|
| Fasil |
: |
KIYAMET VE
KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Deccal
Hakkında |
| Ravi |
: |
İbnu
Ömer |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) Veda haccı sırasında (bir ara):
"Halk susup dinlesin!" buyurdular. Sonra Allah`a hamd ve senada bulunup, arkadan
Mesih ve Deccal`den uzun uzun söz ettiler ve buyurdular ki: "Allah`ın gönderdiği
her peygamber, ümmetini onunla inzar etti. Nuh aleyhisselam ümmetini onunla
inzar etti, ondan sonra gelen peygamberler de. O, sizin aranızda çıkacak. Onun
hali sizden gizli kalmayacak. Rabbinizin tek gözlü olmadığı size kapalı
değildir. O ise sağ gözü kör birisidir. Onun gözü sanki (salkımdan) dışa
fırlamış bir üzüm danesi gibidir. [İki közünün arasında ke-fe-re yani kafir
yazılmış olacaktır. Bunu her müslüman okuyacaktır.] |
| HadisNo |
: |
5013 |
|
| Fasil |
: |
KIYAMET VE
KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
İbnu Sayyad
Hakkında |
| Ravi |
: |
Muhammed
İbnu`l-Münkedir |
| Hadis |
: |
Cabir İbnu Abdillah (ra), İbnu Sayyad`ın Deccal
olduğu hususunda yemin ederdi. Ben: "Sen Allah`a yemin de ediyorsun ha!" dedim.
Bana şu cevabı verdi: "(Nasıl etmeyeyim?) Ömer İbnul-Hattab (ra)`ın, Resulullah
(sav)`ın yanında İbnu Sayyad`ın Deccal olduğu hususunda yemin ettiğini işittim.
Buna rağmen Aleyhissalatu vesselam kendisini reddetmemişti." |
| HadisNo |
: |
5014 |
|
|
| Fasil |
: |
KIYAMET VE
KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
İbnu Sayyad
Hakkında |
| Ravi |
: |
İbnu
Ömer |
| Hadis |
: |
Ömer İnu`l-Hattab (ra), Ashab`tan bir grup
içerisinde Resulullah (sav)`la birlikte İbnu Sayyad`a doğru gittiler, Onu, Beni
Megale şatosunun yanında çocuklarla oynar buldular. O sıralarda buluğa yaklaşmış
durumdaydı. İbnu Sayyad, Aleyhissalatu vesselam, eliyle sırtına vuruncaya kadar
(onların geldiğini) hissetmedi. Aleyhissalatu vesselam, omuzuna vurup: "Benim
Allah`ın resulü olduğuma şehadet ediyor musun?" diye sordu. İbnu Sayyad ona
bakıp: "Şehadet ederim ki, sen ümmilerin peygamberisin!" dedi. İbnu Sayyad da
Resulullah`a: "Sen, benim Allah`ın resulü olduğuma şehadet eder misin?" dedi.
Aleyhissalatu vesselam onu reddetti ve: "Ben Allah`a ve O`nun resullerine iman
ettim!" buyurdu ve sonra sordu: "Pekiyi, ne görüyorsun?" "Bana bir doğru sözlü
(sadık), bir de yalancı (kazib) gelmektedir" diye cevap verdi. Bunun üzerine
Aleyhissalatu vesselam: "Sana bu iş karıştırıldı! (Sidkı kizb; kizbi sidk ile
karıştırıyorsun)" buyurdular. Sonra da Aleyhissalatu vesselam ona: "Ben senin
için (içimde) bir şey sakladım (bil bakalım!)" dedi. İbnu Sayyad: "O dumandır"
diye cevap verdi. Aleyhissalatu vesselam: "Sus! Sen kendi kadrini hiçbir vakit
aşamayacaksın!" buyurdular. Bunun üzerine Hz. Ömer (ra): "Ey Allah`ın Resulü!
Bana müsaade büyürün şunun boynunu vurayım!" dedi. Aleyhissalatu vesselam da:
"Eğer (Deccal) bu ise, sen ona musallat edilecek değilsin, eğer bu Deccal
değilse onu öldürmekte sana bir hayır yok!" buyurdular. [Tirmizi, "Ben senin
için (içimde) bir şey sakladım (bil bakalım!)" sözünden sonra şu ibareyi ilave
etti: "Onun için (içinde) "O halde semanın ap aşikar bir duman getireceği günü
gözetle (Habibim)" (Duhan 10) ayetini gizlemişti."] |
| HadisNo |
: |
5015 |
|
|
|
|
|
|
| Fasil |
: |
KIYAMET VE
KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Kıyamet Öncesi
Fitneler |
| Ravi |
: |
Ebu
Hureyre |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Rumlar, A`mak ve
Dabık nam mahallere inmedikçek kıyamet kopmaz. Onlara karşı Medine`den bir ordu
çıkar. Bunlar o gün arz ehlinin en hayırlılarıdır. Bu ordunun askerleri savaşmak
üzere saf saf düzen alınca, Rumlar: "Bizden esir edilenlerle aramızdan çekilin
de onları öldürelim!" derler. Müslümanlar da: "Hayır! Vallahi sizinle,
kardeşlerimizin arasından çekilmeyiz" derler. Bunun üzerine (Müslümanlar)
onlarla harb eder. Bunlardan üçte biri inhizama uğrar. Allah ebediyen bunların
tevbesini kabul etmez. Üçte biri katledilir, bunlar Allah indinde şehitlerin en
faziletlileridir. Üçte biri de muzaffer olur. Bunlar ebediyen fitneye düşmezler.
Bunlar İstanbul`u da fethederler. (Fetihten sonra) bunlar, kılıçlarını zeytin
ağacına asmış ganimet taksim ederken, şeytan aralarında şöyle bir nida atar:
"Mesih Deccal, ailelerinizde sizin yerinizi aldı!" Bunun üzerine, çıkarlar.
Ancak bu haber batıldır. Şam`a geldiklerinde (Deccal) çıkar. Bunlar savaş için
hazırlık yapıp safları tanzim ederken, namaz için ikamet okunur. Derken İsa İbnu
Meryem iner ve onlara gitmek ister. Allah`ın düşmanı, Hz. İsa`yı görünce, tıpkı
tuzun suda erimesi gibi, erir de erir. Eğer bırakacak olsa, (kendi kendine)
helak oluncaya kadar eriyecekti. Ancak Allah onu kudret eliyle öldürür; öyle ki
onlara, harbesindeki kanını gösterir." |
| HadisNo |
: |
5018 |
|
|
| Fasil |
: |
KIYAMET VE
KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Kıyamet Öncesi
Fitneler |
| Ravi |
: |
Ebu
Hureyre |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) (bir gün): "Bir tarafı karada bir
tarafı da denizde olan bir şehir işittiniz mi?" diye sordular. Oradakiler:
"Evet!" deyince, şöyle buyurdular: "İshakoğullarından yetmiş bin kişi bu şehre
sefer tertiplemedikçe kıyamet kopmaz. Askerler şehre gelince konaklarlar. Ancak
silahla savaşmazlar, tek bir ok dahi atmazlar. "Lailahe illallahu vallahu
ekber!" derler. Bunun üzerine şehrin kara tarafı düşer. Sonra askerleri ikinci
kere, "Lailahe illallahu vallahu ekber" derler, şehrin diğer tarafı da düşer.
Sonra tekrar "Lailahe illallahu vallahu ekber!" derler. Bu sefer onlara
(kapılar) açılır. Oradan şehre girerler ve şehrin ganimetini toplarlar.
Ganimetleri aralarında taksim ederlerken, yanlarına bir münadi gelip: "Deccal
çıktı!" diye bağırır. Askerler her şeyi bırakıp geri dönerler." |
| HadisNo |
: |
5019 |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
| Fasil |
: |
KIYAMET VE
KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Kıyamet Öncesi
Fitneler |
| Ravi |
: |
Enes |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kıyamet kopmazdan
önce gece karanlığın parçaları gibi fitneler olacak. (O vakit) kişi mümin olarak
sabaha erer de kafir olarak akşama kavuşur. Mü`min olarak akşama erer, kafir
olarak sabaha kavuşur. Birçok kimseler azıcık bir dünyalık mukabilinde dinlerini
satarlar." |
| HadisNo |
: |
5024 |
|
|
|
|
|
|
|
|
| Fasil |
: |
KIYAMET VE
KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Kıyametten Önce
Bir Ateşin Çıkması |
| Ravi |
: |
İbnu
Ömer |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav): "Kıyametten önce, Hadramevt`ten
-veya Hadramevt denizinden- bir ateş çıkacak, insanları toplayacak"
buyurmuşlardı. (Orada bulunanlar): "Ey Allah`ın Resulü (o güne ulaşırsak) ne
yapmamızı emredersiniz?" diye sordular. "Size Şam(`ı yani Suriye`ye gitmenizi)
tavsiye ederim" buyurdular. |
| HadisNo |
: |
5028 |
|
|
| Fasil |
: |
KIYAMET VE
KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Muasırların
Ömrü |
| Ravi |
: |
Cabir |
| Hadis |
: |
Ebu`z-Zübeyr, Hz. Cabir (ra)`den naklediyor:
"Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bugün doğmuş (canlı olan) hiçbir nefis yoktur
ki, yüz sene sonra ölmemiş olsun." (Ravi der ki): "Bununla ömrün kısalması
kastedilmiştir." |
| HadisNo |
: |
5029 |
|
|
| Fasil |
: |
KIYAMET VE
KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Muasırların
Ömrü |
| Ravi |
: |
Enes |
| Hadis |
: |
Bir adam Resulullah (sav)`a: "Kıyamet ne zaman
kopacak?" diye sormuştu. Aleyhissalatu vesselam bir müddet sükuttan sonra
yanında duran Ezd-i Şenue kabilesine mensup bir çocuğa bakıp: "Bu delikanlı
pir-i fani olmadan önce kıyametiniz kopacaktır!" buyurdular. Hz. Enes (ra) der
ki: "Çocuk o gün benim akranım idi." |
| HadisNo |
: |
5030 |
|
|
|
|
|
|
| Fasil |
: |
KIYAMET VE
KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Güneşin Batıdan
Doğması |
| Ravi |
: |
Ebu
Zerr |
| Hadis |
: |
Güneş battığı sırada Mescid`e girmiştim. Resulullah
(sav) bana: "Ey Ebu Zerr!" buyurdular. "Şu (güneş batınca) nereye gidiyor,
biliyor musun?" "Allah ve Resulü daha iyi bilir!" dedim. "O, Rabbinden secde
etmek için izin istemeye gider. Ona izin verilir ve sanki kendisine şöyle denir:
"Git geldiğin yerden tekrar doğ." O da battığı yerden doğar." Sonra (Ebu Zerr
dedi ki: Aleyhissalatu vesselam şöyle kıraat etti:... (Yasin 38). (Ebu Zerr
ilaveten dedi ki: "Bu İbnu Mes`ud kıraatidir." |
| HadisNo |
: |
5033 |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
| Fasil | : | KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ |
| Konu | : | Kıyametin Muhtelif Alametleri |
| Ravi | : | Ebu Hureyre |
| Hadis | : | Resulullah (sav), yanındaki cemaate konuşurken, bir adam gelerek: "(Ey Allah`ın Resulü!) Kıyamet ne zaman kopacak?" dedi. Aleyhissalatu vesselam konuşmasına devam etti, sözlerini bitirdiği vakit: "Sual sahibi nerede?" buyurdular: Adam: "İşte buradayım ey Allah`ın Resulü!" dedi. Aleyhissalatu vesselam: "Emanet zayi edildiği vakit kıyameti bekleyin!" buyurdular. Adam: "Emanet nasıl zayi edilir?" diye sordu. Efendimiz: "İş, ehil olmayana tevdi edildi mi kıyameti bekleyin." buyurdular. |
| HadisNo | : | 5038 |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
| |
| Fasil |
: |
KIYAMET VE
KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Kıyametin
Muhtelif Alametleri |
| Ravi |
: |
İbnu Zuğb
el-Eyadi |
| Hadis |
: |
Abdullah İbnu Havale el-Ezdi (ra)`nin yanına indim.
Bana: "Resulullah (sav) bizi, ganimet alalım diye yaya olarak gönderdi. Biz de
döndük ve hiçbir ganimet elde edemedik. Yorgunluğumuzu yüzlerimizden anlayıp
aramızda doğrularak: "Ey Allah`ım, onları bana tevkil etme; ben onları üzerime
almaktan acizim! Onları kendilerine de tevkil etme, bu işten kendileri de
acizdirler. Onları diğer insanlara da tevkil etme kendilerini onlara tercih
ederler!" buyurdular. Sonra elini başımın üstüne koydu ve: "Ey İbnu Havale!
Hilafetin (Medine`den) Arz-ı Mukaddese`ye (Suriye`ye) indiğini görürsen, bil ki
artık zelzeleler, kederler, büyük hadiseler yakındır. O gün kıyamet, insanlara,
şu elimin, başına olan yakınlığından daha yakındır" buyurdu. |
| HadisNo |
: |
5044 |
|
| |
|
| |
| Fasil |
: |
KIYAMET VE
KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Kıyametin
Muhtelif Alametleri |
| Ravi |
: |
Ali |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) (bir gün): "Ümmetim on beş şeyi
yapmaya başlayınca ona büyük belanın gelmesi vacib olur" buyurmuşlardı.
(Yanındakiler): "Ey Allah`ın Resulü! Bunlar nelerdir?" diye sordular.
Aleyhissalatu vesselam saydı: 1- Ganimet (yani milli servet, fakir fukaraya
uğramadan sadece zengin ve mevki sahibi kimseler arasında) tedavül eden bir meta
haline gelirse. 2- Emanet (edilen şeyleri emanet alan kimseler, sorumlu ve
yetkililer, memurlar) ganimet (malı yerini tutup, yağmalayıp nefislerine helal)
kıldıkları zaman. 3- Zekat (ödemeyi ibadet bilmeyip bir angarya ve) ceza telakki
ettikleri zaman. 4- Kişi annesinin hukukuna riayet etmeyip, kadınına itaat
ettiği; 5- Babasından uzaklaşıp ahbabına yaklaştığı; 6- Mescidlerde (rıza-yı
ilahi gözetmeyen husumet, alış-veriş, eğlence ve siyasata vs. müteallik) sesler
yükseldiği zaman. 7- Kavme, onların en alçağı (erzel) reis olduğu; 8- (Devlet
otoritesinin yetersizliği sebebiyle tedhiş ve zulümle insanları sindiren zorba)
kişiye zararı dokunmasın diye hürmet ettiği; 9- İpek (haram bilinmeyip erkekler
tarafından) giyildiği; 10- (San`at, bale, konser gibi çeşitli adlar altında;
bar, gazino, dansing ve salonlarda ve hatta televizyon ve filim gibi çeşitli
vasıtalarla yaygın şekilde) şarkıcı kadınlar ve çalgı aletleri edinildiği; 11-
Bu ümmetin sonradan gelen nesilleri, önceden gelip geçenlere (çeşitli ithamlar
ve bahanelerle) hakaret ettiği zaman artık kızıl rüzgarı, [(zelzeleyi), yere
batışı (hasfı) veya suret değiştirmeyi (meshi) veya gökten taş yağmasını,
(hazfı)] bekleyin." |
| HadisNo |
: |
5046 |
|
| |
|
| |
| Fasil |
: |
KIYAMET VE
KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Kıyametin
Muhtelif Alametleri |
| Ravi |
: |
Muaz İbnu
Cebel |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) (birgün): "Beytu`l Makdis`in imarı
Yesrib`in harabıdır. Yesrib`in harabı melhamenin (savaşın) çıkmasıdır. Melhame
İstanbul`un fethidir, İstanbul`un fethi Deccal`in çıkmasıdır!" buyurdular. Sonra
elini (Resulullah), konuşmakta olduğu kimsenin (yani Hz. Muaz`ın) dizine
vurdular ve: "Bu söylediğim kesinlikle hakikattir. Tıpkı senin burada oturman
hak olduğu gibi" buyurdular." Hz. Muaz burada kendisini kasdetmektedir. [Yani
Aleyhissalatu vesselam`ın konuştuğu ve dizine elini vurduğu kimse Muaz İbnu
Cebel (ra)`dir.]" |
| HadisNo |
: |
5048 |
|
| |
|
| |
| Fasil |
: |
KIYAMET VE
KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Kıyametin
Ahvali - Sur`a Üflenmesi Ve Neşr |
| Ravi |
: |
Ebu
Said |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav): "Surun sahibi (İsrafil
aleyhisselam), sur denen borusunu ağzına dayamış, yüzünü çevirmiş, kulağını
dikmiş, üfleme emrini beklerken ben nasıl tereffühle (dünya nimetlerinden)
istifade edebilirim?" buyurmuşlardı. Bu, sanki ashabına çok ağır gelmişti: "Peki
biz ne yapalım -veya ne diyelim- ey Allah`ın Resulü?" diye sordular. Onlara:
"Hasbünallah ve ni`mel-vekil (Allah bize yeter, o ne güzel vekildir!), Allah`a
tevekkül ettik, -belki de "tevekkülümüz Allah`adır!" demişti- deyiniz!" diye
emir buyurdular. |
| HadisNo |
: |
5050 |
|
| |
|
| |
| Fasil |
: |
KIYAMET VE
KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Kıyametin
Ahvali - Sur`a Üflenmesi Ve Neşr |
| Ravi |
: |
Ebu
Hureyre |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav): "İki sur arasmda kırk vardır!"
buyurmuştur. Bunun üzerine oradakiler: "Ey Ebu Hureyre! Kırk gün mü?" diye
sordular. Fakat o: "Birşey diyemem!" cevabını verdi. Tekrar: "Kırk ay mı?"
dediler. O yine: "Bir şey diyemem!" cevabını verdi. "Kırk yıl mı?" dediler. O
yine: "Bir şey diyemem!" cevabını verdi ve (Resulullah`ın hadisine devam etti.)
"Sonra Allah semadan su indirecek ve insanlar yerden sebze biter gibi
bitecekler, insanda bir kemik hariç hepsi çürür. Bu çürümeyen, acbu`z-zeneb
denen kuyruk sokumu kemiğidir. Kıyamet günü yeniden yaratılış bundan terkib
edilecektir." |
| HadisNo |
: |
5052 |
|
| |
| |
| Fasil |
: |
KIYAMET VE
KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Kıyametin
Ahvali - Sur`a Üflenmesi Ve Neşr |
| Ravi |
: |
Ebu Rezin
el-Ukayli |
| Hadis |
: |
"Ey Allah`ın Resulü" dedim, "Allah, mahlukatı nasıl
iade eder, (yeniden diriltir)? Bunun dünyadaki örneği nedir?" "Sen dedi, hiç
kavminin üzerinde yaşadığı vadiden kurak mevsimde geçmedin mi? Sonra bir kere de
her tarafın yemyeşil üğründüğü münbit mevsimde uğramadın mı?" Ben "Elbette!"
deyince: "İşte bu, (yeniden) yaratmasına Allah`ın delilidir. Allah, ölüleri de
böyle diriltecektir!" buyurdular. [Rezin tahric etmiştir. Bu hadis Ahmed İbnu
Hanbel`in Müsned`inde biraz farklı lafızlarla rivayet edilmiştir (4,
11).] |
| HadisNo |
: |
5054 |
|
| |
|
| |
|
| |
|
| |
|
| |
| Fasil |
: |
KIYAMET VE
KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Kıyamet Ahvali
- Haşr |
| Ravi |
: |
İbnu
Mes`ud |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) va`z etmek üzere aramızda doğruldu
ve dedi ki: "Ey insanlar! Sizler (kıyamet günü) Allah`ın yanında yalınayak,
çıplak ve kabuklu olarak toplanacaksınız. [Sonra şu ayeti okudu:] "İlk yaratışa
nasıl başladı isek, üzerimizde hak bir vaad olarak yine onu iade edeceğiz..."
(Enbiya 104). Haberiniz olsun! Kıyamet günü mahlukattan ilk giydirilecek İbrahim
aleyhisselam`dır. Haberiniz olsun, o gün ümmetimden bazı kimseler getirilir ve
sol tarafa alınırlar. Bunun üzerine ben: "Ey Rabbim! Bunlar ashabımdır!" derim.
Bana: "Sen bilmiyorsun, bunlar senden sonra neler yaptılar" denilir. Ben salih
kul (İsa)`nın dediği gibi diyeceğim: "Ben içlerinde bulunduğum müddetçe
üzerlerinde bir kontrolcü idim. Fakat vakta ki sen beni (içlerinden) aldın,
üstlerinde nigehban yalnız sen oldun. (Zaten) sen (her zaman) her şeye hakkıyla
şahidsin. Eğer kendilerine azab edersen şüphe yok ki onlar senin kullarındır.
Eğer onları affedersen mutlak galib ve yegane hüküm ve hikmet sahibi olan da
hakikaten sensin sen." [Maide (117-118).] Resulullah (sav) devamla dedi ki:
"Bunun üzerine bana: "Onlar, sen aralarından ayrıldığın günden beri, dinden yüz
çevirmeye hiç ara vermediler!" denilecek." Bir rivayette şu ziyade var: "Ben:
"Rahmetten uzak olsunlar, rahmetten uzak olsunlar!" derim." |
| HadisNo |
: |
5059 |
|
| |
| Fasil |
: |
KIYAMET VE
KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Kıyamet Ahvali
- Haşr |
| Ravi |
: |
Ebu
Hureyre |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kıyamet günü
insanlar üç sınıf olarak haşrolunurlar: Yayalar sınıfı; Binekliler sınıfı; Yüzü
üstü sürünenler sınıfı." Aleyhissalatu vesselam`a soruldu: "Ey Allah`ın Resulü!
Bunlar yüzleri üzerine nasıl yürürler?" Şu cevabı verdiler: "Onları ayakları
üzerine yürüten Zat-ı Zülcelal, yüzleri üzerine yürütmeye de kadirdir. Ancak
bilesiniz, bu yüzleri üstü yürüyenler, önlerine çıkan her engele, her dikene
karşı kendilerini yüzleriyle korumaya çalışırlar." |
| HadisNo |
: |
5060 |
|
| |
| Fasil |
: |
KIYAMET VE
KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Kıyamet Ahvali
- Haşr |
| Ravi |
: |
Ebu
Hureyre |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) buyurdular ki: "İnsanlar kıyamet
günü üç hal üzere haşrolunurlar: 1) İstekliler, korkanlar, 2) İki kişi bir deve
üzerinde olanlar, üç kişi bir deve üzerinde olanlar, dört kişi bir deve üzerinde
olanlar, on kişi bir deve üzerinde olanlar. 3) Geri kalanları, ateşe tapanlar.
Cehennem, onların kaylüle yaptığı yerde onlarla kaylüle yapar, geceledikleri
yerde onlarla birlikte geceler, onların sabahladıkları yerde onlarla sabahlar,
onların akşamladıkları yerde onlarla beraber akşamlar." |
| HadisNo |
: |
5061 |
|
| |
| Fasil |
: |
KIYAMET VE
KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Kıyamet Ahvali
- Haşr |
| Ravi |
: |
Ebu
Hureyre |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) buyurdular ki: "İnsanlar kıyamet
günü öylesine ter akıtırlar ki, bu terler yerin içinde yetmiş zira`lık derinliğe
kadar iner ve bu ter (yer üstünde de birikerek insanları konuşamaz hale getirmek
üzere ağızlarına) gem vurur ve kulaklarına kadar ulaşır." |
| HadisNo |
: |
5062 |
|
| |
| |
| Fasil |
: |
KIYAMET VE
KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Kıyamet Ahvali
- Hesap Ve Kullar Arasında Hükmün Verilmesi |
| Ravi |
: |
Ebu
Hureyre |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kıyamet günü hak
sahiplerine haklarını mutlaka eda edeceksiniz. Öyle ki kabış (boynuzsuz) koyun
için, boynuzlu koyundan kısas alınacak, taşa (niye bir başka) taş üzerine
yüklenip kaldığından; adamın adamı niye yaraladığından sorulacak." (Ebu Hureyre)
der ki: "Biz şunu da işitirdik: "Kıyamet günü, kişiyi tanımadığı birisi yakalar
ve der ki: "Sen beni hata ve münker işlerken görüyordun, fakat ondan men
etmiyordun!" ["Boynuzlu koyun..." tabirinden gerisi Rezin`in
ziyadesidir.] |
| HadisNo |
: |
5064 |
|
| |
| Fasil |
: |
KIYAMET VE
KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Kıyamet Ahvali
- Hesap Ve Kullar Arasında Hükmün Verilmesi |
| Ravi |
: |
Aişe |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) "Ahirette kimin hesabı münakaşa
edilirse, azaba maruz kalacak demektir!" buyurmuşlardı. Ben: "Nasıl olur? Allah
Teala hazretleri (mealen): "O vakit kimin kitabı sağ eline verilirse; kolay bir
hesabla muhasebe edilecek ve ehline sevinçli olarak dönecek" (İnşikak 7-9)
buyurmadı mı, (bu hesap münakaşası değil mi)?" dedim. "Hayır! buyurdular, bu
(münakaşa değil) arzdır. Kıyamet günü hesaba çekilen herkes mutlaka helak olmuş
demektir!" |
| HadisNo |
: |
5065 |
|
| |
| Fasil |
: |
KIYAMET VE
KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Kıyamet Ahvali
- Hesap Ve Kullar Arasında Hükmün Verilmesi |
| Ravi |
: |
Hureys İbnu
Kabisa |
| Hadis |
: |
Medine`ye geldim ve: "Ey Allahım! Bana salih bir
arkadaş nasib et!" diye dua ettim. Derken Ebu Hureyre (ra)`nin yanma oturdum.
Kendisine: "Ben, Allah`a bana salih bir arkadaş nasip etmesi için dua ettim.
Bana, Resulullah`tan işittiğin bir hadis söyle! Olur ki Allah Teala hazretleri
ondan faydalanmamı nasib eder!" dedim. Bunun üzerine dedi ki: "Ben, Resulullah
(sav)`ın şöyle söylediğini işittim: "Kıyamet günü, kişi amelleri arasında önce
namazın hesabını verecek. Bu hesap güzel olursa kurtuluşa erdi demektir. Bu
hesap bozuk olursa, hüsrana düştü demektir. Eğer farzında eksiklik çıkarsa Rab
Teala hazretleri: "Bakın, kulumun (defterinde yazılmış) nafilesi var mı?"
buyurur. Böylece, farzın eksikleri nafile (namazları) ile tamamlanır. Sonra, bu
tarzda olmak üzere diğer amelleri hesaptan geçirilir." |
| HadisNo |
: |
5066 |
|
| |
|
| |
|
| |
|
| |
| Fasil |
: |
KIYAMET VE
KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Kıyamet Ahvali
- Hesap Ve Kullar Arasında Hükmün Verilmesi |
| Ravi |
: |
Ebu Said ve
Ebu Hureyre |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kıyamet günü kul
(hesap vermek üzere huzur-u ilahiye) getirilir. Allah Teala hazretleri: "Ben
sana kulak, göz, mal ve evlat vermedim mi? Sana hayvanları ve ekimi musahhar
kılmadım mı? Seni bunlara baş olmak, onlardan istifade etmek üzere serbest
bırakmadım mı? Acaba, benimle bugünkü şu karşılaşmanı hiç düşündün mü ?" diye
soracak. Kul da: "Hayır" diyecek. Allah Teala hazretleri: "Öyleyse bugün ben de
seni unutacağım, tıpkı senin (dünyada) beni unuttuğun gibi!"
buyuracak. |
| HadisNo |
: |
5070 |
|
| |
| Fasil |
: |
KIYAMET VE
KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Kıyamet Ahvali
- Hesap Ve Kullar Arasında Hükmün Verilmesi |
| Ravi |
: |
Ebu
Hureyre |
| Hadis |
: |
(Ashab, Resulullah`a): "Ey Allah`ın Resulü! Kıyamet
günü Rabbimizi görecek miyiz?" diye sordular. Aleyhissalatu vesselam: "Bulutsuz
bir günde, öğle vaktinde güneşi görme hususunda bir itişip kakışmanız olur mu?"
diye sordu. Ashab: "Hayır!" deyince: "Bulutsuz (dolunaylı) gecede ayı görmekte
itişip kakışmanız olur mu?" diye tekrar sordu. Ashab yine: "Hayır!" deyince:
"Nefsim yed-i kudretinde olan Zat-ı Zülcelal`e yemin olsun, Rabbinizi görme
hususunda da hiçbir itişip kakışmanız olmayacak. Tıpkı güneş ve ayı görmede
itişip kakışmanız olmadığı gibi. Böylece kul, Rabbiyle karşı karşıya gelecek.
Rabb Teala: "Ey filan! Ben sana ikram etmedim mi? Seni efendi yapmadım mı? Sana
zevce vermedim mi? Atı, deveyi sana musahhar (hizmetçi) kılmadım mı? Reislik
yapmana, ganimet malından dörtte bir almana müsaade etmedim mi ?" diye soracak.
Kul: "Evet ey Rabbim!" diyecek. Rab Teala: "Benimle karşılaşacağını hiç
düşünmedin mi?" diyecek. Kul bu soruya: "Hayır!" karşılığını verecek. Rab Teala
da: "Öyleyse şimdi de ben seni unutuyorum. Tıpkı (dünyada) sen beni unuttuğun
gibi!" diyecek. Sonra ikinci kul Allah`ın karşısına çıkar. Rab Teala ona da aynı
şeyleri söyler. Sonra üçüncüye de birinciye söylediklerinin aynısını söyler.
Kul: "Evet! ey Rabbim!" der. Rab Teala da: "Benimle karşılaşacağını hiç aklından
geçirdin mi?" diye sorar. Kul: "Ey Rabbim, sana, kitaplarına ve peygamberlerine
inandım. Namaz kıldım, oruç tuttum, sadaka verdim!" der ve elinden geldiğince
(Hak Teala hakkında) hayır senada bulunur. Rab Teala: "Bu hususta lehine şehadet
edecek biri var mı?" diye soracak. Kul: "Hayır, yok!" diyecek. Rab Teala: "Şimdi
senin aleyhine bir şahit gönderilecek!" der. Kul kendi kendine: "Benim aleyhime
şahidlik yapacak da kim?" diye içinden düşünür. Kulun ağzı mühürlenir. Uyluğuna:
"Haydi konuş!" denir. Uyluğu , eti, kemiği konuşup, onun amelini, haber
verirler. Bu, onun kendisi için bir özür aramaması içindir. Bu kimse, Allah`ın
gadabına uğrayan münafıktır." |
| HadisNo |
: |
5071 |
|
| |
| Fasil |
: |
KIYAMET VE
KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Kıyamet Ahvali
- Hesap Ve Kullar Arasında Hükmün Verilmesi |
| Ravi |
: |
Ebu
Hureyre |
| Hadis |
: |
İbnu`l-Müseyyeb, Ata İbnu Zeyd el-Leysi, Ebu Hureyre
(ra)`den naklen anlatıyor: "İnsanlar Resulullah (aleyhissalatu vesselam)`a: "Ey
Allah`ın Resulü! Kıyamet günü Rabbimizi görecek miyiz?" diye sordular. O da:
"Siz bulutsuz dolunay gecesinde ayı görmekten şüpheye düşer misiniz?" diye
sordu. Onlar; "Hayır! Ey Allah`ın Resulü!" diye cevap verdiler. Aleyhissalatu
vesselam: "Bulutsuz bir günde güneşi görmekten şüphe eder misiniz?" diye tekrar
sordu. Ashab yine: "Hayır!" cevabım verdiler. Bunun üzerine: "Şunu bilin ki, siz
Rabbinizi de böyle göreceksiniz. Kıyamet günü, insanlar haşrolunurlar. (Rab
Teala): "Kim (Benden başka) bir şeye tapıyor idiyse ona tabi olsun!" buyurur.
Onlardan bir kısmı güneşe, bir kısmı aya, bir kısmı da putlara tabi olurlar.
Orada, münafıklarıyla birlikte bu ümmet kalır. Allah onlara [tanımadıkları bir
surette] yaklaşır. "Ben sizin Rabbinizim!" buyurur. Oradakiler: "[Senden Allah`a
sığınırız] Biz, Rabbimiz bize gelinceye kadar bu yerdeyiz! Rabbimiz gelince biz
onu tanırız!" derler. Derken Rableri [onların tanıyacağı surette] gelir. "Ben
Rabbinizim!" der. Onlarda: "Sen Rabbimizsin!" derler. Rab Teala onları (cennete)
davet eder. Cehennemin üzerine sırat kurulur. Peygamberler arasında, ümmetiyle
sırattan ilk geçen ben olurum. O gün peygamberler dışında kimse konuşmaz.
Peygamberlerin o günkü kelamı da: "Allahümme sellim, Allahümme sellim (Ey
Rahimiz selamet ver, ey Rabbimiz selamet ver!" olacak. Cehennemde, deve
dikeninin dikenleri gibi kancalar var. Deve dikeninin dikenlerini gördünüz mü?"
diye sordu. Ashab: "Evet!" deyince Aleyhissalatu vesselam devam etti: "İşte o
kancalar, tıpkı deve dikeninin dikenleri gibidir. Ancak, onların büyüklüğü ne
kadardır, Allah`tan başka kimse bilmez, insanları (kötü) amelleri sebebiyle
kapar. İnsanların bir kısmı (kötü) ameli sebebiyle helak olur. Bir kısmı da
ateşin içine yıkılır, sonra kurtulur. Allah, ateş ehlinden kurtarmak
istediklerine rahmet etmeyi irade edince, ateş ehlinden Allah`a ibadet etmiş
olanları, ateşten çıkarmaları için meleklere emreder. Melekler bu kimseleri,
secde izleriyle tanırlar. Çünkü Allah Teala hazretleri secde mahallinin
yakılmasını ateşe haram etmiştir. Onlar böylece ateşten çıkarlar. Hepsi de
ateşten kavrulmuş vaziyettedir. Üzerlerine hayat suyu dökülür. Selin getirdiği
milli topraktan habbelerin (filiz açıp) bitmesigibi, suyun değdiği yerler
yeniden bitecek. Rab Teala, sonra, kullar arasındaki hükmünü tamamlayacak.
Derken cennetle cehennem arasında bir kul kalacak. Bu, cennete girmede
cehennemliklerin sonuncusudur. Yüzü cehenneme doğru ilerlerken: "Ey Rabbim!
Yüzümü ateş tarafından çevir! Kokusu beni perişan etti, alevi de beni kavurdu"
diye yalvaracak. Allah Teala`ya, kendisine dua etmesini dilediği kadar duada
bulunacak. Sonra Allah Teala hazretleri: "Ben bu istediğini versem, bundan
başkasını da ister misin?" diye soracak. Adam: "izzet ve celaline yemin olsun
hayır! Bundan başkasını istemem!" diyecek ve istemeyeceği hususunda Allah`a ahd
u misakta bulunacak. (Allah), bunun üzerine yüzünü ateşten çevirecek. Adam
yüzüyle cennete yönelince ve onun güzelliğini görünce, Allah`ın dilediği bir
müddet susacak. Sonra (dayanamayıp): "Ey Rabbim! Beni cennetin kapısıa
yaklaştır!" diyecek. Allah Teala hazretleri: "Sen bana istemiş olduğundan başka
bir talepte bulunmayacağına dair ahd u misakta bulunmadın mı? Ey ademoğlu yazık
sana! Sen ne dönekmişsin!" diyecek. Adam: "Ey Rabbim! Mahlukatın en bedbahtı ben
olmayayım!" diyecek. Rab Teala: "Sana bu istediğin verilse, acaba başka bir şey
istemeyecek misin?" der. Adam: "Hayır! İzzetine ve celaline yemin olsun hayır!
Başka bir şey istemeyeceğim!" diyecek. Rabbi de onu mazur addedecek. Çünkü o,
sabredilemeyecek bir şeyler görmüştür. Adam, Rabbine, istediği ahd u misakta
bulunur. (Rabbi de) onu cennetin kapısın yaklaştırır. Kapıya yaklaşıp onun
güzelliğini ve içindeki taravet ve süruru görünce, Allah`ın dilediği kadar
sesini keser. (Fakat daha fazla dayanamayıp atılır): "Ey Rabbim! Beni cennete
koy!" der. Rab Teala: "Ey ademoğlu yazık sana! Sen ne dönekmişsin! Sana
verilenlerin dışında bir şey istemeyeceğine dair bana ahd u misak vermedin mi?"
diyecek. Adam: "Ey Rabbim! Beni mahlukatın en bedbahtı yapma!" diyecek. Allah
onun bu haline gülecek. Sonra ona cennete girmesi için izin verecek ve: "Dile
(ne dilersen!)" diyecek. Adam dileyecek. Öyle ki, hiçbir arzusu kalmayacak.
Allah yine de: "Şunları şunları da iste!" deyip, istemesi gereken şeyleri
zikredecek. Böylece istenecek şeyler bilince Allah Teala hazretleri: "Bütün
bunlar, bir misliyle sana verilmiştir!" buyuracak." Ebu Said der ki: "Resulullah
(sav)`ın: "Bütün bunlar, on misliyle birlikte sana verilmiştir!" dediğini
işittim." |
| HadisNo |
: |
5072 |
|
| |
| |
| Fasil |
: |
KIYAMET VE
KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Kıyamet Ahvali
- Hesap Ve Kullar Arasında Hükmün Verilmesi |
| Ravi |
: |
İbnu
Ömer |
| Hadis |
: |
Bir adam bana: "(Kıyamet günü Allah`ın kişiye
hususi) hitabı hakkında ne işittin?" diye sordu. Şu cevabı verdim: "Resulullah
(sav)`ın: "Mü`min Rabbine yaklaştırılır. Öyle ki, (Allah onun) üzerine
himayesini indirir ve günahlarını itiraf ettirir. Ona sorar: "Şu şu günahlarını
biliyor musun?" Mü`min kul, iki kere: "Evet ey Rabbim, biliyorum!" der. Rab
Teala da: "Dünyada iken bunları örterek seni teşhir etmemiştim. Bugün de onları
senden affediyorum!" buyurur. Sonra ona hasenat defteri verilir. Amma, kafirlere
ve münafıklara gelince, bunlarla ilgili olarak, bütün mahlukatın huzurunda:
"Bunlar Allah namına yalan söylemişler (böylece büyük bir zulümde
bulunmuşlardır). Haberiniz olsun! Allah`ın laneti zalimleredir" diye nida
olunur" dediğini işittim." |
| HadisNo |
: |
5074 |
|
| |
| Fasil |
: |
KIYAMET VE
KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Kıyamet Ahvali
- Hesap Ve Kullar Arasında Hükmün Verilmesi |
| Ravi |
: |
Aişe |
| Hadis |
: |
Bir adam gelerek: "Ey Allah`ın Resulü! Benim
kölelerim var, bana yalan söylüyorlar ve bana ihanet ediyorlar, bana isyan
ediyorlar. Ben de onlara şetmediyor ve dövüyorum. Onlar yüzünden (Allah yanında)
durumum ne olacak?" diye sordu. Resulullah (sav): "Kıyamet günü onlar, sana olan
ihanetleri, isyanları ve yalanları sebebiyle muhasebe olacaktır. Senin onlara
verdiğin ceza ise, eğer cezan onların günahları nisbetinde ise, başabaştır; ne
lehine ne de aleyhine olur. Eğer onlara verdiğin ceza günahlarından az ise bu
senin için bir fazilet olur. Eğer onlara verdiğin ceza günahlarından çok olursa,
bu fazla kısım sebebiyle onlar lehine sana kısas yapılır" buyurdular. Bunun
üzerine adam huzurdan çekildi, ağlamaya ve dövünmeye başladı. Bunun üzerine
Aleyhissalatu vesselam dedi ki: "Sen Allah`ın kitabını okumuyor musun? (Bak ne
diyor!) (Mealen): "Biz kıyamet gününe mahsus adalet terazileri koyacağız. Artık
hiçbir kimse hiçbir şeyle haksızlığa uğratılmayacaktır. (O şey) bir hardal
tanesi kadar bile olsa, onu getiririz (mizana koyarız). Hesapçılar olarak da biz
yeteriz" (Enbiya 47). Adam tekrar: "Allah`a yemin olsun, ey Allah`ın Resulü! Ben
hem kendim ve hem de onlar için, ayrılmalarından daha hayırlı bir şey
göremiyorum. Seni şahid kılıyorum, hepsi hürdür, (azat ettim)" dedi. |
| HadisNo |
: |
5075 |
|
| |
| Fasil |
: |
KIYAMET VE
KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Kıyamet Ahvali
- Hesap Ve Kullar Arasında Hükmün Verilmesi |
| Ravi |
: |
Enes |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) (bir gün) güldüler ve: "Neye
güldüğümü biliyor musunuz?" buyurdular. Biz: "Allah ve Resulü daha iyi bilir!"
dedik. "Kulun Rabbine olan hitabından!" buyurdular ve şöyle devam ettiler: "Kul
şöyle der: "Ey Rabbim, sen beni zulümden korumadın mı?" Rab Teala: "Evet
korudum" buyurur. Kul da: "Fakat ben bugün, kendime, kendimden başka bir
kimsenin şahid olmasını asla istemiyorum" der. Rab Teala: "Bugün sana tek şahid
olarak nefsin, çok şahid olarak da kiramen katibin kafidir" buyurur." Resulullah
devamla dedi ki: "Ağzına mühür vurulur ve diğer organlarına: "Konuş!" denilir.
Onlar adamın amelini haber verirler. Sonra konuşma hususunda serbest bırakılır.
Adam organlarına: "Yazıklar olsun size! Buradan defolun! Ben sizin için mücadele
etmiştim" der." |
| HadisNo |
: |
5076 |
|
| |
| Fasil |
: |
KIYAMET VE
KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Kıyamet Ahvali
- Hesap Ve Kullar Arasında Hükmün Verilmesi |
| Ravi |
: |
İbnu Amr
İbni`l-As |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Aziz ve celil olan
Allah [kıyamet günü], ümmetimden bir adamı mahlukatın üstünden seçer ve onun
için doksan dokuz büyük defter açar. Her defter, gözün alabildiği kadar
büyüktür. Rab Teala adama sorar: "Bu defterde yazılı olanlardan bir şey inkar
ediyor musun? Muhafız katiplerim (olmadık şeyler yazarak sana) zulmetmişler mi?"
Kul: "Ey Rabbim! Hayır! (Hepsi doğrudur!)" der. Rab Teala sorar: "(Bunları
yapmada beyan edeceğin) bir özrün var mı?" Kul der: "Hayır! Ey Rabbim!" Aziz ve
celil olan Allah: "Evet! Senin bizim yanımızda (makbul, büyük) bir de hasenen
var. Bugün sana zulüm yapmayacağız!" buyurur. Hemen bir etiket çıkarılır.
Uzerinde "Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden resulallah
(şehadet ederim ki Allah`tan başka ilah yoktur ve şehadet ederim ki Muhammed
Allah`ın elçisidir)" yazılıdır. Sonra, Rabb Teala der: "Ağırlığını (yani
amellerinin ağırlığını) hazırla!" Kul sorar: "Ey Rabbim! Bu defterlerin
yanındaki bu etiket de ne?" Rabb Teala der: "Sana zulmedilmeyecek! Hemen
defterler Mizan`ın bir kefesine konur, etiket de diğer kefesine. Tartılırlar.
Sonunda defterler hafif kalır, etiket ağır basar. Esasen Allah`ın ismi yanında
hiçbir şey ağır olamaz." |
| HadisNo |
: |
5077 |
|
| |
|
| |
|
| |
| Fasil |
: |
KIYAMET VE
KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Kevser
Havzı`nın Mizan`ın Ve Sırat Köprüsü`nün Evsafı |
| Ravi |
: |
Ebu
Zerr |
| Hadis |
: |
"Ey Allah`ın Resulü" dedim, "Kevser havzının kapları
nedir?" Şu cevabı lütfettiler: "Nefsimi kudret elinde tutan Zat-ı Zülcelal`e
yemin olsun, onun kapları açık ve karanlık bir gecede gökteki yıldızlardan daha
çoktur. Cennetin kaplarından kim içerse artık ömrünün sonuna kadar hiç susamaz.
Havzın cennetten çıkan iki oluğu gürül gürül akar. Genişliği uzunluguna denktir.
Bu da Amman`dan Eyle`ye olan mesafe kadardır. Suyu sütten daha beyaz, baldan
daha tatlıdır." |
| HadisNo |
: |
5080 |
|
| |
|
| |
|
| |
| |
| Fasil |
: |
KIYAMET VE
KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Kevser
Havzı`nın Mizan`ın Ve Sırat Köprüsü`nün Evsafı |
| Ravi |
: |
İbnu
Mes`ud |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Ben havzın başına
sizden önce geleceğim. Bana sizden bazı kimseler yükseltilip (gösterilecek). O
kadar ki, eğilsem onları tutarım. Ama hemen geri çekilecekler. "Ey Rabbim!
bunlar benim ashabım!" derim. Ama bana: "Senden sonra bunların ne bid`alar
yaptıklarını sen bilmezsin!" denilir. Ben de: "Dini benden sonra değiştirenler
rahmetten uzak olsun, rahmetten uzak olsun!" derim." |
| HadisNo |
: |
5084 |
|
| |
| Fasil |
: |
KIYAMET VE
KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Kevser
Havzı`nın Mizan`ın Ve Sırat Köprüsü`nün Evsafı |
| Ravi |
: |
Ebu
Hureyre |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Ümmetim havzın
başında yanıma gelecek. Ben, tıpkı devesinden başkasının devesini kovan bir
kimse gibi, hauzımdan (bazı) insanları kovarım!" Yanındakiler: "Ey Allah`ın
Resulü! Bizi tanıyacak mısınız?" dediler. "Evet" buyurdu. "Sizin, başkasında
olmayan bir alametiniz olacak. Sizler yanıma alın ve abdest uzuvlarında,
abdestin eseri olan bir nurla geleceksiniz. Ancak sizden bir grup benden
engellenecek, onlar bana ulaşamayacaklar. Ben: "Ey Rabbim onlar benim ashabım,
onlar benim ashabım!" diyeceğim. Ama bir melek bana cevap verip: "Senden sonra
onlar ne bid`alar ortaya çıkardılar biliyor musun?" diyecek." [Bir diğer
rivayette şöyle buyrulmuştur: "Havuzum Eyle ile Aden arasınaki mesafeden daha
geniştir. Onun rengi kardan daha beyaz, baldan daha tatlıdır. Onun maşrabaları
yıldızlardan daha çoktur."] |
| HadisNo |
: |
5085 |
|
| |
|
| |
| Fasil |
: |
KIYAMET VE
KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Kevser
Havzı`nın Mizan`ın Ve Sırat Köprüsü`nün Evsafı |
| Ravi |
: |
Enes |
| Hadis |
: |
(Bir gün), "ey Allah`ın Resulü! Kıyamet günü bana
şefaat edin!" dedim. "İnşaallah yapacağım!" buyurdular. Ben tekrar: "Sizi nerede
arayıp bulayım?" dedim. "Beni ilk aradığın zaman, sırat üzerinde ara!"
buyurdular. "Size (orada) rastlayamazsam?" dedim. "Mizan`ın yanında beni ara!"
buyurdular. "Orada da size rastlayamazsam?" dedim. "Öyeyse beni havzın yanında
ara! Zira ben üç meukinin dışına çıkmam!" buyurdular. |
| HadisNo |
: |
5087 |
|
| |
| Fasil |
: |
KIYAMET VE
KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Kevser
Havzı`nın Mizan`ın Ve Sırat Köprüsü`nün Evsafı |
| Ravi |
: |
Aişe |
| Hadis |
: |
Ateşi hatırlayıp ağladım. Resulullah (sav): "Niye
ağlıyorsun?" diye sordu. "Cehennemi hatırladım da onun için ağladım! Siz,
kıyamet günü, ailenizi hatırlayacak mısınız?" dedim. "Üç yerde kimse kimseyi
hatırlamaz: Mizan yanında; tartısı ağır mı geldi hafif mi öğreninceye kadar,
sahifelerin uçuştuğu zaman; kendi defterini nereye düşecek, öğreninceye kadar:
Sağına mı soluna mı; yoksa arkasına mı? Sıratın yanında; cehennemin iki yakası
ortasına kurulunca; bunu geçinceye kadar." |
| HadisNo |
: |
5088 |
|
| |
| Fasil |
: |
KIYAMET VE
KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Şefaat
Hakkında |
| Ravi |
: |
Ebu
Hureyre |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Her peygamberin
müstecab (Allah`ın kabul edeceği) bir duası vardır. Her peygamber o duayı
yapmada acele etti. Ben ise bu duamı kıyamet gününde, ümmetime şefaat olarak
kullanmak üzere sakladım (kullanmayı ahirete bıraktım). Ona inşaallah, ümmetimin
şirk koşmadan ölenleri nail olacaktır." |
| HadisNo |
: |
5089 |
|
| |
|
| |
| Fasil |
: |
KIYAMET VE
KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Şefaat
Hakkında |
| Ravi |
: |
Enes |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kıyamet gününde,
insanlar birbirlerine girecekler. Hz. Adem aleyhisselam`a gelip: "Evlatlarına
şefaat et!" diye talepte bulunacaklar. O ise: "Benim şefaat yetkim yok. Siz
İbrahim aleyhisselam`a gidin! Çünkü o Halilullah`tır" diyecek. İnsanlar Hz.
İbrahim`e gidecekler. Ancak o da: "Ben yetkili değilim! Ancak Hz. İsa`ya gidin.
Çünkü o Ruhullah`tır ve O`nun kelamıdır!" diyecek. Bunun üzerine O`na
gidecekler. O da: "Ben buna yetkili değilim. Lakin Muhammed (sav)`e gidin!"
diyecek. Böylece bana gelecekler. Ben onlara: "Ben şefaate yetkiliyim!"
diyeceğim. Gidip Rabbimin huzuruna çıkmak için izin talep edeceğim. Bana izin
verilecek. Önünde durup, Allah`ın ilham edeceği ve şu anda muktedir olamayacağım
hamdlerle Allah`a medh u senada bulunacak, sonra da Rabbime secdeye kapanacağım.
Rabb Teala: "Ey Muhammed! Başını kaldır! Dilediğini söyle, söylediğine kulak
verilecek. Ne arzu ediyorsan iste, talebin yerine gelecektir! Şefaatte bulun,
şefaatin kabul edilecektir!" buyuracak. Ben de: "Ey Rabbim! Ümmetimi, ümmetimi
istiyorum!" diyeceğim. Rab Teala: "(Çabuk onların yanına) git! Kimlerin kalbinde
buğday veya arpa denesi kadar iman varsa onları ateşten çıkar!" diyecek. Ben de
gidip bunu yapacağım! Sonra Rabbime dönüp, önceki hamd u senalarla hamd ve
senalarda bulunacağım, secdeye kapanacağım. Bana, öncekinin aynısı söylenecek.
Ben de: "Ey Rabbim! Ümmetim! Ümmetim!" diyeceğim. Bana yine: "Var, kimlerin
kalbinde hardal danesi kadar iman varsa onları da ateşten çıkar!" denilecek. Ben
derhal gidip bunu da yapacak ve Rabbimin yanına döneceğim. Önceki yaptığım gibi
yapacağım. Bana, evvelki gibi: "Başını kaldır!" denilecek. Ben de kaldırıp: "Ey
Rabbim! Ümmetim! Ümmetim!" diyeceğim. Bana yine: "Var, kalbinde hardal
danesinden daha az miktarda imanı olanları da ateşten çıkar!" denilecek. Ben
gidip bunu da yapacağım. Sonra dördüncü sefer Rabbime dönecek, o hamdlerle hamd
u senada bulunacağım, sonra secdeye kapanacağım. Bana: "Ey Muhammedi Başını
kaldır ve (dilediğini) söyle, sana kulak verilecektir! Dile, talebin
verilecektir! Şefaat et, şefaatin kabul edilecektir!" denilecek. Ben de: "Ey
Rabbim! Bana Lailahe illallah diyenlere şefaat etmem için izin ver!" diyeceğim.
Rabb Teala: "Bu hususta yetkin yok! -veya: Bu hususta sana izin yok!- Lakin
izzetim, celalim, kibriyam ve azametim hakkı için lailahe illallah diyenleri de
ateşten çıkaracağım!" buyuracak." |
| HadisNo |
: |
5091 |
|
| |
| Fasil |
: |
KIYAMET VE
KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Şefaat
Hakkında |
| Ravi |
: |
Ebu
Hureyre |
| Hadis |
: |
Biz bir davette Resulullah ile beraberdik. Ona
sofrada hayvanın ön budu(ndan bir parça) ikram edildi. Bud hoşuna giderdi. Ondan
bir parça ısırdı ve: "Ben kıyamet günü ademoğlunun efendisiyim! Acaba bunun
neden olduğunu biliyor musunuz? (Açıklayayım): "Allah o gün, öncekileri ve
sonrakileri tek bir düzlükle toplar. Bakan onlara bakar, çağıran onları işitir.
Güneş onlara yaklaşır. Gam ve sıkıntı, insanların tahammül edemeyecekleri ve
takat getiremeyecekleri dereceye ulaşır. Öyle ki insanlar: "içinde bulunduğumuz
şu hali görmüyor musunuz, sizlere şefaat edecek birini görmüyor musunuz?" demeye
başlarlar. Birbirlerine: "Babanız Adem var!" derler ve ona gelerek: "Ey Adem!
Sen insanların babasısın. Allah seni kendi eliyle yarattı, kendi ruhundan sana
üfledi. [Bütün isimleri sana öğretti]. Meleklerine senin önünde secde ettirdi.
Seni cennete yerleştirdi. [Allah katında itibarın, makamın var.] Rabbin nezdinde
bizim için şefaatte bulunmaz mısın? Bizim şu halimizi, başımıza şu geleni
görmüyor musun?" derler. Adem aleyhisselam da: "Bugün Rabbim çok öfkelidir, daha
önce bu kadar öfkelenmedi. Bundan sonra da böylesine öfkelenmeyecek. (Esasen
şefaate benim yüzüm yok, çünkü, cennette iken, Allah) beni o ağaca yaklaşmaktan
men etmişti. Ben, bu yasağa asi oldum. [Ben cennette iken işlediğim günah
sebebiyle cennetten çıkarıldım. Bugün günahlarım affedilirse bu bana yeter].
Nefsim! Nefsim! Nefsim! Benden başkasına gidin. Nuh aleyhisselam`a gidin!"
diyecek. İnsanlar Nuh aleyhisselam`a gelecekler: "Ey Nuh! sen yeryüzü ahalisine
gönderilen resullerin ilkisin. Allah seni çok şükreden bir kul (abden şeküra)
diye isimlendirdi. İçinde bulunduğumuz şu hali görmüyor musun? Başımıza
gelenleri görmüyor musun? Rabbin nezdinde bizim için şefaatte bulunmaz mısın?"
diyecekler. Nuh aleyhisselam da şöyle diyecek: "Bugün Rabbim çok öfkelidir. Daha
önce hiç bu kadar öfkelenmedi, bundan sonra da böylesine öfkelenmeyecek! Benim
bir dua hakkım vardı. Ben onu kavmimin aleyhine (beddua olarak) yaptım. Nefsim!
Nefsim! Nefsim! Benden başkasına gidin. İbrahim aleyhisselam`a gidin!" diyecek.
İnsanlar İbrahim aleyhisselam`a gelecekler: "Ey İbrahim! Sen Allah`ın peygamberi
ve arz ahalisi içinde yegane Halilisin. Bize Rabbin nezdinde şefaat et! İçinde
bulunduğumuz şu hali görmüyor musun?" diyecekler. İbrahim aleyhisselam onlara:
"Rabbim bugün çok öfkeli. Bundan önce bu kadar öfkelenmemişti, bundan sonra da
bu kadar öfkelenmeyecek. (Şefaat etmeye kendimde yüz de bulamıyorum. Çünkü ben)
üç kere yalan söyledim!" deyip, bu yalanlarını birer birer sayacak. Sonra
sözlerine şöyle devam edecek: "Nefsim! Nefsim! Nefsim! Benden başkasına gidin!
Musa aleyhisselam`a gidin!" İnsanlar, Hz. Musa aleyhisselam`a gelecekler ve: "Ey
Musa! Sen Allah`ın peygamberisin. Allah seni, risaletiyle ve hususi kelamıyla
insanlardan üstün kıldı. Bize Allah nezdinde şefaatte bulun! İçinde bulunduğumuz
hali görmüyor musun?" diyecekler. Hz. Musa da: "Bugün Rabbim çok öfkelidir. Daha
önce böylesine öfkelenmedi, bundan sonra da böylesine öfkelenmeyecek. (Esasen
Rabbim nezdinde şefaate yüzüm de yok. Çünkü) ben, öldürülmesi ile emrolunmadığım
bir cana kıydım. [...Bugün ben mağfirete mazhar olursam bu bana yeterlidir.]
Nefsim! Nefsim! Nefsim! Benden başkasına gidin! Hz. İsa aleyhisselam`a gidin!"
diyecek. İnsanlar Hz. İsa`ya gelecekler ve: "Ey İsa, sen Allah`ın peygamberisin
ve Meryem`e attığı bir kelamısın ve kendinden bir ruhsun. Üstelik sen beşikte
iken insanlara konuşmuştun. Rabbin nezdinde bize şefaat et! İçinde bulunduğumuz
şu hali görmüyor musun?" diyecekler! Hz. İsa aleyhisselam da: "Bugün Rabbim çok
öfkeli. Daha önce bu kadar öfkelenmedi, bundan böyle de hiç bu kadar
öfkelenmeyecek!" diyecek. -Hz. İsa şahsıyla ilgili bir günah zikretmeksizin- (
Bir başka rivayette): ["Beni, Allah`tan ayrı bir ilah edindiler. Bugün bana
mağfiret edilirse bu bana yeter."] Nefsim! Nefsim! Nefsim! Benden başkasına
gidin! Muhammed aleyhissalatı vesselam`a gidin!" diyecek. İnsanlar Muhammed
(sav)`e gelecekler, bir diğer rivayette: "Bana gelirler!" denmiştir- ve: "Ey
Muhammed! Sen Allah`ın peygamberisin, bütün peygamberlerin sonuncususun. Allah
senin geçmiş, gelecek bütün günahlarını mağfiret buyurdu. Bize Rabbin nezdinde
şefaatte bulun. Şu içinde bulunduğumuz hali görmüyor musun?" diyecekler. Bunun
üzerine ben Arş`ın altına gideceğim. Rabbim için secdeye kapanacağım. Derken
Allah, benden önce hiç kimseye açmadığı medh u senaları benim için açacak [Ben
onlarla Rabbime medh u senalarda bulunacağım]. Sonra: "Ey Muhammed başını kaldır
ve iste! (İstediğin) sana verilecek! Şefaat talep et! Şefaatin yerine
getirilecek!" denilecek. Ben de başımı kaldıracağım ve: "Ey Rabbim ümmetim! Ey
Rabbim ümmetim! Ey Rabbim ümmetim!" diyeceğim. Bunun üzerine: "Ey Muhammed!
Ümmetinden, üzerinde hesap olmayanları cennet kapılarından sağdaki kapıdan içeri
al! Esasen onlar diğer kapılarda da insanlara ortaktırlar!" denilecek."
Resulullah sonra şöyle buyurdular: "Nefsim kudret elinde olan Zat-ı Zülcelal`e
yemin olsun. Cennet kapısının kanatlarından iki kanadının arasındaki mesafe
Mekke ile Hacer arasındaki veya Mekke ile Busra arasındaki mesafe kadardır." Hz.
İbrahim aleyhisselam`ın kıssasıyla ilgili bir rivayette şu ziyade var: [Hz.
İbrahim, (insanlar, şefaat etmesi için kendine geldikleri zaman, Allah`a şefaat
talebinde bulunmasına mani olan üç günahı olarak yıldızlar hakkında sarfettiği
"İşte bu Rabbim" (En`am 76) sözünü, atalarının putları hakkında sarfettiği
"Belki de bu (putları kırma) işini onların en büyüğü yapmıştır" (Enbiya 63)
sözünü ve bir de: "Ben gerçekten hastayım" (Saffat 89) sözünü
zikretti."] |
| HadisNo |
: |
5092 |
|
| |
| Fasil |
: |
KIYAMET VE
KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Şefaat
Hakkında |
| Ravi |
: |
Yezid İbnu
Süheyb el-Fakir |
| Hadis |
: |
Haricilerin görüşlerinden biri içime işlemişti,
haccetmek, sonra da (propaganda yapmak üzere) insanların karşısına çıkmak
arzusuya, kalabalık bir grup içerisinde yola çıktık. Medine`ye uğradık. Orada
Cabir İbnu Abdillah (ra), insanlara hadis rivayet ediyordu. Bir ara
cehennemlikleri zikretti. Ben: "Ey Resulullah`ın arkadaşı! Sen ne konuşuyorsun?
Halbuki Allah Teala hazretleri: "(Ey Rabbim!) Ateşe kimi atarsan mutlaka onu
rezil rüsvay edersin" (Al-i imran 192); "Ateşten her çıkmak isteyişlerinde oraya
geri çevrilirler" (Secde 20) buyurmaktadır" dedim. Hz. Cabir: "Sen Kur`an`ı
okuyor musun?" dedi. Ben de: "Evet!" dedim. "Öyleyse onun evvelini oku! Çünkü o,
küffar hakkındadır!" dedi ve sonra ilave etti: "Sen, Allah`ın Muhammed (sav)`i
dirilteceği makam-ı mahmudu işittin mi?" "Evet!" dedim. Dedi ki: "O, Muhammed
(sav)`e mahsus mahmud makamdır. Allah Teala hazretleri o makamın hatırına,
cehennemden çıkaracaklarını çıkarır!" (Hz. Cabir) sonra, sırat köprüsünün
konuluşunu ve üzerinden insanların geçişini tavsif etti. Biz: "Bu ihtiyarın,
Aleyhissalatu vesselam hakkında yalan söyleyeceğini mi zannedersiniz?" dedik ve
Haricilikten rücu ettik. Hayır! Vallahi bizden bir kişiden başka, Haricilikte
kalan olmadı. |
| HadisNo |
: |
5093 |
| |
| Fasil |
: |
KIYAMET VE
KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Şefaat
Hakkında |
| Ravi |
: |
Enes |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kıyamet günü,
cehennemliklerin, dünyada en müreffeh olanı getirilerek ateşe bir kere
batırılacak. Sonra: "Ey ademoglu, denilecek. (Cehennemde) hiç nimet gördün mü?
Sana hiç hayır uğradı mı ?" "Hayır! Ey Rabbim, vallahi hayır!" diyecek. Sonra
cennetliklerden dünyada en fakir olan getirilecek. O da cennete bir sokulup,
çıkarılacak ve kendisine: "Ey ademoglu (cennette) hiç fakirlik gördün mü, hiç
sıkıntı çektin mi?" denilecek. Oda: "Hayır! Vallahi ya Rabbi! Başımdan hiç
fakirlik geçmedi, hiçbir sıkıntı çekmedim" diyecek." |
| HadisNo |
: |
5094 |
|
| |
| Fasil |
: |
KIYAMET VE
KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Şefaat
Hakkında |
| Ravi |
: |
Enes |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah Teala
hazretleri azabı en hafif olan cehennemliğe: "Eğer dünya her şeyiyle senin
olsaydı, şu azabdan kurtulmaya bedel, fidye olarak verir miydin?" diye soracak.
Adam: "Evet!" diyecek. Rabb Teala bunun üzerine: "Sen daha Hz. Adem`in sulbünde
iken ben senden bundan daha hafifini istemiş: "Bana hiçbir şeyi ortak kılma da
seni ateşe sokmayayım, cennete koyayım" demiştim. Sen buna yanaşmadın, şirke
girdin" buyuracak." |
| HadisNo |
: |
5095 |
|
| |
| Fasil |
: |
KIYAMET VE
KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Şefaat
Hakkında |
| Ravi |
: |
İbnu
Ömer |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cennetlikler
cennette, cehennemlikler de cehennemde oldukları zaman ölüm getirilir. Cennetle
cehennemin arasına konup orada kesilir. Sonra bir münadi nida eder: "Ey ehl-i
cennet! Artık ebediyet var, ölüm yok! Ey ehl-i nar! Artık ebediyet var, ölüm
yok! Cennetliklerin süruru bununla daha da artar. Cehennemliklerin de hüznü
artar." |
| HadisNo |
: |
5096 |
|
| |
| Fasil |
: |
KIYAMET VE
KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Cennet Ve
Cehennem |
| Ravi |
: |
Ebu
Hureyre |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah Teala
hazretleri ferman etti ki: "Ben Azimu`ş-Şan, salih kullarım için gözlerin
görmediği, kulakların işitmediği ve insanın hayal ve hatırından hiç geçmeyen
nimetler hazırladım." Ebu Hureyre ilaveten dedi ki: "Dilerseniz şu ayet-i
kerimeyi okuyun, (Mealen): "Yaptıklarına karşılık Allah katında onlar için göz
aydınlığı olacak ne mükafaatların saklandığını kimse bilemez" (Secde
17). |
| HadisNo |
: |
5097 |
|
| |
| Fasil |
: |
KIYAMET VE
KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Cennet Ve
Cehennem |
| Ravi |
: |
Sehl İbnu
Sa`d |
| Hadis |
: |
Buhari, bir diğer rivayetinde şu ziyadeyi kaydeder:
"Sehl İbnu Sa`d anlatıyor -deyip, hadisin aynısını kaydettikten sonra- der ki:
"Muhammed İbnu Ka`b dedi ki: "Onlar Allah için ameli gizli tuttular. Allah da
onların sevabını gizli tuttu. Kullar yanına gelince onları nimete boğacak."
Hadis, bu muhtevada olarak Buhari`de mevcut değildir. Hakim`in el-
Müstedrek`inde mevcuttur (413-414) |
| HadisNo |
: |
5098 |
|
| |
| Fasil |
: |
KIYAMET VE
KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Cennet Ve
Cehennem |
| Ravi |
: |
Sehl İbnu
Sa`d |
| Hadis |
: |
"Ey Allah`ın Resulü!" dedim, "insanlar neden
yaratıldı?" "Sudan!" buyurdular. "Ya cennet?" dedim, "o neden inşa edildi?"
"Gümüş tuğladan ve altın tuğladan! Harcı da kokulu misk. Cennetin çakılları inci
ve yakuttan, toprağı da za`ferandır. Ona giren nimete mazhar olur, eziyet
görmez, ebediyet kazanır, ölümle karşılaşmaz. Elbisesi eskimez, gençliği
kaybolmaz." Aleyhissalatu vesselam sözlerine şöyle devam buyurdular: "Üç kişi
vardır duaları reddedilmez (mutlaka kabul edilir): Adil imam (devlet başkanı),
iftarını yaptığı zaman oruçlu, zulme uğrayanın duası. Allah, (mazlumun) duasını
bulutların fevkine çıkarır ve onlara sema kapıları açılır ve Allah Teala
hazretleri: "İzzetime yemin olsun! Vakti uzasa da, duanı mutlaka kabul
edeceğim!" buyurur." |
| HadisNo |
: |
5099 |
|
| |
| Fasil |
: |
KIYAMET VE
KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Cennet Ve
Cehennem |
| Ravi |
: |
Ebu
Musa |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Gümüşten iki cennet
vardır. Kapları ve içinde bulunan diğer şeyleri de gümüştendir. Altından iki
cennet vardır, kapları ve içlerinde bulunan diğer eşyaları da hep altındandır.
Adn cennetinde, cennetliklerle Rablerini görmeleri arasında Allah`ın veçhindeki
ridau`l-kibriyadan (büyüklük perdesinden) başka bir şey yoktur." |
| HadisNo |
: |
5100 |
|
| |
| Fasil |
: |
KIYAMET VE
KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Cennet Ve
Cehennem |
| Ravi |
: |
Ebu
Musa |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cennette, mü`min
için, içi boş tek bir inciden bir çadır vardır. -Bir rivayette- genişliği altmış
mildir. Her köşesinde bir refikası bulunur, hiçbiri diğerini görmez, mü`min
bunların herbirini dolaşır." |
| HadisNo |
: |
5101 |
|
| |
|
| |
| Fasil |
: |
KIYAMET VE
KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Cennet Ve
Cehennem |
| Ravi |
: |
Ubade
İbnu`s-Samit |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cennette yüz derece
vardır. Her bir derecenin diğer derece ile arası, sema ile arz arası kadar
geniştir. Firdevs bunların en yukarıda olanıdır. Cennetin dört nehri buradan
çıkar. Bunun üstünde Arş vardır. Allah`tan cennet istediğiniz vakit Firdevs`i
isteyin." |
| HadisNo |
: |
5103 |
| |
|
| |
| Fasil |
: |
KIYAMET VE
KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Cennet Ve
Cehennem |
| Ravi |
: |
Enes |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cennette bir ağaç
vardır ki, binekli bir kimse yüz yıl gölgesinde yürüse onu katedemez. İstersiniz
şu ayeti okuyun: "Daimi gölgededirler, çağlayıp duran su başlarındadırlar"
(Vakıa 30-31)." |
| HadisNo |
: |
5105 |
|
| |
|
| |
| Fasil |
: |
KIYAMET VE
KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Cennet Ve
Cehennem |
| Ravi |
: |
Ebu
Hureyre |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cennette, yay kadar
bir yer, güneşin üzerine doğduğu veya battığı şeyden (dünyadan) daha
hayırlıdır." [Tirmizi, Hz. Enes`ten şu ziyadede bulunmuştur: "Sizden birinizin
yayı kadar veya kamçısı kadar cennetteki bir yer, dünya ve içindekilerden daha
hayırlıdır. Cennet ehlinden bir kadın, arz ehline görünecek olsa, dünya ve
içindekileri aydınlatır, arzla sema arasını güzel koku ile doldururdu, onun
başörtüsü dünya ve içindekilerden daha hayırlıdır."] |
| HadisNo |
: |
5107 |
|
| |
| Fasil |
: |
KIYAMET VE
KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Cennet Ve
Cehennem |
| Ravi |
: |
Sa`d İbnu Ebi
Vakkas |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cennette olan
şeyden bir tırnağın azalttığı miktar, semavat ve dünya arasında dört ciheti de
tezyin etmiş olarak görünürdü. Eğer cennet ehlinden bir adam dünya ehline zuhur
etse ve bilezikleri görünse o(nun şavkı) güneşin ziyasını bastırırdı, tıpkı
güneşin, yıldızların ziyasını bastırması gibi." |
| HadisNo |
: |
5108 |
|
| |
| Fasil |
: |
KIYAMET VE
KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Cennet Ve
Cehennem |
| Ravi |
: |
Enes |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) buyurdular ki:
"Sidretü`l-Münteha`ya çıkarıldım. Orada dört nehir gördüm: İki nehir zahirdi,
iki nehir de batın. Zahir olan iki nehir Nil ve Fırat nehirleriydi. Batın
olanlarda cennetin iki nehri idi." |
| HadisNo |
: |
5109 |
|
| |
| Fasil |
: |
KIYAMET VE
KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Cennet Ve
Cehennem |
| Ravi |
: |
Büreyde |
| Hadis |
: |
Bir adam Resulullah (sav)`a: "Cennette at var mı?"
diye sordu. Aleyhissalatu vesselam da: "Allah Teala hazretleri seni cennete
koyduğu takdirde, kızıl yakuttan bir at üzerinde orada dolaşmak isteyecek olsan,
o seni istediğin her yere uçuracaktır" buyurdular. Bunun üzerine diğer biri de:
"Cennette deve var mı?" diye sordu. Ama buna Aleyhissalatu vesselam öncekine
söylediği gibi söylemedi. Şöyle buyurdular: "Eğer Allah seni cennete koyarsa,
orada canının her çektiği, gözünün her hoşlandığı şey bulunacaktır." |
| HadisNo |
: |
5110 |
|
| |
| Fasil |
: |
KIYAMET VE
KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Cennet Ve
Cehennem |
| Ravi |
: |
Ali |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cennette siyah
gözlülerin (hurilerin) toplanma yerleri vardır. Orada, benzerini mahlukatın hiç
işitmediği güzel bir sesle şarkı okurlar ve şöyle söylerler: "Bizler ebedileriz,
hiç ölmeyiz! Bizler nimetlere mazharız, fakr bilmeyiz! Rabbimizdan razıyız,
mükedder olmayız! Kendisinin olduğumuz beylerimize ne mutlu!" |
| HadisNo |
: |
5111 |
|
| |
| Fasil |
: |
KIYAMET VE
KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Cennet Ve
Cehennem |
| Ravi |
: |
Enes |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cennet ehlinin bir
çarşısı vardır. Her cuma oraya gelirler. Derken kuzey rüzgarı eser, elbiselerini
ve yüzlerini okşar. Bunun tesiriyle hüsün ve cemalleri artar. Böylece
ailelerine, daha da güzelleşmiş olarak dönerler. Hanımları: "Vallahi, bizden
ayrıldıktan sonra sizin cemal ve güzelliğiniz artmış!" derler. Erkekler de:
"Sizler de, Allah`a kasem olsun, bizden sonra çok daha güzelleşmişsiniz!"
derler." |
| HadisNo |
: |
5112 |
|
| |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder