| |
| Fasil |
: |
TEFSİR BÖLÜMÜ -
ESBAB-I NÜZULE DAİR |
| Konu |
: |
Müzemmil
Suresi |
| Ravi |
: |
İbnu
Abbas |
| Hadis |
: |
Müzzemmil suresinde geçen: "Ey (esvabına) bürünen
(habibim), gecenin birazı hariç olmak üzere kalk, yarısı miktarınca, yahud ondan
birazını eksilt. Yahut (o yarının) üzerine (ilave edip) artır. Kur`an`ı da açık
açık tane tane oku..." (Müzzemmil 1-4) ayetleri hakkında şu açıklamayı yaptı: Bu
ayeti, aynı surede yer alan: "...O, buna sizin takat getiremiyeceğinizi bildiği
için size karşı (ruhsat canibine) döndü. Artık Kur`an`dan kolay geleni
okuyun..." (Müzzemmil 20) müteakip bir ayet neshetti." İbnu Abbas (ra) devamla,
surede geçen: "Şüphesiz gece kalkışı daha tesirli ve o zaman okumak daha
elverişlidir" (6. ayet) mealindeki ayette geçen, "gece kalkışı"ndan murad,
gecenin evvelidir. Böylece mana şu oluyor: "Gecenin evvelinde kalkmak, gece
namazı olarak Allah`ın size farz kıldığı ibadeti yerine getirmenize daha
elverişlidir." Bunun sebebi şudur: İnsan bir kere uyudu mu, ne zaman uyanacağını
bilemez. "Şüphesiz gece kalkışı daha tesirli ve o zaman okumak daha
elverişlidir" ayetinde geçen "okumak daha elverişlidir`den maksada gelince,
"Kur`an`ı anlamak, Kur`an`da fıkıh sahibi olmak" demektir. İbnu Abbas,
"Gündüzleyin seni uzun uzun alıkoyacak işler var" (7. ayet) mealindeki ayeti de,
"Kur`an okumaktan çokça uzak kalmak" şeklinde anlamıştır. |
| HadisNo |
: |
847 |
| |
| Fasil |
: |
TEFSİR BÖLÜMÜ -
ESBAB-I NÜZULE DAİR |
| Konu |
: |
Müzemmil
Suresi |
| Ravi |
: |
İbnu
Abbas |
| Hadis |
: |
Bir başka rivayette şöyle denir: Müzzemmil suresinin
baş tarafi indiği zaman mü`minler, Ramazan ayındaki kalkışları gibi geceleri
kalkarlardı. Bu hal surenin (ruhsat getiren) son kısmı nazil oluncaya kadar
devam etti." (Ebu Davud`un bazı tanzimlerinde bu hadisler Kıyamu`l-Leyl başlığı
altında kaydedilmiştir.) |
| HadisNo |
: |
848 |
|
| |
| Fasil |
: |
TEFSİR BÖLÜMÜ -
ESBAB-I NÜZULE DAİR |
| Konu |
: |
Müddessir
Suresi |
| Ravi |
: |
Ebu
Said |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav), Müddessir suresinin, "Onu sarp bir
yokuşa sardıracağım" mealindeki 17. ayetinde geçen "sarp yokuş" kelimesini
"Ateşten bir dağdır, kafir ona yetmiş yılda çıkar, çıktıktan sonra tekrar yetmiş
yılda cehenneme geri iner. Böylece cehennemde ebediyyen azab çeker" diye
açıklamıştır." |
| HadisNo |
: |
849 |
|
| |
| Fasil |
: |
TEFSİR BÖLÜMÜ -
ESBAB-I NÜZULE DAİR |
| Konu |
: |
Müddessir
Suresi |
| Ravi |
: |
Cabir |
| Hadis |
: |
Yahudilerden bir kısmı, Hz. Peygamber (sav)`in bazı
ashabına: "Peygamberiniz, cehennem bekçilerinin sayısını biliyor mu?" diye
sordular. Onlar: "Şimdilik bilmiyoruz, kendisinden soralım!" diye cevap
verdiler. İçlerinden biri Hz. Peygamber (sav)`e gelerek: "Ey Muhammed! Bugün
ashabına galebe çalındı" dedi. Resulullah (sav): "Ne ile, nasıl galebe
çaldılar?" diye sordu. "Yahudiler," dedi, onlara: "Peygamberiniz cehennem
bekçilerinin sayısını biliyor mu?" diye sordu. "Peki ne cevap verdiler?"
"Şimdilik bilmiyoruz, peygamberimizden soralım" dediler. Hz. Peygamber (sav):
"Bir kavme bilmediği şey sorulursa, onlar da: "Bilmiyoruz, peygamberimize
soralım deseler bu onlara galebe çalmak mı sayılır hiç? Fakat Yahudiler
peygamberlerine (olmayacak şey sormuşlar): "Bize açıktan açığa Allah`ı göster!"
demişlerdi. O Allah düşmanlarını bana getirin. Ben de onlara cennetin beyaz
toprağından sarayım." dedi. Yahudiler geldiler ve: "Ey Ebu`l-Kasım, cehennemin
bekçileri kaç tanedir?" dediler. Hz. Peygamber (sav) parmaklarıyla bir on, bir
de dokuz göstererek "19" dedi. "Evet!" dediler. Resulullah (sav) da onlara:
"Pekala cennetin toprağı nasıldır?" diye sordu. Bir ara sustular. Sonra: "Ey
Ebu`l-Kasım, bize sen söyle!" dediler. Resulullah (sav): " Beyaz undan yapılmış
ekmektir." |
| HadisNo |
: |
850 |
|
| |
| Fasil |
: |
TEFSİR BÖLÜMÜ -
ESBAB-I NÜZULE DAİR |
| Konu |
: |
Müddessir
Suresi |
| Ravi |
: |
Enes |
| Hadis |
: |
Müddessir suresinin 56. ayetinde geçen, "O,
kendisinden korkulmaya daha layık, bağışlamaya daha ehildir" ifadesini Hz.
Peygamber (sav)`in şöyle tefsir ettiğini belirtir: "Cenab-ı Hakk (burada)
buyuruyor ki: "Ben korkulmaya layığım, kim benden korkarsa, kendine bir başka
ilah edinmesin, onu affetmeye de ben ehilim, (bir başkası affedemez)" |
| HadisNo |
: |
851 |
|
| |
| Fasil |
: |
TEFSİR BÖLÜMÜ -
ESBAB-I NÜZULE DAİR |
| Konu |
: |
Kıyamet
Suresi |
| Ravi |
: |
İbnu
Abbas |
| Hadis |
: |
"Ey Muhammed! Cebrail sana Kur`an okurken, unutmamak
için acele edip onunla beraber söyleme (sadece dinle)" (Kıyamet 16) mealindeki
ayet hakkında şu açıklamayı yaptı: "Hz. Peygamber (sav) vahiy geldiği zaman
büyük bir şiddet (ve ağırlık) hissederdi. Bunun tesiriyle dudaklarını
kımıldatırdı. Bunun üzerine şu ayet indi. (mealen): "(Ey Muhammed, Cebrail sana
Kur`an okurken acele edip onunla beraber söyleme (sadece dinle). Onu toplamak ve
okutmak bize aittir" (Kıyamet 16). İbnu Abbas devamla der ki: "Ayette geçen
"onun toplanması" tabirinden murad "(yeni nazil olan) ayetin Hz. Peygamber
(sav)`in kalbinde toplanması, yerleşmesi, sonra da Hz. Peygamber (sav)
tarafından okunmasıdır." "Biz vahyi okuduğumuz zaman, sen onun kıraatine uy"
(18. ayet) ayetinde de, "Dinle ve sus, sonra onu sana biz okuturuz" denmektedir.
Bu vahiyden sonra, Cibril (a.s.) vahiyle gelince, sadece dinlerdi. Cibril
gidince yeni gelen vahyi, kendisine nasıl okunmuş ise, öylece okurdu." |
| HadisNo |
: |
852 |
|
| |
| Fasil |
: |
TEFSİR BÖLÜMÜ -
ESBAB-I NÜZULE DAİR |
| Konu |
: |
Mürselat
Suresi |
| Ravi |
: |
İbnu
Abbds |
| Hadis |
: |
Mürselat suresinde geçen: "O (ateş), her biri sanki
bir kasr (büyüklüğünde) kıvılcım atar" (32. ayet) mealindeki ayet hakkında şunu
söyledi: "Biz kış için üç zira` boyunda veya daha küçük odun toplar, bunlara:
"kasr" derdik. İbnu Abbas: Müteakiben gelen ... ayetinde geçen ... kelimesini de
"Gemi halatlarıdır, (kuvvetli olmaları için) insanların belleri kalınlığına
ulaşacak kadar kat kat edilmiş kalın halatlar" diye açıklamıştır. |
| HadisNo |
: |
853 |
|
| |
|
| |
| Fasil |
: |
TEFSİR BÖLÜMÜ -
ESBAB-I NÜZULE DAİR |
| Konu |
: |
Abese
Suresi |
| Ravi |
: |
Urve |
| Hadis |
: |
Hz. Aişe (ra) buyurdu ki; Abese ve Tevella suresi
ama olan İbnu Ümm-i Mektum hakkında nazil oldu. Şöyle ki: Bir gün Hz. Peygamber
(sav)`in yanına geldi ve: "Ey Allah`ın Resulü beni irşad et" diye talebde
bulunmaya başladı. O sıra Resulullah (sav)`ın yanında müşriklerin büyüklerinden
biri vardı, İbnu Ümm-i Mektum`a cevap vermedi, o ısrar edince ondan yüzünü
çeviriyor, öbürüne yöneliyor ve: "(Tevhid üzerine) söylediklerimde bir beis
görüyor musun?" diye soruyordu. Müşrik: "Hayır!" diye cevap vermişti. İşte sure
bunun üzerine indi." |
| HadisNo |
: |
855 |
|
| |
| Fasil |
: |
TEFSİR BÖLÜMÜ -
ESBAB-I NÜZULE DAİR |
| Konu |
: |
Abese
Suresi |
| Ravi |
: |
İbnu
Abbas |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Sizler kıyamet günü
ayakkabısız, çıplak ve sünnetsiz olarak haşir meydanında toplanacaksınız." Bu
açıklama üzerine bir kadın sordu: "(Bu durumda) birbirimizin avret yerlerini
görmez miyiz?" Resulullah (sav) (Abese suresinde geçen bir ayetle cevap verdi):
"Ey kadın! "O gün herkesin kendine yeter derdi vardır" (37. Ayet). |
| HadisNo |
: |
856 |
|
| |
| |
|
| |
| Fasil |
: |
TEFSİR BÖLÜMÜ -
ESBAB-I NÜZULE DAİR |
| Konu |
: |
Mutaffifin
Suresi |
| Ravi |
: |
Ebu
Hüreyre |
| Hadis |
: |
Hz. Peygamber (sav) buyurdu ki: "Kul bir hata
yaptığı zaman kalbinde siyah bir iz meydana gelir. Eğer kişi, o hatadan nefsini
uzaklaştırır, af taleb eder ve tevbede bulunursa kalbi cilalanarak (leke
silinir). Bilakis, aynı günahı işlemeye devam ederse, kalpteki leke artırılır.
Hatta bir zaman gelir, kalbi tamamen kaplar, işte bu durum Cenab-ı Hakk`ın:
"Bilakis, onların irtikab edegeldikleri, kalplerini paslandırmıştır" (Mutaffifm
14) mealindeki ayette zikrettiği pasdır." |
| HadisNo |
: |
859 |
|
| |
| Fasil |
: |
TEFSİR BÖLÜMÜ -
ESBAB-I NÜZULE DAİR |
| Konu |
: |
İnşikak
Suresi |
| Ravi |
: |
İbnu
Abbas |
| Hadis |
: |
İnşikak suresinin 19. ayetinde geçen, "Bir tabakadan
diğer tabakaya bineceksiniz" mealindeki, ... (ayetini biraz farklı okuyup):
"Burada muhatap Peygamberiniz (sav)`dir, O`nun bir halden bir başka hale
geçeceğini belirtmektedir" demiştir. |
| HadisNo |
: |
860 |
|
| |
| Fasil |
: |
TEFSİR BÖLÜMÜ -
ESBAB-I NÜZULE DAİR |
| Konu |
: |
Büruc
Suresi |
| Ravi |
: |
Ebu
Hüreyre |
| Hadis |
: |
Hz. Resulullah (sav) buyurdular ki: (Büruc
süresinin), "İçlerinde burçları bulunan semaya, vaadedilen güne, şahidlik edene
ve şahidlik edilene andolsun." ayetlerinde (1-3) geçen "vaadedilen gün"den
maksad kıyamet günüdür; "şahidlik edilen gün"den maksad arefe günüdür; "şahidlik
eden"den maksad da cuma günüdür." Resulullah (sav) devamla buyurdular ki:
"Güneş, cumadan daha hayırlı bir gün üzerine ne doğdu ne de battı. Onda bir an
vardır ki, hayır duası o ana rastlayan bir kulun duası, mutlaka kabul edilir,
bir şerden sakınma (istiaze) talebinde bulunan kimse de mutlaka ondan
sakındırılır." |
| HadisNo |
: |
861 |
|
| |
| Fasil |
: |
TEFSİR BÖLÜMÜ -
ESBAB-I NÜZULE DAİR |
| Konu |
: |
A`la
Suresi |
| Ravi |
: |
Ebu
Zerr |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) mescidde iken huzuruna girdim.
Bana: "Ey Ebu Zerr mescide tahiyye (selam vermek) gerekir" buyurdu. Ben:
"Mescide verilecek selam nedir?" diye sorunca: "(Girince) kılacağın iki rek`at
namazdır" dedi. Ben: "Ey Allah`ın Resulü, Hz. İbrahim ve Hz. Musa`nın
suhuflarında olanlardan herhangi bir şey size indirildi mi?" diye sordum, şu
cevabı verdi: "Ey Ebu Zerr! (Evet, şu mealdeki ayetler indi deyip okudu:)
"Şüphesiz iyi temizlenen ve Rabbinin adını zikredip de namaz kılan kimse
umduğuna erişmiştir. Belki siz dünya hayatını (ahiretten) üstün tutarsınız.
Halbuki ahiret daha hayırlı, daha süreklidir. Şüphesiz ki bunlar evvelki
sabitelerde, İbrahim ile Musa`nın sahifelerinde de vardır" (A`la, 14-19). Ben
tekrar sordum: "Ey Allah`ın Resulü, Hz. İbrahim ve Hz. Musa (a.s.)`nın
suhuflarında ne vardı?" "Bunlarda" dedi, "hep ibretli şeyler vardı, (mesela
şöyle denmişti): Ölümü görüp bildiği halde gamsız-kedersiz yaşayana şaşarım,
Cehenneme kesinlikle inandığı halde gülene şaşarım, içinde yaşayanlarla birlikte
dünyanın devamlı değiştiğini görüp de ondan tatmin bulana şaşarım. Kadere inanıp
da (haram-helal ayırımı yapmadan hırsla mal peşinde) yorulana şaşarım. Ahiret
hesabına inanıp da o maksadla çalışmayana şaşarım" (Rezin ilavesidir,
ed-Dürrü`l-Mensur`da (6, 341) daha uzun olarak kaydedilmiştir) |
| HadisNo |
: |
862 |
|
| |
|
| |
| Fasil |
: |
TEFSİR BÖLÜMÜ -
ESBAB-I NÜZULE DAİR |
| Konu |
: |
Şems
Suresi |
| Ravi |
: |
Abdullah İbnu
Zem`a |
| Hadis |
: |
Ben birgün Resulullah (sav)`ı bir hutbe sırasında
dinledim. (Şems suresinde zikri geçen) deveden ve onu boğazlayandan
bahsediyordu. Aleyhissalatu vesselam Efendimiz şöyle demişlerdir: "(Ayette
geçen) "En azgını ileri atıldı" yani: "Deveyi öldürmek üzere kaba, güçlü ve
kavmi içinde Ebu Zem`a gibi desteği olan bir adam fırlayıp (deveyi öldürdü).
Sonra Hz. Peygamber (sav)`in (bu meseleyi bırakarak) kadınlarla ilgili şeylerden
bahsetmeye başladığını işitim. Buyurdular ki: "Sizden biri hangi düşünceyle
hanımını köle dövercesine dövmeye tevessül eder? Akşam olunca aynı yatakta
beraber yatmayacaklar mı?" Ravi devamla der ki: "Sonra Resulullah (sav) cemaate
yönelerek seslice yellenen kimseye gülenlere nasihatte bulundu ve; "Onun bu
yaptığına niye gülüyorsunuz!" diyerek (gülmeyi yasakladı). |
| HadisNo |
: |
864 |
|
| |
| Fasil |
: |
TEFSİR BÖLÜMÜ -
ESBAB-I NÜZULE DAİR |
| Konu |
: |
Duha
Suresi |
| Ravi |
: |
Cündeb İbnu
Süfyan el-Beceli |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) hastalanmıştı, bir veya iki gece
kalkamadı. Bir kadın gelerek: "Ey Muhammed, ümid ederim ki, şeytanın seni
terketmiştir, zira iki veya üç gecedir sana geldiğini görmedim" dedi. Bunun
üzerine şu ayet nazil oldu. (mealen): "Andolsun kuşluk vaktine, (insanların)
süküna vardığı dem geceye ki, (Habibim) Rabbin seni terketmedi, sana darılmadı
da" (Duha 1-3). |
| HadisNo |
: |
865 |
|
| |
| Fasil |
: |
TEFSİR BÖLÜMÜ -
ESBAB-I NÜZULE DAİR |
| Konu |
: |
Duha
Suresi |
| Ravi |
: |
|
| Hadis |
: |
Bir rivayette şöyle gelmiştir: "Cibril (a.s.)
Resulullah (sav)`a vahiy getirmede gecikmişti. Müşrikler: "Muhammed`e artık veda
edildi (ebediyyen terkedildi)" dediler. Bunun Üzerine (Duha suresi) nazil
oldu." |
| HadisNo |
: |
866 |
|
| |
| Fasil |
: |
TEFSİR BÖLÜMÜ -
ESBAB-I NÜZULE DAİR |
| Konu |
: |
İkra` (Alak)
Suresi |
| Ravi |
: |
İbnu
Abbas |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) namaz kılarken Ebu Cehil gelip,
hiddetle: "Ben seni bundan yasaklamadım mı? Ben seni bundan yasaklamadım mı? Ben
seni bundan yasaklamadım mı?" dedi. Hz. Peygamber (sav) namazdan çıkıp, Ebu
Cehil`i (davranışı sebebiyle) sertçe azarladı. Bunun üzerine Ebu Cehil:
"Biliyorsun ki Mekke`de adamı en çok olan benim (bana baskın çıkmaya gücün
yetmez)" dedi. Onun bu sözüne mukabil Cenab-ı Hakk şu ayeti inzal buyurdu:
"Haydi meclisini çağırsın, biz de zebanileri çağırırız" (Alak 17-18.) İbnu Abbas
(ra) der ki: "Allah`a kasem olsun adamlarını çağırsaydı, herifi, Allah`ın
zebanileri anında yakalayacaklardı." |
| HadisNo |
: |
867 |
| |
| Fasil |
: |
TEFSİR BÖLÜMÜ -
ESBAB-I NÜZULE DAİR |
| Konu |
: |
Kadr
Suresi |
| Ravi |
: |
|
| Hadis |
: |
İmam Malik`in Muvatta`da kaydına göre şu rivayet
kendine ulaşmıştır: "Hz. Peygamber (sav)`e ümmetinin ömrü gösterilmiş.
Resulullah (sa}, önceki ümmetlerin ömrüne nisbetle kısa olduğu için, amelde
onların uzun ömürde işlediklerine yetişemezler diye bu ömrü kısa bulmuş. Bunun
üzerine Cenab-ı Hakk bin aydan hayırlı olan Kadir Gecesini vermiştir." |
| HadisNo |
: |
868 |
|
| |
|
| |
| Fasil |
: |
TEFSİR BÖLÜMÜ -
ESBAB-I NÜZULE DAİR |
| Konu |
: |
Kadr
Suresi |
| Ravi |
: |
İbnu
Ömer |
| Hadis |
: |
Hz. Peygamber (sav)`ın ashabından bazılarına (ra),
rüyalarında, Kadir gecesinin Ramazanın son yedisinde olduğu gösterildi. Rüyaları
kendisine anlatılınca Efendimiz (sav): "Görüyorum ki, rüyanız son yediye tetabuk
etmektedir. Öyleyse, Kadir gecesini aramak isteyen son yedide arasın" buyurdu."
(Tirmizi`de bulunamamıştır) |
| HadisNo |
: |
870 |
|
| |
|
| |
| Fasil |
: |
TEFSİR BÖLÜMÜ -
ESBAB-I NÜZULE DAİR |
| Konu |
: |
Kadr
Suresi |
| Ravi |
: |
Ebu
Said |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kadir gecesi bana
(bugün rüyamda) gösterildi, (şu anda hangisi olduğunu unuttum). O gecenin
sabahında kendimi su ve toprak içinde secde eder buldum." Derken hava bozdu,
yağmur başladı. Zaten mescid çardak şeklindeydi (üstü ağaç dallarıyla örtülü
idi). Resulullah (sav)`ın burnu (alnı) üzerinde ve burun yumuşaklarında su ve
toprak bulaşığını gördüm. O gün Ramazanın yirmi birinci sabahıydı. |
| HadisNo |
: |
872 |
|
| |
|
| |
|
| |
| Fasil |
: |
TEFSİR BÖLÜMÜ -
ESBAB-I NÜZULE DAİR |
| Konu |
: |
Kadr
Suresi |
| Ravi |
: |
Zirr İbnu
Hubeyş |
| Hadis |
: |
Ubey İbnu Ka`b (ra)`a dedim ki, "İbnu Mes`ud (ra):
"Bütün sene geceleri kalkan kimse Kadir gecesine tesadüf edebilir diyormuş (ne
dersiniz?)." Bana şu cevabı verdi: "Kendisinden başka ilah olmayan Zat-ı
Zülcelal`e yemin olsun, Kadir gecesi Ramazan ayındadır. Ve o gece, Resulullah
(sav)`ın bize kalkmamızı emrettiği gecedir, o da yirmi yedinci gecedir. Bunun
emaresi, o gecenin sabahında güneşin beyaz ve ışınsız olarak
doğmasıdır." |
| HadisNo |
: |
875 |
|
| |
| Fasil |
: |
TEFSİR BÖLÜMÜ -
ESBAB-I NÜZULE DAİR |
| Konu |
: |
Kadr
Suresi |
| Ravi |
: |
Yusuf İbnu
Sa`d |
| Hadis |
: |
Hasan İbnu Ali (ra), Hz. Muaviye`ye biat ettikten
sonra, bir adam yanına gelip: "Mü`minlerin yüzünü kara ettin (veya: Ey
mü`minlerin yüzünü karartan adam) (diye öfkesini) dile getirdi. Hz. Hüseyin (ra)
adama (tatlılıkla mukabele etti): "Allah`ın rahmetine banasıca, niye böyle
şiddetli çıkışıyorsun. Nitekim Resulullah (sav) Beni Ümeyye`yi (sağken
rüyasında, tek tek halife olup) minbere çıkmış gördü. Bu onu üzmüştü ki şu
ayetler indi: "Biz sana Kevser`i verdik" (Kevser 1). "Biz onu sana Kadir
gecesinde indirdik. Kadir gecesinin (o büyük fazilet ve şerefini) sana bildiren
nedir? Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır (Bu gece senden sonra Beni Ümeyye`nin
saltanat süreceği) bin aydan hayırlıdır." Kasım İbnu`l-Fadl (merhum der ki:
"Beni Ümeyye`nin iktidar müddetlerini ay olarak saydık, tam bin aydı, ne fazla
ne eksik." |
| HadisNo |
: |
876 |
|
| |
| Fasil |
: |
TEFSİR BÖLÜMÜ -
ESBAB-I NÜZULE DAİR |
| Konu |
: |
Zilzal
Suresi |
| Ravi |
: |
Abdullah İbnu
Amr İbnü`l-As |
| Hadis |
: |
Bir adam Resulullah (sav)`a gelerek, "Bana cami
(özlü) bir sure Öğret" talebinde bulundu. Peygamberimiz (sav) de ona İza
Zülzilet suresini öğretti. (Ta`lim işi bitince) adam şunu söyledi: "Seni hakla
gönderen Zat`a yemin olsun (buradaki ameller bana yeter), buna asla başka bir
(amel) ilave etmeyeceğim." Adam ayrılır ayrılmaz Resulullah (sav): "Adamcağız
kurtuldu!" dedi ve bu sözü iki kere tekrar etti. |
| HadisNo |
: |
877 |
| |
|
| |
| Fasil |
: |
TEFSİR BÖLÜMÜ -
ESBAB-I NÜZULE DAİR |
| Konu |
: |
Zilzal
Suresi |
| Ravi |
: |
İbnu
Abbas |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur: "İza Zülzilet
suresi Kur`an`ı Kerim`in yarısına denktir. Kul hüvallahü ahad (İhlas) suresi
Kur`an-ı Kerim`in üçte birine denktir. Kul ya eyyühe`l Kafirün suresi de
Kur`an-ı Kerim`in dörtte birine denktir." |
| HadisNo |
: |
879 |
|
| |
| Fasil |
: |
TEFSİR BÖLÜMÜ -
ESBAB-I NÜZULE DAİR |
| Konu |
: |
Zilzal
Suresi |
| Ravi |
: |
Ebu
Hüreyre |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) efendimiz: "(Arz) o gün Rabbinin
ona vahyetmesiyle haberlerini anlatır" mealindeki ayeti okudu ve: "Arzın
anlatacağı haberleri nelerdir, biliyor musunuz?" diye sordu. Yanındakiler:
"Allah ve Resulü bilir!" diye cevap verdiler. Resulullah (sav) açıkladı: "Bu
haber, kadın ve erkek her kulun arz üzerinde işlemiş oldukları amellere şahidlik
etmesidir. Her kul için arz: "Şu ayda, şu günde, şu şu işlemi yaptı"
diyecektir" |
| HadisNo |
: |
880 |
|
| |
| Fasil |
: |
TEFSİR BÖLÜMÜ -
ESBAB-I NÜZULE DAİR |
| Konu |
: |
Tekasür
Suresi |
| Ravi |
: |
Zübeyr |
| Hadis |
: |
Tekasür suresinde geçen: "Andolsun o gün elbet ve
elbet nimet(ler)den hesaba çekileceksiniz" (8. ayet), ayeti ile ilgili olarak
Hz. Peygamber (sav)`e şöyle demiştir: "Ey Allah`ın Resulü! (yeyip içtiğimiz)
hurma ve su olan iki siyahtan ibaretken hangi nimetlerden hesaba çekileceğiz?"
Resulullah (sav) şu cevabı verir: "O, mutlaka olacak!" |
| HadisNo |
: |
881 |
|
| |
|
| |
|
| |
| Fasil |
: |
TEFSİR BÖLÜMÜ -
ESBAB-I NÜZULE DAİR |
| Konu |
: |
Kevser
Suresi |
| Ravi |
: |
Enes |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) bir gün mecsidde iken hafif bir
uyku kestirmesi yaptı, sonra gülerek başını kaldırdı. Kendisine: "Ey Allah`ın
Resulü, niçin gülüyorsunuz?" diye sorulunca: "Bana az önce şu süre nazil oldu"
deyip besmele çekti, sonuna kadar Kevser süresini okudu:
"Bismillahirrahmanirrahim! Ey Muhammed! Doğrusu sana pek çok nimet vermişizdir.
Öyleyse Rabbin için namaz kıl, kurban kes. Doğrusu adı sanı ortadan kalkacak
olan, sana kin tutan kimsedir" (Kevser 1-3) Resulullah kıraati tamamlayınca
sordu: "Kevser`in ne olduğunu biliyor musunuz?" Biz: "Allah ve Resulü bilir"
dedik. Resulullah (sav) açıkladı: "Bu bir nehirdir, Rabbim onu bana
vaadetmiştir, O nehir üzerinde pek çok hayırlar var. Bu bir havuzdur da. Kıyamet
günü ümmetim onun başında (su içmek üzere) toplanacak. Bu havuzdaki maşrapalar
gökteki yıldızlar kadar çoktur. Derken içlerinden bir kul çıkarılıp atılacak.
Ben müdahale edip: "Ey Rabbim (onu niye atıyorsun) o benim ümmetimdendir?"
diyeceğim. Ancak Cenab-ı Hakk: "Bunlar senden sonra ne bid`atler işlediler senin
haberin yok" diyecek." |
| HadisNo |
: |
884 |
|
| |
| Fasil |
: |
TEFSİR BÖLÜMÜ -
ESBAB-I NÜZULE DAİR |
| Konu |
: |
Kevser
Suresi |
| Ravi |
: |
İbnu
Abbas |
| Hadis |
: |
Kureyş şöyle dedikodu yapmıştı: "Muhammed`in erkek
evladı yok. Bir öldü mü arkası kesildi demektir." Bunun üzerine Cenab-ı Hakk,
Kevser süresini (sonuncu ayet olan): "Asıl arkası kesik olan sana kin tutandır"
a kadar inzal buyurdu." (Rezin`in ilavesidir) |
| HadisNo |
: |
885 |
|
| |
|
| |
| Fasil |
: |
TEFSİR BÖLÜMÜ -
ESBAB-I NÜZULE DAİR |
| Konu |
: |
Nasr
Suresi |
| Ravi |
: |
İbnu
Abbas |
| Hadis |
: |
Hz. Ömer (ra) beni Bedir şeyhleri ile birlikte
(sohbet ve istişare meclislerine) alıyordu. Bu hal, sanki, birilerinin ağırına
gitmişti: "Bunu niye bizimle birlikte cemaate alıyorsun, bizim onun kadar
oğlanlarımız var?" diye Hz. Ömer`e tarizde bulundu. Hz. Ömer kendilerine: "Onun
kimlerden olduğunu biliyorsunuz" diye cevap ver(ip geçiştir)di. Bir gün beni
çağırıp yine onlarla birlikte meclise aldı. Bu sefer, sırf beni(m liyakatımı)
onlara göstermek için beni çağırdığını anlamıştım. Hz. Ömer (ra): "Cenab-ı
Hakk`ın İza cae nasrullah ve`l-feth (Nasr 1) kavl-i şerifi hakkında ne
dersiniz?" diye sordu. Cemaatten bazıları: "Yardıma ve fethe mazhar olduğumuz
zaman Allah`a hamdetmek ve istiğfarda bulunmakla emrolunduk" diye cevap verdi.
Bazıları hiçbir şey söylemedi. Hz. Ömer (ra) bana yönelerek: "Ey İbnu Abbas, sen
de mi böyle söylüyorsun?" dedi. Ben: "Hayır" dedim ve sustum. Hz. Ömer: "Öyleyse
söyle, sen ne diyorsun?" diye bana söz verdi. Ben şu açıklamayı yaptım: "Bu sure
Resulullah (sav)`ın ecelidir, kendisine bu sure ile haber verilmiştir. Bu surede
Cenab-ı Hakk (Resulüne şöyle demiştir): "Allah`ın nusreti ve fethi geldiği
zaman, bil ki bu senin ecelinin artık yakınlığına alamettir. öyle ise hamdederek
Rabbini tesbih et ve ona istiğfarda bulun. O tövbeleri kabul edicidir." Bu
yorumun üzerine Hz. Ömer: "Bundan ben de senin söylediğini anlıyorum"
dedi. |
| HadisNo |
: |
887 |
| |
| Fasil |
: |
TEFSİR BÖLÜMÜ -
ESBAB-I NÜZULE DAİR |
| Konu |
: |
İhlas
Suresi |
| Ravi |
: |
Ebu
Said |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) (bir gün) ashabına: "Sizden biri
bir gecede Kur`an-ı Kerim`in üçtebirini okumaktan aciz midir?" diye sordu. "Buna
hangimiz güç yetirebilir?" dediler. Resulullah (sav): "Allahu Ahad,
Allahu`s-Samed (İhlas süresi) Kur`an`ın üçtebiri dir" buyurdu. |
| HadisNo |
: |
888 |
|
| |
|
| |
|
| |
| Fasil |
: |
TEFSİR BÖLÜMÜ -
ESBAB-I NÜZULE DAİR |
| Konu |
: |
İhlas
Suresi |
| Ravi |
: |
Enes |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim yatağında
uyumak isteyince, sağ tarafının üstüne yatar, sonra da Kul hüvallahu ahad`ı yüz
kere okursa, Rab Teala kıyamet günü kendisine: "Sağın üzerinde cennete gir"
diyecektir. |
| HadisNo |
: |
891 |
|
| |
| Fasil |
: |
TEFSİR BÖLÜMÜ -
ESBAB-I NÜZULE DAİR |
| Konu |
: |
İhlas
Suresi |
| Ravi |
: |
Übey İbnu
Ka`b |
| Hadis |
: |
Müşrikler, Hz. Peygamber (sav)`a: "Rabbini bize
tavsif et (tanıt)!" dediler. Bunun üzerine İhlas süresi indi. "De ki: O,
Allah`dır, bir tekdir. O Allah`tır, sameddir (hiçbir şeye muhtaç değil, her şey
O`na muhtaç). Doğurmamıştır, doğurulmamıştır. Hiçbir şey O`nun dengi (ve
benzeri) değildir" (1-4). Übey (ra) bu sürede geçen bazı tabirleri şöyle
açıkladı: "Samed, doğurmayan ve doğurulmayan demektir, çünkü doğan her şey
mutlaka ölecektir. Ölen her şeye varis olunacaktır. Allah ise ne ölür, ne de
O`na varis olunur. "Hiçbir şey O`nun dengi (ve benzeri) değildir" ayeti de (O`na
bir benzer, bir denk olmadığını, Allah`a benzeyen hiçbir şey bulunmadığını ifade
eder." |
| HadisNo |
: |
892 |
|
| |
|
| |
| Fasil |
: |
TEFSİR BÖLÜMÜ -
ESBAB-I NÜZULE DAİR |
| Konu |
: |
İhlas
Suresi |
| Ravi |
: |
Ebu
Hüreyre |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah Teala
Hazretleri diyor ki: "Ademoğlu bana şetmediyor (hakkımda münasib olmayan söz
sarfediyor). Ancak bu ona yakışmaz. Ademoğlu beni tekzib ediyor, ancak beni
tekzib etmek ona yakışmaz. Bana ettiği şetme gelince: "Bu, onun, bana evlad
nisbet etmesidir. Tekzibine gelince, bu onun `Allah, yarattığı gibi beni tekrar
diriltmeyecek` demesidir. Halbuki, ikinci sefer tekrar diriltmek, bana, yoktan
var etmeye nazaran zor gelecek bir iş değildir." |
| HadisNo |
: |
894 |
|
| |
| Fasil |
: |
TEFSİR BÖLÜMÜ -
ESBAB-I NÜZULE DAİR |
| Konu |
: |
İhlas
Suresi |
| Ravi |
: |
|
| Hadis |
: |
Yine Buhari ve Nesai`de kaydedilen bir diğer
rivayette; "Bana olan şetmi: "Allah kendisine çocuk edindi" demesidir. Halbuki
ben bir tekim, samedim, doğurmayan, doğurulmayan, hiçbir misli
bulunmayanım." |
| HadisNo |
: |
895 |
|
| |
|
| |
| |
| Fasil |
: |
TEFSİR BÖLÜMÜ -
ESBAB-I NÜZULE DAİR |
| Konu |
: |
Muavvizeteyn
(Nas-Felak) Sureleri |
| Ravi |
: |
Abdullah İbnu
Hubeyb |
| Hadis |
: |
Hafif bir yağmur ve karanlığa maruz kalmıştık. Bize
namaz kıldırsın diye Resulullah (sav)`ı bekledik." (Ravi der ki; Abdullah İbnu
Hubeyb şu manada birşeyler daha söyledi: "Resulullah (sav) çıktı ve: "Söyle"
dedi. Ben: "Ne söyliyeyim?" diye sordum. Bunun üzerine: "Aksama ve sabaha erince
Kul hüvallahu ahad ve Muavvizeteyn sürelerini üçer kere oku. Bu sana, her şeye
karşı yeterlidir" dedi. |
| HadisNo |
: |
898 |
|
| |
| Fasil |
: |
TEFSİR BÖLÜMÜ -
ESBAB-I NÜZULE DAİR |
| Konu |
: |
Muavvizeteyn
(Nas-Felak) Sureleri |
| Ravi |
: |
Cabir |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) bana: "Ey Cabir okur dedi. Ben:
"Annem babam sana kurban olsun, ne okuyayım?" diye sordum. Bunun üzerine: "Kul
euzu bi-rabbi`l-felak ve Kul euzu bi-rabbi`n-nas surelerini oku!" dedi. Ben de
onları okudum. Resulullah ilaveten: "Bu iki süreyi oku, bunlar gibisini asla
okuyamıyacaksın!" dedi. |
| HadisNo |
: |
899 |
|
| |
|
| |
|
| |
|
|
|
|
|
|
|
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder