TEVBE İLE İLGİLİ BÖLÜM faslinda 8 kayitli hadis var
| |
| Fasil |
: |
TEVBE İLE
İLGİLİ BÖLÜM |
| Konu |
: |
Tevbe |
| Ravi |
: |
Haris İbnu
Süveyd |
| Hadis |
: |
Abdullah İbnu Mes`ud (ra) bize iki hadis rivayet
etti. Bunlardan biri Hz. Peygamber (sav)`den di, diğeri de kendisinden. Dedi ki:
"Mü`min günahını şöyle görür: "O, sanki üzerine her an düşme tehlikesi olan bir
dağın dibinde oturmaktadır. Dağ düşer mi diye korkar durur. Facir ise, günahı
burnunun üzerinden geçen bir sinek gibi görür" İbnu Mes`ud bunu söyledikten
sonra eliyle, şöyle diyerek, burnundan sinek kovalar gibi yapmıştır. Sonra dedi
ki: "Ben Resulullah (sav)`ın şöyle söylediğini duydum: "Allah, mü`min kulunun
tevbesinden, tıpkı şu kimse gibi sevinir: "Bir adam hiç bitki bulunmayan, ıssız,
tehlikeli bir çölde, beraberinde yiyeceğini ve içeceğini üzerine yüklemiş olduğu
bineği ile birlikte seyahat etmektedir. Bir ara (yorgunluktan) başını yere koyup
uyur. Uyandığı zaman görür ki, hayvanı başını alıp gitmiştir. Her tarafta arar
ve fakat bulamaz. Sonunda aç, susuz, yorgun ve bitap düşüp: "Hayvanımın
kaybolduğu yere dönüp orada ölünceye kadar uyuyayım" der. Gelip ölüm uykusuna
yatmak üzere kolunun üzerine başını koyup uzanır. Derken bir ara uyanır. Bir de
ne görsün! Başı ucunda hayvanı durmaktadır, üzerinde de yiyecek ve içecekleri.
İşte Allah`ın, mü`min kulunun tevbesinden duyduğu sevinç, kaybolan bineğine
azığıyla birlikte kavuşan bu adamın sevincinden fazladır." Müslim`in bir
rivayetinde şu ziyade var: "(Sonra adam sevincinin şiddetinden şaşırarak şöyle
dedi: "Ey Allah`ım, sen benim kulumsun, ben de senin Rabbinim" |
| HadisNo |
: |
949 |
|
| |
| Fasil |
: |
TEVBE İLE
İLGİLİ BÖLÜM |
| Konu |
: |
Tevbe |
| Ravi |
: |
Zirrü`bnü
Hubeyş |
| Hadis |
: |
Saffan İbnu Assal el-Muradi (ra) bize, Resulullah
(sav)`in şöyle söylediğini rivayet etti: "Mağrib cihetinde bir kapı vardır. Bu
kapının genişliği veya bunun genişliği binekli bir kimsenin yürüyüşüyle kırk
veya yetmiş senedir. Allah o kapıyı arz ve semaları yarattığı gün yarattı, işte
bu kapı, güneş batıdan doğuncaya kadar tevbe için açıktır." |
| HadisNo |
: |
950 |
|
| |
| Fasil |
: |
TEVBE İLE
İLGİLİ BÖLÜM |
| Konu |
: |
Tevbe |
| Ravi |
: |
Ebu
Hüreyre |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim güneş batıdan
doğmazdan evvel tevbe ederse Allah tevbesini kabul eder." |
| HadisNo |
: |
951 |
|
| |
|
| |
| Fasil |
: |
TEVBE İLE
İLGİLİ BÖLÜM |
| Konu |
: |
Tevbe |
| Ravi |
: |
Ebu
Musa |
| Hadis |
: |
Hz. Peygamber (s)a buyurdular ki: "Aziz ve Celil
olan Allah, gündüz günah işleyenlerin tevbesini kabul etmek için geceleyin elini
açar. Gece günah işleyenlerin tevbesini kabul etmek için de gündüz elini açar,
bu hal, güneş batıdan doğuncaya kadar devam edecektir" Burada "el", Allah`ın
ihsan ve fazlından kinayedir. |
| HadisNo |
: |
953 |
|
| |
| Fasil |
: |
TEVBE İLE
İLGİLİ BÖLÜM |
| Konu |
: |
Tevbe |
| Ravi |
: |
Ebu
Said |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Sizden önce
yaşayanlar arasında doksan dokuz kişiyi öldüren bir adam vardı. Bir ara
yeryüzünün en bilgin kişisini sordu. Kendisine bir rahib tarif edildi. Ona kadar
gidip, doksan dokuz kişi öldürdüğünü, kendisi için bir tevbe imkanının olup
olmadığını sordu. Rahib: "Hayır yoktur!" dedi. Herif onu da öldürüp cinayetini
yüze tamamladı. Adamcağız, yeryüzünün en bilginini sormaya devam etti. Kendisine
alim bir kişi tarif edildi. Ona gelip, yüz kişi öldürdüğünü , kendisi için bir
tevbe imkanı olup olmadığım sordu. Alim: "Evet, vardır, seninle tevben arasına
kim perde olabilir?" dedi. Ve ilave etti: "Ancak, falan memlekete gitmelisin.
Zira orada Allah`a ibadet eden kimseler var. Sen de onlarla Allah`a ibadet
edeceksin ve bir daha kendi memleketine dönmeyeceksin. Zira orası kötü bir yer."
Adam yola çıktı. Giderken yarı yola varır varmaz ölüm meleği gelip ruhunu
kabzetti. Rahmet ve azab melekleri onun hakkında ihtilafa düştüler. Rahmet
melekleri: "Bu adam tövbekar olarak geldi. Kalben Allah`a yönelmişti" dediler.
Azab melekleri de: "Bu adam hiçbir hayır işlemedi" dediler. Onlar böyle
çekişirken insan suretinde bir başka melek, yanlarına geldi. Melekler onu
aralarında hakem yaptılar. Hakem onlara: "Onun çıktığı yerle, gitmekte olduğu
yer arasını ölçün, hangi tarafa daha yakınsa ona teslim edin" dedi. Ölçtüler,
gördüler ki, gitmeyi arzu ettiği (iyiler diyarına) bir karış daha yakın. Onu
hemen rahmet melekleri aldılar." Bir rivayette şu ziyade var: "Bir miktar yol
gidince, ölüm gelip çattı. Adamcağız yönünü salih köye doğru çevirdi. Böylece o
köy ehlinden sayıldı." |
| HadisNo |
: |
954 |
|
| |
| Fasil |
: |
TEVBE İLE
İLGİLİ BÖLÜM |
| Konu |
: |
Tevbe |
| Ravi |
: |
Ebu
Said |
| Hadis |
: |
Bir diğer rivayette (aynı hikaye - 954.nolu hadis -
ile ilgili olarak) şöyle denmiştir: "Allah Teala beriki köye adamdan
uzaklaşmayı, öbür köye de yaklaşmayı vahyetti, sonra da: "Adamın geldiği ve
gitmekte olduğu köylere uzaklıklarını ölçüp kıyaslayın" dedi." |
| HadisNo |
: |
955 |
|
| |
| Fasil |
: |
TEVBE İLE
İLGİLİ BÖLÜM |
| Konu |
: |
Tevbe |
| Ravi |
: |
Enes |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) buyurdular ki: "İnsanoğlunun
herbiri hatakardır. Ancak hatakarların en hayırlısı tövbekar
olanlarıdır." |
| HadisNo |
: |
956 |
|
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder