular.
"Amr ibnu Ümeyye`dir!" dedim. "O, kaVminin yöresine gelince ona karşı müteyakkız
ol! Çünkü evvel adam şöyle demiş: "Bekri arkadaşına güvenme!" buyurdular! Derken
yola çıktık. Ebva`ya kadar geldik. Amr: "Benim, kavmimle bir işim var. Beni
burada biraz beklemeNİ arzu ediyorum!" dedi. Ben de: "işin rastgelsin!" dedim.
Ayrılınca, Resulullah (sa)`ın sözünü hatırlayıp devemi hızlandırdım. (Ebva`dan)
çıkıp deveyi hızlı yürümeye zorladım. Ezafir`e gelince, Amr`ın bir grup adamla
karşımdan geldiğini gördüm. Devemi daha da hızlandırdım ve onu geçtim. Kendine
hedef olmaktan kurtulduğumu anlamıştı, yanındakiler geri döndü. Amr (tek başına)
bana yetişti ve: "Kavmimle bir işim vardı! (İşimi görüp bitirdim)" dedi. Ben de:
"Pekala!" dedim. Yolumuza devam edip Mekke`ye geldik. Ben emanet malı Ebu Süfyan
(ra)`a teslim ettim." [Hadisin senedi zayıftır] |
| HadisNo |
: |
5958 |
|
| |
| Fasil |
: |
MUHTELİF NEV`E
GİREN HADİSLER |
| Konu |
: |
Muhtelif Nev`de
Hadisler |
| Ravi |
: |
Hemmam İbnu
Münebbih |
| Hadis |
: |
Ebu Hureyre (ra) bize pekçok hadis söylemişti. (Bir
defasında) şöyle dedi: "Resulullah (sa) buyurdular ki: "Sizden önce
yaşayanlardan bir adam bir kimseden bir akar satın aldı. Bu akarı satın alan
kimse, orada, içinde altın bulunan bir küp buldu. Satana gelip: "Altınını al!
Ben senden akarı satın aldım, altını satın almadım!" dedi. Satan da: "Ben sana
araziyi içinde bulunan herşeyiyle birlikte sattım!" dedi. (Anlaşamayınca) bir
adamı hakem tayin ettiler. Adam (onları dinledikten sonra): "Sizin çocuklarınız
var mı?" dedi. Onlardan biri: "Oğlum var", diğeri de "kızım var!" dedi. Hakem:
"Oğlanla kızı evlendirin! Bu paradan ikisi için harcayın ve tasaddukta bulunun"
dedi. |
| HadisNo |
: |
5959 |
|
| |
|
| |
| Fasil |
: |
MUHTELİF NEV`E
GİREN HADİSLER |
| Konu |
: |
Muhtelif Nev`de
Hadisler |
| Ravi |
: |
Cabir |
| Hadis |
: |
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Mürar yoluna kim
çıkacak? Gerçekten ondan, günah olarak, Beni İsrail`den affedilen kadar günah
affedilecek!" Oraya ilk çıkan Beni Hazrec`ten bizim süvarimiz oldu. Sonra herkes
peşpeşe oraya geldi. Aleyhissalatu vesselam: "Kızıl devenin sahibi [olan bedevi]
hariç hepiniz mağfirete erddiniz" buyurdular. Biz adamın yanına gelip: "Gel!
sana da Resulullah istiğfarda bulunuversin!" dedik. O ise bir yitiğini arıyordu.
"Yitiğimi bulmam, benim için, arkadaşınızın istiğfarından hayırlıdır!"
dedi. |
| HadisNo |
: |
5961 |
|
| |
| Fasil |
: |
MUHTELİF NEV`E
GİREN HADİSLER |
| Konu |
: |
Muhtelif Nev`de
Hadisler |
| Ravi |
: |
İbnu
Mes`ud |
| Hadis |
: |
Resulullah (sa) buyurdular ki: "İslam`ın değirmeni
otuz beş veya otuz altı veya otuz yedi (yıl) döner. Eğer, (dini terkederek
kendilerini) helak ederlerse, daha önce helak olanların yolunu tutmuş olurlar.
Dinleri ayakta kalırsa, onlar için yetmiş yıl ayakta kalır!" Ben dedim ki: "(Bu
yetmiş yıllık müddet) zikri geçen (otuz beş yıllık müddet)ten sonra mı
başlayacak, yoksa geçen kısım buna dahil mi?" "Mezkur müddet buna dahildir!"
buyurdular. |
| HadisNo |
: |
5962 |
|
| |
|
| |
| |
| Fasil |
: |
MUHTELİF NEV`E
GİREN HADİSLER |
| Konu |
: |
Muhtelif Nev`de
Hadisler |
| Ravi |
: |
Ümmü
Seleme |
| Hadis |
: |
Resulullah (sa) fareye fuveysika der ve şunu ilave
ederdi: "Ben bunu meshe uğramışlardan biliyorum. Çünkü o, kendisine (içmesi
için) deve sütü konulsa onu içmez. Ama koyun sütü verilse onu içer." [Rezin
tahriç etmiştir. Buhari`de kaydedilmiştir (Bed`ü`l-Halk 15; Müslim, Zühd 62,
(2997)] |
| HadisNo |
: |
5965 |
|
| |
| Fasil |
: |
MUHTELİF NEV`E
GİREN HADİSLER |
| Konu |
: |
Muhtelif Nev`de
Hadisler |
| Ravi |
: |
İbnu
Mes`ud |
| Hadis |
: |
Ey Allah`ın Resulü! Maymun ve domuzlar Allah
Teala`nın mesh ettiği insanlardan mı?" diye sorulmuştu. Şu cevabı verdi: "Allah
Teala hazretleri bir kavmi helak etti mi ona nesil (devam) vermez. Maymun ve
domuzlar daha önce de vardı." |
| HadisNo |
: |
5966 |
|
| |
|
| |
| Fasil |
: |
MUHTELİF NEV`E
GİREN HADİSLER |
| Konu |
: |
Muhtelif Nev`de
Hadisler |
| Ravi |
: |
İbnu
Abbas |
| Hadis |
: |
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Badiyede (kırda,
sahrada, köyde) yaşayan kabalaşır, av peşinden koşan gaflete düşer. Sultanın
kapısına gelen fitneye düşer. Kişi sultana yakınlığı artırdığı nisbette
Allah`tan uzaklaşır." |
| HadisNo |
: |
5968 |
|
| |
| Fasil |
: |
MUHTELİF NEV`E
GİREN HADİSLER |
| Konu |
: |
Muhtelif Nev`de
Hadisler |
| Ravi |
: |
Ebu
Hureyre |
| Hadis |
: |
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ömrün biraz uzarsa
ellerinde sığır kuyruğu gibi birşeyler taşıyan birtakım insanları çok geçmeden
göreceksin. Onlar Allah`ın gadabına uğrayarak sabaha ererler, Allah`ın nefretine
uğrayarak akşama ererler." Resulullah bir başka rivayette de: "Ateş ehlinden iki
sınıf vardır, henüz onları görmedim: Yanlarında sığır kuyruğu gibi birşeyler
taşıyıp onu insanlara vuran insanlar; giyinmiş, çıplak kadınlar ki bunlar
Allah`a taatten dışarı çıkmışlardır. Bunlar, başkalarını da baştan çıkarırlar.
Başları deve hörgücü gibidir. Bu kadınlar cennete girmek şöyle dursun, kokusunu
dahi almazlar. Halbuki onun kokusu şu şu kadar uzak mesafeden duyulur"
buyurdular. |
| HadisNo |
: |
5969 |
|
| |
|
| |
|
| |
| Fasil |
: |
MUHTELİF NEV`E
GİREN HADİSLER |
| Konu |
: |
Muhtelif Nev`de
Hadisler |
| Ravi |
: |
İbnu
Abbas |
| Hadis |
: |
Resulullah (sa) (namazda) emrolunduğu yerde açıktan
okudu, emrolunduğu yerde sükut etti (gizli okudu). "Ve senin Rabbin unutkan
değildir" (Meryem 64); "Andolsun ki, Allah`ın Resulü`nde sizin için (her
hususta) güzel bir örnek vardır" (Ahzab 21). |
| HadisNo |
: |
5972 |
|
| |
| Fasil |
: |
MUHTELİF NEV`E
GİREN HADİSLER |
| Konu |
: |
Muhtelif Nev`de
Hadisler |
| Ravi |
: |
Ebu
Hureyre |
| Hadis |
: |
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ben size
(kendiliğinden) ne bir şey veriyor, ne de sizi bir şeyden menediyorum. Ben
sadece bir memurum (Allah`ın emrine göre veriyorum)." Bir rivayette de şöyle
demiştir: "Ben (sadece, emre uygun şekilde) taksim ediyicim, emredildiğim yere
koyarım." |
| HadisNo |
: |
5973 |
|
| |
| Fasil |
: |
MUHTELİF NEV`E
GİREN HADİSLER |
| Konu |
: |
Muhtelif Nev`de
Hadisler |
| Ravi |
: |
İbnu
Abbas |
| Hadis |
: |
Resulullah (sa) (Allah`ın emir ve yasaklarını tebliğ
eden) memur bir kul idi. Bize (Al-i Beytine) insanlardan ayrı olarak üç şey
dışında hiçbir tefrikte bulunmadı. O üç şey de şunlardır: Abdesti mükemmel
yapmamızı emretti. Sadaka yemememizi emretti. Merkebi at üzerine aşırmamamızı
emretti." |
| HadisNo |
: |
5974 |
| |
|
| |
|
| |
|
| |
| Fasil |
: |
MUHTELİF NEV`E
GİREN HADİSLER |
| Konu |
: |
Muhtelif Nev`de
Hadisler |
| Ravi |
: |
İbrahim
Nehai |
| Hadis |
: |
Dahhak İbnu Kays, Mesruk`u işçi olarak kullanmak
istemişti. Umare tu`bnu Ukbe ona: "Hz. Osman (ra)`ın katillerinden baki kalmış
bir adamı isti`mal mi edeceksin?" dedi. Mesruk rahimehullah da ona: "Abdullah
İbnu Mes`ud (ra) bana rivayet etti: "Resulullah (sa) baban Utbe`yi öldürmek
istediği zaman, (baban); "Çocuklara kim hami olacak?" dedi. Aleyhissalatu
vesselam da; "Ateş" buyurdular. Senin için Resulullah`ın (münasib görüp) razı
olduğuna ben de razıyım!" dedi. |
| HadisNo |
: |
5978 |
|
| |
| Fasil |
: |
MUHTELİF NEV`E
GİREN HADİSLER |
| Konu |
: |
Muhtelif Nev`de
Hadisler |
| Ravi |
: |
Huzeyfe |
| Hadis |
: |
Necran`ın iki sahibi Seyyid ve Akib, Resulullah
(sa)`a geldiler. Onunla mülaane yapmak istiyorlardı. Bunlardan biri arkadaşına:
"Bunu yapma! Eğer (Muhammed gerçek) bir peygamberse ve bize lanette bulunursa
biz bir daha felah bulamadığımız gibi, bizden sonra gelecek nesiller de iflah
olmazlar!" dedi. Resulullah`a gelip: "Biz sana istediğini vereceğiz, bizimle
emin birini gönder. Bizimle emin olmayanı gönderme!" dediler. Aleyhissalatu
vesselam: "Ben sizinle gerçekten hakkıyla emin bir adam göndereceğim" buyurdu.
Bunun üzerine Resulullah`ın ashabı (bu övülen şahıs olabilmek için) ona
yaklaştı. Aleyhissalatu vesselam: "Ey Ebu Ubeyde İbnu`l-Cerrah, sen kalk!"
emretti. Ebu Ubeyde kalkınca, Resulullah (sa): "İşte şu, bu ümmetin eminidir!"
buyurdular. |
| HadisNo |
: |
5979 |
|
| |
| Fasil |
: |
MUHTELİF NEV`E
GİREN HADİSLER |
| Konu |
: |
Muhtelif Nev`de
Hadisler |
| Ravi |
: |
Ebu
Hureyre |
| Hadis |
: |
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Şeytanlar için
develer vardır. Şeytanlar için evler vardır. Şeytanlara ait develere gelince,
ben, onları gördüm. (Şöyle ki): Biriniz, yedeğinde, iyi beslediği seçkin
develerle (yola) çıkar, bunlardan hiçbirine binmez. Yol esnasında yürümekten
kesilmiş (bir din) kardeşine rastlar, devesine onu da almaz (işte bu develer
şeytana aittir, çünkü gösteriş ve tefahur için beslenmiştir). Şeytana ait evlere
gelince, onların, (müreffeh) inşalar tarafından (seyahata çıkınca kullanılan ve)
ipeklerle örtülmüş kafeslerden (hevdeç) başkası olmadığını
zannediyorum." |
| HadisNo |
: |
5980 |
|
| |
|
| |
| Fasil |
: |
MUHTELİF NEV`E
GİREN HADİSLER |
| Konu |
: |
Muhtelif Nev`de
Hadisler |
| Ravi |
: |
Abdillah
İbni`ş-Şihhir |
| Hadis |
: |
Mutarraf İbnu Abdillah İbni`ş-Şihhir, babasından
naklen diyor ki: "Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ademoğlunun misali,
yanibaşında doksan dokuz tane (öldürücü) belanın bulunmasına benzer. Bu
belalardan kurtulmuş olsa bile, sonunda ölünceye kadar çekeceği düşkünlük hali
yakalayacaktır." |
| HadisNo |
: |
5982 |
|
| |
|
| |
| Fasil |
: |
MUHTELİF NEV`E
GİREN HADİSLER |
| Konu |
: |
Muhtelif Nev`de
Hadisler |
| Ravi |
: |
İbnu
Abbas |
| Hadis |
: |
Müseylime-i Kezzab, Resulullah (sa) zamanında
[Medine`ye] geldi ve: "Eğer Muhammed bu işi (hilafeti) kendinden sonra bana
bırakırsa ben ona tabi olurum" demeye başladı. Sonra kavminden kalabalık bir
cemaatle Medine`ye geldi. Resulullah (sa) da Sabit İbnu Kays İbni Şemmas ile
birlikte ona uğradı. Bu sırada Aleyhissalatu vesselam`ın elinde bir dal parçası
vardı. Arkadaşlarının arasında oturmakta olan Müseylime`ye yaklaştı ve: "Sen
benden şu parçayı istemiş olsan dahi bunu sana vermem! Sen, Allah`ın senin
hakkındaki emrini asla tecavüz edemeyeceksin. (Şayet bana itaatten) yüz
çevirecek olursan Allah mutlaka senin hakkından gelecektir. Öyle zannediyorum
ki, sen hakkında bana ne gösterilmiş ise, o gösterilmiş olan kimsesin! [işte
Sabit, bana bedel sana cevap verecek!" buyurup, oradan ayrıldı.] İbnu Abbas der
ki: "Ben, Resulullah (sa)`ın: "öyle zannediyorum ki, sen hakkında bana ne
gösterilmiş ise, o gösterilmiş olan kimsesin" sözü ile neyi kastettiğini sordum.
Ebu Hureyre (ra) bana şu hususu haber verdi: "Resulullah (sa) buyurmuştu ki:
"Ben bir gün rüyamda, elimde iki altın bilezik gördüm. Yine rüyamda onlara fazla
bir ilgi göstermiştim. Allah Teala hazretleri: "Onlara üfle!" diye vahyetti, ben
de üfledim, derken uçup gittiler. Ben bunları, benden sonra çıkacak iki yalancı
ile yorumladım."[Ravi, Ubeydullah der ki]: "Bunlardan biri, San`a`nın sahibi
el-Anesi, diğeri de Yemame`nin sahibi Müseylime`dir." |
| HadisNo |
: |
5984 |
| |
| Fasil |
: |
MUHTELİF NEV`E
GİREN HADİSLER |
| Konu |
: |
Muhtelif Nev`de
Hadisler |
| Ravi |
: |
Seleme İbnu
Nuaym |
| Hadis |
: |
Seleme İbnu Nuaym İbnu Mes`ud el-Eşcai, babası
(ra)`ndan anlatıyor: "Resulullah (sa)`ın, Müseylime`nin kendisine yazdığı
mektubu okuyunca, mektubu getiren iki elçiye şöyle söylediğini işitmiştir: "Bu
yazdığı meselede siz ne diyorsunuz?" Elçiler: "Biz de onun söylediğini
söyleriz!" dediler. Bunun üzerine Aleyhissalatu vesselam: "Eğer elçileri
öldürmemek kaide olmasaydı boyunlarınızı muhakkak uçururdum!"
buyurdular. |
| HadisNo |
: |
5985 |
|
| |
| Fasil |
: |
MUHTELİF NEV`E
GİREN HADİSLER |
| Konu |
: |
Muhtelif Nev`de
Hadisler |
| Ravi |
: |
İbnu Amr
İbni`l-As |
| Hadis |
: |
Resulullah (sa) beraberindekilerle Taife giderken
bir kabre uğrayınca şunu söylemişti: "Bu kabir, Ebu Riğal`in kabridir. Şu Harem
mıntıkası sebebiyle (kavmine gelen musibetten) masun kalmıştı. (Harem`den
harice) çıkınca kavmini çarpan bela onu da burada yakaladı ve buraya defnedildi.
Söylediğimin delili, altından bir dalın beraberinde gömülmüş olmasıdır. Eğer
kabri açacak olsanız, onu bulup çıkarırsınız!" Bunun üzerine halk, alelacele
orayı kazıp mezkur altın dalı çıkardı. |
| HadisNo |
: |
5986 |
|
| |
|
|
|
|
|
|
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder