| |
| Fasil |
: |
CİHAD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Cihada
Müteallik Hadisler |
| Ravi |
: |
İmran
İbnu`l-Husayn |
| Hadis |
: |
Sakif, Beni Ukayl`in müttefiki idi. Sakifliler,
Resulullah (sav)`ın ashabından iki kişiyi esir ettiler. Buna mukabil Müslümanlar
da Beni Ukayl`dan bir kişiyi esir ettiler, adamla birlikte Adba adlı deveyi de
ele geçirdiler. Adam bağlı halde iken Resulullah (sav) yanına geldi. Adam: "Ey
Muhammed!" dedi. Resulullah (sav): "Ne istiyorsun?" diye sordu: "Beni niye
yakaladınız, hacıları geçene (yani Adba`ya) niye el koydunuz?" dedi. Resulullah
(sav) meseleyi büyütmek için: "Seni müttefiklerin olan Sakifin cinayetinden
dolayı yakaladım!" cevabını verdi, sonra oradan ayrılıp gitti. Adam tekrar
seslenerek: "Ey Muhammed! Ey Muhammed" dedi. Resululah (sav) merhametli ve
nezaketli idi. Adama dönerek: "Ne istiyorsun?" dedi. Adam: "Ben Müslümanım!"
dedi. Resulullah (sav): "Sen bunu, daha önce, kendi umuruna malik iken söylemiş
olsaydın, tamamiyle kurtulurdun" dedi ve adamdan uzaklaştı. Adam tekrar: "Ey
Muhammed, ey Muhammed!" diye bağırdı. Resulullah (sav) geri gelerek: "Ne
istiyorsun?" dedi. Adam: "Açım, doyur beni, susadım, su ver bana!" dedi.
Resulullah (sav): "Hacetin bu mu?" dedi. Adam öbür iki kişiye mukabil fidye
yapıldı. Ravi İmran sözüne şöyle devam etti: "Ensar`dan bir kadın esir edildi.
Adba dahi ele geçirildi. Kadın bağa vurulmuştu. Halk develerini evlerinin önünde
dinlendiriyorlardı. Bir akşam bu kadın ipten boşanarak develerin yanına geldi.
Kadın deveye yaklaştı mı deve böğürüyordu. O da birini bırakıp öbürüne
yaklaşıyordu. Sonunda Adba`ya yaklaştı. Bu böğürmedi." Ravi der ki: "Bu pişkin
bir deve idi" -bir rivayette: "O terbiyeden geçmiş bir deve idi" denmiştir. Ebu
Davud`da: "Uysal bir deve" denmiştir. Kadın devenin arkasına bindi, hayvanı
sürüp yola revan oldu. Kadının kaçtığını hissettiler, arayıp taradılar, ama
bulamadılar. Kadın, Allah kendisine kurtulma nasib ederse, deveyi Allah için
kurban etmeyi adadı. Medine`ye gelince, halk onun kurtulduğunu görünce: "Adba,
Resulullah (sav)`ın devesi!" diye bağrıştı. Kadın: "Ben nezretmişim. Allah beni
kurtarırsa onu kurban edeceğim diye!" dedi. Resulullah (sav)`a, gelip bu durumu
haber verdiler. O: "Sübhanallah! Hayvancağıza ne kötü mükafaat vermiş: Allah
onu, bunun üzerinde kurtarırsa o tutup bunu kesecek ha! Olacak şey mi? Hayır!
Günah olan bir nezre uyulmaz, şahsen sahip olmadığı bir şey üzerine yaptığı
nezre de uymaz!" dedi. |
| HadisNo |
: |
1075
| |
|
| |
| Fasil |
: |
CİHAD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Eman Ve
Sulh |
| Ravi |
: |
Osman İbnu Ebi
Hazım |
| Hadis |
: |
Osman İbnu Ebi Hazım, babası vasıtasıyla dedesi Sahr
(ra)`dan rivayet ediyor: "Resulullah (sav) Taife karşı gazveye çıkmıştı. Sahr
bunu işitir işitmez, Resulullah (sav)`a imdad etmek üzere bir grup atlıyla
hareket etti. Ancak, Resulullah (sav)`ı fetih yapmadan geri dönmüş buldu. Sahr,
o gün Allah`a yemin ederek: "Şu Kasr, Resulullah (sav)`ın hükmüne boyun
eğmedikçe kuşatmayı kaldırmayacağım" dedi ve oradan ayrılmadı. Nihayet
içeridekiler Resulullah (sav)`ın hükmüne boyun eğdiler. Sahr, Resulullah (sav)`a
şöyle yazarak durumu bildirdi: "Emma ba`d: Ey Allah`ın Resulü! Sakif senin
hükmüne boyun eğmiştir. Ben, onları süvariler arasında getiriyorum." Resulullah
(sav) "Es-salatu Camiatun" diye nida edilmesini emretti. Kahraman (yani Sahr)
için: "Rabbim, şu kahramana atlarını adamlarını mübarek kıl!" diye on kere dua
etti. Derken halktan bir grup Resulullah (sav)`ın yanına geldi. Muğire İbnu
Şu`be söz alıp: "Ey Allah`ın Resulü! Sahr, halamı yakaladı. Halbuki halam
Müslümanların girdiği şeye (imana) girmişti" dedi. Resululah (sav) onları
çağırıp: "Ey Sahr, bir kavm Müslüman oldu mu, artık kanlarını da mallarını da
korumuş olurlar. Muğire`ye halasını iade et!" dedi. O da kadını ona iade etti.
Sahr, Beni Süleym`e ait olan bir suyu Hz. Peygamber (sav)`den istedi. Beni
Süleym, İslam`dan kaçarak bu suyu terketmişti. Sahr: "Ey Allah`ın Resulü, beni
ve kavmimi oraya yerleştir!" dedi. Resulullah (sav): "Pekala!" dedi ve onu oraya
yerleştirdi: Sonra Süleymiler Müslüman oldular ve Sahr`a gelip suyu kendilerine
iade etmesini söylediler. Sahr, buna imtina edince Süleymiler, Resulullah
(sav)`a başvurdular: "Ey Allah`ın Resulü, biz Müslüman olduk, suyumuzu idde
etmesi için Sahr`a geldik. O imtina edip vermedi" dediler. Resulullah (sav)
Sahr`ı çağırttı. Gelince: "Ey Sahr, bir kavm Müslüman olunca mallarını ve
kanlarını korurlar, bunlara sularını geri ver!" diye emretti. Sahr: "Başüstüne
ey Allah`ın Resulü!" dedi. Ravi der ki: "Ben Resulullah (sav)`ın yüzünün bu
sırada suyu Sahr`dan geri almaktan duyduğu haya sebebiyle genç kızın yüzü gibi
kızardığını gördüm." |
| HadisNo |
: |
1077 |
|
| |
| Fasil |
: |
CİHAD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Eman Ve
Sulh |
| Ravi |
: |
Zeyd İbnu
Abdillah |
| Hadis |
: |
Biz Basra`da Mirbed denen yerde idik. Saçları
dağınık, bir adam geldi, elinde kırmızı renkli bir deri parçası vardı.
Kendisine: "Köylüsün galiba." dedik. "Evet!" dedi. "Elindeki şu deri parçasını
bize ver (de ne var bir bakalım)!" dedik. Hemen alıp içindekini okuduk. Şu
yazılı idi: "Allah`ın Resulü Muhammed`den Beni Züheyr İbnu Kays`a. Siz, şayet
Allah`tan başka ilah olmadığına ve Muhammed`in Allah`ın elçisi olduğuna şehadet
eder, namaz kılar, zekat verir, ganimetten beşte biri, Peygamber`in hissesini ve
`safiyy payı`nı eda ederseniz, sizler Allah ve Resulü`nün emanıyla emniyette
olursunuz." Biz: "Bu mektubu size kim yazdı?" diye sorduk. "Resulullah (sav)"
dedi. |
| HadisNo |
: |
1078 |
|
| |
| Fasil |
: |
CİHAD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Eman Ve
Sulh |
| Ravi |
: |
Amir İbnu
Şehr |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) (peygamber olarak ortaya) çıktığı
zaman, Hamdan kabilesi bana: "Gidip şu adam hakkında araştırıp bize haber
getirebilir misin? Şayet bizim adımıza memnun kalırsan biz de onu kabul ederiz,
şayet beğenmediğin bir husus olursa biz de reddederiz" dediler. Ben de:
"Pekala!" dedim. Yola çıkıp Hz. Peygamber (sav)`in yanına kadar geldim. (Gördüm,
inceledim ve) memnun kaldım. Kavmim de Müslüman oldu. Resulullah (sav), Ümeyr Zi
Merran`a şu mektubu yazdı. Ravi devamla der ki: Resulullah (sav) Malik İbnu
Mirare er-Rehavi`yi Yemen`in tamamına (elçi olarak) yolladı. Akk Zü Hayvan
Müslüman oldu. Ravi devamla der ki: "Akk`a: "Resulullah (sav)`a git, köyün ve
malın için kendisinden eman al" dendi. O da hemen Resulullah (sav)`a geldi.
Resulullah (sav) kendisine şu eman mektubunu yazdı: "Bismillahirrahmanirrahim,
Allah`ın Resulü Muhammed`den Akk Zü Hayvan`a: "Eğer arazisinde, malında,
kölesinde (İslam`a) sadık kalırsa, kendisine eman vardır, Allah`ın ve Allah`ın
Resulü Muhammed`in garantisi vardır. Bu emanı Halid İbnu Said İbni`l-As
yazdı." |
| HadisNo |
: |
1079 |
|
| |
| Fasil |
: |
CİHAD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Eman Ve
Sulh |
| Ravi |
: |
Ka`b İbn
Malik |
| Hadis |
: |
Ka`b İbnu`l-Eşref, Resulullah (sav)`ın aleyhine
hicviyeler düzüyor ve bunlarla Kureyş kafirlerini, ona karşı tahrik ediyordu.
Resulullah (sav) Medine`ye hicretle geldiği zaman, şehrin ahalisi kozmopolitti:
Bir kısmı Müslüman, bir kısmı putlara tapan müşrik, bir kısmı da Yahudi idi.
Yahudiler, Resulullah (sav) ve ashabına rahatsızlık veriyorlardı. Cenab-ı Hakk,
Resulü`ne (sav) sabır ve af emrediyordu. Allah şu ayeti onlar hakkında inzal
buyurmuş idi. (mealen): "Hiç şüphesiz, sizden önce kitap verilenlerden ve
Allah`a eş koşanlardan çok üzücü sözler işiteceksiniz. Sabreder ve Allah`a karşı
gelmekten sakınırsanız bilin ki, bu üzerinizde sebat edilecek işlerdendir."
(Al-i İmran 186). Ka`b İbnu`l-Eşref, Hz. Peygamber (sav)`e eza vermekten bir
türlü vazgeçmiyordu. Sonunda Resulullah (sav) Sa`d İbnu Mu`az (ra)`a, onu
öldürecek birini yollamasını emretti. Onu Muhammed İbnu Mesleme (ra) öldürdü.
Ka`b öldürülünce, Yahudiler ve müşrikler çok korktular. Resulullah (sav)`a
gelerek: "Arkadaşımızı geceleyin kapısını çalarak öldürdüler" dediler.
Resulullah (sav) onlara Ka`b İbnu`l-Eşref`in geçmişte söylediklerini hatırlattı.
Sonra da hepsini kendisiyle onlar arasında yapılacak ve (şerirlerin uyarak
sıkıntıları) sona erdirecek bir antlaşma imzalamaya çağırdı. Resulullah (sav)
onlarla kendisi ve bütün Müslümanlar arasında muteber olacak yazılı bir antlaşma
yaptı. |
| HadisNo |
: |
1080 |
|
| |
| Fasil |
: |
CİHAD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Eman Ve
Sulh |
| Ravi |
: |
İbnu
Abbas |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav), Necranlılarla iki bin takım elbise
üzerine sulh yaptı. Yarısını Safer ayında, yarısını da Recep ayında Müslümanlara
teslim edeceklerdi. Ayrıca gazvede kullanmak üzere ariyeten otuz zırh, otuz at,
otuz deve ve her çeşit silahtan otuzar aded vereceklerdi. Müslümanlar, bunları,
Yemenide ihanetli bir harb olduğu takdirde Necranlılardan alıp kullanacaklar,
sonra iade edeceklerdi. Buna mukabil Müslümanlar da Hıristiyan mabedlerini
yıkmayacaklar, dini-ilmi reislerine dokunmayacaklar, bir hadise çıkarmayıp yahut
da faiz yemedikleri müddetçe dinlerinde rahatsız etmeyeceklerdir. |
| HadisNo |
: |
1081 |
|
| |
| Fasil |
: |
CİHAD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Eman Ve
Sulh |
| Ravi |
: |
Ziyad İbnu
Hudeyr |
| Hadis |
: |
Hz. Ali (ra) buyurdu ki: "Eğer sağ kalırsam, Beni
Tağlib Hıristiyanlarının eli kılınç tutanlarını öldürüp, çocuklarını esir
edeceğim. Çünkü Resulullah (sav)`ın onlarla yaptığı antlaşmayı elimle bizzat
yazdım: "Çocuklarını Hıristiyanlaştırmayacakları" şartı vardı." |
| HadisNo |
: |
1082 |
|
| |
| Fasil |
: |
CİHAD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Eman Ve
Sulh |
| Ravi |
: |
İrbaz İbnu
Sariye es-Sülemi |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav)`la Hayber Kalesine indik.
Beraberinde başka birçok Müslüman da vardı. Hayber`in sahibi (lideri) cebbar,
mütekebbir birisi idi. Resulullah (sav)`a gelerek: "Ey Muhammed! Sizin
eşeklerimizi kesmeye, meyvelerimizi yemeye, kadınlarımızı dövmeye hakkınız mı
var?" dedi. Resulullah (sav) bu sözlere öfkelenerek emretti: "Ey İbnu Avf,
merkebine bin ve şöyle nida et: "Haberiniz olsun, cennet sadece mü`minlere
helaldir, namaz kılmak üzere toplanın!" Ravi, devamla, der ki: "Cemaat toplandı.
Resulullah (sav) onlara namaz kıldırdı. Sonra da kalkıp şunları söyledi: "Sizden
biri, (rahat) koltuğuna kurulup, Allah`ın sadece şu Kur`an`da yazdıklarını mı
haram ettiğini sanıyor? Haberiniz olsun, vallahi ben (Allah`ın yasaklarını)
duyurdum, (Kur`an`da olmayan hayırlar) emrettim, birçok şeylerden sizleri
yasakladım; bunlar, Kur`an`ın bir misli kadar ve belki de daha çoktur. Allah
Teala hazretleri, Ehl-i Kitabın evlerine izinsiz girmenizi helal kılmamıştır.
Kadınları dövmenizi, borçlarını (olan cizyeyi) verdikten sonra meyvelerini
yemenizi de helal kılmamıştı." |
| HadisNo |
: |
1083 |
|
| |
| Fasil |
: |
CİHAD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Eman Ve
Sulh |
| Ravi |
: |
|
| Hadis |
: |
Cüheyneli bir adam anlatmıştır: "Resulullah (sav)
buyurdu ki: "Sizler muhtemelen bir kavimle savaşıp onlara galebe çalacaksınız.
Onlar mallarıyla kendilerini ve çocuklarını size karşı koruyacaklar." Said (İbnu
Mansur) rivayetinde der ki: "Sizinle belli şartlarla sulh yaparlar." (Bu
cümleden sonra Müsedded ve Said İbnu Mansur şu ifadede) ittifak ederler: "...
Artık onlardan (sulh sırasında belirlenenden) başka bir şey alamazsınız. Zira bu
size yakışmaz." |
| HadisNo |
: |
1084 |
|
| |
| Fasil |
: |
CİHAD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Eman Ve
Sulh |
| Ravi |
: |
Ebu
Hüreyre |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) şöyle buyurdular: "Müslümanlar
arasında, haramı helal, helali de haram etmedikçe sulh caizdir." Yine buyurdular
ki: "Müslümanlar haramı helal, helali de haram etmedikçe kabul etmiş
bulundukları şartlara uyarlar." |
| HadisNo |
: |
1085 |
| |
| Fasil |
: |
CİHAD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Eman Ve
Sulh |
| Ravi |
: |
İbnu`l-Müseyyeb |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) Hayber Yahudilerine şunu söyledi:
"Mahsulat, sizinle bizim aramızda olmak şartıyla sizi Allah`ın bıraktığı
müddetçe yerinizde bırakıyorum." Resulullah (sav) Hayber`e (tahminci olarak)
Abdullah İbnu Revaha (ra)`yı gönderdi. Resulullah (sav)`la Yahudiler arasında,
mahsulün miktarını tahmin ve takdir işini o yapmış, neticede, onlara:
"İsterseniz siz alın, isterseniz bana kalsın" demişti. Yahudiler mahsulün
kendilerine kalmasını tercih ettiler. |
| HadisNo |
: |
1086 |
|
| |
| Fasil |
: |
CİHAD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Eman Ve
Sulh |
| Ravi |
: |
İbnu
Ömer |
| Hadis |
: |
Hayber halkı dediler ki: "Ey Muhammed, bizi bırak,
burada kalalım, araziyi ıslah edip işleyelim." Resulullah (sav) da her ekinin ve
Resulullah (sav)`ın uygun göreceği her bir şeyin mahsulünün yarısı onların olmak
şartıyla araziyi onlara bıraktı. Abdullah İbnu Revaha (ra), her yıl oraya gelir,
miktarı tahmin eder ve yarısının karşılığını onlardan alırdı. Yahudiler,
Abdullah`ı tahminde gösterdiği titizlik sebebiyle Hz. Peygamber (sav)`e şikayet
ettiler. Hatta bir ara (lehlerine gevşek davranması için) rüşvet vermek
istediler. Abdullah onlara: "Bana haram mı yedirmek istiyorsunuz. Vallahi ben en
ziyade sevdiğim insanın yanından geldim. Sizin topunuz bana maymunlar ve
hınzırlardan daha menfurdur. Buna rağmen, benim size olan buğzum, size karşı
adil olmama mani değildir." Yahudiler, Abdullah (ra)`ı takdir edip: "İşte bu
adalet ve doğrulukla semavat ve arz nizam içinde ayakta durur" dediler.
Resulullah (sav), her bir hanımına her yıl seksen vask hurma, yirmi vask arpa
veriyordu. Hz. Ömer (ra) zamanında, Yahudiler Müslümanlara hile yaptılar İbnu
Ömer (ra)`i bir evin damında uyurken geceleyin aşağı attılar, el ve (ayak)
bileklerini çıkardılar. Hz. Ömer İbnu`l-Hattab: "Hayber`de hissesi olan
hazırlansın, aralarında taksim edelim" dedi. (Taksim edileceği zaman) reisleri:
"Bizi buradan çıkarma. Bizi Resulullah (sav) ve Hz. Ebu Bekir`in yaptıkları gibi
yerlerimizde bırak" dedi. Hz. Ömer (ra) ona: "(Kararımızda) Resulullah (sav)`ın
sözüne ters düştüğümüzü mü zannediyorsun? Bineğin seni Suriye`ye doğru bir gün,
sonra bir gün, sonra bir gün daha koşturmasına ne dersin?" diye cevap verdi. Hz.
Ömer (ra), Hayber`i, Hudeybiye ashabından Hayber Seferine iştirak etmiş olanlar
arasında taksim etti. |
| HadisNo |
: |
1087 |
|
| |
| Fasil |
: |
CİHAD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Eman Ve
Sulh |
| Ravi |
: |
Ebu
Bekir |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav)`ın şöyle söylediğini işittim: "Kim
(kendisine eman verilerek) antlaşma yapılan bir kimseyi vakti dışında öldürürse,
Allah ona cenneti haram eder" |
| HadisNo |
: |
1088 |
|
| |
| Fasil |
: |
CİHAD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Eman Ve
Sulh |
| Ravi |
: |
Safvan İbnu
Süleym |
| Hadis |
: |
Safvan İbnu Süleym, birçok sahabi evlatlarının,
babalarından yapmış oldukları rivayetlere dayanarak, Resulullah (sav)`ın şöyle
buyurmuş olduğunu naklediyor: "Kim antlaşma yapılan bir kimseye zulmeder veya
hakkını tenkis eder veya takatının fevkinde emreder veya onun rızası dışında bir
şeyini alırsa, kıyamet günü aleyhine ben delil olacağım." |
| HadisNo |
: |
1089 |
|
| |
| Fasil |
: |
CİHAD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Eman Ve
Sulh |
| Ravi |
: |
Ümmü
Hani |
| Hadis |
: |
Ben kocamın akrabalarından iki kişiye civar (himaye)
vermiştim. Resulullah (sav) "Senin civar verdiğine biz de civar verdik"
buyurdu." |
| HadisNo |
: |
1090 |
|
| |
| Fasil |
: |
CİHAD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Eman Ve
Sulh |
| Ravi |
: |
İbnu
Abbas |
| Hadis |
: |
Ahdine kim vefasızlık edip bozarsa, Allah mutlaka
ona bir düşman musallat eder." (İmam Malik bunu belağ (senetsiz) olarak rivayet
etmiştir) |
| HadisNo |
: |
1091 |
|
| |
| Fasil |
: |
CİHAD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Cizye Ve Cizye
İle İlgili Hükümler |
| Ravi |
: |
Muaz İbnu
Cebel |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav), kendisini Yemen`e gönderdiği
zaman, ihtilam olan herkesten (vergi olarak) bir dinar veya -Yemen`de imal
edilen bir kumaş olan meafiriden, bir dinara tekabül eden miktarda almasını
emretti." |
| HadisNo |
: |
1092 |
|
| |
| Fasil |
: |
CİHAD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Cizye Ve Cizye
İle İlgili Hükümler |
| Ravi |
: |
Ca`fer İbnu
Muhammed |
| Hadis |
: |
Ca`fer İbnu Muhammed babasından naklediyor: "Ömer
İbnul-Hattab (ra) Mecüsileri mevzubahis ederek: "Onlar hakkında nasıl hareket
etmem gerektiğini bilmiyorum" dedi. Abdurrahman İbnu Avf (ra): "Sana şehadet
ederim ben Resulullah (sav)`ın şöyle şöyle dediğini işittim: "Onlara, Ehl-i
Kitab`a davrandığınız gibi davranın". |
| HadisNo |
: |
1093 |
|
| |
|
| |
| |
| Fasil |
: |
CİHAD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Cizye Ve Cizye
İle İlgili Hükümler |
| Ravi |
: |
Harb İbnu
Ubeydillah |
| Hadis |
: |
Harb İbnu Ubeydillah, baba tarafından dedesi Umeyr
es-Sakafi (ra)`den nakleder: "Resulullah (sav) buyurdular ki: "Haraç Yahudi ve
Hıristiyanlardan alınan vergidir. Müslümanlara haraç yoktur." Bir rivayette
"uşur yoktur" buyurmuştur. |
| HadisNo |
: |
1096 |
|
| |
| Fasil |
: |
CİHAD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Cizye Ve Cizye
İle İlgili Hükümler |
| Ravi |
: |
İbnu
Ömer |
| Hadis |
: |
(Babam) Ömer (ra) Nebat ahalisinden buğday ve
zeytinyağından öşrün yarısı (yirmide bir nisbetinde) vergi alırdı. Bu
davranışıyla kasdı Medine`ye bunlardan çokça gelmesini sağlamaktı. Kıntiyye
(denen buğday ve arpa dışında kalan, nohut, mercimek, bakla nevinden tahıl) dan
da öşür alıyordu." |
| HadisNo |
: |
1097 |
|
| |
| Fasil |
: |
CİHAD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Cizye Ve Cizye
İle İlgili Hükümler |
| Ravi |
: |
İbnu
Abbas |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bir yerde iki
kıblenin varlığı uygun olmaz. Müslüman kimseye cizye yoktur." Süfyan merhum der
ki: "Bunun manası şudur: "Bir zımmi, kendisine cizye vermesi gerektikten sonra
(vergisini henüz ödemeden) Müslüman olursa, artık bu vergi ondan
düşer." |
| HadisNo |
: |
1098 |
|
| |
|
| |
| Fasil |
: |
CİHAD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Cizye Ve Cizye
İle İlgili Hükümler |
| Ravi |
: |
Ebu`d
Derda |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) efendimiz buyurdular ki: "Kim bir
araziyi haracı ile birlikte (satın) alırsa hicretinden rücü etmiş demektir. Kim
de bir kafirin boynundan zilleti kaldırıp onu kendi boynuna koyarsa İslam`a
sırtını dönmüş olur." Sinan İbnu Kays der ki: Halid İbnu Ma`dan bu hadisi benden
işitince bana: "Bunu sana Şebib mi rivayet etti?" dedi. "Evet" dedim, "öyleyse"
dedi, "gidince, söyle bu hadisi bana yazıp göndersin." Sinan İbnu Kays devamla
dedi ki: "(Şebib`e) söyledim, onun için hadisi yazıverdi. Tekrar geldiğim zaman
Halid İbnu Ma`dan kağıdı sordu. Ben de verdim. Okuyup bu hadisi işitince sahip
olduğu arazinin hepsini terketti. |
| HadisNo |
: |
1100 |
|
| |
| Fasil |
: |
CİHAD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Ganimetler Ve
Fey |
| Ravi |
: |
Mücemm`i İbnu
Cariye el-Ensari |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) ile birlikte Hudeybiye sulhünde
hazır bulunduk. (Sulh yapılıp) oradan döndüğümüz zaman, halk, develerini
hızlandırarak (bir yere birikmeye) başladılar. Biz hayretle: "Bu insanlara ne
oluyor, (niçin hayvanlarını hızlandırıp bir yere üşüşüyorlar?)" diye sorduk.
"Resulullah (sav)`a vahiy gelmiş" dediler. Biz de, halkla birlikte harekete
geçip develeri hızlandırdık, ilerleyince Resulullah (sav)`ı Kura`u`l-Gamim denen
(Mekke ile Medine arasında Usfan`ın önünde bulanan) yerde bulduk. Devesinin
üzerinde duruyordu. Halk toplanınca bize Fetih süresini tilavet buyurdular.
Askerlerden biri: "Yani bu sulh bir fetih midir?" dedi. Resulullah (sav):
"Evet!" deyip ilaveten: "Muhammed`in nefsini kudret elinde tutan Zat`a yemin
ederim bu bir fetihtir" buyurdu. Süre-i celileyi okumaya devam eden Resulullah
(sav): "Allah size, ele geçireceğiniz bol bol ganimetler vaadetmiştir. İman
edenler için bir delil olması ve sizi doğru yola ulaştırması için bunları size
hemen vermiş ve insanların size uzanan ellerini önlemiştir" mealindeki ayete
kadar (Fetih 20) okudu. (Ayet`i kerimede işaret edilen acil ganimetle) Hayber
kastediliyordu. Buradan ayrılınca Hayber`e gazveye çıktık. (Elde edilen ganimet)
Hudeybiye`ye katılanlara taksim edildi. Bunlar bin beş yüz kişi idi. Bunlardan
üç yüzü süvari idi. Ganimet on sekiz hisseye ayrıldı. Süvari olana iki, yaya
olana bir hisse verildi." |
| HadisNo |
: |
1101 |
|
| |
| Fasil |
: |
CİHAD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Ganimetler Ve
Fey |
| Ravi |
: |
Sehl İbnu Ebi
Hasme |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) Hayberi iki kısma ayırdı: Biri
vukua gelecek hadiseler ve kendi ihtiyacı içindi, öbür kısmı da Müslümanlar
arasında taksim etti. Bu kısmı on sekiz hisseye ayırdı. |
| HadisNo |
: |
1102 |
|
| |
| Fasil |
: |
CİHAD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Ganimetler Ve
Fey |
| Ravi |
: |
İbnu
Şihab |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) Hayber`i beşe taksim edip beşte
birini aldıktan sonra geri kalanı, Hudeybiye Seferi`ne katılanlardan Hayber`e
iştirak eden ve etmeyenler arasında taksim etti. |
| HadisNo |
: |
1103 |
|
| |
| Fasil |
: |
CİHAD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Ganimetler Ve
Fey |
| Ravi |
: |
İbnu`z
Zübeyr |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) Hayber (fethedildiği) sene, (babam)
Zübeyr`e dört hisse ayırdı. Bir hisse Zübeyr için, bir hisse zilkurba [(ya giren
Abdulmuttalib`in kızı ve Zübeyr`in annesi olan Safiyye (ra)] için, iki hisse de
atı için. |
| HadisNo |
: |
1104 |
|
| |
| Fasil |
: |
CİHAD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Ganimetler Ve
Fey |
| Ravi |
: |
Haşrec İbnu
Ziyad |
| Hadis |
: |
Haşrec İbnu Ziyad`ın babaannesinden (ra) anlattığına
göre, babaannesi (Ümmü Ziyad el-Eşceiyye) Resullulah (sav) ile birlikte altı
kadından biri olarak Hayber Gazvesine katılır. Kadın der ki: "Bizim de iştirak
ettiğimiz Resulullah (aleyhissalatu vesselam)`a ulaşınca Hz. Peygamber (sav)
bizi yanına çağırttı. Gittik. Yüzünde öfke okunuyordu. Bize: "Kiminle çıktınız,
kimin izniyle çıktınız?" diye çıkıştı. Biz: "Yün eğirip onunla Allah yolunda
yardımcı oluruz. Okları (toplar gazilere) veririz, diye çıktık. Ayrıca yanımızda
yaralıları tedavi için ilaç var, yemek de yaparız" dedik. Bunun üzerine:
"Öyleyse kalın!" buyurdu. Cenab-ı Hakk Hayber`in fethini müyesser kılınca, bize
de ganimetten, tıpkı erkeklere olduğu gibi pay ayırdı." Haşrec der ki: "Ey
babaanneciğim, bu verilen ne idi?" diye sordum. "Hurma idi" diye cevap
verdi. |
| HadisNo |
: |
1105
| |
| Fasil |
: |
CİHAD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Ganimetler Ve
Fey |
| Ravi |
: |
Umeyr Mevla
Abil-Lahm |
| Hadis |
: |
Efendilerimle birlikte Hayber Gazvesi`ne katıldım.
Resulullah (sav)`a benden bahsettiler ve benim köle olduğumu söylediler.
Resulullah (sav) da bana kılıç kuşatmalarını emretti. Bana kılıç kuşatıldı.
(Ancak yaşça küçük olmam ve boyumun kısalığı sebebiyle) kılıcı yerde sürüyordum.
Sonra Hz. Peygamber (sav) bana ev eşyası verilmesini emretti. Delileri tedavi
için okuduğum bir rukyeyi (afsunlama duası) (kontrol ettirmek için) Resulullah
(sav)`a arzettim. Bir kısmını atıp, diğer bir kısmını muhafaza etmemi
emretti." |
| HadisNo |
: |
1106 |
|
| |
| Fasil |
: |
CİHAD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Ganimetler Ve
Fey |
| Ravi |
: |
Zühri |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav), kendisiyle birlikte savaşmış olan
Yahudilerden bir gruba, ganimetten pay ayırdı. |
| HadisNo |
: |
1107 |
|
| |
| Fasil |
: |
CİHAD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Ganimetler Ve
Fey |
| Ravi |
: |
Ebu
Musa |
| Hadis |
: |
Hayber`in fethinden sona bir grup Eş`ari ile
Resulullah (sav)`ın yanına geldik. Ganimetten bize de pay vardı. Halbuki
(Habeşistan`dan dönmüş olan) gemi arkadaşlarımız Ca`fer (ra) ve arkadaşları
hariç, Hayber Gazvesi`ne fiilen iştirak etmeyen kimseye pay
ayırmamıştır. |
| HadisNo |
: |
1108 |
|
| |
| Fasil |
: |
CİHAD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Ganimetler Ve
Fey |
| Ravi |
: |
İbnu
Ömer |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) bir gün -yani Bedir Savaşı günü-
kalkıp şöyle buyurdu: "Muhakkak ki Osman Allah`ın ve Resulü (sav)`nün rızasına
uygun bir hizmet sebebiyle gelmiştir. Ben onun adına bey`at akdediyorum." Sonra
Resulullah (sav) ganimetten hisse ayırdı, Savaşa katılmayan onun dışında kimseye
hisse vermedi." |
| HadisNo |
: |
1109 |
|
| |
| Fasil |
: |
CİHAD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Ganimetler Ve
Fey |
| Ravi |
: |
Ebu
Hüreyre |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Hangi bir köye
varır da orada ikamet ederseniz, hisseniz oradadır. Hangi bir belde de Allah ve
Resulü`ne isyan ederse o beldenin beşte biri Allah ve Resulüne aittir ve o
(geri) kalan) da sizindir." |
| HadisNo |
: |
1110 |
|
| |
|
| |
| Fasil |
: |
CİHAD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Ganimetler Ve
Fey |
| Ravi |
: |
Abdullah İbnu
Ömer |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) gazveye gönderdiği kimselerden
bazılarına, umumi ganimet taksiminden düşecek hisseden ayrı olarak, şahıslarına
ait olmak üzere (bir nevi armağan olmak üzere) fazladan ganimet
verirdi." |
| HadisNo |
: |
1112 |
|
| |
|
| |
| Fasil |
: |
CİHAD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Ganimetler Ve
Fey |
| Ravi |
: |
Ebu`l-Cüveyriyye el`Cermi |
| Hadis |
: |
Rum diyannda içinde dinar bulunan kırmızı bir küp
ele geçirdim. Bu sırada emir, Hz. Muaviye (ra) idi. Başımızda da komutan olarak,
Hz. Resulullah (sav)`ın ashabından, Ma`n İbnu Yezid (ra) adında Beni Süleym`den
biri vardı. Küpü ona getirdim. O altınları Müslümanlara taksim etti. Bana da,
öbürlerine verdiği kadar bir pay verdi. Sonra da, "Resulullah (sav)`ın: "Nefl
(armağan) ancak hums`tan sonra olur" dediğini işitmemiş olsaydım sana (daha
fazla) verirdim" dedi. Sonra bana, kendi hissesinden bağışta bulundu. |
| HadisNo |
: |
1114 |
|
| |
| Fasil |
: |
CİHAD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Ganimetler Ve
Fey |
| Ravi |
: |
Sa`d İbnu Ebi
Vakkas |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav), ben yanında otururken, bir grub
insana ihsanda bulundu. Ancak onlardan benim daha çok hoşlandığım birine hiçbir
şey vermedi. Ben: "Falanca ile aranızda ne var (ona niye vermedin)? Allah`a
kasem olsun, ben onu mü`min görüyorum!" dedim. Resulullah (sav): "Müslüman
(görüyorum de!)" buyurdu. Sa`d (dayanamayıp) bu kanaatini üç kere söyledi.
Resulullah (sav) da her seferinde aynı şekilde karşılıkta bulundu. Sonuncu sefer
şunu ekledi: "Ben, nazarımda daha sevgili olana hiçbir şey vermezken, yüzü üstü
ateşe düşeceğinden korktuğum insanı kurtarmak için ona ihsanda bulunurum
(ihsanda bulunmam sevgime ölçü değildir)" |
| HadisNo |
: |
1115
| |
| Fasil |
: |
CİHAD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Ganimetler Ve
Fey |
| Ravi |
: |
Rafi` İbnu
Hadic |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) Huneyn günü Ebu Süfyan İbnu Harb,
Savfan İbnu Ümeyye, Uyeyne İbnu Hısn, Akra` İbnu Habis ve Alkame İbnu Ulase`den
herbirine yüzer deve verdi. Abbas İbnu Mirdas`a ise daha az verdi. Bunun üzerine
(aynı zamanda şair olan) Abbas İbnu Mirdas şu manada bir şiir düzdü: "Benimle
atım Ubeyd`in payını Uyeyne ile Akra` arasında mı taksim ediyorsun? Ne Bedr ne
de Habis, cemiyette, Mirdas`tan üstün değillerdir. Ben de onların hiçbirinden
aşağı değilim. Ancak bugün sen, kimi alçaltırsan o bir daha yükselmez." Rafi`
der ki: "Bunun üzerine Resulullah (sav) onun payını da yüz deveye
yükseltti." |
| HadisNo |
: |
1116 |
|
| |
| Fasil |
: |
CİHAD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Ganimetler Ve
Fey |
| Ravi |
: |
Ebu
Katede |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) şöyle buyurdular: "Savaş sırasında
kim bir düşmanı öldürür ve bunu isbatlarsa, maktulün seleb`i kendisinin
olur." |
| HadisNo |
: |
1117 |
|
| |
| Fasil |
: |
CİHAD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Ganimetler Ve
Fey |
| Ravi |
: |
Seleme
İbnu`l-Ekva |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) bir seferde idi, müşriklerden bir
casus gelip, ashabının yanında bir müddet oturup konuştu. Sonra sıvışıp gitti.
Resulullah (sav): "O bir casustur, arayıp bulun ve öldürün" diye emretti. Ben
(erken) bulup öldürdüm. Resulullah (sav) selebini bana bağışladı. |
| HadisNo |
: |
1118 |
|
| |
| Fasil |
: |
CİHAD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Ganimetler Ve
Fey |
| Ravi |
: |
Avf İbnu
Malik |
| Hadis |
: |
Avf İbnu Malik ve Halid İbnu Malik (ra) şunu
söylemişlerdir: "Resulullah (sav) selebin katile ait olduğuna hükmetti, selebi
ganimet malına katarak beşli taksime (humus) tabi kılmadı. |
| HadisNo |
: |
1119 |
|
| |
| Fasil |
: |
CİHAD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Ganimetler Ve
Fey |
| Ravi |
: |
Abdullah İbnu
Ebi Evfa |
| Hadis |
: |
Anlattığına göre, kendisine: "Resulullah (sav)
zamanında, gıda maddelerini humus taksimine tabi tutar mıydınız?" diye
sorulmuştu, şu cevabı verdi: "Hayber günü yiyecek maddeleri de ele geçirdik,
kişi gelir, ihtiyacı kadar alır, sonra giderdi." |
| HadisNo |
: |
1120 |
|
| |
|
| |
| Fasil |
: |
CİHAD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Ganimetler Ve
Fey |
| Ravi |
: |
Amr İbnu
Abese |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) kıble istikametinde (sütre olarak)
bir ganimet devesi bulunduğu halde gerisinde bize namaz kıldırdı. Namaz kılınca,
hayvanın yan kısmından bir tutam yün aldı (elinde tutup göstererek):
"Ganimetinizden humus dışında şu kadarı bile bana helal değildir. Humus da size
iade edilecek (sizin maslahatlarınızda harcanacaktır" dedi. |
| HadisNo |
: |
1122 |
|
| |
| Fasil |
: |
CİHAD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Ganimetler Ve
Fey |
| Ravi |
: |
Cübeyr İbnu
Mut`im |
| Hadis |
: |
Humustan Beni Haşim ve Beni Muttalib`e ayrılan pay
hakkında konuşmak üzere Osman İbnu Affan (ra) ile birlikte Resulullah (sav)`a
gittik. Ben: "Ey Allah`ın Resulü," dedim, "kardeşlerimiz olan Beni Muttalib`e
verdin, bize hiçbir şey vermedin. Halbuki bizim de onların da (size) yakınlığı
birdir" dedim. Resulullah (sav): "Beni Muttalib ile Beni Haşim tek bir
şeydirler!" buyurdular. Cübeyr der ki: "Resulullah (sav) ne Beni Abdu Şems`e, ne
de Beni Nevfel`e, (Beni Haşim ve Beni Muttalib`e verdiği halde humustan) pay
ayırmadı. Hz. Ebu Bekir (ra) de humusu aynen Resulullah (sav) gibi taksim etti.
Ancak O, Resulullah (sav)`ın yakınlarına, Resulullah (sav)`ın onlara verdiği
kadar vermedi. Hz. Ömer (ra) de onlara humustan verdi. Sonra da Osman (ra)
verdi. |
| HadisNo |
: |
1123 |
|
| |
| Fasil |
: |
CİHAD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Ganimetler Ve
Fey |
| Ravi |
: |
Abdurrahman
İbnu Ebi Leyla |
| Hadis |
: |
Ali (ra)`yi dinledim, demişti ki: "Resulullah
(sav)`ın yanında ben, Abbas, Fatıma ve Zeyd İbnu Harise toplanmıştık. Ben şunu
söyledim: "Ey Allah`ın Resulü, Aziz ve Celil olan Allah`ın kitabında zikri geçen
şu humustaki hakkımızın taksimine beni vazifelendirseniz de hayatınızda bu işi
ben bir yapsam! Ta ki sonradan kimse bu hususta bizimle ihtilafa düşmese!" Ali
(ra) devamla der ki: "Resulullah bu isteğimi yerine getirdi. Hayatı boyunca ben
taksim ettim. Sonra buna, Hz. Ebu Bekir de beni vazifelendirdi. Aynı iş, Hz.
Ömer (ra) devrinin son senesine kadar bende devam etti. O yıl (fetihlerden
dolayı) bol mal gelmişti. Bizim hakkımızı yine ayırdı ve bana gönderdi. Ben: "Bu
sene ihtiyacımız yok, Müslümanların ihtiyacı var, onlara ver!" dedim. O da bu
hisseyi Müslümanlara dağıttı. Artık, Hz. Ömer (ra)`den sonra kimse beni bu işe
çağırmadı. (Zaten o sene) Hz. Ömer`in yanından çıktıktan sonra Abbas (ra)`a
rastladığımda (hayıflanarak) bana: "Ey Ali, dün bize öyle bir şeyi haram ettin
ki, bundan sonra artık kimse bunu bize vermez!" demişti. (Meğer ne kadar doğru
söylemişmiş. Dediği aynen çıktı), O ne dahi insan imiş!" |
| HadisNo |
: |
1124 |
|
| |
| Fasil |
: |
CİHAD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Ganimetler Ve
Fey |
| Ravi |
: |
Katade |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) gazveye bizzat iştirak edince, onun
sehm-i safiyy denen riyaset hissesi olurdu. Bu hisseyi, taksimden önce köle,
cariye, at gibi ganimete dahil mallardan dilediğinden alırdı. Safiyye validemiz
de işte bu hissedendi. Gazveye bizzat iştirak etmediği takdirde bu hisse
gıyabında ayrılırdı, ancak bu durumda seçme hakkı yoktu (ne ayrılmışsa onu kabul
ederdi.) |
| HadisNo |
: |
1125
| |
| Fasil |
: |
CİHAD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Ganimetler Ve
Fey |
| Ravi |
: |
Malik İbnu Evs
İbni Hadesan |
| Hadis |
: |
Hz. Ömer (ra) bana haber gönderdi. Ben de gün
yükseldiği zaman ona gittim. Kendisini evinde bir sedirin üzerinde, deri yüzlü
bir yastığa dayanmış vaziyette oturmuş buldum. Sedirin örgü ipleri adalelerine
gömülmüş durumdaydı. Bana: "Ey Malik, seni şunun için çağırdım: Senin kavminden
bir kaç hane halkı peş peşe geldiler (ihtiyaç arzettiler). Ben de kendilerine
biraz bağışta bulunulmasını söyledim. İşte ! Al bunu aralarında dağıtıver!"
dedi. Ben: "Bu işi benden başkasına söyleseniz daha iyi olur!" dedim. Ancak o
ısrarla: "Ey Malik al şunu!" dedi. Az sonra Hz. Ömer`in azadlısı (kapıcı) Yerfe`
geldi ve: "Ey müzminlerin emiri! Osman, Abdurrahman İbnu Avf, Zübeyr ve Sa`d
(ra)`ın girmelerine izin veriyor musunuz? (sizi görmek istiyorlar!) dedi. O da:
"Evet, buyursunlar!" diyerek izin verdi, onlar da girip selam vererek oturdular.
Az sonra Yerfe` tekrar gelip: "Abbas`la Ali (ra) için de izin var mı?" dedi. Hz.
Ömer, onlara da izin verdi. Girdiler, selamı verip oturdular. Abbas (ra) söz
alarak: "Ey müzminlerin emiri! Benimle Ali arasında hükmet!" dedi. Bunlar bir
meselede ihtilafa düşmüş, birbirlerini dava ediyorlardı. Oradaki cemaat de:
"Evet ey müzminlerin emiri, aralarında hükmet, onları rahatlat!" dediler. Hz.
Ömer (ra) (önceden gelenlere yönelerek): "Şöyle bir sakin olun!" deyip devam
etti:"Arzı ve semayı ayakta tutan Allah aşkına soruyorum. Resulullah (sav)`ın
şöyle şöyle söylediğini biliyor musunuz? "Bize mirasçı olunmaz, ne bırakmışsak o
sadakadır." "Evet!" dediler. Sonra da Hz. Abbas ve Hz. Ali`ye yönelerek: "Arz ve
sema izniyle ayakta duran Zat`ın aşkına size soruyorum, Resulullah (sav)`ın:
"Bize mirasçı olunmaz, her ne bırakmışsak sadakadır" dediğini biliyor musunuz?"
O ikisi de: "Evet!" dediler. Hz. Ömer de: "Allahu Teala hazretleri, Resulü`ne
(sav) bazı imtiyazlar bahsetmiştir, bunları ondan başka kimseye vermemiştir. Söz
gelimi, beldeler ahalisinden Allah`ın fey kıldığı şeyler (hassaten) Allah ve
Resulü`ne aittir. Allah Resulü (sav) Beni Nadir`in mallarını aranızda taksim
etti. Allah`a kasem olsun, o işte, kendisini size tercih etmedi, sizi bırakıp,
onu kendisi almadı. (Nitekim, onu aranızda dağıttı.) Sadece şu mal (kendisine)
kaldı. Resulullah (sav) bundan (ailesinin) yıllık nafakasını alır, mütebakisini
beytü`l-male koyardı" dedi. |
| HadisNo |
: |
1126 |
|
| |
| Fasil |
: |
CİHAD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Ganimetler Ve
Fey |
| Ravi |
: |
Malik İbnu Evs
İbni Hadesan |
| Hadis |
: |
(Yukarıdaki vak`a ile alakalı olan) bir rivayet
şöyledir: Resulullah (sav) (yıllık ihtiyacını aldıktan sonra) geri kalanı
Allah`ın malı kılar (Beytu`l-male koyar) idi. Ömer (ra) sonra (cemaate
yönelerek) dedi ki: "Arz ve semanın izniyle ayakta durduğu Zat aşkına sizden
soruyorum, bunu biliyor musunuz?" Onlar: "Evet!" dediler. Sonra Hz. Ömer teker
teker, Hz. Abbas ve Hz. Ali`ye yönelerek, öbür cemaate yaptığı gibi, aynı
şekilde yemin vererek bu hususu bilip bilmediklerini sordu. Her ikisi de: "Evet,
biliyoruz!" dediler. Sonra Hz. Ömer (ra) sözüne devam etti: "(Hatırlayın! Siz,)
Resulullah (sav) vefat edince, Ebu Bekir`e bu meseleyi götürdünüz. O, size: "Ben
Resulullah (sav)`ın velisiyim, ikiniz bana ihtilafınızı getirdiniz, sen ey
Abbas, kardeşin oğlunun mirasını taleb ediyorsun, sen de ey Ali, hanımın
Fatıma`nın babasından olan mirasını taleb ediyorsun" dedi ve devamla: "Ebu Bekir
(ra) size, Resulullah (sav)`ın şu sözünü hatırlattı: "Bize varis olunmaz. Her ne
bıraktı isek sadakadır." Siz ikiniz (onu ithamda) ittifak ettiniz. (Allah
biliyor o, bu tatbikatta doğru, iyi, isabetli ve hakka uygun hareket ediyordu.
Sonra Ebu Bekir (ra) vefat etti. Resulullah (sav) ve Ebu Bekir`in velisi ben
oldum, böylece o malın sorumluluğu bana geçti. Allah biliyor, bu işte ben de
doğru, iyi, isabetli ve hakka uygun hareket ediyorum. Şimdi (ey Abbas!) sen ve
Ali bana geldiniz. Meseleniz aynı mesele. Bana: "(Beni Nadir`den kalan fey
malını) bize ver!" diyorsunuz. Ben de şu cevabı veriyorum: "Dilerseniz, bir
şartla o malı size vereyim. O şart da şudur: "Bu malı, Resulullah (sav), (Ebu
Bekir ve sorumluluğunu aldığım günden beri ben) nasıl kullandı isek sizin de
öyle kullanacağınıza dair Allah`a söz vermenizdir. Onu bu şartla aldınız mı?
Tamam mı?" Onlar: "Evet!" dediler. Hz. Ömer de: "Sonra siz bana aranızda (başka
şekilde) hükmedeyim diye (mi)? geldiniz. Hayır, vallahi aranızda, kıyamet
kopuncaya kadar, bundan başka bir hüküm veremem. Bu şartı yerine getirmede aciz
kalırsanız, malı bana iade ediverin" dedi. (Kaynaklar önceki rivayette
kaydedilenlerdir.) |
| HadisNo |
: |
1127 |
|
| |
| Fasil |
: |
CİHAD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Ganimetler Ve
Fey |
| Ravi |
: |
Enes |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav)`e Bahreyn`den bir mal getirildi.
Resulullah (sav): "Bunu mescide dökün" dedi. Bu mal (şimdiye kadar) Resulullah
(sav)`e gelenlerin en çok olanı idi. Resulullah (sav) namaza gitti ve mala hiç
nazar etmedi. Namaz bitince gelip malın yanında durdu. Her gördüğüne ondan
veriyordu. Derken amcası Abbas (ra) geldi ve: "Ey Allah`ın Resulü, bana da ver.
Zira ben hem kendimin, hem de Akil`in (esaretten kurtuluş) fidyesini verdim!"
dedi. Resulullah (sav) da: "Al!" dedi. Bunun üzerine o da torbasını iyice
doldurdu. Sonra onu sırtlamaya çalıştı, ancak muvaffak olamadı. "Ey Allah`ın
Resulü, birilerine söyle de sırtıma kaldırıversin" dedi ise de: "Hayır" cevabını
aldı. Bunun üzerine; Abbas: "Öyleyse sen sırtıma kaldırıver!" dedi. Yine:
"Hayır!" cevabını aldı. Bunun üzerine Abbas, torbadan bir miktarını döktü,
tekrar sırtlamaya çalıştı, yine kaldıramadı. Ve: "Birilerine söyle sırtıma
kaldırıversin!" dedi. "Hayır!" cevabını alınca, yine: "öyleyse sen kaldırıver"
dedi. Resulullah (sav) buna da "Hayır!" deyince Abbas bir miktar daha boşalttı,
sonra kaldırıp omuzuna koyup çekip gitti. Resulullah (sav), Abbas (ra)`ın para
hırsına taaccübünden, bize görünmez oluncaya kadar gözleriyle onu takip etmişti.
Resulullah (sav) tek dirhem kalıncaya kadar oradan ayrılmadı. |
| HadisNo |
: |
1128 |
|
| |
|
| |
| Fasil |
: |
CİHAD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Ganimetler Ve
Fey |
| Ravi |
: |
İbnu
Ömer |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) Hayber mahsulünden her sene
zevcelerine yüz vask veriyordu. Bunun seksen vaskı hurma, yirmi vaskı arpa idi.
Hz. Ömer (ra) halife olunca, Hayber`den Yahudileri çıkardığı zaman orayı taksim
etti ve Resulullah (sav)`ın zevcelerini muhayyer bıraktı. Dileyene arazi ve
(sulama) suyu verecek, dileyene de eskiden olduğu şekilde belli miktardaki vaskı
verecekti. Bazıları arazi ve suyu tercih etti -ki Hz. Aişe ve Hafsa (ra) bu
gruptandı- bir kısmı da kendilerine hurma verilmesini tercih etti. |
| HadisNo |
: |
1130 |
|
| |
| Fasil |
: |
CİHAD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Ganimetler Ve
Fey |
| Ravi |
: |
Ebu
Hüreyre |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Peygamberlerden
(a.s) biri, gazveye çıktı da kavmine: "Nikahla bağlanıp, gerdeğe girmek istediği
halde henüz gerdek yapmadığı kadını olan benimle gelmesin, keza bina yapıp henüz
çatısı atılmamış inşaatı olan da gelmesin, keza gebe koyun veya develer satın
alıp doğurmalarını bekleyeniniz varsa o da gelmesin" dedi. Gazveye çıktı. Derken
tam ikindi namazı sırasında veya buna yakın bir zamanda (fethedeceği) beldeye
yaklaştı. Güneş`e: "Sen bir memursun, ancak ben de bir memurum" dedi ve Allah`a
yönelerek: Ey Rabbim, şu güneşi bize durdur (da namazımız geçmesin!)" diye dua
etti. Güneş, o yerlerin fethini Allah müyesser kılıncaya kadar durduruldu. Sonra
elde edilen ganimetleri topladılar. Toplanan ganimetleri yemek üzere ateş geldi.
Fakat ateş tatmadı bile. Bunun üzerine Peygamber: "İçimizde ganimetten çalan bir
hırsız var, her kabileden bir kişi bana biat etsin!" dedi. Bu suretle ona biat
etmeye başladılar. Derken bir adamın eli peygamerin eline yapışıp kaldı. "Hırsız
bu kabilede. Kabilenin her ferdi bana teker teker biat etsin!" dedi. Biat etmeye
başladılar, iki veya üç kişinin eli O`nun eline yapıştı kaldı. "Ganimet hırsızı
sizde" dedi. Öküz başı kadar iri bir altın getirdiler. Ganimet yığınının içine o
da atıldı. Ateş gelip ganimeti yedi. Bilesiniz, bizden önce hiçbir ümmete
ganimet helal kılınmamıştır. Ganimetleri Allah sadece bize helal kıldı. Bu da,
bizde gördüğü aczimiz ve za`fımız sebebiyledir." |
| HadisNo |
: |
1131 |
|
| |
| Fasil |
: |
CİHAD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Ganimetler Ve
Fey |
| Ravi |
: |
Ebu
Hüreyre |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) bir gün kalkıp gulül`ü (yani
ganimet malından çalma) hatırlattı, bunun kötülüğünü, günahının büyüklüğünü
belirtti ve bu meyanda şunları söyledi: "Sakın sizden birini, kıyamet günü,
boynunda böğürmesi olan bir deve olduğu halde bana gelmiş: "Ey Allah`ın Resulü,
bana yardım et!" diye yalvarıyor ve kendimi de cevaben: "Senin için hiçbir şey
yapamam, ben sana tebliğ etmiştim" der bulmayayım..." Resulullah (sav) bu tarzda
hayvanları ve diğer ganimet mallarını teker teker zikretti. |
| HadisNo |
: |
1132 |
|
| |
|
| |
| Fasil |
: |
CİHAD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Ganimetler Ve
Fey |
| Ravi |
: |
Abdullah İbnu
Amr İbni`l-As |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) bir ganimet ele geçirilince, Hz.
Bilal (ra)`e emrederdi, o da halka yüksek sesle duyulur, askerler de ganimet
olarak ne ele geçirmişse getirip teslim ederdi. Peygamberimiz (sav) de önce
beşte birini (humus) alır, geri kalanı taksim ederdi. Bir gün, (Bilal`in)
çağırmasından sonra bir adam kıldan mamul bir yular getirdi ve: "Ey Allah`ın
Resulü, ganimet olarak biz de bunu ele geçirmiştik!" dedi. "Sen," dedi, "üç kere
bağırdığı vakit Bilal`i işitmedin mi? O zaman niye getirmedin?" Adam, Resulullah
(sav)`a (gecikmenin sebebiyle ilgili olarak kabul görmeyen) özürler beyan etti.
Ancak neticede şu cevabı aldı: "Hayır! Bunu senden kabul etmiyorum. Kıyamet günü
sen bununla birlikte geleceksin." |
| HadisNo |
: |
1134 |
|
| |
| Fasil |
: |
CİHAD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Ganimetler Ve
Fey |
| Ravi |
: |
Abdullah İbnu
Amr İbni`l-As |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav)`ın ağırlıklarının başını bekleyen
Kerkere denen bir zat vardı, derken vefat etti. Resulullah (sav): "O
cehennemdedir!" buyurdu. Bu söz üzerine adamı görmeye gittiler. Üzerinde,
ganimetten çalınmış bir aba buldular." |
| HadisNo |
: |
1135
| |
| Fasil |
: |
CİHAD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Ganimetler Ve
Fey |
| Ravi |
: |
Zeyd İbnu
Halid |
| Hadis |
: |
Hayber Savaşı sırasında Resulullah (sav)`ın
ashabından biri öldürülmüştü. Resulullah (sav)`a haber verildi. "Arkadaşınız
üzerine namaz kılın!" dedi. Resulullah (sav)`ın sözü üzerine, halkın çehresi
değişmiş, (bir soğukluk çökmüştü). Resulullah (sav) açıkladı: "Arkadaşımız Allah
için cihad sırasında ganimetten çalmıştır. Bunun üzerine, maktulün eşyasını
karıştırdık. Yahudilere ait boncuk kolyelerden iki dirhem bile etmeyen bir
kolyeyi çalmış olduğunu gördük. |
| HadisNo |
: |
1136 |
|
| |
| Fasil |
: |
CİHAD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Ganimetler Ve
Fey |
| Ravi |
: |
Salih İbnu
Muhammed İbni Zaide |
| Hadis |
: |
Mesleme (ra) ile birlikte Rum diyarına girdik.
Ganimetten çalan bir adam getirildi. Mesleme, bu mesele hakkında Salim`e sordu.
Salim şu cevabı verdi: "Babam`ı (Abdullah İbnu Ömer) (ra) dinledim, babası Ömer
(ra)`den naklen Resulullah (sav)`ın şu sözünü rivayet etmişti: "Kim ganimetten
çalarsa, (bütün) eşyasını yakın, kendisini de dövün." Salih İbnu Muhammed
devamla der ki: "Adamın eşyası arasında bir Mushaf bulduk. Salim`e bunun
hakkında da sorduk (yakalım mı? diye). "Onu satıp, bedelini tasadduk edin!"
buyurdu. |
| HadisNo |
: |
1137 |
|
| |
|
| |
| Fasil |
: |
CİHAD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Ganimetler Ve
Fey |
| Ravi |
: |
Asım İbnu
Küleyb |
| Hadis |
: |
Asım İbnu Küleyb (ra) babası Küleyb`den o da ensari
birinden naklederek anlatıyor: "Biz Resulullah (sav) ile birlikte bir sefere
çıkmıştık. Sefer sırasında şiddetli bir kıtlık ve sıkıntıya maruz kaldık.
Derken, bir ganimet ele geçirdik. Askerler, onu hemen yağmalayıverdiler.
Resulullah (sav), yaya olarak (teftiş maksadıyla) yanımıza geldiğinde
tencerelerimiz kaynamaya başlamıştı bile. Yayı ile tencereleri deviriverdi.
Etleri de toprağa buladı. (Hepsini böylece yenmeyecek hale getirdikten) sonra şu
açıklamayı yaptı: "Yağma malı, iaşeden daha helal değildir" veya (şöyle
demişti): "Laşe, yağma malından daha helal değildir." (Rivayetin sonundaki) şek
ravilerden Hennad`a aittir." |
| HadisNo |
: |
1139 |
|
| |
|
| |
|
| |
| Fasil |
: |
CİHAD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Ganimetler Ve
Fey |
| Ravi |
: |
İbnu
Abbas |
| Hadis |
: |
Cahiliye devrinde taksim edilmiş olan her mal,
taksim edildiği şekil üzeredir. İslam döneminde yapılan taksimat, İslam`ın
taksim esasına göredir. |
| HadisNo |
: |
1142 |
|
| |
| Fasil |
: |
CİHAD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Ganimetler Ve
Fey |
| Ravi |
: |
Sevr İbnu Zeyd
ed-Dili |
| Hadis |
: |
İmam Malik, Sevr İbnu Zeyd ed-Dili`den mürsel olarak
rivayet ettiğine göre ed-Dili demiştir ki: "Bana Resulullah (sav)`ın şöyle
söylediği ulaştı: "Hangi ev veya arazi, cahiliye devrinde taksim edilmiş ise,
artık o, cahiliye taksimi üzerinedir. Ancak hangi ev veya arazi, taksim
edilmeden İslam`a girmiş ise, artık onun taksimi İslam`a göre
yapılır." |
| HadisNo |
: |
1143 |
|
| |
| Fasil |
: |
CİHAD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Ganimetler Ve
Fey |
| Ravi |
: |
Nafi` |
| Hadis |
: |
İbnu Ömer (ra)`den anlatıyor: "İbnu Ömer`in bir
kölesi kaçarak Rum diyarına geçti. Bilahare, Halid İbnu`l-Velid (ra) Rumlara
galebe çaldı. (Esirler arasında, kaçan bu köle de vardı) Halid köleyi İbnu
Ömer`e iade etti. Onun kaybolan bir atı vardı. (Askerler) onu da ele geçirdiler.
Halid atı da İbnu Ömer`e iade etti" (Bu rivayetin lafzı Buhari`nin rivayetine
uygundur.) Bir rivayette: "Hz. Peygamber (sav) zamanında kaçan bir at
mevzubahistir." Muvatta`nın bir rivayetinde, düşman tarafından ganimet
edildikten sonra ele geçirilen bir köle ve at mevzubahistir. Bunlar, taksimden
önce eski sahibine iade edilebilirler. Ebu Davud, köleyi mevzubahis eder ve Hz.
Peygamber (sav)`in taksime tabi tutmadan eski sahibine iade ettiğim
belirtir. |
| HadisNo |
: |
1144 |
|
| |
| Fasil |
: |
CİHAD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Ganimetler Ve
Fey |
| Ravi |
: |
İbnu
Ömer |
| Hadis |
: |
Biz gazvelerimiz sırasında, bal ve kuru üzüm elde
ederdik ve bunları (taksim edilmek üzere, diğer ganimet mallarının yanına)
kaldırmaz, yerdik. |
| HadisNo |
: |
1145
|
|
|
| |
| Fasil |
: |
CİHAD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Ganimetler Ve
Fey |
| Ravi |
: |
Aişe |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav)`a içerisinde boncuk bulunan bir
dağarcık getirildi. Boncukları Resulullah (sav), hür ve cariye kadınlar arasında
dağıttı. Hz. Aişe devamla der ki: "Babam da (boncuğu) hür-köle ayrımı yapmadan
kadınlara dağıtırdı." |
| HadisNo |
: |
1146 |
|
| |
| Fasil |
: |
CİHAD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Ganimetler Ve
Fey |
| Ravi |
: |
Amr İbnu
Avf |
| Hadis |
: |
El-Misver İbnu Mahreme (ra)`ye Amr İbnu Avf (ra)
şunu anlatmıştır: "Resulullah (sav) Ebu Ubeyde (ra)`yi Bahreyn`e, oranın
cizyesini getirmek üzere yolladı. Mallarla dönünce Ensar geldiğini işitti. Sabah
namazını Hz. Peygamber (sav)`le kıldılar. Namaz bitince, Resulullah (sav)`ın
etrafını sardılar. Resulullah (sav) tebessüm buyurdular ve: "Öyle zannediyorum,
Ebu Ubeyde`nin birşeyler getirdiğini işittiniz" dedi. Hep birlikte: "Evet!"
dediler. Bunun üzerine şunları söyledi: "Öyleyse sevinin ve sizi sevindiren şeyi
ümid edin, Allah`a yemin olsun, sizler için fakirlikten korkmuyorum. Ben size
dünyanın genişlemesinden korkuyorum. Sizden öncekilere dünya genişlemişti de
hemen dünya için birbirleriyle boğuşmaya başladılar ve helak oldular. Genişleyen
dünyanın onlar gibi sizi de helak etmesinden korkuyorum." |
| HadisNo |
: |
1147 |
|
| |
| Fasil |
: |
CİHAD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Ganimetler Ve
Fey |
| Ravi |
: |
Sa`lebe İbnu
Ebi Malik |
| Hadis |
: |
Ömer İbnu`l-Hattab (ra), bir kısım burguyu Medineli
kadınlar arasında taksim etmişti, geriye güzel bir burgu kaldı. Yanındakilerden
bazıları kendisine: "Ey müminlerin emiri, bunu da senin yanında bulunan
Resulullah (sav)`ın kızına ver" dediler. Bununla, Hz. Ali (ra)`in kızı Ümmü
Gülsüm`ü kastediyorlardı. Hz. Ömer onlara: "Ümmü Selit, buna daha çok hak
sahibidir. Zira o, Resulullah (sav)`a biat etmişti ve Uhud Savaşı`nda bize
kırbalarla su taşıyordu" dedi. |
| HadisNo |
: |
1148 |
|
| |
| Fasil |
: |
CİHAD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Şehadet
Hakkında |
| Ravi |
: |
Ebu
Hüreyre |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) sordular: "İçinizden kime şehid
dersiniz?" "Ey Allah`ın Resulü," dediler, Allah yolunda öldürülen şehiddir."
"Öyleyse," dedi, Resulullah (sav), "ümmetimin şehidleri azdır." "Peki," dediler,
"daha kimler şehiddir, ey Allah`ın Resulü?" "Allah yolunda öldürülen şehiddir.
Allah yolunda ölen şehiddir. Taunda ölen şehiddir. Karnı sebebiyle ölen
şehiddir, boğularak ölen şehiddir." |
| HadisNo |
: |
1149 |
|
| |
| Fasil |
: |
CİHAD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Şehadet
Hakkında |
| Ravi |
: |
|
| Hadis |
: |
İmam Malik ve Tirmizi`nin kaydettikleri bir
rivayette Resulullah (sav) şöyle buyurmaktadır: "Şu beş kişi şehiddir, (deyip
önceki hadiste geçenleri saydıktan sonra): Yıkıntı altında kalan da şehiddir"
diye ilave etti. Hz. Cabir (ra)`den gelen bir rivayette: "Karnında çocuğu olduğu
halde ölen kadın da şehiddir" buyrulmuştur. Abdullah İbnu Amr İbnu`l-As (ra)
tarafından rivayet edilen bir diğer sahih hadiste: "Malını müdafaa ederken
öldürülen şehiddir" buyurulmuştur. |
| HadisNo |
: |
1150 |
|
| |
| Fasil |
: |
CİHAD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Şehadet
Hakkında |
| Ravi |
: |
Ümmü
Haram |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Deniz tutması
sebebiyle (gemide) kusan kimseye şehid sevabı verilir. Boğularak ölene de iki
şehid sevabı vardır." |
| HadisNo |
: |
1151 |
|
| |
| Fasil |
: |
CİHAD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Şehadet
Hakkında |
| Ravi |
: |
Said İbnu
Zeyd |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav)`ı dinledim şöyle buyurdular: "Kim
malını müdafaa sırasında öldürülürse şehiddir. Kim kanını müdafaa sırasında
öldürülürse şehiddir. Kim dinini müdafaa sırasında öldürülürse şehiddir. Kim
ailesini müdafaa sırasında öldürülürse o da şehiddir." |
| HadisNo |
: |
1152 |
|
| |
| Fasil |
: |
CİHAD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Şehadet
Hakkında |
| Ravi |
: |
Ebu
Sellam |
| Hadis |
: |
Ebu Sellam, sahabeden birinden rivayet etmektedir:
"Cüheyne`den bir mahalle üzerine baskın yaptık, Müslümanlardan biri, (teke tek
vuruşmak üzere) onlardan bir adam taleb etti. (Bir cengaver gelince) hemen
kılıncıyla saldırıya geçti. Ancak hata yaptı ve kılıncı kendisine isabet etti.
Resulullah (sav): "Ey Müslümanlar, kardeşinize (yardım edin)" diye bağırdı. Halk
ona doğru koşuştu. Ama ölmüştü. Hz. Peygamber (sav) onu elbisesi ve kanı ile
birlikte sardı, üzerine namaz kıldı ve defnetti. "Ey Allah`ın Resulü, bu şehid
midir?" diye sordular. "Evet o şehiddir ve ben ona bu hususta şahidim" cevabını
verdi." |
| HadisNo |
: |
1153 |
|
| |
| Fasil |
: |
CİHAD
BÖLÜMÜ |
| Konu |
: |
Şehadet
Hakkında |
| Ravi |
: |
Irbaz İbn
Sariye |
| Hadis |
: |
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Şehidlerle
yataklarında ölenler, taundan ölenler hakkında Cenab-ı Hakk`a birbirlerini
şikayet ederler. Şehidler: "Onlar bizim kardeşlerimizdir, onlar da bizim gibi
öldürüldüler!" derler. Yataklarında ölenler de: "Onlar bizim kardeşlerimizdir,
bizim gibi öldüler!" derler. Rabbimiz onlara şöyle seslenir: "Yaralarına bakın,
öldürülenlerin yaralarına benziyorlarsa onlardandırlar ve onlarla beraber
olurlar!" Bakılır ve onlardaki yaranın, öbürlerininki gibi olduğu
görülür." |
| HadisNo |
: |
1154 |
|
| |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder