Translate

13 Temmuz 2012 Cuma

SOHBET -1-

SOHBET BÖLÜMÜ faslinda  159 kayitli hadis var


Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Erkeğin Hanımı Üzerindeki Hakları
Ravi : Ebu Hüreyre
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Şayet ben bir insanın başka bir insana secde etmesini emredecek olsaydım, kadına, kocasına secde etmesini emrederdim."
HadisNo : 3293
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Erkeğin Hanımı Üzerindeki Hakları
Ravi : Ümmü Seleme
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Hangi kadın, kocası kendisinden razı olarak vefat ederse, cennete girer."
HadisNo : 3294
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Erkeğin Hanımı Üzerindeki Hakları
Ravi : Ebu Hüreyre
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Nefsim kudret dinde olan Zat-ı Zülcelal`e yemin ederim, bir erkek hanımını yatağa davet ettiginde kadın imtina edip gelmezse, kocası ondan razı oluncaya kadar semada olan (melekler) ona gadab ederler."
HadisNo : 3295
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Erkeğin Hanımı Üzerindeki Hakları
Ravi : Ebu Hüreyre
Hadis : Bir başka rivayette şöyle denmiştir: "Erkek, kadınını yatağına çağırır, kadında gelmeye yanaşmaz, erkek öfkelenmiş olarak sabahlarsa, melekler sabaha kadar -bir rivayette yatağa gelinceye kadar- kadına lanet okurlar."
HadisNo : 3296
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Erkeğin Hanımı Üzerindeki Hakları
Ravi : Ebu Hüreyre
Hadis : Bir başka rivayette: "Kadın küskünlükle kocasının yatağından ayrı olarak sabahlarsa, melekler onu lanetler" denmiştir.
HadisNo : 3297
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Erkeğin Hanımı Üzerindeki Hakları
Ravi : Ebu Hüreyre
Hadis : "Ey Allah`ın Resulü!" dendi, "hangi kadın daha hayırlıdır?" "Kocası bakınca onu sürura garkeden, emredince itaat eden, nefis ve malında, kocasının hoşuna gitmeyen şeyle ona muhalefet etmeyen kadın!" diye cevap verdi.
HadisNo : 3298
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Erkeğin Hanımı Üzerindeki Hakları
Ravi : Ömer
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Erkeğe, hanımını ne sebeple dövdüğü sorulmaz."
HadisNo : 3299
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Erkeğin Hanımı Üzerindeki Hakları
Ravi : Ebu Said
Hadis : Safvan İbnu Muattal (ra)`ın hanımı, yanında Savfan da bulunduğu bir anda Resulullah (sav)`a gelerek: "Ey Allah`ın Resulü, namaz kıldığım zaman kocam beni dövüyor, oruç tuttuğum zaman da orucumu bozduruyor, güneş doğuncaya kadar da sabah namazını kılmıyor!" dedi. Resulullah (sav), hanımının bu söyledikleri hakkında Safvan`a sordu. Safvan: "Ey Allah`ın Resulü! "Namaz kıldığım zaman dövüyor" sözüne gelince, o zaman (bir rekatte uzun) bir sure okuyor. Halbuki ben bunu yasakladım" dedi. Resulullah kadına: "İnsanlara tek surenin okunması yeterlidir" buyurdu. Safvan devam etti: "Oruç tuttuğum zaman bozduruyor" sözüne gelince, "Hanımım oruç tutup duruyor. Ben gencim, hep sabredemiyorum" dedi. Aleyhissalatu vesselam: "Bir kadın kocasının izni olmadan (nafile) oruç tutamaz!" buyurdular. Safvan devamla: "Güneş doğuncaya kadar sabah namazı kılmadığım sözüne gelince, biz (gece çalışan) bir aileyiz, bunu herkes biliyor. (Sabaha yakın yatınca) güneş doğuncaya kadar uyanamıyoruz" diye açıklama yaptı. Aleyhissalatu vesselam: "Ey Safvan, uyanınca namazını kıl!" buyurdular.
HadisNo : 3300
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Erkeğin Hanımı Üzerindeki Hakları
Ravi : Ebu`l-Verd İbnu Sümame
Hadis : Hz. Ali (ra) İbnu Ağyed`e dedi ki: "Sana kendimden ve Resulullah (sav)`ın kızı Fatıma (ra)`dan -ki o, babasına, ailesinin en sevgili olanı idi- bahsedeyim mi?" "Evet, bahsedin!" dedim. Bunun üzerine: "Fatıma (ra) değirmen çevirirdi; elinde yaralar meydana gelirdi. Kırba ile su taşırdı. Bu da boynunda yaralar açtı. Evi süpürüyordu. Üstü başı toz-toprak oldu. (Bu sıralarda) Resulullah`a bir kısım köleler getirilmişti. Fatıma`ya: "Babana kadar gidip bir köle istesen!" dedim. Gitti. Aleyhissalatu vesselamın yanında bazılarının konuşmakta olduklarını gördü ve döndü. Ertesi gün Resulullah Fatıma`ya gelerek: "Kızım ihtiyacın ne idi?" diye sordu. Fatıma sükut edip cevap vermedi. Ben araya girip: "Ben anlatayım Ey Allah`ın Resulü!" dedim ve açıkladım: "Fatıma`nın değirmen kullanmaktan elleri yara oldu, kırba ile su taşımaktan da omuzları incindi. Köleler gelince ben kendisine, size uğramasını, sizden bir hizmetçi istemesini ve böylece biraz rahata kavuşmasını söyledim. Bu açıklamam üzerine Resulullah: "Ey Fatıma, Allah`tan kork, Allah`a olan farzlarını eda et, ailenin işlerini yap. Yatağına girince otuzüç kere sübhanallah, otuzüç kere elhamdülillah, otuzdört kere Allahuekber de. Böylece hepsi yüz yapar. Bu senin için hizmetçiden daha hayırlıdır." buyurdular. Fatıma (ra): "Allah`dan ve Allah`ın Resulünden razıyım" dedi. Resulullah ona hizmetçi vermedi.
HadisNo : 3301
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Kadının Kocası Üzerindeki Hakları
Ravi : Ebu Hüreyre
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kadınlara hayırhah olun, zira kadın bir eğe kemiğinden yaratılmıştır. Eğe kemiğinin en eğri yeri yukarı kısmıdır. Onu doğrultmaya kalkarsan kırarsın. Kendi haline bırakırsan eğri halde kalır, öyleyse kadınlara hayırhah olun."
HadisNo : 3302

Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Kadının Kocası Üzerindeki Hakları
Ravi : Amr İbnu`l-Ahvas
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kadınlara karşı hayırhah olun. Çünkü onlar sizin yanınızda esirler gibidirler. Onlara iyi davranmaktan başka bir hakkınız yok, yeter ki onlar açık bir çirkinlik işlemesinler. Eğer işlerse yatakta yalnız bırakın ve şiddetli olmayacak şekilde dövün. Size itaat ederlerse haklarında aşırı gitmeye bahane aramayın. Bilesiniz, kadınlarınız üzerinde hakkınız var, kadınlarınızında sizin üzerinizde hakkı var. Onlar üzerindeki hakkınız, yatağınızı istemediklerinize çiğnetmemeleridir, istemediklerinizi evlerinize almamalıdır. Bilesiniz onların sizin üzerinizdeki hakları, onlara giyecek ve yiyeceklerinde iyi davranmanızdır."
HadisNo : 3303
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Kadının Kocası Üzerindeki Hakları
Ravi : Hakim İbnu Mu`aviye
Hadis : Hakim İbnu Mu`aviye babası Mu`aviye (ra)`den anlatıyor: "Ey Allah`ın Resulü!" dedim, "bizden her biri üzerinde, zevcesinin hakkı nedir?" "Kendin yiyince ona da yedirme,giydiğin zaman ona da giydirmen, yüzüne vurmaman, takbih etmemen, evin içi hariç onu terketmemen."
HadisNo : 3304
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Kadının Kocası Üzerindeki Hakları
Ravi : Aişe
Hadis : Onbir kadın oturup, kocalarının ahvalini haber vermede ve hiçbir şeyi gizlemeyecekleri hususunda birbirlerine kesin söz verip anlaştılar: Birincisi (zemmederek): "Benim kocam (yalçın) bir dağın başındaki zayıf bir devenin eti gibidir. Kolay değil ki çıkılsın, semiz değil ki götürülsün" dedi. (Yani kocasının sert mizaçlı, huysuz, gururlu oluşuna, ailenin kendisinden istifade etmediğine işaret etti.) İkincisi (de zemmederek): "Ben kocamın haberini faş etmek istemem, çünkü korkarım. Eğer zikretmeye başlarsam büyük-küçük herşeyini söyleyip bırakmamam gerekir, (bu ise kolay değil)" dedi. (Bu sözüyle kocasımn çok kötü olduğuna işaret etti). Üçüncüsü (zemmederek): "Benim kocam uzun boyludur, konuşursam boşanırım, konuşmazsam muallakta bırakılırım" dedi. (Bu da kocasının akılca kıt olduğunu belirtmek istedi). Dördüncüsü (överek) "Kocam Tihame gecesi gibidir. Ne sıcaktır, ne soğuktur. Ne korkulur, ne usanılır" dedi. Beşincisi: "Kocam içeri girince pars, dışarı çıkınca arslan gibidir. Bana bıraktığı (ev işlerinden hesap) sormaz" dedi. Altıncısı: Kocam yedi mi (üst üste katlayıp) çok yer, içti mi sömürür, yattı mı sarınır. Benim kederimi anlamak için (elbiseme) elini sokmaz." (Bu da kocasımn kendisiyle ilgilenmediğim, yiyip içmekten başka birşey düşünmediğini söylemek ister.) Yedincisi: "Kocam tohumsuzdur (erlik yapmaktan acizdir). Her dert onundur (vücudunda çeşitli hastalıklar var). Başımı yarar, vücudumu yaralar, (bunları yapmak için) herşeyi toplar, (her eline geçeni kullanır, vurur)" dedi. Sekizincisi: "Onun (vücuduna) dokunmak tavşana dokunmak gibi (yumuşak)tır. Güzel kokulu bitki gibi hoş kokar"dedi. Dokuzuncusu: "Kocamın direği yüksektir (evi rahattır), kılıcının kını uzundur (boylu posludur), ocağının külü çoktur, evi meclise yakın (misafirperver) bir adamdır" dedi. Onuncusu: "Kocam maliktir, hem de ne malik! Artık akıl ve hayalinizden geçen her hayra maliktir. Onun çok devesi vardır. Develerin çökecek yerleri çok, yaylakları azdır. Çalgı sesini duydular mı helak olacaklarını anlarlar. (Yani develer yayılmaya salınmaz, kesilmek üzere bekletilir, çalgı ve eğlence sesi duyunca kesileceklerini anlarlar demektir.) Onbirincisi: "Kocam Ebu Zer`dir. Amma ne Ebu Zer`dir! Anlatayım: Kulaklarımı zinetlerle doldurdu, bazularımı yağla tombullaştırdı. Beni hoşnut kıldı, kendimi bahtiyar ve yüce bildim. O beni Şıkk denen bir dağ kenarında bir miktar davarla geçinen bir ailenin kızı olarak buldu. Beni atları kişneyen, develeri böğüren, ekinleri sürülüp daneleri harmanlanan müreffeh ve mesud bir cemiyete getirdi. Ben onun yanında söz sahibiyim, hiç azarlanmam. (Akşam) yatar sabaha kadar uyurum. Doya doya süt içerim. Ebu Zer`in annesi de var: Ümmü Ebu Zer. Ama o ne annedir! Onun zahire anbarları büyük, hararları iri, evi geniştir. Ebu Zer`in oğlu da var. Ama ne nezaketli gençtir o. Onun yattığı yer, kılıcı çekilmiş kın gibidir. Onu dört aylık bir kuzunun tek budu doyurur (az yer). Ebu Zer`in bir de kızı var. Ama o ne terbiyelidir. Babasına itaatkardır. Anasına da itaatkardır. Vücudu elbisesini doldurur. Endamıyla (kuma ve akranlarını) çatlatır. Ebu Zer`in bir de cariyesi var. O ne sadakatli, ne iyi cariyedir. Aile sırrımızı kimseye söylemez, evimizin azığını asla ifsad ve israf etmez, evimizde çer çöp bırakmaz, temiz tutar. Namusludur, eve kir getirmez. Bir gün Ebu Zer evden çıktı. Her tarafta süt tulumları yağ çıkarılmak için çalkalanmakta idi. Yolda bir kadına rastladı. Kadının, beraberinde, pars gibi çevik iki çocuğu vardı, koltuğunun altından kadının memeleriyle oynuyorlardı. (Kocam bu kadını sevmiş olacak ki) beni bıraktı, onunla evlendi. Ondan sonra ben de şeref sahibi bir adamla evlendim. O da güzel ata binerdi. Hatti mızrağını alır ve akşam üzeri deve ve sığır nev`inden birçok hayvan sürer, bana getirirdi. Getirdiği her çeşit hayvandan bana bir çift verirdi. (Bu kocam da bana): "Ey Ümmü Zer! Ye, iç ve akrabalarına ihsanda bulun!" derdi. Ümmü Zer der ki: "Buna rağmen, ben bu ikinci kocamın bana verdiklerinin hepsini bir araya toplasam, Ebu Zer`in en küçük kabını dolduramaz." Bu hadisi rivayet eden Hz. Aişe der ki: "Resulullah (sav) (gönlümü almak için): "Ey Aişe," buyurdular, "ben sana Ebu Zer`in Ümmü Zer`e nisbeti gibiyim, (şu farkla ki Ebu Zer Ümmü Zer`i boşamıştır, ben seni boşamadım. Biz beraber yaşayacağız.)"
HadisNo : 3305
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Kadının Kocası Üzerindeki Hakları
Ravi : Cabir
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bir mü`min erkek, bir mü`min kadına buğzetmesin. Çünkü onun bir huyunu beğenmezse başka bir huyunu beğenir."
HadisNo : 3306
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Kadının Kocası Üzerindeki Hakları
Ravi : İbnu Ömer
Hadis : Resulullah (sav): "(Ey kadınlar topluluğu!) Ben, akıl sahiplerine aklı ve dini nakıs olanlardan galebe çalan sizin kadarını hiç görmedim!" demişti. İçlerinden dirayetli bir kadın: "Bizim aklımızın ve dinimizin noksanlığı nedir?" diye sordu. "Aklınızın noksanlığı, şahidlikte, iki kadının şehadetinin bir erkek şehadetine denk olmasıdır. Dindeki noksanlık ise, (ay hali sebebiyle) ramazanda oruç yemeniz ve bazı günler namaz kılmamanızdır" cevabını verdi. (Bu, Sahiheyn`de geçen uzunca bir hadisten bir parçadır)
HadisNo : 3307
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Kadının Kocası Üzerindeki Hakları
Ravi : Üsame İbnu Zeyd
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Erkeklere kendimden sonra kadınlardan daha zararlı bir fitne bırakmadım."
HadisNo : 3308
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Kadının Kocası Üzerindeki Hakları
Ravi : Mutarrıf İbnu Abdillah
Hadis : Ravinin anlattığına göre, bu zatın iki hanımı vardı. Bunlardan birinin yanından çıkmıştı. Geri dönünce, hanımı: "Falan hanımın yanından geliyor olmalısın!" dedi. Mutarrıf: "Hayır," dedi "İmran İbnu Husayn`ın yanından geliyorum. O bana Resulullah`ın şu sözünü nakletti: "Cennet sakinlerinin en azı kadınlardır."
HadisNo : 3309
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Kadının Kocası Üzerindeki Hakları
Ravi : Ebu Said
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Şüphesiz ki Kıyamet günü, Allah`ın en çok ehemmiyet vereceği emanet, kadın-koca arasındaki emanettir. Kadınla koca birbiriyle içli dışlı olduktan sonra, kadının esrarını erkeğin neşretmesi, o gün en büyük ihanettir."
HadisNo : 3310
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Kadının Kocası Üzerindeki Hakları
Ravi : Aişe
Hadis : Resulullah (sav), bana: "Ben senin bana kızdığın ve benden razı olduğun zamanları biliyorum" buyurdular. Ben: "Bunu nereden anlıyorsunuz?" diye sordum: "Benden razı oldun mu bana: "Hayır Muhammed`in Rabbine yemin olsun!" diyorsun. Bana öfkeli olunca: "Hayır! İbrahim`in Rabbine yemin olsun!" diyorsun" dedi. Ben: "Doğru, ey Allah`ın Resulü, ben sadece senin adını terkederim?" dedim.
HadisNo : 3311
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Sohbet Adabı
Ravi : Ebu Hüreyre
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Sakın zanna yer vermeyin. Zira zan, sözlerin en yalanıdır. Tecessüs etmeyin, haber koklamayın, rekabet etmeyin, hasedleşmeyin, birbirinize buğzetmeyin, birbirinize sırt çevirmeyin, ey Allah`ın kulları, Allah`ın emrettiği şekilde kardeş olun. Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona (ihanet etmez), zulmetmez, onu mahrum bırakmaz, onu tahkir etmez. Kişiye şer olarak, müslüman kardeşini tahkir etmesi yeterlidir. Her müslümanın malı, kanı ve ırzı diğer müslümana haramdır. Allah sizin suretlerinize ve kalıblarınıza bakmaz, fakat kalplerinize ve amellerinize bakar. Takva şuradadır -eliyle göğsünü işaret etti- : Sakın ha! Birinizin satışı üzerine satış yapmayın. Ey Allah`ın kulları kardeş olun. Bir müslümanın kardeşine üç günden fazla küsmesi helal olmaz."
HadisNo : 3312

Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Sohbet Adabı
Ravi : Ebu Hüreyre
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Müslümanın, müslüman üstündeki hakkı beştir: "Selamım almak, hasta ziyaretine gitmek, cenazesine katılmak, davetine icabet etmek, hapşırınca yerhamukallah demek." (Müslim`in bir rivayetinde şu ziyade vardır: "Eğer seni davet ederse icabet et, senden nasihat taleb ederse ona nasihat et")
HadisNo : 3313
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Sohbet Adabı
Ravi : Ebu Musa
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Aç`ı doyurun, hastayı ziysiret edin, esirleri hürriyetine kavuşturun."
HadisNo : 3314
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Sohbet Adabı
Ravi : Ebu Zerr
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Ey Ebu Zerr! Marufdan (iyilik) hiç bir şeyi hakir görme, hatta bir kardeşini güler bir yüzle karşılaman bile (basit bir şey değildir). Et satın aldığın veya bir tencere kaynattığın zaman suyunu artır, ondan komşuna bir avuç (kadar da olsa) ver."
HadisNo : 3315
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Meclis (Oturma) Adabı
Ravi : Ebu Said el-Hudri
Hadis : Resulullah (sav) (bir gün): "Sakın yollarda oturmayın!" buyurmuştu. "Ya Resulullah" dediler, "oturmadan edemeyiz, oralarda (oturup) konuşuyoruz." "Mutlaka oturacaksınız, bari yola hakkını verin!" buyurdu. Bunun üzerine: "Ey Allah`ın Resulü, onun hakkı nedir?" diye sordular. "Gözlerinizi kısmak, (gelip geçeni) rahatsız etmemek, selama mukabele etmek, emr bi`l-ma`ruf nehy-i ani`l-münker yapmaktır!" dedi. (Hz. Ömer`den yapılan bir başka rivayette şu ziyade var: "Yardım isteyen mazluma yardım edersiniz, yolunu kaybedene rehber olursunuz.")
HadisNo : 3316
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Meclis (Oturma) Adabı
Ravi : İbnu Ömer
Hadis : Resulullah {sa) buyurdular ki: "Üç kişi beraberken, ikisi aralarında hususi konuşmasınlar, bu öbürünü üzer."
HadisNo : 3317
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Meclis (Oturma) Adabı
Ravi : Enes
Hadis : Resulullah (sav)`dan daha sevgili kimse yoktu. Buna rağmen Aleyhissalatu vesselam`ı gördükleri zaman ayağa kalkmazlardı, çünkü O`nun bundan hoşlanmadığını biliyorlardı.
HadisNo : 3318
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Meclis (Oturma) Adabı
Ravi : Ebu Ümame
Hadis : Bir gün Resulullah (sav) yanımıza geldi, elinde bir asa (değnek) vardı. Biz ayağa kalktık. "Yabancıların birbirlerini büyüklemek için ayağa kalkmaları gibi ayağa kalkmayın!" buyurdu.
HadisNo : 3319
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Meclis (Oturma) Adabı
Ravi : Ebu Miclez
Hadis : Hz. Muaviye (ra), İbnu`z-Zübeyr ve İbnu Amir (ra)`in yanlarına geldi. İbnu Amir ayağa kalktı, İbnu`z-Zübeyr oturdu (kalkmadı). Hz. Muaviye (ra), İbnu Amir`e: "Otur, zira Resulullah (sav)`ın : "İnsanların kendisi için ayağa kalkmalarından hoşlanan kimse ateşteki yerini hazırlasın" buyurduğunu işittim" dedi.
HadisNo : 3320
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Meclis (Oturma) Adabı
Ravi : İbnu Ömer
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Sizden kimse, bir başkasını yerinden kaldırıp sonra da oraya oturmasın. Ancak (halkayı) genişletin, yer açın, Allah da size genişlik versin." Birisi yerinden kalkacak olsa, Abdullah İbnu Ömer (ra), oraya oturmazdı.
HadisNo : 3321
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Meclis (Oturma) Adabı
Ravi : Vehb İbnu Huzeyfe
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bir kimse ihtiyacı için çıkar, sonra geri dönerse, önceki yerine oturmaya (herkesten ziyade) hak sahibidir."
HadisNo : 3322

Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Meclis (Oturma) Adabı
Ravi : Cabir İbnu Semüre
Hadis : Resulullah (sav) `a geldiğimiz zaman, (halkanın) sonuna otururduk.
HadisNo : 3323
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Meclis (Oturma) Adabı
Ravi : Amr İbnu Şuayb (an ebihi an ceddihi)
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bir kimsenin, izin almadan iki kişinin arasına oturması helal olmaz." [Tirmizi`nin rivayetinde: "İzinleri olmadan iki kişinin arasını açması kişiye helal olmaz" şeklinde gelmiştir.]
HadisNo : 3324
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Meclis (Oturma) Adabı
Ravi : Ebu Saidi`l-Hudri
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Meclislerin en hayırlısı geniş olanıdır."
HadisNo : 3325
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Meclis (Oturma) Adabı
Ravi : Ebu Miclez
Hadis : Bir adam halkanın ortasına oturmuştu. Huzeyfetu`bnul-Yeman (ra) dedi ki: "Halkanın ortasında oturan, Muhammed (sav) diliyle lahetlenmiştir."
HadisNo : 3326
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Meclis (Oturma) Adabı
Ravi : Cabir İbnu Semüre
Hadis : Resulullah (sav) mescide girince cemaatı bir kısım halkalar halinde gördü ve: "Sizleri niye böyle dağınık gruplar halinde görüyorum?" buyurdu.
HadisNo : 3327
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Meclis (Oturma) Adabı
Ravi : Amr İbnu`ş-Şerid
Hadis : Amr İbnu`ş-Şerid, babasından (ra) anlatıyor: "Ben oturduğum sırada, Resulullah (sav) bana uğradı. O sırada sol elimi sırtımın gerisine koymuş, (sağ) elimin kabası üzerine dayanmıştım. Bana: "Gadaba uğramışların oturuşuyla mı oturuyorsun" dediler.
HadisNo : 3328
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Meclis (Oturma) Adabı
Ravi : Ebu`d-Derda
Hadis : Resulullah (sav) oturdu mu, etrafına biz de otururduk. Kalkar, (fakat geri) dönmeyi arzu ederse ayakkabılarını veya üzerinde olan (rida, sarık gibi) bir şeyi çıkarır (yerine koyar)dı. Böylece ashabı (geri geleceğini) bilir ve yerlerinde otururlardı.
HadisNo : 3329
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Meclis (Oturma) Adabı
Ravi : Ebu Hüreyre
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Biriniz güneşte olunca -bir rivayette gölgede olunca- gölge ondan kalkar da, yarısı gölgede kalacak olursa oradan kalksın."
HadisNo : 3330
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Meclis (Oturma) Adabı
Ravi : Kays
Hadis : Kays, babasından naklediyor: "(Bir seferinde mescide) gelmişti, ki, Resulullah (sav) hutbe irad ediyordu. (Konuşmayı dinlemek üzere) güneşe dikildi. Ancak Resulullah (sav) , kendine gölgede durmasını emretti ve gölgeye geçti.
HadisNo : 3331
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Arkadaşın Vasfı
Ravi : Ebu Musa
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "İyi arkadaşla kötü arkadaşın misali, misk taşıyanla körük çeken insanlar gibidir. Misk sahibi ya sana kokusundan verir veya sen ondan satın alırsın. Körük çekene gelince ya elbiseni yakar yahut da sen onun pis kokusunu alırsın."
HadisNo : 3332

Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Arkadaşın Vasfı
Ravi : Cabir
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Şu üçü hariç bütün meclisler emniyettedir; "Haram kan dökülen meclis, haram ferc bulunan meclis, haksız mal taksimi yapılan meclis."
HadisNo : 3333
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Arkadaşın Vasfı
Ravi : Enes
Hadis : Resulullah (sav) beni, bir ihtiyacı için göndermişti. Bu yüzden anneme dönmekte geciktim. Eve gelince annem: "Niçin geciktin?" diye hesaba çekti. "Resulullah", dedim, "beni bir iş için göndermişti." "Ne işiydi o?" diye annem sordu. "O sırdır söyleyemem!" deyince, annem: "Resulullah (sav)`ın sırrını sakın kimseye açmayasın!" dedi. (Metin Müslim`e aittir.)
HadisNo : 3334
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Karşılıklı Muhabbet
Ravi : Ebu Hüreyre
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Nefsim yed`i kudretinde olan zata yemin ederim ki, iman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe iman etmiş olmazsınız! Yaptığınız takdirde birbirinizi seveceğiniz şeyi haber vereyim mi? Aranızda selamı yaygınlaştırın!"
HadisNo : 3335
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Karşılıklı Muhabbet
Ravi : Nu`man İbnu Beşir
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Birbirlerini sevmede, birbirlerine merhamette, birbirlerine şefkatte mü`minlerin misali, bir bedenin misalidir. Ondan bir uzuv rahatsız olsa, diğer uzuvlar uykusuzluk ve hararette ona iştirak ederler."
HadisNo : 3336
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Karşılıklı Muhabbet
Ravi : Mikdam İbnu Madikerib
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Biriniz kardeşini (Allah için) seviyorsa ona sevdiğini söylesin."
HadisNo : 3337
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Karşılıklı Muhabbet
Ravi : Enes
Hadis : Resulullah (sav)`ın yanında bir adam vardı. Derken oradan birisi geçti (Aleyhissalatu vesselam`ın yanındaki): "Ey Allah`ın Resulü!" dedi, "ben şu geçeni seviyorum." "Pekiyi kendisine haber verdin mi?" diye Aleyhissalatu vesselam sordu. "Hayır!" deyince, "Ona haber ver!" dedi. Adam kalkıp, gidene yetişti ve: "Seni Allah için seviyorum!" dedi. Adam da: "Kendisi adına beni sevdiğin Zat da seni sevsin!" diye mukabelede bulundu.
HadisNo : 3338
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Karşılıklı Muhabbet
Ravi : Yezid İbnu Nu`ame ed`Dabi
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bir kimse, bir başkasıyla kardeşleştiği zaman, ilk iş ismini, babasının ismini ve kimlerden olduğunu sorsun. Çünkü böyle yapmak, sevginin artmasına daha uygundur."
HadisNo : 3339
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Karşılıklı Muhabbet
Ravi : Ebu Hüreyre
Hadis : Resulullah (sav)`ın şöyle söylediğini işittim: "Dostunu severken ölçülü sev, günün birinde düşmanın olabilir. Düşmanına da buğzunu ölçülü yap, günün birinde dostun olabilir."
HadisNo : 3340
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Karşılıklı Muhabbet
Ravi : Ebu Hüreyre
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Aziz ve Celil olan Allah Teala hazretleri Kıyamet günü şöyle diyecek: "Benim celalim adına sevişenler nerede? Gölgemden başka hiçbir gölgenin bulunmadığı şu günde onları gölgemde gölgelendireyim."
HadisNo : 3341
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Karşılıklı Muhabbet
Ravi : Mu`az İbnu Cebel
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah Teala hazretleri buyuruyor ki: "Benim celalim adına birbirlerini sevenler var ya! Onlar için nurdan öyle minberler vardır ki, peygamberler ve şehidler bile onlara gibta ederler."
HadisNo : 3342

Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Karşılıklı Muhabbet
Ravi : Ebu İdris el-Havlani
Hadis : Ebu İdris el-Havlani, Mu`az İbnu Cebel (ra)`den naklediyor: "Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah Tebareke ve Teala Hazretleri şöyle hükmetti: "Benim rızam için birbirlerini sevenlere, benim için bir araya gelenlere, benim için birbirlerini ziyaret edenlere ve benim için birbirlerine harcayanlara sevgim vacip olmuştur."
HadisNo : 3343
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Karşılıklı Muhabbet
Ravi : Ebu Zerr
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Amellerin en faziletlisi Allah için sevmek, Allah için buğzetmektir."
HadisNo : 3344
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Karşılıklı Muhabbet
Ravi : Ömer
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah`ın kulları arasında bir grup var ki, onlar ne peygamberlerdir ne de şehidlerdir. Üstelik Kıyamet günü Allah indindeki makamlarının yüceliği sebebiyle peygamberler de, şehidler de onlara gıpta ederler." Orada bulunanlar sordu: "Ey Allah`ın Resulü! Onlar kim, bize haber ver!" "Onlar aralarında ne kan bağı ne de birbirlerine bağışladıkları bir mal olmadığı halde, Allah`ın ruhu (Kur`an) adına birbirlerini sevenlerdir, Allah`a yemin ederim, onların yüzleri mutlaka nurdur. Onlar bir nur üzeredirler. Halk korkarken, onlar korkmazlar, insanlar üzülürken, onlar üzülmezler. Ve şu ayeti okudu: "Haberiniz olsun Allah`ın dostları var ya! Onlara ne korku var ne de onlar üzülecekler" (Yunus 62).
HadisNo : 3345
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Karşılıklı Muhabbet
Ravi : Ebu Hüreyre
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah bir kulu sevdi mi Hz. Cebrail aleyhisselam`a: "Allah falanı seviyor, onu sen de sev!" diye seslenir. Onu Cebrail de sever. Sonra o, sema ehline: "Allah falanı seviyor, onu siz de sevin!" diye nida eder, derken, bütün sema ehli de onu sevmeye başlar. Sonra onun için arz (halkı arasına hüsn-ü kabul) konur. (Hadisin Müslim`deki rivayetlerinde şu ziyade var: "Allah Celle Celaluhu, bir kula da buğzetti mi Cebrail Aleyhisselam`a: "Ben falancaya buğzettim sen de buğzet!" diye seslenir, Ona Cebrail de buğzetmeye başlar. Sonra Cibril sema ehline nida eder: "Allah Celle Celaluhu falan kimseye buğzetti, siz de buğzedin." Sonra yeryüzüne onun için buğz vazedilir.")
HadisNo : 3346
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Karşılıklı Muhabbet
Ravi : Ebu Zerr
Hadis : "Ey Allah`ın Resulü!" dedim. "Kişi, bir kavmi sever, fakat onların amelini işleyemezse, (sonu ne olacak)?" "Ey Ebu Zerr," buyurdu, "sen sevdiğinle berabersin!"
HadisNo : 3347
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Karşılıklı Muhabbet
Ravi : Ebu Zerr
Hadis : Tirmizi`nin bir rivayetinde: "Kişi sevdiğiyle beraberdir" denmiştir.
HadisNo : 3348
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Karşılıklı Muhabbet
Ravi : Ebu Hüreyre
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Ruhlar toplanmış cemaatler (gibidir). Onlardan birbiriyle (önceden) tanışanlar kaynaşır, tanışmayanlar ayrılırlar."
HadisNo : 3349
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Dayanışma Ve Yardımlaşma
Ravi : İbnu Ömer
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu tehlikede yalnız bırakmaz. Kim, kardeşinin ihtiyacını görürse Allah da onun ihtiyacını görür. Kim bir müslümanı bir sıkıntıdan kurtarırsa, Allah da o sebeple onu Kıyamet gününün sıkıntısından kurtarır. Kim bir müslümanı örterse, Allah da onu kıyamet günü örter." (Rezin bir rivayette şunu ilave etti: "Kim, hakkı sübut buluncaya kadar mazlumla birlikte otursa, ayakların kaydığı günde Allah onun ayağını Sıratta sabit kılar.")
HadisNo : 3350
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Dayanışma Ve Yardımlaşma
Ravi : Ebu Hüreyre
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim bir mü`minin dünyevi kederlerinden birini giderirse, Allah da onun Kıyamet günü kederlerinden birini giderir. Kim bir fakire kolaylık gösterirse, Allah da ona dünyada ve ahirette kolaylık gösterir. Kim bir müslümanı örterse, Allah da onu dünya ve ahirette örter. Kişi kardeşinin yardımında olduğu müddetçe, Allah da onun yardımındadır. Kim ilim aramak düşüncesiyle bir yola düşerse, Allah onun cennete olan yolunu kolaylaştırır. Bir grup, Allah`ın kitabını okumak ve aralarında tedris etmek üzere Allah`ın evlerinden birinde toplanırsa, üzerlerine mutlaka sekme iner ve onları rahmet kaplar, melekler onları sarar. Allah da onları yanında bulunan mukarreb meleklere anar. Bir kimseyi ameli yavaşlatırsa, nesebi hızlandıramaz."
HadisNo : 3351
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Dayanışma Ve Yardımlaşma
Ravi : Ebu Hüreyre
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Din nasihatten (hayırhahlıktan) ibarettir!" Yanındakiler sordu: "Kimin için ey Allah`ın Resulü?" "Allah için, kitabı için, Resulü için, müslümanların imamları ve hepsi için! Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona yardımını kesmez, ona yalan söylemez, ona zulmetmez. Herbiriniz, kardeşinin ayinesidir, onda bir rahatsızlık görürse bunu ondan izale etsin."
HadisNo : 3352

Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Dayanışma Ve Yardımlaşma
Ravi : Asım el-Ahvel
Hadis : Hz. Enes (ra)`e "Sana Resulullah (sav)`ın: "İslam`da dayanışma akdi (hılf) yoktur!" dediği ulaştı mı?" diye sordum. Şu cevabı verdi. "Kureyş`le Ensar arasında, benim evimde dayanışma antlaşması yaptı." (Ebu Davud`un rivayetinde: "Resulullah, bizim evde Ensarla Muhacir arasında iki veya üç kere dayanıma akdi yaptı" şeklindedir.)
HadisNo : 3353
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Dayanışma Ve Yardımlaşma
Ravi : Enes
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kardeşine zalim de olsa mazlum da olsa yardım et" "Mazlumsa yardım ederim, zalim nasıl yardım ederim?" diye sorulmuştu. "Onu zulümden alıkoyarsın, bu da ona yardımdır" buyurdu.
HadisNo : 3354
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Dayanışma Ve Yardımlaşma
Ravi : Ebu`d-Derda
Hadis : Resulullah(sav): "Kim kardeşinın ırzını mudafaa ederse, kıyamet günü Allah, onun yüzünden ateşi çevirir."
HadisNo : 3355
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Dayanışma Ve Yardımlaşma
Ravi : Ebu Musa
Hadis : Resulullah (sav) , bir ihtiyaç taleb eden kimse gelince arkadaşlarına yönelir ve: "Şefaat edin, ecir kazanın! Allah da Resulünün diliyle dilediğine hükmetsin!" derdi.
HadisNo : 3356
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Dayanışma Ve Yardımlaşma
Ravi : Ebu Musa
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Şu hususlar da Allah`ı büyüklelemenin birer şubesidir: Bir müslüman yaşlıya ikramda bulunmak. İçindekiyle amel hususunda ölçüyü aşmayan ve ondan uzaklaşmayan Kur`an hamiline (hafızına) ikramda bulunmak. Adil olan iktidar sahibine ikram."
HadisNo : 3357
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Dayanışma Ve Yardımlaşma
Ravi : Enes
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular: "Bir genç, ihtiyar bir kimseye yaşı sebebiyle ikramda bulunursa, Allah yaşlılığında ona ikram edecek kimseleri mutlaka takdir eder."
HadisNo : 3358
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Dayanışma Ve Yardımlaşma
Ravi :
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Küçüklerimize merhamet, büyüklerimize sayı göstermeyen bizden değildir." Bir rivayette şu ziyade gelmiştir: "...Ma`rufu emretmeyen, münkerden nehyetmeyen (de bizden değildir)."
HadisNo : 3359
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : Dayanışma Ve Yardımlaşma
Ravi : Aişe
Hadis : Anlattığına göre, kendisine bir dilenci uğramıştır, o da bir parça ekmek vermiştir. (Bir müddet sonra) üstü başı düzgün, kıyafeti yerinde bir dilenci daha uğramıştır. Hz. Aişe onu oturtup yemek yedirmiştir. Kendisine bunun sebebi sorulunca şu açıklamayı yapmıştır: "Resulullah (sav): "İnsanlara mevkilerine göre ikramda bulunun" buyurmuştur."
HadisNo : 3360
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : İsti`zan (İzin Talebi)
Ravi : Rıbi İbnu Hiraş
Hadis : Rıbi İbnu Hiraş, Beni Amir`e mensub bir adamdan naklediyor: "Resulullah (sav) bir evde bulunduğu sırada, yanına girmek için: "Girebilir miyim?" diye izin istedi. Aleyhissalatu vesselam hizmetçisine: "Çık, şu gelene isti`zan adabını öğret, bu maksadla ona: "Esselamünaleyküm, girebilir miyim?" demesini söyle!" buyurdu. Adam bunu işitmişti, (hizmetçiyi beklemeden): "Esselamünaleyküm, girebilir miyim?" dedi. Resulullah (sav) da adama izin verdi, o da girdi.
HadisNo : 3361
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : İsti`zan (İzin Talebi)
Ravi : Kays İbnu Sa`d İbni Ubade
Hadis : Resulullah (sav) bizi, evimizde ziyaret etti. Ve: "Esselamü aleyküm ve rahmetullah!" dedi. Babam, çok hafif bir sesle mukabelede bulundu. Babama: "Resulullah`a izin vermiyor musun?" dedim. O: "Bırak, bize çokça selam okusun!" dedi. Resulullah (sav) tekrar: "Esselamü aleyküm ve rahmetullah" dedi. Sa`d yine hafif bir sesle mukabele etti. Sonra Resulullah (sav) tekrar: "Esselamü aleyküm ve rahmetullah" dediler ve döndüler. Sa`d peşine düştü ve: "Ey Allah`ın Resulü, ben senin selamını işitiyordum. Ancak, bize daha fazla selam vermen için alçak sesle mukabele ediyorum" dedi. Bunun üzerine Aleyhissalatu vesselam onunla birlikte geri döndü. Ondan su isteyip gusletti. Sonra Sa`d, zaferan veya versle boyanmış bir havlu verdi, Aleyhissalatu vesselam onu sarındı. Sonra ellerini kaldırıp: "Allah`ım, Sa`d İbnu Ubade ailesine mağfiret ve rahmet buyur!"diye dua etti. Sonra yemek yedi. Geri dönmek isteyince Sa`d, bir merkeb yaklaştırdı. Üzerine kadife bir örtü yaymıştı. Resulullah (sav) merkebe bindi. Sa`d, bana: "Ey Kays, Resulullah`a refakat et!" dedi. Ben de refakat ettim. Yolda Aleyhissalatu vesselam bana: "Benimle sen de bin!" dedi, ben imtina edince: "Ya binersin, ya dönersin!" buyurdular. Ben de geri döndüm.
HadisNo : 3362

Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : İsti`zan (İzin Talebi)
Ravi : Avf İbnu Malik
Hadis : Tebük Gazvesi sırasında Resulullah (sav) `a uğradım. Deriden yapılmış bir çadırda idi. Selam verdim. Selamıma mukabele etti ve: "Gir!" buyurdu. Ben: "Tam olarak mı, ey Allah`ın Resulü?" dedim. "Tam olarak gir!" dedi. Ben de girdim." (Ravi) der ki: "Tam olarak mı gireyim?" diye sorması, çadırın küçüklüğünden dolayı idi.
HadisNo : 3363
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : İsti`zan (İzin Talebi)
Ravi : Abdullah Büsr
Hadis : Resulullah (sav) bir kavmin kapısına gelince, yüzüyle kapıya dönmezdi. Sağ veya sol omuzunu çevirirdi. Sonra da: "Esselamü aleyküm, esselamü aleyküm" derdi. Böyle yapışı o sıralarda kapılarda örtü olmayışındandı.
HadisNo : 3364
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : İsti`zan (İzin Talebi)
Ravi : İbnu Abbas
Hadis : Hz. Ömer (ra) bana anlatmıştı: "Ben Resulullah (sav)`dan üç sefer izin istedim ve bana izin verdi."
HadisNo : 3365
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : İsti`zan (İzin Talebi)
Ravi : Ebu Hüreyre
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Göz içeri girdi mi artık izin yok." Bir rivayette de şu ziyade gelmiştir: "İzin istemek görme sebebiyledir."
HadisNo : 3366
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : İsti`zan (İzin Talebi)
Ravi : Ebu Hüreyre
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Biriniz yemeğe çağırıldığı vakit, elçi ile birlikte gelince bu onun için izin sayılır, (ayrıca izin istemeye gerek yoktur)."
HadisNo : 3367
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : İsti`zan (İzin Talebi)
Ravi : Ata İbnu Yesar
Hadis : Bir adam Resulullah (sav)`a sordu: "Annemin yanına girerken izin isteyeyim mi?" "Evet iste." "Ama ben evde onunla beraber kalıyorum." "Annenin yanına girerken izin iste!" "Ama ben ona hizmet ediyorum." "Anneden izin iste! Anneni çıplak görmen hoşuna gider mi?" "Hayır!" "Öyleyse ondan izin iste!"
HadisNo : 3368
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : İsti`zan (İzin Talebi)
Ravi : İbnu Mes`ud
Hadis : Resulullah (sav) bana buyurdular ki: "Senin, yanıma girmen için iznin, perdenin kaldırılması ve benim fısıltımı işitmendir. Seni ben men edinceye kadar iznim böyle devam edecek."
HadisNo : 3369
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : İsti`zan (İzin Talebi)
Ravi : Cabir
Hadis : Resulullah (sav)`a gelmiştim. Kapıyı çaldım: "Kim o?" buyurdular. "Benim!" dedim. (Beni almak üzere) çıktı ama: "Ben! Ben!" diye söyleniyordu. (Belliydi ki kendimi tanıtma tarzını) beğenmemişti."
HadisNo : 3370
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : İsti`zan (İzin Talebi)
Ravi : Enes
Hadis : Bir adam Resulullah (sav)`ın hücrelerinden birinden içeriye bakmıştı. Resulullah (sav) elinde bir okla adama kalktı. Onu batırmak için, ihtiyatla adamın üzerine gitmesini seyreder gibiyim.
HadisNo : 3371
Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : İsti`zan (İzin Talebi)
Ravi :
Hadis : Nesai`nin bir diğer rivayetinde şöyle gelmiştir: Bir bedevi Resulullah (sav)`ın kapısına geldi. Gözlerini kapının kırıklarına yapıştırdı. Resulullah (sav) adamı farketti. Gözünü patlatmak üzere elinde bir çubukla üzerine yürüdü. Adam hemen sırra kadem bastı. Resulullah (sav) "Eğer yerinde kalsaydın gözünü oyduydum!" buyurdular.
HadisNo : 3372

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder