| |
| Fasil |
: |
SOHBET
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Kadının Kocası
Üzerindeki Hakları |
| Ravi |
: |
Ebu
Hüreyre |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kadınlara hayırhah
olun, zira kadın bir eğe kemiğinden yaratılmıştır. Eğe kemiğinin en eğri yeri
yukarı kısmıdır. Onu doğrultmaya kalkarsan kırarsın. Kendi haline bırakırsan
eğri halde kalır, öyleyse kadınlara hayırhah olun." |
| HadisNo |
: |
3302 |
| |
| Fasil |
: |
SOHBET
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Kadının Kocası
Üzerindeki Hakları |
| Ravi |
: |
Amr
İbnu`l-Ahvas |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kadınlara karşı
hayırhah olun. Çünkü onlar sizin yanınızda esirler gibidirler. Onlara iyi
davranmaktan başka bir hakkınız yok, yeter ki onlar açık bir çirkinlik
işlemesinler. Eğer işlerse yatakta yalnız bırakın ve şiddetli olmayacak şekilde
dövün. Size itaat ederlerse haklarında aşırı gitmeye bahane aramayın. Bilesiniz,
kadınlarınız üzerinde hakkınız var, kadınlarınızında sizin üzerinizde hakkı var.
Onlar üzerindeki hakkınız, yatağınızı istemediklerinize çiğnetmemeleridir,
istemediklerinizi evlerinize almamalıdır. Bilesiniz onların sizin üzerinizdeki
hakları, onlara giyecek ve yiyeceklerinde iyi davranmanızdır." |
| HadisNo |
: |
3303 |
|
| |
| Fasil |
: |
SOHBET
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Kadının Kocası
Üzerindeki Hakları |
| Ravi |
: |
Hakim İbnu
Mu`aviye |
| Hadis |
: |
Hakim İbnu Mu`aviye babası Mu`aviye (ra)`den
anlatıyor: "Ey Allah`ın Resulü!" dedim, "bizden her biri üzerinde, zevcesinin
hakkı nedir?" "Kendin yiyince ona da yedirme,giydiğin zaman ona da giydirmen,
yüzüne vurmaman, takbih etmemen, evin içi hariç onu terketmemen." |
| HadisNo |
: |
3304 |
|
| |
| Fasil |
: |
SOHBET
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Kadının Kocası
Üzerindeki Hakları |
| Ravi |
: |
Aişe |
| Hadis |
: |
Onbir kadın oturup, kocalarının ahvalini haber
vermede ve hiçbir şeyi gizlemeyecekleri hususunda birbirlerine kesin söz verip
anlaştılar: Birincisi (zemmederek): "Benim kocam (yalçın) bir dağın başındaki
zayıf bir devenin eti gibidir. Kolay değil ki çıkılsın, semiz değil ki
götürülsün" dedi. (Yani kocasının sert mizaçlı, huysuz, gururlu oluşuna, ailenin
kendisinden istifade etmediğine işaret etti.) İkincisi (de zemmederek): "Ben
kocamın haberini faş etmek istemem, çünkü korkarım. Eğer zikretmeye başlarsam
büyük-küçük herşeyini söyleyip bırakmamam gerekir, (bu ise kolay değil)" dedi.
(Bu sözüyle kocasımn çok kötü olduğuna işaret etti). Üçüncüsü (zemmederek):
"Benim kocam uzun boyludur, konuşursam boşanırım, konuşmazsam muallakta
bırakılırım" dedi. (Bu da kocasının akılca kıt olduğunu belirtmek istedi).
Dördüncüsü (överek) "Kocam Tihame gecesi gibidir. Ne sıcaktır, ne soğuktur. Ne
korkulur, ne usanılır" dedi. Beşincisi: "Kocam içeri girince pars, dışarı
çıkınca arslan gibidir. Bana bıraktığı (ev işlerinden hesap) sormaz" dedi.
Altıncısı: Kocam yedi mi (üst üste katlayıp) çok yer, içti mi sömürür, yattı mı
sarınır. Benim kederimi anlamak için (elbiseme) elini sokmaz." (Bu da kocasımn
kendisiyle ilgilenmediğim, yiyip içmekten başka birşey düşünmediğini söylemek
ister.) Yedincisi: "Kocam tohumsuzdur (erlik yapmaktan acizdir). Her dert
onundur (vücudunda çeşitli hastalıklar var). Başımı yarar, vücudumu yaralar,
(bunları yapmak için) herşeyi toplar, (her eline geçeni kullanır, vurur)" dedi.
Sekizincisi: "Onun (vücuduna) dokunmak tavşana dokunmak gibi (yumuşak)tır. Güzel
kokulu bitki gibi hoş kokar"dedi. Dokuzuncusu: "Kocamın direği yüksektir (evi
rahattır), kılıcının kını uzundur (boylu posludur), ocağının külü çoktur, evi
meclise yakın (misafirperver) bir adamdır" dedi. Onuncusu: "Kocam maliktir, hem
de ne malik! Artık akıl ve hayalinizden geçen her hayra maliktir. Onun çok
devesi vardır. Develerin çökecek yerleri çok, yaylakları azdır. Çalgı sesini
duydular mı helak olacaklarını anlarlar. (Yani develer yayılmaya salınmaz,
kesilmek üzere bekletilir, çalgı ve eğlence sesi duyunca kesileceklerini
anlarlar demektir.) Onbirincisi: "Kocam Ebu Zer`dir. Amma ne Ebu Zer`dir!
Anlatayım: Kulaklarımı zinetlerle doldurdu, bazularımı yağla tombullaştırdı.
Beni hoşnut kıldı, kendimi bahtiyar ve yüce bildim. O beni Şıkk denen bir dağ
kenarında bir miktar davarla geçinen bir ailenin kızı olarak buldu. Beni atları
kişneyen, develeri böğüren, ekinleri sürülüp daneleri harmanlanan müreffeh ve
mesud bir cemiyete getirdi. Ben onun yanında söz sahibiyim, hiç azarlanmam.
(Akşam) yatar sabaha kadar uyurum. Doya doya süt içerim. Ebu Zer`in annesi de
var: Ümmü Ebu Zer. Ama o ne annedir! Onun zahire anbarları büyük, hararları iri,
evi geniştir. Ebu Zer`in oğlu da var. Ama ne nezaketli gençtir o. Onun yattığı
yer, kılıcı çekilmiş kın gibidir. Onu dört aylık bir kuzunun tek budu doyurur
(az yer). Ebu Zer`in bir de kızı var. Ama o ne terbiyelidir. Babasına
itaatkardır. Anasına da itaatkardır. Vücudu elbisesini doldurur. Endamıyla (kuma
ve akranlarını) çatlatır. Ebu Zer`in bir de cariyesi var. O ne sadakatli, ne iyi
cariyedir. Aile sırrımızı kimseye söylemez, evimizin azığını asla ifsad ve israf
etmez, evimizde çer çöp bırakmaz, temiz tutar. Namusludur, eve kir getirmez. Bir
gün Ebu Zer evden çıktı. Her tarafta süt tulumları yağ çıkarılmak için
çalkalanmakta idi. Yolda bir kadına rastladı. Kadının, beraberinde, pars gibi
çevik iki çocuğu vardı, koltuğunun altından kadının memeleriyle oynuyorlardı.
(Kocam bu kadını sevmiş olacak ki) beni bıraktı, onunla evlendi. Ondan sonra ben
de şeref sahibi bir adamla evlendim. O da güzel ata binerdi. Hatti mızrağını
alır ve akşam üzeri deve ve sığır nev`inden birçok hayvan sürer, bana getirirdi.
Getirdiği her çeşit hayvandan bana bir çift verirdi. (Bu kocam da bana): "Ey
Ümmü Zer! Ye, iç ve akrabalarına ihsanda bulun!" derdi. Ümmü Zer der ki: "Buna
rağmen, ben bu ikinci kocamın bana verdiklerinin hepsini bir araya toplasam, Ebu
Zer`in en küçük kabını dolduramaz." Bu hadisi rivayet eden Hz. Aişe der ki:
"Resulullah (sav) (gönlümü almak için): "Ey Aişe," buyurdular, "ben sana Ebu
Zer`in Ümmü Zer`e nisbeti gibiyim, (şu farkla ki Ebu Zer Ümmü Zer`i boşamıştır,
ben seni boşamadım. Biz beraber yaşayacağız.)" |
| HadisNo |
: |
3305 |
|
| |
|
| |
| Fasil |
: |
SOHBET
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Kadının Kocası
Üzerindeki Hakları |
| Ravi |
: |
İbnu
Ömer |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav): "(Ey kadınlar topluluğu!) Ben,
akıl sahiplerine aklı ve dini nakıs olanlardan galebe çalan sizin kadarını hiç
görmedim!" demişti. İçlerinden dirayetli bir kadın: "Bizim aklımızın ve
dinimizin noksanlığı nedir?" diye sordu. "Aklınızın noksanlığı, şahidlikte, iki
kadının şehadetinin bir erkek şehadetine denk olmasıdır. Dindeki noksanlık ise,
(ay hali sebebiyle) ramazanda oruç yemeniz ve bazı günler namaz kılmamanızdır"
cevabını verdi. (Bu, Sahiheyn`de geçen uzunca bir hadisten bir
parçadır) |
| HadisNo |
: |
3307 |
|
| |
|
| |
| Fasil |
: |
SOHBET
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Kadının Kocası
Üzerindeki Hakları |
| Ravi |
: |
Mutarrıf İbnu
Abdillah |
| Hadis |
: |
Ravinin anlattığına göre, bu zatın iki hanımı vardı.
Bunlardan birinin yanından çıkmıştı. Geri dönünce, hanımı: "Falan hanımın
yanından geliyor olmalısın!" dedi. Mutarrıf: "Hayır," dedi "İmran İbnu Husayn`ın
yanından geliyorum. O bana Resulullah`ın şu sözünü nakletti: "Cennet
sakinlerinin en azı kadınlardır." |
| HadisNo |
: |
3309 |
|
| |
| Fasil |
: |
SOHBET
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Kadının Kocası
Üzerindeki Hakları |
| Ravi |
: |
Ebu
Said |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Şüphesiz ki Kıyamet
günü, Allah`ın en çok ehemmiyet vereceği emanet, kadın-koca arasındaki
emanettir. Kadınla koca birbiriyle içli dışlı olduktan sonra, kadının esrarını
erkeğin neşretmesi, o gün en büyük ihanettir." |
| HadisNo |
: |
3310 |
|
| |
| Fasil |
: |
SOHBET
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Kadının Kocası
Üzerindeki Hakları |
| Ravi |
: |
Aişe |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav), bana: "Ben senin bana kızdığın ve
benden razı olduğun zamanları biliyorum" buyurdular. Ben: "Bunu nereden
anlıyorsunuz?" diye sordum: "Benden razı oldun mu bana: "Hayır Muhammed`in
Rabbine yemin olsun!" diyorsun. Bana öfkeli olunca: "Hayır! İbrahim`in Rabbine
yemin olsun!" diyorsun" dedi. Ben: "Doğru, ey Allah`ın Resulü, ben sadece senin
adını terkederim?" dedim. |
| HadisNo |
: |
3311 |
|
| |
| Fasil |
: |
SOHBET
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Sohbet
Adabı |
| Ravi |
: |
Ebu
Hüreyre |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Sakın zanna yer
vermeyin. Zira zan, sözlerin en yalanıdır. Tecessüs etmeyin, haber koklamayın,
rekabet etmeyin, hasedleşmeyin, birbirinize buğzetmeyin, birbirinize sırt
çevirmeyin, ey Allah`ın kulları, Allah`ın emrettiği şekilde kardeş olun.
Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona (ihanet etmez), zulmetmez, onu mahrum
bırakmaz, onu tahkir etmez. Kişiye şer olarak, müslüman kardeşini tahkir etmesi
yeterlidir. Her müslümanın malı, kanı ve ırzı diğer müslümana haramdır. Allah
sizin suretlerinize ve kalıblarınıza bakmaz, fakat kalplerinize ve amellerinize
bakar. Takva şuradadır -eliyle göğsünü işaret etti- : Sakın ha! Birinizin satışı
üzerine satış yapmayın. Ey Allah`ın kulları kardeş olun. Bir müslümanın
kardeşine üç günden fazla küsmesi helal olmaz." |
| HadisNo |
: |
3312 |
| |
| Fasil |
: |
SOHBET
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Sohbet
Adabı |
| Ravi |
: |
Ebu
Hüreyre |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Müslümanın,
müslüman üstündeki hakkı beştir: "Selamım almak, hasta ziyaretine gitmek,
cenazesine katılmak, davetine icabet etmek, hapşırınca yerhamukallah demek."
(Müslim`in bir rivayetinde şu ziyade vardır: "Eğer seni davet ederse icabet et,
senden nasihat taleb ederse ona nasihat et") |
| HadisNo |
: |
3313 |
|
| |
| Fasil |
: |
SOHBET
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Sohbet
Adabı |
| Ravi |
: |
Ebu
Musa |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Aç`ı doyurun,
hastayı ziysiret edin, esirleri hürriyetine kavuşturun." |
| HadisNo |
: |
3314 |
|
| |
| Fasil |
: |
SOHBET
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Sohbet
Adabı |
| Ravi |
: |
Ebu
Zerr |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Ey Ebu Zerr!
Marufdan (iyilik) hiç bir şeyi hakir görme, hatta bir kardeşini güler bir yüzle
karşılaman bile (basit bir şey değildir). Et satın aldığın veya bir tencere
kaynattığın zaman suyunu artır, ondan komşuna bir avuç (kadar da olsa)
ver." |
| HadisNo |
: |
3315 |
|
| |
| Fasil |
: |
SOHBET
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Meclis (Oturma)
Adabı |
| Ravi |
: |
Ebu Said
el-Hudri |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) (bir gün): "Sakın yollarda
oturmayın!" buyurmuştu. "Ya Resulullah" dediler, "oturmadan edemeyiz, oralarda
(oturup) konuşuyoruz." "Mutlaka oturacaksınız, bari yola hakkını verin!"
buyurdu. Bunun üzerine: "Ey Allah`ın Resulü, onun hakkı nedir?" diye sordular.
"Gözlerinizi kısmak, (gelip geçeni) rahatsız etmemek, selama mukabele etmek, emr
bi`l-ma`ruf nehy-i ani`l-münker yapmaktır!" dedi. (Hz. Ömer`den yapılan bir
başka rivayette şu ziyade var: "Yardım isteyen mazluma yardım edersiniz, yolunu
kaybedene rehber olursunuz.") |
| HadisNo |
: |
3316 |
|
| |
|
| |
| Fasil |
: |
SOHBET
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Meclis (Oturma)
Adabı |
| Ravi |
: |
Enes |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav)`dan daha sevgili kimse yoktu. Buna
rağmen Aleyhissalatu vesselam`ı gördükleri zaman ayağa kalkmazlardı, çünkü O`nun
bundan hoşlanmadığını biliyorlardı. |
| HadisNo |
: |
3318 |
|
| |
| Fasil |
: |
SOHBET
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Meclis (Oturma)
Adabı |
| Ravi |
: |
Ebu
Ümame |
| Hadis |
: |
Bir gün Resulullah (sav) yanımıza geldi, elinde bir
asa (değnek) vardı. Biz ayağa kalktık. "Yabancıların birbirlerini büyüklemek
için ayağa kalkmaları gibi ayağa kalkmayın!" buyurdu. |
| HadisNo |
: |
3319 |
|
| |
| Fasil |
: |
SOHBET
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Meclis (Oturma)
Adabı |
| Ravi |
: |
Ebu
Miclez |
| Hadis |
: |
Hz. Muaviye (ra), İbnu`z-Zübeyr ve İbnu Amir (ra)`in
yanlarına geldi. İbnu Amir ayağa kalktı, İbnu`z-Zübeyr oturdu (kalkmadı). Hz.
Muaviye (ra), İbnu Amir`e: "Otur, zira Resulullah (sav)`ın : "İnsanların kendisi
için ayağa kalkmalarından hoşlanan kimse ateşteki yerini hazırlasın" buyurduğunu
işittim" dedi. |
| HadisNo |
: |
3320 |
|
| |
| Fasil |
: |
SOHBET
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Meclis (Oturma)
Adabı |
| Ravi |
: |
İbnu
Ömer |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Sizden kimse, bir
başkasını yerinden kaldırıp sonra da oraya oturmasın. Ancak (halkayı)
genişletin, yer açın, Allah da size genişlik versin." Birisi yerinden kalkacak
olsa, Abdullah İbnu Ömer (ra), oraya oturmazdı. |
| HadisNo |
: |
3321 |
|
| |
| |
|
| |
|
| |
|
| |
| Fasil |
: |
SOHBET
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Meclis (Oturma)
Adabı |
| Ravi |
: |
Ebu
Miclez |
| Hadis |
: |
Bir adam halkanın ortasına oturmuştu.
Huzeyfetu`bnul-Yeman (ra) dedi ki: "Halkanın ortasında oturan, Muhammed (sav)
diliyle lahetlenmiştir." |
| HadisNo |
: |
3326 |
|
| |
|
| |
| Fasil |
: |
SOHBET
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Meclis (Oturma)
Adabı |
| Ravi |
: |
Amr
İbnu`ş-Şerid |
| Hadis |
: |
Amr İbnu`ş-Şerid, babasından (ra) anlatıyor: "Ben
oturduğum sırada, Resulullah (sav) bana uğradı. O sırada sol elimi sırtımın
gerisine koymuş, (sağ) elimin kabası üzerine dayanmıştım. Bana: "Gadaba
uğramışların oturuşuyla mı oturuyorsun" dediler. |
| HadisNo |
: |
3328 |
|
| |
| Fasil |
: |
SOHBET
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Meclis (Oturma)
Adabı |
| Ravi |
: |
Ebu`d-Derda |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) oturdu mu, etrafına biz de
otururduk. Kalkar, (fakat geri) dönmeyi arzu ederse ayakkabılarını veya üzerinde
olan (rida, sarık gibi) bir şeyi çıkarır (yerine koyar)dı. Böylece ashabı (geri
geleceğini) bilir ve yerlerinde otururlardı. |
| HadisNo |
: |
3329 |
|
| |
| Fasil |
: |
SOHBET
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Meclis (Oturma)
Adabı |
| Ravi |
: |
Ebu
Hüreyre |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Biriniz güneşte
olunca -bir rivayette gölgede olunca- gölge ondan kalkar da, yarısı gölgede
kalacak olursa oradan kalksın." |
| HadisNo |
: |
3330 |
|
| |
| Fasil |
: |
SOHBET
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Meclis (Oturma)
Adabı |
| Ravi |
: |
Kays |
| Hadis |
: |
Kays, babasından naklediyor: "(Bir seferinde
mescide) gelmişti, ki, Resulullah (sav) hutbe irad ediyordu. (Konuşmayı dinlemek
üzere) güneşe dikildi. Ancak Resulullah (sav) , kendine gölgede durmasını
emretti ve gölgeye geçti. |
| HadisNo |
: |
3331 |
|
| |
| Fasil |
: |
SOHBET
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Arkadaşın
Vasfı |
| Ravi |
: |
Ebu
Musa |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) buyurdular ki: "İyi arkadaşla kötü
arkadaşın misali, misk taşıyanla körük çeken insanlar gibidir. Misk sahibi ya
sana kokusundan verir veya sen ondan satın alırsın. Körük çekene gelince ya
elbiseni yakar yahut da sen onun pis kokusunu alırsın." |
| HadisNo |
: |
3332 |
| |
| Fasil |
: |
SOHBET
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Arkadaşın
Vasfı |
| Ravi |
: |
Cabir |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Şu üçü hariç bütün
meclisler emniyettedir; "Haram kan dökülen meclis, haram ferc bulunan meclis,
haksız mal taksimi yapılan meclis." |
| HadisNo |
: |
3333 |
|
| |
| Fasil |
: |
SOHBET
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Arkadaşın
Vasfı |
| Ravi |
: |
Enes |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) beni, bir ihtiyacı için
göndermişti. Bu yüzden anneme dönmekte geciktim. Eve gelince annem: "Niçin
geciktin?" diye hesaba çekti. "Resulullah", dedim, "beni bir iş için
göndermişti." "Ne işiydi o?" diye annem sordu. "O sırdır söyleyemem!" deyince,
annem: "Resulullah (sav)`ın sırrını sakın kimseye açmayasın!" dedi. (Metin
Müslim`e aittir.) |
| HadisNo |
: |
3334 |
|
| |
| Fasil |
: |
SOHBET
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Karşılıklı
Muhabbet |
| Ravi |
: |
Ebu
Hüreyre |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Nefsim yed`i
kudretinde olan zata yemin ederim ki, iman etmedikçe cennete giremezsiniz,
birbirinizi sevmedikçe iman etmiş olmazsınız! Yaptığınız takdirde birbirinizi
seveceğiniz şeyi haber vereyim mi? Aranızda selamı yaygınlaştırın!" |
| HadisNo |
: |
3335 |
|
| |
| Fasil |
: |
SOHBET
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Karşılıklı
Muhabbet |
| Ravi |
: |
Nu`man İbnu
Beşir |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Birbirlerini
sevmede, birbirlerine merhamette, birbirlerine şefkatte mü`minlerin misali, bir
bedenin misalidir. Ondan bir uzuv rahatsız olsa, diğer uzuvlar uykusuzluk ve
hararette ona iştirak ederler." |
| HadisNo |
: |
3336 |
|
| |
|
| |
| Fasil |
: |
SOHBET
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Karşılıklı
Muhabbet |
| Ravi |
: |
Enes |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav)`ın yanında bir adam vardı. Derken
oradan birisi geçti (Aleyhissalatu vesselam`ın yanındaki): "Ey Allah`ın Resulü!"
dedi, "ben şu geçeni seviyorum." "Pekiyi kendisine haber verdin mi?" diye
Aleyhissalatu vesselam sordu. "Hayır!" deyince, "Ona haber ver!" dedi. Adam
kalkıp, gidene yetişti ve: "Seni Allah için seviyorum!" dedi. Adam da: "Kendisi
adına beni sevdiğin Zat da seni sevsin!" diye mukabelede bulundu. |
| HadisNo |
: |
3338 |
|
| |
| Fasil |
: |
SOHBET
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Karşılıklı
Muhabbet |
| Ravi |
: |
Yezid İbnu
Nu`ame ed`Dabi |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bir kimse, bir
başkasıyla kardeşleştiği zaman, ilk iş ismini, babasının ismini ve kimlerden
olduğunu sorsun. Çünkü böyle yapmak, sevginin artmasına daha
uygundur." |
| HadisNo |
: |
3339 |
|
| |
| Fasil |
: |
SOHBET
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Karşılıklı
Muhabbet |
| Ravi |
: |
Ebu
Hüreyre |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav)`ın şöyle söylediğini işittim:
"Dostunu severken ölçülü sev, günün birinde düşmanın olabilir. Düşmanına da
buğzunu ölçülü yap, günün birinde dostun olabilir." |
| HadisNo |
: |
3340 |
|
| |
| Fasil |
: |
SOHBET
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Karşılıklı
Muhabbet |
| Ravi |
: |
Ebu
Hüreyre |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Aziz ve Celil olan
Allah Teala hazretleri Kıyamet günü şöyle diyecek: "Benim celalim adına
sevişenler nerede? Gölgemden başka hiçbir gölgenin bulunmadığı şu günde onları
gölgemde gölgelendireyim." |
| HadisNo |
: |
3341 |
|
| |
| Fasil |
: |
SOHBET
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Karşılıklı
Muhabbet |
| Ravi |
: |
Mu`az İbnu
Cebel |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah Teala
hazretleri buyuruyor ki: "Benim celalim adına birbirlerini sevenler var ya!
Onlar için nurdan öyle minberler vardır ki, peygamberler ve şehidler bile onlara
gibta ederler." |
| HadisNo |
: |
3342 |
| |
| Fasil |
: |
SOHBET
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Karşılıklı
Muhabbet |
| Ravi |
: |
Ebu İdris
el-Havlani |
| Hadis |
: |
Ebu İdris el-Havlani, Mu`az İbnu Cebel (ra)`den
naklediyor: "Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah Tebareke ve Teala Hazretleri
şöyle hükmetti: "Benim rızam için birbirlerini sevenlere, benim için bir araya
gelenlere, benim için birbirlerini ziyaret edenlere ve benim için birbirlerine
harcayanlara sevgim vacip olmuştur." |
| HadisNo |
: |
3343 |
|
| |
|
| |
| Fasil |
: |
SOHBET
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Karşılıklı
Muhabbet |
| Ravi |
: |
Ömer |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah`ın kulları
arasında bir grup var ki, onlar ne peygamberlerdir ne de şehidlerdir. Üstelik
Kıyamet günü Allah indindeki makamlarının yüceliği sebebiyle peygamberler de,
şehidler de onlara gıpta ederler." Orada bulunanlar sordu: "Ey Allah`ın Resulü!
Onlar kim, bize haber ver!" "Onlar aralarında ne kan bağı ne de birbirlerine
bağışladıkları bir mal olmadığı halde, Allah`ın ruhu (Kur`an) adına birbirlerini
sevenlerdir, Allah`a yemin ederim, onların yüzleri mutlaka nurdur. Onlar bir nur
üzeredirler. Halk korkarken, onlar korkmazlar, insanlar üzülürken, onlar
üzülmezler. Ve şu ayeti okudu: "Haberiniz olsun Allah`ın dostları var ya! Onlara
ne korku var ne de onlar üzülecekler" (Yunus 62). |
| HadisNo |
: |
3345 |
|
| |
| Fasil |
: |
SOHBET
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Karşılıklı
Muhabbet |
| Ravi |
: |
Ebu
Hüreyre |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah bir kulu
sevdi mi Hz. Cebrail aleyhisselam`a: "Allah falanı seviyor, onu sen de sev!"
diye seslenir. Onu Cebrail de sever. Sonra o, sema ehline: "Allah falanı
seviyor, onu siz de sevin!" diye nida eder, derken, bütün sema ehli de onu
sevmeye başlar. Sonra onun için arz (halkı arasına hüsn-ü kabul) konur. (Hadisin
Müslim`deki rivayetlerinde şu ziyade var: "Allah Celle Celaluhu, bir kula da
buğzetti mi Cebrail Aleyhisselam`a: "Ben falancaya buğzettim sen de buğzet!"
diye seslenir, Ona Cebrail de buğzetmeye başlar. Sonra Cibril sema ehline nida
eder: "Allah Celle Celaluhu falan kimseye buğzetti, siz de buğzedin." Sonra
yeryüzüne onun için buğz vazedilir.") |
| HadisNo |
: |
3346 |
|
| |
| Fasil |
: |
SOHBET
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Karşılıklı
Muhabbet |
| Ravi |
: |
Ebu
Zerr |
| Hadis |
: |
"Ey Allah`ın Resulü!" dedim. "Kişi, bir kavmi sever,
fakat onların amelini işleyemezse, (sonu ne olacak)?" "Ey Ebu Zerr," buyurdu,
"sen sevdiğinle berabersin!" |
| HadisNo |
: |
3347 |
|
| |
|
| |
| Fasil |
: |
SOHBET
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Karşılıklı
Muhabbet |
| Ravi |
: |
Ebu
Hüreyre |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Ruhlar toplanmış
cemaatler (gibidir). Onlardan birbiriyle (önceden) tanışanlar kaynaşır,
tanışmayanlar ayrılırlar." |
| HadisNo |
: |
3349 |
|
| |
| Fasil |
: |
SOHBET
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Dayanışma Ve
Yardımlaşma |
| Ravi |
: |
İbnu
Ömer |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Müslüman müslümanın
kardeşidir. Ona zulmetmez, onu tehlikede yalnız bırakmaz. Kim, kardeşinin
ihtiyacını görürse Allah da onun ihtiyacını görür. Kim bir müslümanı bir
sıkıntıdan kurtarırsa, Allah da o sebeple onu Kıyamet gününün sıkıntısından
kurtarır. Kim bir müslümanı örterse, Allah da onu kıyamet günü örter." (Rezin
bir rivayette şunu ilave etti: "Kim, hakkı sübut buluncaya kadar mazlumla
birlikte otursa, ayakların kaydığı günde Allah onun ayağını Sıratta sabit
kılar.") |
| HadisNo |
: |
3350 |
|
| |
| Fasil |
: |
SOHBET
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Dayanışma Ve
Yardımlaşma |
| Ravi |
: |
Ebu
Hüreyre |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim bir mü`minin
dünyevi kederlerinden birini giderirse, Allah da onun Kıyamet günü kederlerinden
birini giderir. Kim bir fakire kolaylık gösterirse, Allah da ona dünyada ve
ahirette kolaylık gösterir. Kim bir müslümanı örterse, Allah da onu dünya ve
ahirette örter. Kişi kardeşinin yardımında olduğu müddetçe, Allah da onun
yardımındadır. Kim ilim aramak düşüncesiyle bir yola düşerse, Allah onun cennete
olan yolunu kolaylaştırır. Bir grup, Allah`ın kitabını okumak ve aralarında
tedris etmek üzere Allah`ın evlerinden birinde toplanırsa, üzerlerine mutlaka
sekme iner ve onları rahmet kaplar, melekler onları sarar. Allah da onları
yanında bulunan mukarreb meleklere anar. Bir kimseyi ameli yavaşlatırsa, nesebi
hızlandıramaz." |
| HadisNo |
: |
3351 |
|
| |
| Fasil |
: |
SOHBET
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Dayanışma Ve
Yardımlaşma |
| Ravi |
: |
Ebu
Hüreyre |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Din nasihatten
(hayırhahlıktan) ibarettir!" Yanındakiler sordu: "Kimin için ey Allah`ın
Resulü?" "Allah için, kitabı için, Resulü için, müslümanların imamları ve hepsi
için! Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona yardımını kesmez, ona yalan söylemez,
ona zulmetmez. Herbiriniz, kardeşinin ayinesidir, onda bir rahatsızlık görürse
bunu ondan izale etsin." |
| HadisNo |
: |
3352 |
| |
| Fasil |
: |
SOHBET
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Dayanışma Ve
Yardımlaşma |
| Ravi |
: |
Asım
el-Ahvel |
| Hadis |
: |
Hz. Enes (ra)`e "Sana Resulullah (sav)`ın: "İslam`da
dayanışma akdi (hılf) yoktur!" dediği ulaştı mı?" diye sordum. Şu cevabı verdi.
"Kureyş`le Ensar arasında, benim evimde dayanışma antlaşması yaptı." (Ebu
Davud`un rivayetinde: "Resulullah, bizim evde Ensarla Muhacir arasında iki veya
üç kere dayanıma akdi yaptı" şeklindedir.) |
| HadisNo |
: |
3353 |
|
| |
| Fasil |
: |
SOHBET
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Dayanışma Ve
Yardımlaşma |
| Ravi |
: |
Enes |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kardeşine zalim de
olsa mazlum da olsa yardım et" "Mazlumsa yardım ederim, zalim nasıl yardım
ederim?" diye sorulmuştu. "Onu zulümden alıkoyarsın, bu da ona yardımdır"
buyurdu. |
| HadisNo |
: |
3354 |
|
| |
|
| |
| Fasil |
: |
SOHBET
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Dayanışma Ve
Yardımlaşma |
| Ravi |
: |
Ebu
Musa |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) , bir ihtiyaç taleb eden kimse
gelince arkadaşlarına yönelir ve: "Şefaat edin, ecir kazanın! Allah da Resulünün
diliyle dilediğine hükmetsin!" derdi. |
| HadisNo |
: |
3356 |
|
| |
| Fasil |
: |
SOHBET
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Dayanışma Ve
Yardımlaşma |
| Ravi |
: |
Ebu
Musa |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Şu hususlar da
Allah`ı büyüklelemenin birer şubesidir: Bir müslüman yaşlıya ikramda bulunmak.
İçindekiyle amel hususunda ölçüyü aşmayan ve ondan uzaklaşmayan Kur`an hamiline
(hafızına) ikramda bulunmak. Adil olan iktidar sahibine ikram." |
| HadisNo |
: |
3357 |
|
| |
| Fasil |
: |
SOHBET
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Dayanışma Ve
Yardımlaşma |
| Ravi |
: |
Enes |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) buyurdular: "Bir genç, ihtiyar bir
kimseye yaşı sebebiyle ikramda bulunursa, Allah yaşlılığında ona ikram edecek
kimseleri mutlaka takdir eder." |
| HadisNo |
: |
3358 |
|
| |
| Fasil |
: |
SOHBET
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Dayanışma Ve
Yardımlaşma |
| Ravi |
: |
|
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Küçüklerimize
merhamet, büyüklerimize sayı göstermeyen bizden değildir." Bir rivayette şu
ziyade gelmiştir: "...Ma`rufu emretmeyen, münkerden nehyetmeyen (de bizden
değildir)." |
| HadisNo |
: |
3359 |
|
| |
| Fasil |
: |
SOHBET
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Dayanışma Ve
Yardımlaşma |
| Ravi |
: |
Aişe |
| Hadis |
: |
Anlattığına göre, kendisine bir dilenci uğramıştır,
o da bir parça ekmek vermiştir. (Bir müddet sonra) üstü başı düzgün, kıyafeti
yerinde bir dilenci daha uğramıştır. Hz. Aişe onu oturtup yemek yedirmiştir.
Kendisine bunun sebebi sorulunca şu açıklamayı yapmıştır: "Resulullah (sav):
"İnsanlara mevkilerine göre ikramda bulunun" buyurmuştur." |
| HadisNo |
: |
3360 |
|
| |
| Fasil |
: |
SOHBET
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
İsti`zan (İzin
Talebi) |
| Ravi |
: |
Rıbi İbnu
Hiraş |
| Hadis |
: |
Rıbi İbnu Hiraş, Beni Amir`e mensub bir adamdan
naklediyor: "Resulullah (sav) bir evde bulunduğu sırada, yanına girmek için:
"Girebilir miyim?" diye izin istedi. Aleyhissalatu vesselam hizmetçisine: "Çık,
şu gelene isti`zan adabını öğret, bu maksadla ona: "Esselamünaleyküm, girebilir
miyim?" demesini söyle!" buyurdu. Adam bunu işitmişti, (hizmetçiyi beklemeden):
"Esselamünaleyküm, girebilir miyim?" dedi. Resulullah (sav) da adama izin verdi,
o da girdi. |
| HadisNo |
: |
3361 |
|
| |
| Fasil |
: |
SOHBET
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
İsti`zan (İzin
Talebi) |
| Ravi |
: |
Kays İbnu Sa`d
İbni Ubade |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) bizi, evimizde ziyaret etti. Ve:
"Esselamü aleyküm ve rahmetullah!" dedi. Babam, çok hafif bir sesle mukabelede
bulundu. Babama: "Resulullah`a izin vermiyor musun?" dedim. O: "Bırak, bize
çokça selam okusun!" dedi. Resulullah (sav) tekrar: "Esselamü aleyküm ve
rahmetullah" dedi. Sa`d yine hafif bir sesle mukabele etti. Sonra Resulullah
(sav) tekrar: "Esselamü aleyküm ve rahmetullah" dediler ve döndüler. Sa`d peşine
düştü ve: "Ey Allah`ın Resulü, ben senin selamını işitiyordum. Ancak, bize daha
fazla selam vermen için alçak sesle mukabele ediyorum" dedi. Bunun üzerine
Aleyhissalatu vesselam onunla birlikte geri döndü. Ondan su isteyip gusletti.
Sonra Sa`d, zaferan veya versle boyanmış bir havlu verdi, Aleyhissalatu vesselam
onu sarındı. Sonra ellerini kaldırıp: "Allah`ım, Sa`d İbnu Ubade ailesine
mağfiret ve rahmet buyur!"diye dua etti. Sonra yemek yedi. Geri dönmek isteyince
Sa`d, bir merkeb yaklaştırdı. Üzerine kadife bir örtü yaymıştı. Resulullah (sav)
merkebe bindi. Sa`d, bana: "Ey Kays, Resulullah`a refakat et!" dedi. Ben de
refakat ettim. Yolda Aleyhissalatu vesselam bana: "Benimle sen de bin!" dedi,
ben imtina edince: "Ya binersin, ya dönersin!" buyurdular. Ben de geri
döndüm. |
| HadisNo |
: |
3362 |
| |
| Fasil |
: |
SOHBET
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
İsti`zan (İzin
Talebi) |
| Ravi |
: |
Avf İbnu
Malik |
| Hadis |
: |
Tebük Gazvesi sırasında Resulullah (sav) `a uğradım.
Deriden yapılmış bir çadırda idi. Selam verdim. Selamıma mukabele etti ve:
"Gir!" buyurdu. Ben: "Tam olarak mı, ey Allah`ın Resulü?" dedim. "Tam olarak
gir!" dedi. Ben de girdim." (Ravi) der ki: "Tam olarak mı gireyim?" diye
sorması, çadırın küçüklüğünden dolayı idi. |
| HadisNo |
: |
3363 |
|
| |
| Fasil |
: |
SOHBET
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
İsti`zan (İzin
Talebi) |
| Ravi |
: |
Abdullah
Büsr |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) bir kavmin kapısına gelince,
yüzüyle kapıya dönmezdi. Sağ veya sol omuzunu çevirirdi. Sonra da: "Esselamü
aleyküm, esselamü aleyküm" derdi. Böyle yapışı o sıralarda kapılarda örtü
olmayışındandı. |
| HadisNo |
: |
3364 |
|
| |
|
| |
| Fasil |
: |
SOHBET
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
İsti`zan (İzin
Talebi) |
| Ravi |
: |
Ebu
Hüreyre |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Göz içeri girdi mi
artık izin yok." Bir rivayette de şu ziyade gelmiştir: "İzin istemek görme
sebebiyledir." |
| HadisNo |
: |
3366 |
|
| |
| Fasil |
: |
SOHBET
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
İsti`zan (İzin
Talebi) |
| Ravi |
: |
Ebu
Hüreyre |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Biriniz yemeğe
çağırıldığı vakit, elçi ile birlikte gelince bu onun için izin sayılır, (ayrıca
izin istemeye gerek yoktur)." |
| HadisNo |
: |
3367 |
|
| |
| Fasil |
: |
SOHBET
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
İsti`zan (İzin
Talebi) |
| Ravi |
: |
Ata İbnu
Yesar |
| Hadis |
: |
Bir adam Resulullah (sav)`a sordu: "Annemin yanına
girerken izin isteyeyim mi?" "Evet iste." "Ama ben evde onunla beraber
kalıyorum." "Annenin yanına girerken izin iste!" "Ama ben ona hizmet ediyorum."
"Anneden izin iste! Anneni çıplak görmen hoşuna gider mi?" "Hayır!" "Öyleyse
ondan izin iste!" |
| HadisNo |
: |
3368 |
|
| |
| Fasil |
: |
SOHBET
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
İsti`zan (İzin
Talebi) |
| Ravi |
: |
İbnu
Mes`ud |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) bana buyurdular ki: "Senin, yanıma
girmen için iznin, perdenin kaldırılması ve benim fısıltımı işitmendir. Seni ben
men edinceye kadar iznim böyle devam edecek." |
| HadisNo |
: |
3369 |
|
| |
| Fasil |
: |
SOHBET
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
İsti`zan (İzin
Talebi) |
| Ravi |
: |
Cabir |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav)`a gelmiştim. Kapıyı çaldım: "Kim
o?" buyurdular. "Benim!" dedim. (Beni almak üzere) çıktı ama: "Ben! Ben!" diye
söyleniyordu. (Belliydi ki kendimi tanıtma tarzını) beğenmemişti." |
| HadisNo |
: |
3370 |
|
| |
| Fasil |
: |
SOHBET
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
İsti`zan (İzin
Talebi) |
| Ravi |
: |
Enes |
| Hadis |
: |
Bir adam Resulullah (sav)`ın hücrelerinden birinden
içeriye bakmıştı. Resulullah (sav) elinde bir okla adama kalktı. Onu batırmak
için, ihtiyatla adamın üzerine gitmesini seyreder gibiyim. |
| HadisNo |
: |
3371 |
|
| |
| Fasil |
: |
SOHBET
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
İsti`zan (İzin
Talebi) |
| Ravi |
: |
|
| Hadis |
: |
Nesai`nin bir diğer rivayetinde şöyle gelmiştir: Bir
bedevi Resulullah (sav)`ın kapısına geldi. Gözlerini kapının kırıklarına
yapıştırdı. Resulullah (sav) adamı farketti. Gözünü patlatmak üzere elinde bir
çubukla üzerine yürüdü. Adam hemen sırra kadem bastı. Resulullah (sav) "Eğer
yerinde kalsaydın gözünü oyduydum!" buyurdular. |
| HadisNo |
: |
3372 |
|
|
|
|
|
|
|
|
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder