Translate

14 Temmuz 2012 Cumartesi

TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR-5-


Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Tahrim Suresi
Ravi : Aişe
Hadis : Hz. Peygamber (sav) balı ve tatlı şeyleri severdi. Ayrıca, ikindi namazlarını kıldıktan sonra (hergün) kadınlarını teker teker ziyaret eder, herbirine yaklaşır (sohbette bulunurdu.) Bu ziyaretlerinin birinde Hz. Hafsa (ra)`nın yanına girmişti. Bu defa onun yanında, her zamanki kaldığı mutad müddetten fazla kaldı. Ben bunu kıskanarak sebebini (Resulullah`ın diğer hanımlarından) sordum. Bana: "Yakınlarından bir kadın Hafsa`ya bir okka (Taif) balı hediye etti, Resulullah (ra)`a ondan şerbet yapıp ikram etmiş olmalı, (o da şerbet hatırına sohbetini biraz uzatmıştır)" dediler. Ben: "Öyleyse, kasem olsun biz de ona mutlaka bir hile kurmalıyız!" dedim. Şevde (ra)`e: "(Hafsa`dan sonra sıra senin) O girince sana yaklaşacak. Sana yaklaşınca O`na: "Ey Allah`ın Resulü! Sen megafih mi yedin?" diyeceksin. (Ben biliyorum ki, o sana:) "Hayır! "diyecek. O zaman sen de: "Öyleyse senden bumuma gelen bu koku da ne?" diyeceksin." Bir rivayette Hz. Aişe şu açıklamayı yapar: "Resulullah (sav) kendisinde kötü bir koku hissedilmesine tahammül edemez, buna çok üzülürdü (Bu sebeple gerçeği itiraf ederek) muhakkak "Hafsa bana bal şerbeti ikram etti" diyecek. O zaman sen kendisine "Demek ki arı, balını urfut ağacından almış" diyeceksin. (Senden sonra bana uğradığı zaman) ben de böyle hareket edip aynı şeyleri söyleyeceğim. Ey Safiyye, sana uğradığı zaman sen de aynı şeyleri söyle! dedim." Hz. Aişe anlatmaya devam etti: "Sevde (bilahere bana) dedi ki: "Kendinden başka ilah bulunmayan Allah`a kasem olsun, bana tenbih ettiğin şeyleri, Resulullah (sav) kapıdan görünür görünmez, senden korktuğum için (unutmadan) hemen söylemek istedim." Ne ise, Resulullah (sav) kendisine yaklaşınca Sevde: "Ey Allah`ın Resulü meğafir mi yediniz?" der: "Hayır!" cevabını alır. Bunun üzerine aralarında şu konuşma geçer: "Öyleyse bu koku da ne?" "Hafsa bana bal şerbeti ikram etti." "Demek ki arı urfut yemiş." Hz. Aişe (ra) anlatmaya devam ediyor: "Resulullah (sav) bana uğrayınca ben de aynı şeyleri söyledim. Keza, Safiyye (ra)`ye uğrayınca o da aynı şeyleri söyledi. Müteakiben Resulullah (sav) Hafsa (ra)`nın yanına girince: "Ey Allah`ın Resulü sana o şerbetten ikram edeyim mi?" diye sorar. Hz. Peygamber (sav): "Hayır, ihtiyacım yok!" cevabını verir. (Bu durumu işittiği zaman) Sevde (ra): "Allah`a kasem olsun balı ona haram ettik!" dedi. Ben kendisine: "Sus, (sesini çıkarma)" dedim."
HadisNo : 838
Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Tahrim Suresi
Ravi :
Hadis : Bir başka rivayette Resulullah (sav): "Zeyneb Bintu Cahş`ın yanında bal şerbeti içtim, artık bir daha onu içmeyeceğim" der ve şu ayet nazil olur: "Ey Peygamber , sen zevcelerinin hoşnudluğunu arayarak, Allah`ın sana helal kıldığı şeyi niçin kendine haram ediyorsun? (Bununla beraber üzülme) Allah çok mağfiret edici, çok esirgeyicidir. Allah, yeminlerinizin (keffaretle) çözülmesini size farz kılmıştır. Allah sizin yardımcınızdır. Ve O, hakkıyle bilendir, tam hüküm ve hikmet sahibidir. Hani Peygamber, zevcelerinden birine gizli bir söz söylemişti. Bunun üzerine o (zevce) bunu haber verip de Allah da ona bunu açıklayınca (peygamber) bunun ancak bir kısmım bildirmiş, bir kısmından da vazgeçmişti. Artık bunu kendisine söyleyince o (zevce) "Bunu sana kim haber verdi?" dedi. (Peygamber de), "Bana her şeyi bilen, her şeyden haberdar olan (Allah) haber verdi" dedi. Eğer her ikiniz de Allah`a tevbe ederseniz (ne ala, çünkü) hakikaten sizin kalpleriniz kaymıştır, (yok) onun aleyhinde birbirinize arka verirseniz, hiç şüphesiz Allah bizzat onun yardımcısıdır, Cebrail de mü`minlerin salih olanları da. Bunların ardından bütün melekler de (ona) yardımcıdır." (Tahrim 1-4). (Ayet-i kerimede geçen:) "Eğer her ikiniz de Allah`a tevbe ederseniz" ibaresinde kastedilen iki şahıs Hz. Hafsa ve Hz. Aişe (ra) dir. (Yine ayet-i kerimede geçen:) "Hani peygamber, zevcelerinen birine gizli bir söz söylemişti..." ibaresinde zikri geçen gizli söz, Resulullah`ın: "Bal şerbeti içitim, artık bir daha içmeyeceğim, bu hususta yemin de ettim, ancak bunu bir başkasına açma" şeklindeki sözleridir."
HadisNo : 839
Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Tahrim Suresi
Ravi : Enes
Hadis : Resulullah (sav)`ın zaman zaman birleştiği bir cariyesi vardı. Hz. Aişe ve Hz. Hafsa (ra) (cariyeye temasını önlemek için) peşini bırakmadılar. Sonunda Resulullah (sav) bu cariyeyi nefsine haram etti. Bunun üzerine: "Ey Peygamber, sen zevcelerinin hoşnudluğunu arayarak, Allah`ın sana helal kıldığı şeyi niçin kendine haram ediyorsun?..." diye başlayan Tahrim süresi nazil oldu."
HadisNo : 840
Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Mülk Suresi
Ravi : Ebu Hüreyre
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kur`an-ı Kerim`de otuz ayetlik (şanı yüce) bir süre vardır. Bu süre (kendisini okuyan) kimseye (kıyamet günü) şefaat eder ve Allah`ın onu affetmesini sağlar. Bu süre Tebarekellezi bi-Yedihi`l`Mülk`dür" (Ebu Davud`daki rivayette: "(Okumak suretiyle) arkadaşlığını kazanan kimseye sure şefaat eder" denilmiştir.)
HadisNo : 841
Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Mülk Suresi
Ravi : İbnu Abbas
Hadis : Tirmizi`de, İbnu Abbas`tan gelen bir diğer rivayette, İbnu Abbas (ra) Resulullah (sav)`ın şöyle dediğini belirtir: "Bu süre (kabir azabına, veya kabir azabına sebep olan günahlara karşı) engeldir, bu süre kurtuluş sebebidir, kişiyi kabir azabından kurtarır." (Rezin şunu ilave etmiştir: "İbni Şihab demiştir ki: "Humeyd İbnu Abdirrahman`ın bana haber verdiğine göre, Resulullah şöyle buyurmuştur: "Mülk suresi, kabirde, arkadaşı yerine mücadele eder (ve onu azabtan korur))
HadisNo : 842
Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Nun (Kalem) Suresi
Ravi : İbnu Abbas
Hadis : "Pek kaba, bir de kulağı kesik" (Kalem 13) mealindeki ayet hakkında şu açıklamayı yapmıştır: "Burada zikredilen kimse Kureyş`ten bir adamdır, onun kulağında, koyun kulağındaki kesiklik gibi bir kesiklik vardı."
HadisNo : 843
Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Nun (Kalem) Suresi
Ravi : Ebu Said
Hadis : Resulullah (sav)`ı dinledim, "Baldırların açılacağı, kendilerinin secdeye davet edileceği gün..." (Kalem 42) mealindeki ayetle ilgili olarak şöyle diyordu: "Rabbimiz baldırını açar, her mü`min erkek ve her mü`min kadın O`na secde eder. Dünyada iken kendisine riya ve gösteriş olarak secde edenler geri kalırlar. Onlar da secde etmeye kalkarlar, ancak sırtları bükülmeyen yekpare bir tabakaya dönüşür (ve secde edemezler)."
HadisNo : 844
Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Nuh Suresi
Ravi : İbnu Abbas
Hadis : Nuh (a.s.) kavminde mevcut olan putlar sonradan Araplara intikal etmiştir. Şöyle ki: Vedd adındaki put Devmetu`l-Cendel`de idi ve Kelb kabilesine aitti. Süva` adındaki put Hüzeyl`in idi. Yeğüs adındaki put Murad kabilesine aitti. Sonra Benu Gutayf`ın oldu, Sebe`ye yakın Curf nam mevkideydi. Yeuk, Hamedan`a aitti. Nesr, Himyer`in, Al-i Zi`l-Kela`ın idi. Bu put isimleri aslında Nuh kavmindeki salih kimselere aitti. Şeytan bu salihler ölünce kavimlerine şu telkini yaptı: "Salih kişilerinizin oturmuş oldukları yerlere (onların hatırasına dikitler dikin ve bunlara onların isimlerini verin". Halk bu telkine uyup, söyleneni yaptı. Bidayette tapınma yoktu. Ancak ne zaman ki bunlar helak olup gittiler ve haklarındaki bilgi de unutuldu, bu putlara tapınmaya başladılar."
HadisNo : 845
Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Cin Suresi
Ravi : İbnu Abbas
Hadis : Hz. Peygamber (sav), cinlere Kur`an okumadığı gibi, onları görmedi de. Resulullah (sav) bir grup ashabıyla Ukaz panayırına gitmek niyetiyle yola çıktı. Bu esnada, şeytanlarla, semadan gelen haber arasına engel konmuş idi. (Bundan dolayı, mutad olarak semadan haber getiren) şeytanlar üzerine şahablar gönderildi. Böylece şeytanlar kavimlerine (eli boş ve habersiz) döndüler. Kavmi: "Ne var, niye (boş) döndünüz?" diye sordular. Onlar: "Bizimle semavi haber arasına mania kondu, üzerimize şahablar gönderildi. (Biz de kaçıp geri geldik)" dediler. "Bu, dediler, yeni zuhur eden bir şey sebebiyle olmalı, arzın doğusunu ve batısını dolaşın, (bu engel hakkında bir haber getirin)." (Yeryüzünü taramak üzere gruplar halinde yola çıktılar. Bunlardan Tihame tarafına giden bir grup, (Ukaz panayırına giderken yolda ashabıyla sabah namazı kılmakta olan Hz. Peygamber (sav)`e (Nehle denen yerde) rastladı. Kur`an-ı Kerim`in tilavetini duyunca durup kulak kabarttılar. "Bizimle semavi haber arasına engel olan şey işte bu!" deyip kavimlerine döndüler. Onlara şöyle dediler: "Biz hakiki hayranlık veren bir Kur`an dinledik ki o, Hakk`a ve doğruya götürüyor. Bundan dolayı biz de ona iman ettik. Rabbimize (bundan sonra) hiçbir şeyi asla ortak tutmayacağız.." (Cin 1-2) Bunun üzerine Cenab-ı Hakk Peygamberine (sav) vahyederek durumu bildirdi: "(Habibim) de ki: Bana şu hakikatler vahyolunmuştur: "Cinden bir zümre (benim Kur`an okuyuşumu) dinlemiş de (şöyle) söylemişler: "Bize, hakiki hayranlık veren bir Kur`an dinledik ki o, Hakk`a ve doğruya götürüyor..." (Cin 1... Cin`in Sözü 15. ayette biter).
HadisNo : 846
Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Müzemmil Suresi
Ravi : İbnu Abbas
Hadis : Müzzemmil suresinde geçen: "Ey (esvabına) bürünen (habibim), gecenin birazı hariç olmak üzere kalk, yarısı miktarınca, yahud ondan birazını eksilt. Yahut (o yarının) üzerine (ilave edip) artır. Kur`an`ı da açık açık tane tane oku..." (Müzzemmil 1-4) ayetleri hakkında şu açıklamayı yaptı: Bu ayeti, aynı surede yer alan: "...O, buna sizin takat getiremiyeceğinizi bildiği için size karşı (ruhsat canibine) döndü. Artık Kur`an`dan kolay geleni okuyun..." (Müzzemmil 20) müteakip bir ayet neshetti." İbnu Abbas (ra) devamla, surede geçen: "Şüphesiz gece kalkışı daha tesirli ve o zaman okumak daha elverişlidir" (6. ayet) mealindeki ayette geçen, "gece kalkışı"ndan murad, gecenin evvelidir. Böylece mana şu oluyor: "Gecenin evvelinde kalkmak, gece namazı olarak Allah`ın size farz kıldığı ibadeti yerine getirmenize daha elverişlidir." Bunun sebebi şudur: İnsan bir kere uyudu mu, ne zaman uyanacağını bilemez. "Şüphesiz gece kalkışı daha tesirli ve o zaman okumak daha elverişlidir" ayetinde geçen "okumak daha elverişlidir`den maksada gelince, "Kur`an`ı anlamak, Kur`an`da fıkıh sahibi olmak" demektir. İbnu Abbas, "Gündüzleyin seni uzun uzun alıkoyacak işler var" (7. ayet) mealindeki ayeti de, "Kur`an okumaktan çokça uzak kalmak" şeklinde anlamıştır.
HadisNo : 847

Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Müzemmil Suresi
Ravi : İbnu Abbas
Hadis : Bir başka rivayette şöyle denir: Müzzemmil suresinin baş tarafi indiği zaman mü`minler, Ramazan ayındaki kalkışları gibi geceleri kalkarlardı. Bu hal surenin (ruhsat getiren) son kısmı nazil oluncaya kadar devam etti." (Ebu Davud`un bazı tanzimlerinde bu hadisler Kıyamu`l-Leyl başlığı altında kaydedilmiştir.)
HadisNo : 848
Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Müddessir Suresi
Ravi : Ebu Said
Hadis : Resulullah (sav), Müddessir suresinin, "Onu sarp bir yokuşa sardıracağım" mealindeki 17. ayetinde geçen "sarp yokuş" kelimesini "Ateşten bir dağdır, kafir ona yetmiş yılda çıkar, çıktıktan sonra tekrar yetmiş yılda cehenneme geri iner. Böylece cehennemde ebediyyen azab çeker" diye açıklamıştır."
HadisNo : 849
Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Müddessir Suresi
Ravi : Cabir
Hadis : Yahudilerden bir kısmı, Hz. Peygamber (sav)`in bazı ashabına: "Peygamberiniz, cehennem bekçilerinin sayısını biliyor mu?" diye sordular. Onlar: "Şimdilik bilmiyoruz, kendisinden soralım!" diye cevap verdiler. İçlerinden biri Hz. Peygamber (sav)`e gelerek: "Ey Muhammed! Bugün ashabına galebe çalındı" dedi. Resulullah (sav): "Ne ile, nasıl galebe çaldılar?" diye sordu. "Yahudiler," dedi, onlara: "Peygamberiniz cehennem bekçilerinin sayısını biliyor mu?" diye sordu. "Peki ne cevap verdiler?" "Şimdilik bilmiyoruz, peygamberimizden soralım" dediler. Hz. Peygamber (sav): "Bir kavme bilmediği şey sorulursa, onlar da: "Bilmiyoruz, peygamberimize soralım deseler bu onlara galebe çalmak mı sayılır hiç? Fakat Yahudiler peygamberlerine (olmayacak şey sormuşlar): "Bize açıktan açığa Allah`ı göster!" demişlerdi. O Allah düşmanlarını bana getirin. Ben de onlara cennetin beyaz toprağından sarayım." dedi. Yahudiler geldiler ve: "Ey Ebu`l-Kasım, cehennemin bekçileri kaç tanedir?" dediler. Hz. Peygamber (sav) parmaklarıyla bir on, bir de dokuz göstererek "19" dedi. "Evet!" dediler. Resulullah (sav) da onlara: "Pekala cennetin toprağı nasıldır?" diye sordu. Bir ara sustular. Sonra: "Ey Ebu`l-Kasım, bize sen söyle!" dediler. Resulullah (sav): " Beyaz undan yapılmış ekmektir."
HadisNo : 850
Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Müddessir Suresi
Ravi : Enes
Hadis : Müddessir suresinin 56. ayetinde geçen, "O, kendisinden korkulmaya daha layık, bağışlamaya daha ehildir" ifadesini Hz. Peygamber (sav)`in şöyle tefsir ettiğini belirtir: "Cenab-ı Hakk (burada) buyuruyor ki: "Ben korkulmaya layığım, kim benden korkarsa, kendine bir başka ilah edinmesin, onu affetmeye de ben ehilim, (bir başkası affedemez)"
HadisNo : 851
Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Kıyamet Suresi
Ravi : İbnu Abbas
Hadis : "Ey Muhammed! Cebrail sana Kur`an okurken, unutmamak için acele edip onunla beraber söyleme (sadece dinle)" (Kıyamet 16) mealindeki ayet hakkında şu açıklamayı yaptı: "Hz. Peygamber (sav) vahiy geldiği zaman büyük bir şiddet (ve ağırlık) hissederdi. Bunun tesiriyle dudaklarını kımıldatırdı. Bunun üzerine şu ayet indi. (mealen): "(Ey Muhammed, Cebrail sana Kur`an okurken acele edip onunla beraber söyleme (sadece dinle). Onu toplamak ve okutmak bize aittir" (Kıyamet 16). İbnu Abbas devamla der ki: "Ayette geçen "onun toplanması" tabirinden murad "(yeni nazil olan) ayetin Hz. Peygamber (sav)`in kalbinde toplanması, yerleşmesi, sonra da Hz. Peygamber (sav) tarafından okunmasıdır." "Biz vahyi okuduğumuz zaman, sen onun kıraatine uy" (18. ayet) ayetinde de, "Dinle ve sus, sonra onu sana biz okuturuz" denmektedir. Bu vahiyden sonra, Cibril (a.s.) vahiyle gelince, sadece dinlerdi. Cibril gidince yeni gelen vahyi, kendisine nasıl okunmuş ise, öylece okurdu."
HadisNo : 852
Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Mürselat Suresi
Ravi : İbnu Abbds
Hadis : Mürselat suresinde geçen: "O (ateş), her biri sanki bir kasr (büyüklüğünde) kıvılcım atar" (32. ayet) mealindeki ayet hakkında şunu söyledi: "Biz kış için üç zira` boyunda veya daha küçük odun toplar, bunlara: "kasr" derdik. İbnu Abbas: Müteakiben gelen ... ayetinde geçen ... kelimesini de "Gemi halatlarıdır, (kuvvetli olmaları için) insanların belleri kalınlığına ulaşacak kadar kat kat edilmiş kalın halatlar" diye açıklamıştır.
HadisNo : 853
Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Amme Suresi
Ravi : İkrime
Hadis : Amme suresinde geçen "(Müttakiler için)... dolu kadehler (vardır)" (34. ayet) ayetini "mütemadiyen dolu kalan" diye açıklamıştır.
HadisNo : 854
Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Abese Suresi
Ravi : Urve
Hadis : Hz. Aişe (ra) buyurdu ki; Abese ve Tevella suresi ama olan İbnu Ümm-i Mektum hakkında nazil oldu. Şöyle ki: Bir gün Hz. Peygamber (sav)`in yanına geldi ve: "Ey Allah`ın Resulü beni irşad et" diye talebde bulunmaya başladı. O sıra Resulullah (sav)`ın yanında müşriklerin büyüklerinden biri vardı, İbnu Ümm-i Mektum`a cevap vermedi, o ısrar edince ondan yüzünü çeviriyor, öbürüne yöneliyor ve: "(Tevhid üzerine) söylediklerimde bir beis görüyor musun?" diye soruyordu. Müşrik: "Hayır!" diye cevap vermişti. İşte sure bunun üzerine indi."
HadisNo : 855
Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Abese Suresi
Ravi : İbnu Abbas
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Sizler kıyamet günü ayakkabısız, çıplak ve sünnetsiz olarak haşir meydanında toplanacaksınız." Bu açıklama üzerine bir kadın sordu: "(Bu durumda) birbirimizin avret yerlerini görmez miyiz?" Resulullah (sav) (Abese suresinde geçen bir ayetle cevap verdi): "Ey kadın! "O gün herkesin kendine yeter derdi vardır" (37. Ayet).
HadisNo : 856
Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Tekvir Suresi
Ravi : İbnu Abbas
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kıyameti gözüyle görür gibi olmaktan hoşlanan kimse (şu sureleri okusun): "İze`ş-Şemsü Küvviret", "İze`s`Semau`n-fetarat", "İze`s-Semau`n-Şakkat"
HadisNo : 857


Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Tekvir Suresi
Ravi : İbnu Mes`ud
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Çocukları diri olarak toprağa gömen de gömülen de ateştedir."
HadisNo : 858
Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Mutaffifin Suresi
Ravi : Ebu Hüreyre
Hadis : Hz. Peygamber (sav) buyurdu ki: "Kul bir hata yaptığı zaman kalbinde siyah bir iz meydana gelir. Eğer kişi, o hatadan nefsini uzaklaştırır, af taleb eder ve tevbede bulunursa kalbi cilalanarak (leke silinir). Bilakis, aynı günahı işlemeye devam ederse, kalpteki leke artırılır. Hatta bir zaman gelir, kalbi tamamen kaplar, işte bu durum Cenab-ı Hakk`ın: "Bilakis, onların irtikab edegeldikleri, kalplerini paslandırmıştır" (Mutaffifm 14) mealindeki ayette zikrettiği pasdır."
HadisNo : 859
Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : İnşikak Suresi
Ravi : İbnu Abbas
Hadis : İnşikak suresinin 19. ayetinde geçen, "Bir tabakadan diğer tabakaya bineceksiniz" mealindeki, ... (ayetini biraz farklı okuyup): "Burada muhatap Peygamberiniz (sav)`dir, O`nun bir halden bir başka hale geçeceğini belirtmektedir" demiştir.
HadisNo : 860
Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Büruc Suresi
Ravi : Ebu Hüreyre
Hadis : Hz. Resulullah (sav) buyurdular ki: (Büruc süresinin), "İçlerinde burçları bulunan semaya, vaadedilen güne, şahidlik edene ve şahidlik edilene andolsun." ayetlerinde (1-3) geçen "vaadedilen gün"den maksad kıyamet günüdür; "şahidlik edilen gün"den maksad arefe günüdür; "şahidlik eden"den maksad da cuma günüdür." Resulullah (sav) devamla buyurdular ki: "Güneş, cumadan daha hayırlı bir gün üzerine ne doğdu ne de battı. Onda bir an vardır ki, hayır duası o ana rastlayan bir kulun duası, mutlaka kabul edilir, bir şerden sakınma (istiaze) talebinde bulunan kimse de mutlaka ondan sakındırılır."
HadisNo : 861
Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : A`la Suresi
Ravi : Ebu Zerr
Hadis : Resulullah (sav) mescidde iken huzuruna girdim. Bana: "Ey Ebu Zerr mescide tahiyye (selam vermek) gerekir" buyurdu. Ben: "Mescide verilecek selam nedir?" diye sorunca: "(Girince) kılacağın iki rek`at namazdır" dedi. Ben: "Ey Allah`ın Resulü, Hz. İbrahim ve Hz. Musa`nın suhuflarında olanlardan herhangi bir şey size indirildi mi?" diye sordum, şu cevabı verdi: "Ey Ebu Zerr! (Evet, şu mealdeki ayetler indi deyip okudu:) "Şüphesiz iyi temizlenen ve Rabbinin adını zikredip de namaz kılan kimse umduğuna erişmiştir. Belki siz dünya hayatını (ahiretten) üstün tutarsınız. Halbuki ahiret daha hayırlı, daha süreklidir. Şüphesiz ki bunlar evvelki sabitelerde, İbrahim ile Musa`nın sahifelerinde de vardır" (A`la, 14-19). Ben tekrar sordum: "Ey Allah`ın Resulü, Hz. İbrahim ve Hz. Musa (a.s.)`nın suhuflarında ne vardı?" "Bunlarda" dedi, "hep ibretli şeyler vardı, (mesela şöyle denmişti): Ölümü görüp bildiği halde gamsız-kedersiz yaşayana şaşarım, Cehenneme kesinlikle inandığı halde gülene şaşarım, içinde yaşayanlarla birlikte dünyanın devamlı değiştiğini görüp de ondan tatmin bulana şaşarım. Kadere inanıp da (haram-helal ayırımı yapmadan hırsla mal peşinde) yorulana şaşarım. Ahiret hesabına inanıp da o maksadla çalışmayana şaşarım" (Rezin ilavesidir, ed-Dürrü`l-Mensur`da (6, 341) daha uzun olarak kaydedilmiştir)
HadisNo : 862
Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Fecr Suresi
Ravi : İmran İbnu`l-Husayn
Hadis : Resulullah (sav)`a (Fecr suresinin baş tarafında geçen) "tek" ve "çift" tabiriyle ne kastedildiği sorulmuştu, şu cevabı verdi; "Bunlar namazlardır. (Bildiğiniz gibi) bazısı çifttir, bazısı da tektir."
HadisNo : 863
Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Şems Suresi
Ravi : Abdullah İbnu Zem`a
Hadis : Ben birgün Resulullah (sav)`ı bir hutbe sırasında dinledim. (Şems suresinde zikri geçen) deveden ve onu boğazlayandan bahsediyordu. Aleyhissalatu vesselam Efendimiz şöyle demişlerdir: "(Ayette geçen) "En azgını ileri atıldı" yani: "Deveyi öldürmek üzere kaba, güçlü ve kavmi içinde Ebu Zem`a gibi desteği olan bir adam fırlayıp (deveyi öldürdü). Sonra Hz. Peygamber (sav)`in (bu meseleyi bırakarak) kadınlarla ilgili şeylerden bahsetmeye başladığını işitim. Buyurdular ki: "Sizden biri hangi düşünceyle hanımını köle dövercesine dövmeye tevessül eder? Akşam olunca aynı yatakta beraber yatmayacaklar mı?" Ravi devamla der ki: "Sonra Resulullah (sav) cemaate yönelerek seslice yellenen kimseye gülenlere nasihatte bulundu ve; "Onun bu yaptığına niye gülüyorsunuz!" diyerek (gülmeyi yasakladı).
HadisNo : 864
Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Duha Suresi
Ravi : Cündeb İbnu Süfyan el-Beceli
Hadis : Resulullah (sav) hastalanmıştı, bir veya iki gece kalkamadı. Bir kadın gelerek: "Ey Muhammed, ümid ederim ki, şeytanın seni terketmiştir, zira iki veya üç gecedir sana geldiğini görmedim" dedi. Bunun üzerine şu ayet nazil oldu. (mealen): "Andolsun kuşluk vaktine, (insanların) süküna vardığı dem geceye ki, (Habibim) Rabbin seni terketmedi, sana darılmadı da" (Duha 1-3).
HadisNo : 865
Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Duha Suresi
Ravi :
Hadis : Bir rivayette şöyle gelmiştir: "Cibril (a.s.) Resulullah (sav)`a vahiy getirmede gecikmişti. Müşrikler: "Muhammed`e artık veda edildi (ebediyyen terkedildi)" dediler. Bunun Üzerine (Duha suresi) nazil oldu."
HadisNo : 866
Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : İkra` (Alak) Suresi
Ravi : İbnu Abbas
Hadis : Resulullah (sav) namaz kılarken Ebu Cehil gelip, hiddetle: "Ben seni bundan yasaklamadım mı? Ben seni bundan yasaklamadım mı? Ben seni bundan yasaklamadım mı?" dedi. Hz. Peygamber (sav) namazdan çıkıp, Ebu Cehil`i (davranışı sebebiyle) sertçe azarladı. Bunun üzerine Ebu Cehil: "Biliyorsun ki Mekke`de adamı en çok olan benim (bana baskın çıkmaya gücün yetmez)" dedi. Onun bu sözüne mukabil Cenab-ı Hakk şu ayeti inzal buyurdu: "Haydi meclisini çağırsın, biz de zebanileri çağırırız" (Alak 17-18.) İbnu Abbas (ra) der ki: "Allah`a kasem olsun adamlarını çağırsaydı, herifi, Allah`ın zebanileri anında yakalayacaklardı."
HadisNo : 867

Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Kadr Suresi
Ravi :
Hadis : İmam Malik`in Muvatta`da kaydına göre şu rivayet kendine ulaşmıştır: "Hz. Peygamber (sav)`e ümmetinin ömrü gösterilmiş. Resulullah (sa}, önceki ümmetlerin ömrüne nisbetle kısa olduğu için, amelde onların uzun ömürde işlediklerine yetişemezler diye bu ömrü kısa bulmuş. Bunun üzerine Cenab-ı Hakk bin aydan hayırlı olan Kadir Gecesini vermiştir."
HadisNo : 868
Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Kadr Suresi
Ravi : İbnu Ömer
Hadis : Resulullah (sav)`a Kadir gecesi (Ramazan`ın neresinde?) diye sorulmuştu. O, Ramazanın tamamında!" diye cevap verdi.
HadisNo : 869
Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Kadr Suresi
Ravi : İbnu Ömer
Hadis : Hz. Peygamber (sav)`ın ashabından bazılarına (ra), rüyalarında, Kadir gecesinin Ramazanın son yedisinde olduğu gösterildi. Rüyaları kendisine anlatılınca Efendimiz (sav): "Görüyorum ki, rüyanız son yediye tetabuk etmektedir. Öyleyse, Kadir gecesini aramak isteyen son yedide arasın" buyurdu." (Tirmizi`de bulunamamıştır)
HadisNo : 870
Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Kadr Suresi
Ravi : Aişe
Hadis : Resulullah (sav) şöyle demiştir: "Kadir gecesini, Ramazanın son onunda arayın".
HadisNo : 871
Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Kadr Suresi
Ravi : Ebu Said
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kadir gecesi bana (bugün rüyamda) gösterildi, (şu anda hangisi olduğunu unuttum). O gecenin sabahında kendimi su ve toprak içinde secde eder buldum." Derken hava bozdu, yağmur başladı. Zaten mescid çardak şeklindeydi (üstü ağaç dallarıyla örtülü idi). Resulullah (sav)`ın burnu (alnı) üzerinde ve burun yumuşaklarında su ve toprak bulaşığını gördüm. O gün Ramazanın yirmi birinci sabahıydı.
HadisNo : 872
Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Kadr Suresi
Ravi : Abdurrahman İbnu Ubeyd es-Sundbihi
Hadis : Hz. Bilal-i Habeşi (ra)`den nakledilen şu hadisi rivayet eder: Hz. Bilal, Resulullah (sav)`ın Kadir gecesi hakkında şöyle söylediğini işitmiştir: "O, son ondan yedinin ilkidir: Yani yirmi üçüncü gece." (Buhari`de bulunamamıştır).
HadisNo : 873
Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Kadr Suresi
Ravi : İbnu Abbas
Hadis : "Kadir gecesini (Ramazanın) yirmi dördünde arayınız" buyurdu. (Müslim`de bulunamadı)
HadisNo : 874
Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Kadr Suresi
Ravi : Zirr İbnu Hubeyş
Hadis : Ubey İbnu Ka`b (ra)`a dedim ki, "İbnu Mes`ud (ra): "Bütün sene geceleri kalkan kimse Kadir gecesine tesadüf edebilir diyormuş (ne dersiniz?)." Bana şu cevabı verdi: "Kendisinden başka ilah olmayan Zat-ı Zülcelal`e yemin olsun, Kadir gecesi Ramazan ayındadır. Ve o gece, Resulullah (sav)`ın bize kalkmamızı emrettiği gecedir, o da yirmi yedinci gecedir. Bunun emaresi, o gecenin sabahında güneşin beyaz ve ışınsız olarak doğmasıdır."
HadisNo : 875
Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Kadr Suresi
Ravi : Yusuf İbnu Sa`d
Hadis : Hasan İbnu Ali (ra), Hz. Muaviye`ye biat ettikten sonra, bir adam yanına gelip: "Mü`minlerin yüzünü kara ettin (veya: Ey mü`minlerin yüzünü karartan adam) (diye öfkesini) dile getirdi. Hz. Hüseyin (ra) adama (tatlılıkla mukabele etti): "Allah`ın rahmetine banasıca, niye böyle şiddetli çıkışıyorsun. Nitekim Resulullah (sav) Beni Ümeyye`yi (sağken rüyasında, tek tek halife olup) minbere çıkmış gördü. Bu onu üzmüştü ki şu ayetler indi: "Biz sana Kevser`i verdik" (Kevser 1). "Biz onu sana Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin (o büyük fazilet ve şerefini) sana bildiren nedir? Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır (Bu gece senden sonra Beni Ümeyye`nin saltanat süreceği) bin aydan hayırlıdır." Kasım İbnu`l-Fadl (merhum der ki: "Beni Ümeyye`nin iktidar müddetlerini ay olarak saydık, tam bin aydı, ne fazla ne eksik."
HadisNo : 876
Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Zilzal Suresi
Ravi : Abdullah İbnu Amr İbnü`l-As
Hadis : Bir adam Resulullah (sav)`a gelerek, "Bana cami (özlü) bir sure Öğret" talebinde bulundu. Peygamberimiz (sav) de ona İza Zülzilet suresini öğretti. (Ta`lim işi bitince) adam şunu söyledi: "Seni hakla gönderen Zat`a yemin olsun (buradaki ameller bana yeter), buna asla başka bir (amel) ilave etmeyeceğim." Adam ayrılır ayrılmaz Resulullah (sav): "Adamcağız kurtuldu!" dedi ve bu sözü iki kere tekrar etti.
HadisNo : 877


Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Zilzal Suresi
Ravi : Enes
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "İza Zülzilet suresi, Kur`an-ı Kerim`in dörtde birine denktir."
HadisNo : 878
Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Zilzal Suresi
Ravi : İbnu Abbas
Hadis : Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur: "İza Zülzilet suresi Kur`an`ı Kerim`in yarısına denktir. Kul hüvallahü ahad (İhlas) suresi Kur`an-ı Kerim`in üçte birine denktir. Kul ya eyyühe`l Kafirün suresi de Kur`an-ı Kerim`in dörtte birine denktir."
HadisNo : 879
Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Zilzal Suresi
Ravi : Ebu Hüreyre
Hadis : Resulullah (sav) efendimiz: "(Arz) o gün Rabbinin ona vahyetmesiyle haberlerini anlatır" mealindeki ayeti okudu ve: "Arzın anlatacağı haberleri nelerdir, biliyor musunuz?" diye sordu. Yanındakiler: "Allah ve Resulü bilir!" diye cevap verdiler. Resulullah (sav) açıkladı: "Bu haber, kadın ve erkek her kulun arz üzerinde işlemiş oldukları amellere şahidlik etmesidir. Her kul için arz: "Şu ayda, şu günde, şu şu işlemi yaptı" diyecektir"
HadisNo : 880
Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Tekasür Suresi
Ravi : Zübeyr
Hadis : Tekasür suresinde geçen: "Andolsun o gün elbet ve elbet nimet(ler)den hesaba çekileceksiniz" (8. ayet), ayeti ile ilgili olarak Hz. Peygamber (sav)`e şöyle demiştir: "Ey Allah`ın Resulü! (yeyip içtiğimiz) hurma ve su olan iki siyahtan ibaretken hangi nimetlerden hesaba çekileceğiz?" Resulullah (sav) şu cevabı verir: "O, mutlaka olacak!"
HadisNo : 881
Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Tekasür Suresi
Ravi : Ebu Hüreyre
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kulun , kıyamet günü, hesaba çekileceği ilk şey (mazhar olduğu) ni`mettir. Kendisine: "Bedenine sıhhat vermedik mi, soğuk sudan içirmedik mi?" denecektir.
HadisNo : 882
Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Maun Suresi
Ravi : İbnu Mes`ud
Hadis : Biz, Resulullah (sav) zamanında tencere, kova gibi eşyaları ariyeten vermeyi (Maun suresinde zikri geçen) yardım (maun) addederdik."
HadisNo : 883
Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Kevser Suresi
Ravi : Enes
Hadis : Resulullah (sav) bir gün mecsidde iken hafif bir uyku kestirmesi yaptı, sonra gülerek başını kaldırdı. Kendisine: "Ey Allah`ın Resulü, niçin gülüyorsunuz?" diye sorulunca: "Bana az önce şu süre nazil oldu" deyip besmele çekti, sonuna kadar Kevser süresini okudu: "Bismillahirrahmanirrahim! Ey Muhammed! Doğrusu sana pek çok nimet vermişizdir. Öyleyse Rabbin için namaz kıl, kurban kes. Doğrusu adı sanı ortadan kalkacak olan, sana kin tutan kimsedir" (Kevser 1-3) Resulullah kıraati tamamlayınca sordu: "Kevser`in ne olduğunu biliyor musunuz?" Biz: "Allah ve Resulü bilir" dedik. Resulullah (sav) açıkladı: "Bu bir nehirdir, Rabbim onu bana vaadetmiştir, O nehir üzerinde pek çok hayırlar var. Bu bir havuzdur da. Kıyamet günü ümmetim onun başında (su içmek üzere) toplanacak. Bu havuzdaki maşrapalar gökteki yıldızlar kadar çoktur. Derken içlerinden bir kul çıkarılıp atılacak. Ben müdahale edip: "Ey Rabbim (onu niye atıyorsun) o benim ümmetimdendir?" diyeceğim. Ancak Cenab-ı Hakk: "Bunlar senden sonra ne bid`atler işlediler senin haberin yok" diyecek."
HadisNo : 884
Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Kevser Suresi
Ravi : İbnu Abbas
Hadis : Kureyş şöyle dedikodu yapmıştı: "Muhammed`in erkek evladı yok. Bir öldü mü arkası kesildi demektir." Bunun üzerine Cenab-ı Hakk, Kevser süresini (sonuncu ayet olan): "Asıl arkası kesik olan sana kin tutandır" a kadar inzal buyurdu." (Rezin`in ilavesidir)
HadisNo : 885
Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Nasr Suresi
Ravi : Enes
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "İza cae nasrullahi ve`l-feth" süresi Kur`an-ı Kerim`in dörtte birine denktir"
HadisNo : 886
Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Nasr Suresi
Ravi : İbnu Abbas
Hadis : Hz. Ömer (ra) beni Bedir şeyhleri ile birlikte (sohbet ve istişare meclislerine) alıyordu. Bu hal, sanki, birilerinin ağırına gitmişti: "Bunu niye bizimle birlikte cemaate alıyorsun, bizim onun kadar oğlanlarımız var?" diye Hz. Ömer`e tarizde bulundu. Hz. Ömer kendilerine: "Onun kimlerden olduğunu biliyorsunuz" diye cevap ver(ip geçiştir)di. Bir gün beni çağırıp yine onlarla birlikte meclise aldı. Bu sefer, sırf beni(m liyakatımı) onlara göstermek için beni çağırdığını anlamıştım. Hz. Ömer (ra): "Cenab-ı Hakk`ın İza cae nasrullah ve`l-feth (Nasr 1) kavl-i şerifi hakkında ne dersiniz?" diye sordu. Cemaatten bazıları: "Yardıma ve fethe mazhar olduğumuz zaman Allah`a hamdetmek ve istiğfarda bulunmakla emrolunduk" diye cevap verdi. Bazıları hiçbir şey söylemedi. Hz. Ömer (ra) bana yönelerek: "Ey İbnu Abbas, sen de mi böyle söylüyorsun?" dedi. Ben: "Hayır" dedim ve sustum. Hz. Ömer: "Öyleyse söyle, sen ne diyorsun?" diye bana söz verdi. Ben şu açıklamayı yaptım: "Bu sure Resulullah (sav)`ın ecelidir, kendisine bu sure ile haber verilmiştir. Bu surede Cenab-ı Hakk (Resulüne şöyle demiştir): "Allah`ın nusreti ve fethi geldiği zaman, bil ki bu senin ecelinin artık yakınlığına alamettir. öyle ise hamdederek Rabbini tesbih et ve ona istiğfarda bulun. O tövbeleri kabul edicidir." Bu yorumun üzerine Hz. Ömer: "Bundan ben de senin söylediğini anlıyorum" dedi.
HadisNo : 887

Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : İhlas Suresi
Ravi : Ebu Said
Hadis : Resulullah (sav) (bir gün) ashabına: "Sizden biri bir gecede Kur`an-ı Kerim`in üçtebirini okumaktan aciz midir?" diye sordu. "Buna hangimiz güç yetirebilir?" dediler. Resulullah (sav): "Allahu Ahad, Allahu`s-Samed (İhlas süresi) Kur`an`ın üçtebiri dir" buyurdu.
HadisNo : 888
Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : İhlas Suresi
Ravi : Enes
Hadis : Bir kimse (ihlas suresini kastederek): "Ey Allah`ın Resulü! Ben bu sureyi seviyorum" dedi. Resulullah (sav): "Onu sevmen seni cennete sokacaktır" dedi.
HadisNo : 889
Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : İhlas Suresi
Ravi : Enes
Hadis : Kim Kul hüvallahu ahad süresini günde iki yüz sefer okursa, üzerindeki kul borcu hariç, elli yıllık günah (amel defterinden) silinir.
HadisNo : 890
Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : İhlas Suresi
Ravi : Enes
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim yatağında uyumak isteyince, sağ tarafının üstüne yatar, sonra da Kul hüvallahu ahad`ı yüz kere okursa, Rab Teala kıyamet günü kendisine: "Sağın üzerinde cennete gir" diyecektir.
HadisNo : 891
Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : İhlas Suresi
Ravi : Übey İbnu Ka`b
Hadis : Müşrikler, Hz. Peygamber (sav)`a: "Rabbini bize tavsif et (tanıt)!" dediler. Bunun üzerine İhlas süresi indi. "De ki: O, Allah`dır, bir tekdir. O Allah`tır, sameddir (hiçbir şeye muhtaç değil, her şey O`na muhtaç). Doğurmamıştır, doğurulmamıştır. Hiçbir şey O`nun dengi (ve benzeri) değildir" (1-4). Übey (ra) bu sürede geçen bazı tabirleri şöyle açıkladı: "Samed, doğurmayan ve doğurulmayan demektir, çünkü doğan her şey mutlaka ölecektir. Ölen her şeye varis olunacaktır. Allah ise ne ölür, ne de O`na varis olunur. "Hiçbir şey O`nun dengi (ve benzeri) değildir" ayeti de (O`na bir benzer, bir denk olmadığını, Allah`a benzeyen hiçbir şey bulunmadığını ifade eder."
HadisNo : 892
Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : İhlas Suresi
Ravi : Ebu Vail
Hadis : Samed, efendilikte son mertebeye ulaşan efendidir."
HadisNo : 893
Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : İhlas Suresi
Ravi : Ebu Hüreyre
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah Teala Hazretleri diyor ki: "Ademoğlu bana şetmediyor (hakkımda münasib olmayan söz sarfediyor). Ancak bu ona yakışmaz. Ademoğlu beni tekzib ediyor, ancak beni tekzib etmek ona yakışmaz. Bana ettiği şetme gelince: "Bu, onun, bana evlad nisbet etmesidir. Tekzibine gelince, bu onun `Allah, yarattığı gibi beni tekrar diriltmeyecek` demesidir. Halbuki, ikinci sefer tekrar diriltmek, bana, yoktan var etmeye nazaran zor gelecek bir iş değildir."
HadisNo : 894
Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : İhlas Suresi
Ravi :
Hadis : Yine Buhari ve Nesai`de kaydedilen bir diğer rivayette; "Bana olan şetmi: "Allah kendisine çocuk edindi" demesidir. Halbuki ben bir tekim, samedim, doğurmayan, doğurulmayan, hiçbir misli bulunmayanım."
HadisNo : 895
Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Muavvizeteyn (Nas-Felak) Sureleri
Ravi : Ukbe İbnu Amir
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bu gece indirilen ayetler var ya, onlar gibisi hiç görülmemiştir: Kul euzu bi`rabbi`l-felak ve Kul euzu bi-rabbi`n-nas sureleri".
HadisNo : 896
Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Muavvizeteyn (Nas-Felak) Sureleri
Ravi : Ukbe İbnu Amir
Hadis : Tirmizi`de gelen bir rivayette der ki: "Resulullah (sav), bana, her namazın arkasından Muavvizeteyn`i okumamı emretti."
HadisNo : 897

Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Muavvizeteyn (Nas-Felak) Sureleri
Ravi : Abdullah İbnu Hubeyb
Hadis : Hafif bir yağmur ve karanlığa maruz kalmıştık. Bize namaz kıldırsın diye Resulullah (sav)`ı bekledik." (Ravi der ki; Abdullah İbnu Hubeyb şu manada birşeyler daha söyledi: "Resulullah (sav) çıktı ve: "Söyle" dedi. Ben: "Ne söyliyeyim?" diye sordum. Bunun üzerine: "Aksama ve sabaha erince Kul hüvallahu ahad ve Muavvizeteyn sürelerini üçer kere oku. Bu sana, her şeye karşı yeterlidir" dedi.
HadisNo : 898
Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Muavvizeteyn (Nas-Felak) Sureleri
Ravi : Cabir
Hadis : Resulullah (sav) bana: "Ey Cabir okur dedi. Ben: "Annem babam sana kurban olsun, ne okuyayım?" diye sordum. Bunun üzerine: "Kul euzu bi-rabbi`l-felak ve Kul euzu bi-rabbi`n-nas surelerini oku!" dedi. Ben de onları okudum. Resulullah ilaveten: "Bu iki süreyi oku, bunlar gibisini asla okuyamıyacaksın!" dedi.
HadisNo : 899
Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Muavvizeteyn (Nas-Felak) Sureleri
Ravi : Zirr İbnu Hubeyş
Hadis : Übey İbnu Ka`b (ra)`a Muavvizeteyn hakkında sorarak dedim ki: "Ey Ebu`l-Münzir! Kardeşim İbnu Mes`ud şöyle şöyle diyor?" Bana şu cevabı verdi: "Ben Resulullah (sav)`a sordum. Cevaben: "Bana: "Söyle!" dendi, ben de söyledim" dedi. Biz Resulullah (sav)`ın söylediği şekilde söylüyoruz."
HadisNo : 900
Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Muavvizeteyn (Nas-Felak) Sureleri
Ravi : Aişe
Hadis : Hz. Resulullah (sav) (bir gün) Ay`a bakarak: "Ey Aişe, şunun şerrinden Allah`a sığın. Bu, (ayet-i kerimede geçen) gasıktır. (Ayet): "Kaybolduğu zaman Ay`ın şerrinden..." demektir"
HadisNo : 901
Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Muavvizeteyn (Nas-Felak) Sureleri
Ravi : İbnu Abbas
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Şeytan insanoğlunun kalbinin üzerinde tünemiş vaziyette bekler. Allah`ı zikredince siner, çekilir, gaflet etse vesvese verir."
HadisNo : 902

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder